{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/642 - 2025/752<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/642<br>KARAR NO\t: 2025/752<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ       : 15/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 09/12/2024<br>NUMARASI\t: 2023/416 Esas - 2024/897 Karar<br><br><br>DAVACI\t: OKUMUŞLAR İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0639002376300010- Altunizade Mahallesi Kısıklı Cad. No: 22/5 Üsküdar/İstanbul<br>VEKİLİ\t: Av...<br> DAVALI\t: ASC MİMARLIK DEKORASYON REKLAMCILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0086016763700015 -[25989-31926-32393] UETS<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t Av...<br>\t Av...<br>DAVA\t: İnanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı istemi<br><br>                   MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2023/268 ESAS SAYILI DOSYASI  <br><br>DAVACI\t: OKUMUŞLAR İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0639002376300010- Altunizade Mahallesi Kısıklı Cad. No: 22/5 Üsküdar/İstanbul<br>VEKİLİ\t: Av...<br> DAVALI\t: ASC MİMARLIK DEKORASYON REKLAMCILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0086016763700015 -[25989-31926-32393] UETS<br>VEKİLLERİ : Av...<br>\t Av...<br>\tAv...<br>DAVA\t: Sözleşmenin feshi, sözleşmenin feshine dayalı takyidatlardan ari şekilde tapu iptal ve tescil, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart, fesihten bağımsız olarak ipotek kaldırmama cezai şart ve tazminat istemlerine,<br><br>DAVA TARİHİ\t: 22/12/2021<br><br>               MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2023/123 ESAS SAYILI DOSYASI  <br><br>DAVACI\t: OKUMUŞLAR İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0639002376300010- Altunizade Mahallesi Kısıklı Cad. No: 22/5 Üsküdar/İstanbul<br>VEKİLİ\t: Av...<br> DAVALI\t: ASC MİMARLIK DEKORASYON REKLAMCILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0086016763700015 -[25989-31926-32393] UETS<br>VEKİLLERİ\t: Av..<br>\t Av...<br>\tAv...<br>DAVA\t: İnançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazı iptali<br>DAVA TARİHİ\t: 23/09/2022<br><br>              MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2024/172 ESAS SAYILI DOSYASI  <br><br>DAVACI\t: OKUMUŞLAR İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0639002376300010- Altunizade Mahallesi Kısıklı Cad. No: 22/5 Üsküdar/İstanbul<br>VEKİLİ\t: Av...<br> DAVALI\t: ASC MİMARLIK DEKORASYON REKLAMCILIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0086016763700015 -[25989-31926-32393] UETS<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t Av...<br>\tAv...<br>DAVA\t: Sözleşmenin feshine dayalı takyidatlardan ari şekilde tapu iptal ve tescil<br>DAVA TARİHİ\t: 22/12/2021<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Taraf vekilleri<br><br>Taraflar arasındaki asıl dava, inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı istemi; birleşen 2023/268 esas sayılı dava, sözleşmenin geriye etkili feshi, sözleşmenin feshine dayalı takyidatlardan ari şekilde tapu iptal ve tescil, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat istemlerine, birleşen 2023/123 Esas sayılı dava, inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazı iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen 2023/268 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2023/123 esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili asıl dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; <br>Dava konusu Gebze ilçesi Tavşanlı Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina yapımı için davalı tarafla 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği teslim tarihi olarak ruhsat alımından itibaren 18 ay olarak belirlendiği, yıllar geçmesine rağmen  yapılması planlanan bina henüz tamamlanmamış ve teslim edilmemiş olduğu, davalı şirketin inşaatın bir an evvel bitirilmesi için kredi kullanmasının şart olduğunu aksi takdirde inşaatın sürüncemede kalacağını bildirmesi üzerine davacının, davalının teklifini kabul ettiğini ve devir tarihinden sonra iki hafta içinde taşınmazın kendisine iadesi, gecikme halinde ise günlük 5.000-USD cezai şart ödenmesi şartı ile dava konusu taşınmazı bedelsiz olarak davalıya devrettiği, davalının krediyi çekip kullanmasına rağmen davacıya taşınmaz hissesini iade etmediği ve üzerinde bulunan ipoteği de kaldırmadığı, işbu sebeple davalıya 17.06.2021 tarihinde Kadıköy 6. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ve 07.09.2020 tarihli sözleşmeye uygun davranması ihtar edildiği, ihtarname 20.06.2021 tarihinde davalı yana tebliğ edilmesine rağmen ihtarnameye cevap verilmediğini belirterek davalı adına yapılan bu tescilin iptal edilerek davacı adına tapuda tesciline, tescil tarihine kadar doğacak olan cezai şart alacaklarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen 2023/123 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde özetle; <br> Taraflar arasında davaya dayanak icra takibine konu 07/09/2020 tarihli geçici arsa devrini içeren inançlı işleme dayalı protokol imzalandığını, inançlı işleme göre müvekilinin inşaatın tamamlanması amacıyla kredi alabilmesi için davalıya arsa payının kendisine ait 1/3 kısmını da geçici olarak devredeceğini, devredilen 1/3'lük payın 2 hafta içerisinde geri verileceğini, aksi halde ifa ile birlikte günlük 5.000,00 USD ceza şartı ödeneceğini, davalı şirketin taşınmazın devrinden sonra taşınmaz ipoteği karşılığında krediyi aldığını fakat taşınmazları geri vermediğini belirterek, Gebze 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/22132 E sayılı dosyasında başlatılan takibin 15/06/2021 tarihinden 14/09/2021 tarihine kadar doğmuş cezai şart alacağının 92 gün üzerinden 460.000-USD asıl alacak, 1.402,38-USD gecikme faizi kısmına ilişkin yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun İİK 67/2 md uyarınca alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br><br> Davacı vekili 2023/268 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde özetle;<br>Taraflar arasında  davacıya ait Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, .. Parseldeki taşınmaz üzerinde bina yapımı için 15.11.2016 tarihli \"İnşaat yapım sözleşmesi\" imzalandığını, işbu sözleşmeye göre sözleşmenin imzalanmasına müteakiben inşaatın yapılmasına ilişkin izinler ve inşaat ruhsatı alındıktan sonra davalı müteahhitin 18 ay içerisinde inşaatı tamamlaması gerektiğini, ancak imzalanan sözleşme kapsamında müteahhitin inşaatı süresinde bitiremediğini ve tarafların son olarak sözleşme serbestisi içinde 05.09.2020 tarihli sözleşme ile borç ilişkisini yenileyerek Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesine  döndüğünü, borç ilişkisinin tüm olarak yenilenen 05.09.2020 tarihli sözleşmeye göre sözleşmeye konu Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, .. Parseldeki taşınmazın tamamlanması ile birlikte inşaatın yapıldığı taşınmazın 2/3 hissesi inşaat maliyet bedeli olarak davalıya devredilecek, 1/3 hissesi de davacı/arsa sahibine ait olacağını, bununla birlikte; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Kısıklı Mah. ... Ada, ... Parsel, İstanbul İli,Üsküdar İlçesi, Altunizade Mah. ... Ada, ... Parsel,   İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Mah. ... Ada, 1 Parsel de kain taşınmazların da müteahhit/davlıya inşaat bedeli olarak devredileceğini, sözleşme gereği devir edilmesi gereken tüm bu parsellerin devrinin yapıldığını, ayrıca bununla da kalınmayarak davalının  inşaatın bir an evvel bitireceği vaadi üzerine, inşaat için kredi kullanabilmek adına davalının talebi ile Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parselde kain taşınmazın sadece 2/3 değil, tamamı 14.09.2020 tarihinde kendisine devredildiğini, ertesi gün olan 15.09.2020 tarihinde de davalının inşaat yapımı için kullanacağını söyleyerek aldığı krediye karşılık taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis edildiğini, ancak  davalının,  taşınmazın iş tamamlanmadan devrini istemesine gerekçe gösterdiği krediyi çekip, kredi karşılığında taşınmazın tamamı üzerinde ipotek tesis ettirmesine rağmen, çektiği krediyi sözleşmeye konu inşaat için kullanmadığını ve inşaatı anahtar teslimi olarak teslim etmeyi vaat ettiği 28.02.2021 tarihinde teslim etmediğini ve inşaatın  %70  civarında kaldığını, işbu sebeple sözleşmede belirlenen 28.02.2021 anahtar teslim tarihinin geçmesiyle temerrüde düşen müteahhit aleyhine huzurdaki sözleşmenin ileriye etkili feshi davası ile tüm alacaklarının ve zararlarının tazmini talepli davının açılma zarureti hasıl olduğunu,  Davalının inşaatı teslim süresini 10 ay geçmesine rağmen  hala gerekli adımı atmayarak kötüniyetli olarak müvekkilini mağdur etmeye devam ettiğini, müvekkilinin, davalının sözleşme kapsamına göre edimini ifa etmemesinden dolayı ciddi şekilde zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, müvekkilinin, davalının sözleşme kapsamında sözleşmenin gereğinin yerine getirmemesinden ötürü kira gelirinden yoksun kaldığını, 05.09.2020 tarihli sözleşmede belirlenen kira kaybı alacağının da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yine aynı sözleşmede anahtar teslim tarihi olan 28.02.2020 tarihinden bir ay sonra taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin kaldırılacağı kararlaştırılmış ise de ipoteğin hala kaldırılmamış olup, ipoteğin kaldırılmaması sebebiyle sözleşmede belirlenen cezanın da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, tüm bunlarla birlikte davacı/müvekkilinin inşaatın eksik ve ayıplı yapılmasından, yarım kalmasından ve zamanında bitirilememesinden doğan ve doğacak zararların  tazmini ile yüksek hak edişlerden doğan zararların tazmini için Mahkemeye  başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla, HMK m.107 kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; yargılama süresinde dava konusu taşınmazın el değiştirilmesinin önlenmesi ve mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak dava konusu Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parseldeki vaki ve kain  taşınmaz ile ayrıca sözleşme kapsamında bedelsiz devir edilen İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel  kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 3.500.000,00-USD bedelle devredilen İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Kısıklı Mah. ... Ada, ... Parselde kain, 10.620.000,00-USD bedelle devredilen İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mah. 2 Ada, ... Parsel kain, 150.000,00-USD bedelle devredilen  Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Mah. ... Ada, 1 Parsel de kain taşınmazların imalat bedelinden mahsubuna, davalı müteahhitin sözleşme kapsamında edimini ifa etmemesi sebebi ile tarafların aralarında aktedilen 05.09.2020 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesinin devamında yarar kalmadığından ileriye etkili olarak feshedilmesine ve sözleşmeden kaynaklı devredilen Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parselde kain taşınmaz ile İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kain taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tesciline ve tapu kaydına konulan ipotek dahil tüm şerhlerin kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın 28.02.2020 teslim tarihinden işleyecek kira kaybı alacağı ve 28.03.2020 tarihinden işleyecek ipotek cezası alacağının işbu tarihlerden itibaren başlatılarak taşınmazın davacı adına ipotekten ari bir şekilde tescil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesin, taşınmazın zamanında bitirilmemesi ve taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılmaması sebebiyle müvekkilinin katlanacağı fazla gider ile tüm zararların tazminine, gerçeğe aykırı hak edişlerin, ayıplı ve noksan işlerin tespiti ve tahsiline, davacının, davalının sözleşmeye uymamasından dolayı, sözleşmenin feshini talep etmek zorunda kaldığından  sözleşmenin feshi maddesi kapsamında davacının uğradığı tüm zararların 2 (iki) katını ve tüm sözleşme bedelinin %10 nundan az olmayacak şekilde ayrıca cezai şart ödemeye mahküm edilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.  <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; <br>Öncelikle görev itirazında bulunarak görevli Mahkemenin tarafların tacir olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu; cezi şart yönünden arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davaya bakmaya Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğu; davacıya talep sonucunun açıklattırılması gerektiği ve harç ikmal ettirilmesi gerektiği ileri sürülerek öncelikle usuli yönden davanın reddine; işin esası yönünden ise dava konusu taşınmazın davalıya devir sebebinin, davacının iddia ettiği gibi müvekkilin nakit ihtiyacını karşılamak değil davacının üstlendiği ödeme yükümlülüklerini vaktinde yerine getirmemiş olmasından dolayı olduğu; kaldı ki davacı, bu edimlerini de yerine getirmemiş, müvekkili zarara uğratan kasıtlı iş ve işlemlerde bulunduğu ve yaşanan Corona Virus (Covid 19) salgını süreci de inşaat süresine denk gelmiş, tüm ülkeyi etkilediği gibi müvekkili de olumsuz yönde etkilediği ve bu sebeplerle davalının geciktiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı; sözleşme uyarınca davalının hak ediş alacakları (bedeller) davacı tarafından nakden ödenmemesi üzerine, sözleşme zoraki olarak nevi değiştiği ve dolayısıyla davacının, davalının ödeme sıkıntısı içerisinde olması sebebiyle gayrimenkulün devredildiği, ipotek tesis edildiği iddiaları doğru olmadığı; davacının edimlerini yerine ve borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle taşınmaz devrinin yapıldığını ve davalının herhangi bir kusuru olmadığını haksız açılan davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekilinin Birleşen 2023/123 Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde özetle; <br>Huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın alacağına dayanak olarak gösterdiği protokolün geçersiz olduğunu, davacı yanın protokolde tek taraflı değişiklikler yaptığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya dayanak yapılan 07.09.2020 tarihli belgenin geçerliliği kabul edilse dahi davacının cezai şart alacağının bulunmadığını, davacı tarafın, sözleşme gereğince borçlarını hiçbir şekilde ödemediğini, bunun üzerine çeşitli tarihlerde, sözleşme bedelinin bir kısmı karşılığında çeşitli yerlerde bulunan taşınmazlarını devretmeyi müvekkiline vaat ettiğini, müvekkilinin bu durumu kabule zorlandığını, davacı tarafın, sözleşmeyle yükümlendiği edimleri tam ve zamanında yerine getirmediğini, davacı yan müvekkillinden herhangi bir alacağı olmadığını bildiği hâlde kötüniyetle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını bu nedenle; usul ve esasa ilişkin itirazlar doğrultusunda davanın reddine, davacı yan aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br><br> Davalı vekili Birleşen 2023/268 Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde özetle;<br>Davacı vekilinin huzurdaki dava ile feshini talep ettiği 05.09.2020 tarihli sözleşmenin 6. Maddesinde yetki sözleşmesi yapılmıştır. HMK md. 17'de \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" hükmünün yer aldığını, davacı ile müvekkilinin ticaret şirketi olmaları sebebiyle tacir olduklarını, bu sebeple de yetki sözleşmesi yapabileceklerinin sabit olduğunu, davacı tarafın ana talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin feshi olduğu göz önüne alındığında feshi talep edilen sözleşmede yer alan yetki sözleşmesi uyarınca huzurdaki dava bakımından Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Bakırköy mahkemelerine gönderilmesini, usul ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda davacının tüm taleplerinin  reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"Asıl dava yönünden: davanın kısmen kabulüne, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parselde yer alan, davalı adına kayıtlı  tapu kaydının 1/3 hissesinin iptali ile iptal edilen 1/3 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının cezai şart talebinin reddine, davacının davaya konu gayrımenkullere ilişkin tapu kaydına konulan ipoteğin kaldırılması talebinin reddine, Birleşen Mahkememizin 2023/268 Esas sayılı dosyası (2024/172 Esas) yönünden; davanın kısmen kabulüne, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parselde ve İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parselde yer alan, davalı adına kayıtlı  tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının davaya konu gayrımenkuller yönünden taşınmazlardan ve inşaattan el atmanın önlenmesi talebinin reddine, davacının davaya konu gayrımenkullere ilişkin tapu kaydına konulan ipoteğin kaldırılması talebinin reddine, davacının cezai şart talebi ile diğer tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Birleşen Mahkememizin 2023/123 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri  istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Asıl ve birleşen davalar davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Taraflar arasındaki 15.11.2016 tarihli eser ve sonrasında ödeme maddeleri revize edilerek ek olarak düzenlenen 05.09.2020 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesini inançlı eser sözleşmesi olarak değerlendirmede hataya düştüğünü, tarafların ortak iradesinin inançlı eser sözleşmesi olmadığını, taraflar iradelerine uygun olarak hisse devri yapmak ve inşaatı %60 seviyesine kadar getirmek suretiyle sözleşmeyi geçerli hale geldiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre devredilen taşınmazlardan olan inşaatın yapıldığı Gebze ... nolu parselin hisselerinin ipotekten ari hale getirilmesi talebinin reddi hatalı olduğunu, Bankanın tüm süreçten haberdar olması, taşınmazın davalıya devrinden önce ekspertiz raporu alınması, kredilendirme çalışmalarında taşınmazın ve inşaatın davacıya ait olduğunu bilinmesi ve inşaat faaliyetinin devam ettiğinin bilinmesi, bu kapsamda aleyhine olan davadan karşılıklı feragat edilmesi,  nedeniyle  Bankanın TMK 1023 kapsamında iyi niyetli olmadığı, ipoteklerin kaldırılması gerektiğini, Yüklenici edimini yerine getirmediği taktirde arsa sahibinin, sözleşmenin feshini ve tapunun iptalini isteyebilme hakkı doğacağı,  mülkiyet hakkı sahibi olan davacının hak ve yetkilerini kullanması kapsamında talep ettiği el atmanın önlenmesi talebini reddetmesinin hatalı olduğu, cezai şartların tamamı sözleşmede düzenlendiğini, cezai şart alacaklarının asıl borçtan bağımsız birer borç haline geldiğini, muaccel hale gelen cezai şarttın, bağımsız birer borç haline geldiğinden dönme ile birlikte talep edilebileceğini, ipoteğin kaldırılmamasına ilişkin gecikme tazminatının da fesihten bağımsız olması nedeniyle talep edebileceğini, 07.09.2020 tarihli sözleşmede geç ifaya bağlı olarak cezai şart alacağı belirlendiği, asıl davanın da dayanağı olan 07.09.2020 tarihli inanç sözleşmesi kapsamında geciken her bir gün için talep edilebileceği düzenlendiği, işbu sözleşmede davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle hem edimin ifası hem de edimin geç ifası nedeniyle sözleşme ile belirlene gecikme tazminatı talep edilebileceği, taşınmazın davacıya iadesi kabul edilmesine rağmen, hukuka aykırı şekilde el atmanın önlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunmaları gerekmiş olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulüne, Davalının, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parseldeki taşınmazdan el çekmesi için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, asıl ve birleşen dosyalarda verilen kararın, kabul edilen talepler yönünden onanmasına, reddedilen talepleri yönünden ise kararın kaldırılmasına; kararın istinaf edilen yönlerden kaldırılarak taleplerinin kabulü yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Asıl ve birleşen davalar davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Mahkeme tarafından birleşen 2024/172 esas sayılı dosya yönünden usul hükümlerine uygun bir karar verilmediğini, kısa karar ile gerekçeli karar arasında uyumsuzluk oluştuğunu, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/172 Esas sayılı dosyasının münferit bir dosya haline geldiğini ve bu dosya hakkında da bir karar tesis edilmesi gerektiğini, asıl ve birleşen davaların yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle davaların usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafça açılan her iki davada da aynı taşınmaza ilişkin tapunun iptali ve tescili talep edildiği, dava konularının ve taleplerinin aynı olduğunu, derstelik sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının öncelikli talebi sözleşmenin feshi hakkında karar verilmediğini, davacı tarafça inşaat yapım sözleşmesinin feshine ilişkin bir talep ileri sürülerek dava açıldığından, sözleşmenin değeri üzerinden nispi harcın yatırılması veya tamamlattırılması gerektiğini, taraflar arasında sözleşmenin 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında sonradan yapılan protokollerin ise asıl sözleşme olan inşaat yapım sözleşmesinde yer alan inşaat bedeline ilişkin düzenlemelerle ilgili olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin bir bütün halinde eser sözleşmesine dayalı olduğu, Mahkemenin yazılı inanç sözleşmesine dayalı eser (inşaat) yapımı olduğu nitelendirmesi hatalı olduğunu, 15.11.2016 tarihli sözleşmeden, inanç sözleşmesi olarak bahsedilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, 15.11.2016 tarihli sözleşmenin eki niteliğindeki 07.09.2020 tarihli protokolü birbirinden farklı tanımlamanın mümkün olmadığını, ileri sürülen ödemezlik def’i görmezden gelindiğini ve zorlama yorumlarla davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine dair inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, Davacı şirketin 15.11.2016 tarihli sözleşmeden doğan bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle fatura karşılığı doğan para alacağını tahsil edemeyen ve bu süreçte sözleşmedeki edimlerini ifa etmeye devam eden vekil edeni şirketin, alacağının tahsili amacıyla bu teklifleri kabul etmek zorunda kaldığını, bu şekilde 05.09.2020 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca davacı taraf üstlenmiş olduğu edimlerden; Kocaeli İli Gebze İlçesi Tavşanlı Mah. ... Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın devrini, eksik kalan fatura tutarının tamamlanmasını, 3. Kişi Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılmış dava ve icra takip dosyalarından feragat edildiğine dair belgeleri vekil edenine teslim yükümlülüğünü hali hazırda yerine getirmediğini, şirket sözleşme tarihi itibariyle daha önce düzenlemiş olduğu faturaları KDV dahil 66.905.763,20 USD’ye tamamlayarak fatura düzenlediğini, karşı tarafça işbu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, vergi dairesine bildirildiğini, Davacı ise sözleşme tarihi itibariyle vekil edeni şirket adına aynı tutara denk gelecek şekilde fatura düzenlemesi gerekmesine rağmen herhangi bir fatura düzenlemediğini, davacının vekil eden şirketin tahsil edemediği alacaklarına ilişkin peşinen vergi borcu altına girerek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının ödeme edimini yerine getirmemesi sebebiyle firmanın işe devam etmediğini,  07.09.2020 tarihli belgede davacı tarafça tahrifat yapıldığını ve işbu husustaki itirazlarının değerlendirilmediğini, bu eksik inceleme nedeniyle hatalı şekilde davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi talebimiz reddedildiğini, yargılama esnasındaki itirazları hiçbir suretle karşılamayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulduğunu, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği esas alınarak inşaat seviyesinin belirlenmesi hata olduğunu, söz konusu yönetmelik, inşaat seviyesinin gerçeğe uygun şekilde tespit edilebilmesi için  sözleşme maddelerinin irdelenmesi, teknik şartnamede belirtilen hususların göz önünde bulundurulması, inşaatın bütünü bakımından tamamlanma oranının fiili olarak tespit edilmesi gerektiğini, raporalarda dava konusu inşaatın sözleşmeye uygun ilerleyip ilerlemediği ve inşaatın bitim süresi 28.02.2021 tarihi olarak belirlenmesine karşın gecikmenin neden kaynaklandığı incelenmediğini, sözleşmenin feshine ilişkin bir karar verilmediğinden, sözleşme halen daha yürürlükte olup, dava dosyası içerisinde yer alan resmi belge olan en son tarihli gebze belediye başkanlığının inşaat bitim oranı tespitinin dikkate alınması gerektiğini, asıl davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen lehimize vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğunu, 2023/416 Esas sayılı asıl dava ve 2023/268 Esas sayılı birleşen davalar yönünden verilen kısmen kabul kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Asıl ve birleşen davalar davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;<br>Davalı tarafın istinaf başvurusuna konu olan asıl ve birleşen dosyalarda, tüm yargılama süreci boyunca asılsız, gerçek dışı ve düzmece iddialar ile süreci uzatmaya ve olayları karıştırarak yaşattığı mağduriyetleri örtbas etmeye çalıştığını, davalı tarafın istinaf dilekçesinde ise tahkikat aşamasında ileri sürmediği yeni ve asılsız iddialar ortaya atarak yeni iddialar ve savunmalar, hem hukuken hem de dosya kapsamı açısından geçerli ve kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu sebeple davalının istinaf başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Asıl ve birleşen davalar davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacı tarafın verilen karardaki usul hatalarını adeta görmezden gelerek lehine sonuç doğuracak hükümlerin aynen korunmasını, reddedilmiş olan taleplerinin de kabul edilmesini talep ettiği bir istinaf başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafın geriye etkili feshini talep ettiği sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talebinde bulunması hukuken imkansız olduğunu, dava tarihi itibariyle davacı tarafın mülkiyet hakkı bulunmayan bir taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi talebinin reddi usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafıh istinaf başvurusunda talebini genişletmeye çalıştığını,  bu duruma muvafakatlerinin olmadığını, bu sebeple davacı tarafın hukuka aykırı tedbir taleplerinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, asıl dava, inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı istemi; birleşen 2023/268 esas sayılı dava, sözleşmenin geriye etkili feshi, taşınmazların ipotekten ari şekilde iadesi, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat istemlerine, birleşen 2023/123 Esas sayılı dava, inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazı iptali istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 Sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar<br>Asıl dava, inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı istemi; birleşen 2023/268 esas sayılı dava, sözleşmenin geriye etkili feshi, taşınmazların ipotekten ari şekilde iadesi, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat istemlerine, birleşen 2023/123 Esas sayılı dava, inançlı işlem sebebiyle devredilen taşınmazın ipotekten sonra iade edilmemesinden kaynaklı cezai alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazı iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, asıl ve birleşen 2023/268 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2023/123 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Davaların birleştirilmesi” başlıklı 166. maddesi;“(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.<br>(2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.<br>(3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.<br>(...)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.<br>(5)İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır” hükmünü içermektedir.<br>Aralarında bağlantı bulunduğu için birden çok davanın HMK’nın 166/1. maddesi çerçevesinde birleştirildiği durumlarda; yargılama birlikte görülmüş olsa dahi ortada birleştirilen dava sayısı kadar birbirinden bağımsız davalar bulunur. Bu nedenle HMK’nın 297. maddesinde sayılan hükmün unsurları hem asıl hem de birleşen dava yönünden geçerlidir ve gerekçeli kararda yer almalıdır. Dolayısıyla, tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir dava bakımından talepler ayrı ayrı değerlendirilerek gerekçe yazılması, karar başlığında da asıl ve birleşen dava bilgileri belirtilmek suretiyle hüküm kurulması zorunludur.<br>Ayrıca, 6100 sayılı HMK’nun “Davaların Yığılması” başlığını taşıyan 110. Maddesinde “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır” Davaların yığılması söz konusu olduğunda, görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Her bir talep için dava dilekçesinde vakıaların ayrı ayrı belirtilmesi ve ispat edilmesi gerekir. Mahkeme de her bir talep hakkında ayrı ayrı inceleme yapacaktır, taleplerden birinin kabulüne diğerinin ise reddine karar verebilir. Yani, görünüşte tek hüküm, gerçekte ise talep sayısınca hüküm mevcuttur. Mahkeme, taleplerin tümü hakkında ayrı ayrı karar vermek ve bunları hüküm fıkrasında göstermek zorundadır. Mahkemenin, taleplerin tümü hakkında tek ve aynı şekilde karar verme zorunluluğu yoktur. Dava şartları, her bir talep bakımından ayrı ayrı belirlenir (Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr., Medeni Usul Hukuku, C. II, İstanbul 2017, s.1093 ). Bu nedenle her bir alacak kalemi için ayrı ayrı ıslah veya talep artışı işleminin uygulanmasına engel bir durum yoktur.<br>Somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafça birleşen davada, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiştir. Mahkemenin 30/05/2023 tarih, 2023/268 Esas ve 2023/563 Karar sayılı ilamı ile  Mahkemenin 2023/416 Esas nolu dosyasına konu dava ile Mahkemenin 2023/268 Esas sayılı işbu dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki dosyada da tapu iptali ve tescili talep edilen ortak taşınmaz bulunduğu, delil olarak dayanılan sözleşmelerin aynı sözleşmeler olduğu, usul ekonomisi yönünden davaların birlikte yürümesinde menfaat bulunduğu gerekçesiyle HMK'nın 166. maddesi gereğince işbu dava dosyasının Mahkememizin 2023/416 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemenin 2023/416 Esas sayılı dosyasının 09/11/2023 tarihli celse ... nolu ara kararı ile Birleşen 2023/268 Esas sayılı dosyada tapu iptali ve tescili talep edilen Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın tefrik edilmesine karar verildiği, Mahkemenin 2023/874 Esas sırasına kaydı yapıldığı, dava konusu taşınmazın İstanbul İli, Üsküdar İlçesi'nde  yer aldığı, dolayısıyla İstanbul Anadolu  Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi sınırları içinde kaldığı, HMK’nın 12. maddesi uyarınca, açılan davada HMK'nın 114/1-ç  maddesinde düzenlenen yetkiye  ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/02/2024 tarih, 2024/207 Esas ve 2024/278 Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında Mahkeme'nin 28/02/2024 tarihli, 2024/172 Esas, 2024/172 Karar sayılı ile dosyanın Mahkemenin 2023/416 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,  Mahkemenin 2023/416 Esas sayılı dosyasında Birleşen Mahkememizin 2023/268 Esas sayılı dosyası yönünden hüküm kurulduğu, birleşen 2024/172 Esas sayılı dosya yönünden hüküm kurulmadığı, kısa kararda belirtilmemesi rağmen gerekçeli kararda 2023/268 Esas sayılı dosyası yönünden kurulan hükümde parantez içinde 2024/172 Esas belirtilmesinin anılan dava hakkında karar tesis edildiği anlaşılmakla kısa karar ile hüküm arasında çelişki oluşturulmak suretiyle karar verilmesi ve karar başlığında birleşen 2024/172 Esas sayılı davaya ait bilgiler yer verilmemesi doğru değildir. Diğer yandan, Birleşen 2023/268 Esas sayılı davada davacı vekili, 05.09.2020 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesinin feshi istemiyle ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu talep hakkında hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.<br>2-Davacı, asıl ve birleşen 2023/268 Esas sayılı davalarda, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parsel ile İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazların ipotekten ari şekilde tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. İlke olarak mecburi dava arkadaşlığı veya yasaların öngördüğü (Örneğin; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.14/5, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 29. maddesi gibi) istisnai haller haricinde kendisine husumet yöneltilen kişinin dışında (ve bu arada 04.05.1978 gün ve .../5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca ölü kişinin mirasçılarına) ve bir başkasına dahili dava veya müdahil-davalı ve benzeri tanımlamalarla taraf sıfatı verilemez. Davacı taraf istese ve masrafını da vererek dava dilekçesinde davalı olarak hiç gösterilmeyen kişiye davetiye tebliğ edilse, mahkemece ara kararı veya eylemli olarak dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla duruşmalara kabulüne karar verilse bile, anılan kişinin usulü dairesinde davada taraf sıfatını kazandığı kabul edilemez.<br>Yukarıda belirtildiği üzere, ilke olarak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen bir kişinin sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla davaya katılmaları veya davada yer almaları usulen mümkün olmadığı gibi, bu şekilde davada eylemli olarak yer alan kişilerin de davada taraf sıfatını kazanamayacaktır. Bu sebeple, ipotek lehtarlarının davada bulunması gerektiği göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmazlardaki tapu kaydında ipotek lehdarı olarak yer alan kişi veya kişilere karşı dava açmak ve birleştirmek üzere süre verilerek ve dava açılıp birleştirilirse işin esasına girerek yargılama yapılıp dava açılmaz ise mevcut hali ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlamadan işin esasına girilerek karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.<br>3-Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi’nin 06/02/2019 tarih ve 2018/1215 Esas-2019/453 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Değer tâyini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz (16/3. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/.... md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). Harçlar Kanunu 28. maddeye göre  (1) sayılı tarifede yazılı nispî karar ve ilâm harcının 1/...'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.(30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK'nın 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Davacının  asıl ve  birleşen 2023/268 Esas sayılı davalarda, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parsel ile İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazların ipotekten ari şekilde tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Taşınmazlar üzerindeki takyidatların kaldırılması sureti ile tapu kaydının iptali ve tescil taleplerinde; Yargıtay 23. HD. 2016/4518 E, 2019/3774 K; 2013/422 E., 2013/2321 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, tapu kaydının iptali talebi yönünden taşınmaz değeri üzerinden, takyidatların kaldırılması talebi yönünden ise, takyidat miktarları üzerinden harç alınması gerekmektedir. Davada, takdiyatların kaldırılması talebi yönünden takyidat miktarları üzerinden harç alınmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Yatırılması gerekli harçlar yatırılmaksızın davanın görülmesi mümkün değildir. Harç kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece gözetilmesi gerektiği gibi istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile istinaf dairesince de re'sen gözetilmesi gerekir. Bu durumda, takyidatların kaldırılması talebi yönünden takyidat miktarları üzerinden davacı tarafa, 492 sayılı Harçlar Kanununun 28, 30 ve 32 maddeleri uyarınca noksan 1/... peşin nispi harcı tamamlaması için takip eden celseye kadar süre verilip, tamamlanmaması halinde HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlem yapılması, tamamlaması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, harcın ikmâl edilmemesi halinde ise dava konusu istemle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nın 447/2 maddesi yollamasıyla 150. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken kamu düzenine ilişkin olan harç hususu gözden kaçırılarak işin esasıyla ilgili hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>...-Davacı asıl davada ve birleşen 2023/123 Esas sayılı davada, taraflar arasında davaya dayanak icra takibine konu 07.09.2020 tarihinde kaleme alınan sözleşmede yüklenicinin kredi bulması ve ifasını kolaylaştırmak amacıyla geçici arsa devrini içeren inançlı işleme dayalı protokol imzalandığı, inançlı işleme göre davacı, inşaatın tamamlanması amacıyla kredi alabilmesi için davalıya arsa payının kendisine ait 1/3 kısmını da geçici olarak devrettiği, devredilen 1/3 lük pay 2 hafta içerisinde geri verileceği, aksi halde ifa ile birlikte günlük 5.000,00 USD ceza şartı ödeneceği kararlaştırıldığı belirterek inanç sözleşmesine dayalı dayalı tapu iptal tescil ve cezai şart isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise, davacının dayandığı 07.09.2020 tarihli sözleşmedeki  “iki hafta içinde 1/3’ü geri verilecektir.” ve “5.000 USD cezai şart” ifadeleri eklenerek tahrifat yapıldığını, vekil edeni şirket yetkilisi tarafından söz konusu belge belirtilen ifadeler eklenmediği haliyle imzalandığını savunmuştur.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda, sözleşmede tahrifat bulunduğunu ve bu nedenle  tapu devri ve cezai şart hükümlerinin kendileri açısından geçersiz olduğu savunmuştur. Mahkemece sözleşmede tahrifat yapıldığı iddiası araştırılmamış, bu hususta mahkemenin kabulünün ne olduğu gerekçede belirtilmemiş ve değerlendirilmemiştir. Mahkemece sözleşmede tahrifat olup olmadığı ve sonradan ekleme yapılıp yapılmadığı konusunda teknik bilirkişiden rapor alınarak ve gerektiğinde evrakta imzası bulunan şirket temsilleri isticvap edilerek sözleşme içeriği ve paraf hakkında beyanları alınmalı, sözleşmenin tapu devir ve cezai şart hükümlerinde tahrifat olup olmadığı, sözleşmeye sonradan ekleme yapılıp yapılmadığı, sözleşmeye sıhhatine etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve gerekçede tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>5-Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları inşaat gerçekleşme seviyesinde farklı oranlarda tespit edildiği, raporlar arasında bu yönüyle çelişki bulunduğu, taraf itirazlarını karşılar, denetime elverişli ve çelişkileri giderir konusunda uzman yeni bilirkişi heyetinden rapor  alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, tarafların iş bedelinin 66.905.763,20 USD olduğu konusunda mutabık kaldıkları, 17.620.000 USD bedel karşılığı ödeme yerine geçmek üzere Üsküdar İlçesi, Kısıklı Mh. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 3.500.000 USD bedel karşılığı, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 10.620.000 USD bedel karşılığı, Gebze İlçesi, Tavşanlı Mh. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 150.000,00-USD karşılığında yükleniciye devredileceği kararlaştırıldığı, bakiye 49.285.763,20 USD için ... ada ... parseldeki yapının zemin kat ve 1 katında yer alan tüm bağımsız bölümlerin, bu katlarda yer alan ortak alanlar da dahil olmak üzere parsel payının en az 2/3'üne tekabül eden parsel payının ve Üsküdar ilçesi, Arakıyecı Hacı Mehmet Mahallesi, ... ada ... parselin bedelsiz devri şeklinde gerçekleştirileceği kararlaştırıldığı, bakiye 49.285.763,20 USD için devri yapılacak taşınmazların sözleşmede değerleri belirlenmediğinden sözleşmenin tasfiyesine esas olmak üzere her iki taşınmazın belirlenen toplam 49.285.763,20 USD değeri içindeki değerlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, mahallinde yeni oluşturulacak bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, inşaatın seviyenin ve yüklenicinin edimlerini ne oranda ifa ettiğinin tespit edilmeli, ... ada ... parseldeki yapının zemin kat ve 1 katında yer alan tüm bağımsız bölümlerin, bu katlarda yer alan ortak alanlar da dahil olmak üzere parsel payının en az 2/3'üne tekabül eden parsel payının değerinin ve İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Arakıyecı Hacı Mehmet Mahallesi, ... ada ... parselin değerinin 49.285.763,20 USD içindeki değerlerinin ayrı ayrı belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.<br>6-Taraflar arasında akdedilen 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesi ile yüklenicinin iş sahibinin maliki olduğu taşınmaz üzerine Lojistik Depo inşaatı yapılmasına ilişkin anahtar teslim nakit bedelli eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden sonra taraflar asıl sözleşme ile yüklenilen işe ilişkin olarak 24.07.2017 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin Eki Protokol 1”, 25.07.2017 “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin Eki Protokol 1”, 20.01.2018 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin Eki Protokol 2”, “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (Karar Sayısı 89/14391) Kapsamında Uyarlanması ve Ödeme Şekli Ek Protokol-3”, tarihsiz olarak “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi Kapsamında Taşınmaz Devri ve Sözleşmeye Uyarlanma Şekli Ek Protokol-...”, 08.05.2019 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki Protokol-5”, 08.05.2019 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki Protokol-6”, 01.07.2019 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki Protokol 7”, 05.09.2020 tarihinde “15.11.2016 Tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki”, 07.09.2020 tarihinde “Sözleşme Eki” ,  14.09.2020 tarihinde “15.11.2016 Tarihli Sözleşme Kapsamında Taşınmaz Devri ve İadesi Protokolü” başlıklı protokoller akdedilmiştir.<br>05.09.2020 tarihli protokolde yüklenicinin iş sahibinden toplam alacağı 66.905.763,20 USD olduğu, bu alacağın mahsuben ödeme yerine geçmek üzere İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Kısıklı Mh. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 3.500.000 USD bedel karşılığı, İstanbul İli Üsküdar İlçesi, Altunizade Mah. 2 Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 10.620.000 USD bedel karşılığı, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Mh. ... Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın 150.000,00-USD karşılığında olmak üzere toplam 17.620.000 USD bedel karşılığı yükleniciye devredileceği, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Kısıklı Mh. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 16/03/2020 tarihinde, İstanbul İli Üsküdar İlçesi, Altunizade Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 16/11/2018 tarihinde yükleniciye devredildiği, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Mh. ... Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın sözleşmeden sonra devredileceği, iş sahibi tarafından anılan taşınmazların yüleniciye devir ve temliki neticesinde protokolün imza tarihi itibariyle 49.285.763,20 (% 18 KDV dahil) yüklenicinin bakiye alacağının kaldığı, bakiye bedelin tahsili yüklenici tarafından inşaatı tamamlanıp teslim edilecek olan yapının zemin kat ve 1 katında yer alan tüm bağımsız bölümlerin, bu katlarda yer alan ortak alanlar da dahil olmak üzere parsel payının en az 2/3'üne tekabül eden parsel payının bedelsiz yükleniciye devri ve İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Arakıyecı Hacı Mehmet Mahallesi, ... ada ... parselin bedelsiz devri şeklinde gerçekleştirileceği, yüklenicinin sözleşmeye müteakip sözleşme tarihine kadar düzenlediği toplam faturayı 66.905.763.20 USD' ye tamamlayacağı, iş sahibinin de aynı şekilde arsa payı ve inşaat bedeli şeklinde kendisine fatura edilen toplam tutar kadar da kendisinin daha önce fatura ettiği 10.620.000 USD kdv dahil tutarı ve şantiye giderleri ile ilgili fatura ettiği tutarlar dışındaki kısmı % 18 KDV ihtiva edecek şekilde yükleniciye fatura edeceği ve böylece tarafların birbirlerinde bir alacağı kalmayacağı, inşaatın teslim tarihinin 28.02.2021 tarihi olarak yeniden belirlendiği, yükleniciden kaynaklanmayan herhangi bir mücbir sebebin ortaya çıkması durumunda mücbir sebebin ortaya çıkışından ortadan kalkmasına kadar geçecek sürenin teslim tarihine ekleneceği, 28.02.2021 tarihinden sonra gecikme halinde yüklenici tarafından günlük 5.000 USD kira kaybı ödeneceği, protokolün imzalandığı tarihe kadar olan süreç içerisinde iş sahibinin ödeme yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediği hak edişlere ilişkin 3.000.000 USD vade farkı talebinden, iş sahibinin Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açmış olduğu dava ve icra takiplerinden bedelsiz feragat etmesi koşuluyla feragat ettiği, dava konusu ... ada ...  parsele yüklenicinin kullanacağı kredi gereği Albaraka Türk Katılım Bankasına lehine ipotek tesis edileceği, ancak iskan sonrası iş sahibine ait bağımsız bölümlerden olan 1. bodrumdaki bağımsız bölümlerden 30 gün içinde ipotek kaldırılacağı, aksi takdirde yüklenici günlük 3.000 USD geciktirdiği süre için ceza ödeyeceği kararlaştırılmıştır. <br> Ayrıca, taraflar arasında akdedilen 07.09.2020 tarihli “Sözleşme Eki” başlıklı belgeye göre yükleniciye devredilecek ... ada ... parselin 2/3 hissesinin % 30 üzerinde Albaraka Türk Katılım Bankasından sonra 2. derece Okumuşlar veya Nuri Okumuş'un talebi halinde ipotek tesis edileceği, harç bedelinin ipotek isteyen tarafından tarafından ödeneceği, iki hafta içinde 1/3 hissenin geri verileceği, aksi halde günlük 5 bin USD cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır. Yüklenici  07.09.2020 tarihli sözleşmedeki “iki hafta içinde 1/3’ü geri verilecektir.” ve “5.000 USD cezai şart” ifadeleri eklenerek tahrifat yapıldığını, vekil edeni şirket yetkilisi tarafından söz konusu belge belirtilen ifadeler eklenmediği haliyle imzalandığını savunmuştur. <br>Bu ek sözleşmeden sonra Albaraka A.Ş. Bankası tarafından alınacak krediye istinaden tesis edilecek ipotek için teminat olarak gösterilecek taşınmazın devri ve iadesi düzenlenen 14.09.2020 tarihli “15.11.2016 Tarihli Sözleşme Kapsamında Taşınmaz Devri ve İadesi Protokolü” başlıklı sözleşmede, 15.11.2016 tarihli sözleşmeye konu Kocaeli İli, Gebze İlçesinde mukim ... Ada, ... Parsel nolu taşınmazın mal sahibine ait 1/3’lük hissesinin yükleniciye devirden 1 hafta sonra iade edilmek üzere devir ve teslim edeceği, yüklenici firma yetkilisi Gökhan Alper Yedikardeş’e verilen vekaletnamenin işbu işlemle sınırlı olarak verildiği, buna karşılık da mal sahibine 30.000.000 USD bedelli senet verileceği, yükleniciye verilen krediye teminat olarak taşınmazın mal sahibine ait olan 1/3'lük kısım üzerine tesis edilen ipotekten sadece yüklenici sorumlu olacağı, iş sahibi müşterek ve müteselsilen sorumlu olmadığı, iş sahibinin payına konulan ipotek 28.03.2021 tarihinde yükleniciye ait taşınmazın 2/3' lük kısmına kaydırılarak mal sahibine ait 1/3 pay üzerindeki ipotek kaldırılacağı, protokole istinaden alınan 30.000.000 USD banka teminatı kaldırıldığında iade edileceği kararlaştırılmıştır.<br>Eser sözleşmesi TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesinde taraflardan biri iş sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser Sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını üstlendiği eseri işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun  şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda biri sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Zira eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp  teslim edilmesi borcu altına girilmektedir.  Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır.  Sadakat borcu, yüklenicinin iş eser sahibinin yararına olacak  şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.<br>Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin anahtar teslim götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır. 05.09.2020 tarihli protokolde anahtar teslim ruhsat ve proje hizmet bedeli dahil yüklenicinin iş sahibinden toplam alacağı yani sözleşme bedelinin 66.905.763,20 USD olduğu, yapılan imalatın tamamına karşılık iş bedeli olarak sözleşmede belirlenen iş sahibine iat taşınmazların davacıya devredileceği kararlaştırılmıştır. Eser sözleşmelerinin bu türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemekte; yüklenici finansı sağlayan arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir. Götürü bedelli sözleşme ise, önceden ve kesin olarak tespit edilen eser bedeli karşılığında yüklenici yapım işini yerine getirmeyi üstlenmektedir. Götürü bedelli sözleşmede, harcanan emek veya eserin değeri göz önüne alınmaksızın bedelin tümüyle taraflarca kararlaştırılır. Yapılan imalatın bedeli para cinsinden kararlaştırılabileceği gibi taşınmaz devri olarak belirlenmesi mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde iş bedeli kesin olarak belirlenmiş olup, iş sahibinde ödemenin bir kısmı sözleşme konusu inşaattaki taşınmaz ve diğer taşınmazların devri ile yapılacağı kararlaştırılmıştır.  <br>Taraflar arasındaki 05.09.2020 tarihli inşaat yapım sözleşmesinde tüm iş bedeli 66.905.763,20 USD olarak belirlendiğinden, bu hali ile taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 480. maddesine göre götürü bedelli eser sözleşmesidir. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenicinin hakettiği imalât bedeli, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanmalı ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır. Sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin bedelinin ise kanıtlanması halinde 6098 sayılı TBK. 526 v.d. maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre TL olarak ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV dahil olduğundan, ayrıca KDV ilave edilmeksizin hesaplanması gerekmektedir.<br>Davacı iş sahibince  davalı yükleniciye karşı açılan Birleşen 2023/268 Esas sayılı dosyasında sözleşmenin inşaatın gereği gibi ve zamanında tamamlanmaması nedeniyle sözleşmeden dönmüştür. Sözleşmenin feshinin bazı koşullara bağlı tutulduğu istisnalar dışında, sözleşmeden dönme (fesih), mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanıdır. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden ise, sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkün olup, uygulamada da (YHGK'nun 08.11.2006 T, 2006/15-702-2006/691 sy. k. ; 15. HD. 04.06.1998 T, 1998/513-1998/2377 sy. k.) bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır. Fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimse sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptali ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez. Dönme beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşme geriye etkili olarak sona erdiğinden tarafların o tarihe kadar ifa edilmemiş edim yükümlülükleri nedeniyle sorumlulukları kalmaz. Ancak ifa edilmiş edimler yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını karşı tarafa iade ile yükümlüdürler.<br> 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de \"Karşılıklı borç yükleyen sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.\" düzenlemesini içermektedir. İnşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin ana borcu; bir inşaat meydana getirme ve bu eseri iş sahibine teslim etme borçlarıdır. Bu iki ana borçtan doğan ve bu borçların akde uygun surette ifasını sağlayan diğer birtakım yan borçlar da iş görme ediminin iyi surette ifası, eserin akde uygun olarak hazırlanması ile ilgili olarak işi sadakat ve özenle yapma borcu, araç ve gereçlerle malzemeye ilişkin borçlar, genel ihbar yükümlülüğü, işe zamanında başlamak ve devam etmek borcu ile teslim borcuna bağlı olan, ondan çıkan önemli bir borç olan ayıba karşı tekeffül borcudur. Yüklenicinin belirtilen borçlarına karşılık bu tür sözleşmelerde, iş sahibi de arsa üzerinde meydana getirilen esere karşılık, bir bedel ödemeyi asli edim olarak borçlanmaktadır. Bedel karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri de, her iki tarafa borç yükleyen sözleşme türlerinden olduğundan, ifa sırası yani ilk önce taraflardan hangisinin edimini ifayla yükümlü olacağı sorusu önem taşımaktadır. <br>Taraflar arasında bedel karşılığında lojistik depo inşaatı yapım işine ilişkin sözleşme yapıldığı, iş bedelinin götürü usulde tespit edildiği, sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicinin edimlerini zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini ileri sürmekte, davalı yüklenici iş sahibinin ödeme edimini yerine getirmediğini ve sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığını savunmaktadır. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi feshedildiğinden işin tasfiyesi gerekir, kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde işin tamamlanmadan sözleşmenin feshedilmesi halinde tasfiyenin fiziki oran uygulanmak suretiyle yapılması gerekir. Öncelikle, davacının sözleşmenin feshinde haklı nedene dayanıp dayanmadığı, dayanılan sözleşmede tahrifat yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin feshinde tarafların kusurlu durumları ve yüklenicinin iş sahibinin ödemede temerrüdü bulunup bulunmadığı belirlenmesi, sözleşmenin tasfiyesi yapılırken bu şekilde yüklenicinin yapılan ödemelere göre bakiye hak edişinin olup olmadığı veya iş sahibinin alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilmesi gerekmektedir. Sonucuna göre, sözleşme bedeli taşınmaz devri ile gerçekleştirildiğinden iş sahibine iadesi gereken taşınmaz veya taşınmaz hissesi bulunup bulunmadığı belirlenerek 2023/468 Esas ve 2024/172 Esas sayılı davalardaki tapu iptal ve tescil talepleri değerlendirilmelidir.<br>Davacı iş sahibi, 2023/416 esas sayılı davada, 07.09.2020 tarihli inanç sözleşmesine dayalı olarak davalıya devredilen ... Ada, ... Parsel’deki davalı adına kayıtlı tapu kaydının 1/3 hissesinin iptal edilerek, ipotekten ari olarak davacı adına tescil edilmesine, sözleşmede belirlenen ipotek tesisi için devredilen hissenin iki hafta içerisinde geri verilmemesinden kaynaklı cezai şart alacağı talep edilmektedir. Birleşen 2023/123 esas sayılı davada da, aynı hukuksal sebebe dayalı olarak asıl davanın açılış tarihi olan 15.06.2021 tarihi ile takip tarihi olan 14.09.2021 tarihi arasındaki dönem için sözleşmede belirlenen ipotek tesisi için devredilen hissenin iki hafta içerisinde geri verilmemesinden kaynaklı cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Yüklenici davalı cevap dilekçesinde; ihtarname ile protokol kapsamında ifaya hazır olunduğu, taşınmaz devrinin gerçekleşebilmesi için devrin yapılacağı kişiyi ve bu kişiye ilişkin belgelerin verilmesi gerektiğini, bu belgelerin ulaşmasından itibaren de devri gerçekleştireceği ihtaren bildirdiğini beyan ettiği görülmüştür. 07.09.2020 tarihli sözleşmede 1/3 hissenin 2 hafta içinde iadesi ve gecikme durumunda her bir geciken gün için günlük 5.000 USD cezai şart ödemesi yapılacağı düzenlenmiştir. Sözleşmedeki düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinin ikinci fıkrasına göre, ifaya ekli cezai şart alacağına ilişkindir.<br>Davacı iş sahibi, 2023/468 Esas ve 2024/172 Esas sayılı davalarda ise, 15.11.2016 tarihli sözleşme ve 05.09.2020 tarihli sözleşmeye dayalı olarak sözleşmenin geriye etkili olarak feshi, sözleşme kapsamında devredilen Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parseldeki vaki ve kain taşınmazın 2/3 hissesinin, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Arakiyeci Hacı Mehmet Mahallesi, ... Ada, ... Parseldeki taşınmazların tapu kaydının ipotekten ari hale getirilerek iptali ve davacı adına tescili, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Tavşanlı Köyü, ... Ada, ... Parseldeki vaki ve kain taşınmazın kaydının ipotekten ari hale getirilerek iptali ve davacı adına tescili, sözleşmenin davalının kusuru sebebiyle feshi nedeniyle; asıl sözleşme olan 15.11.2016 tarihli sözleşmenin 17.maddenin b fıkrası ile 05.09.2020 tarihli sözleşmede belirlenen cezai şart talebi, fesihten bağımsız olarak ipotek kaldırmama cezai şart alacağı talep edilmektedir. Taraflara arasında düzenlenen 15/11/2016 tarihli sözleşmenin 17-b fıkrasında; yüklenicinin sözleşmeye ve teknik şartnameye aykırı davranması halinde, arsa maliki ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, sözleşmenin bu nedenle feshi halinde yüklenicinin arsa sahibine, arsa sahibinin uğramış olduğu zararın iki katını ve sözleşme bedelinin %10'nundan az olmayacak şekilde cezai şartın ödeneceği düzenlenmiştir.<br>Davacı, 2023/416 Esas ve 2023/123 Esas sayılı davalarda inanç sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil ile cezai şart alacağı davası açmıştır. Davacı, 2023/268 Esas ve 2024/172 Esas sayılı davalarda ise, yüklenicinin edimin ifasında temerrüde düştüğünü belirterek sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil ve cezai şart taleplerinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, davacının ileri sürdüğü hukuksal sebeplerin de somut olayda bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Ne var ki; eldeki davalarda dayanılan hukuksal nedenler ve dayanılan sözleşmeler farklı olmasına rağmen, mahkemece, davaların hukuksal nedenleri ve sözleşmeleri yanılgılı şekilde değerlendirerek hukuki nitelendirmede hataya düşülerek karar verildiği görülmektedir. <br>Mahkemece yapılacak iş, gerektiğinde 07.09.2020 tarihli sözleşmede imzası bulunan yüklenici şirket temsilcisi isticvap edilerek sözleşme içeriği ve paraf hakkında beyanları alınmalı, sözleşmede tahrifat olup olmadığı ve sonradan ekleme yapılıp yapılmadığı konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmalı, anılan sözleşmede tahrifat yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 16/II. maddesi gereğince takyidatların kaldırılması talebi yönünden takyidat miktarları üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununun 28, 30 ve 32 maddeleri uyarınca noksan 1/... peşin nispi harcı tamamlaması için takip eden celseye kadar süre verilip, tamamlanmaması halinde HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlem yapılması, tamamlaması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, harcın ikmâl edilmemesi halinde ise dava konusu istemle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nın 447/2 maddesi yollamasıyla 150. maddesi gereğince işlem yapılması, dava konusu ipoteğin fekki talep edilen taşınmazlardaki tapu kaydında ipotek lehdarı olarak yer alan kişi veya kişilere karşı dava açmak ve birleştirmek üzere süre verilerek ve dava açılıp birleştirilirse işin esasına girerek yargılama yapılıp dava açılmaz ise mevcut hali ile karar verilmesi, Davacının 2023/416 Esas ve 2023/123 Esas sayılı davalarda inanç sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil ile cezai şart alacağı talebi 07/09/2020 tarihli sözleşme hükümlerine ve inanç sözleşmesi dayalı olarak ve 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ispat koşulları gözetilerek, 2023/268 Esas ve 2024/172 Esas sayılı davalarda ise, 15/11/2016, 05/09/2020 ve 07/09/2020 ve 14/09/2020 tarihli sözleşme hükümlerine göre ve götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu dikkate alınarak inceleme ve değerlendirme yapılmalı, taraflar arasındaki asıl sözleşme, yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimi ve taraflar arasındaki sözleşmedeki yapım işi götürü bedelli belirlenmiş olduğu da gözetilerek dava konusu işin yapılıp yapılmadığı değerlendirilip, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmeli, bu oranı, götürü bedele uygulanması suretiyle sözleşme kapsamındaki yüklenicinin hakediş bedeli ortaya konmalı,  sözleşme, ek protokoller ve tapu devirleri gözetilerek yüklenicinin edimin ifası ve iş sahibinin ödeme noktasında temerrüdüne düşüp düşmediği değerlendirilmeli, sözleşme kapsamında yükleniciye yapılan tapu devirleri sözleşmede belirlenen bedellere göre iş sahibinde ödenen miktar belirlenmeli, ... ada ... parselde devri öngörülen hisse payının ve ... ada ... parselin 49.285.763,20 USD içindeki değerleri ayrı ayrı tespit edilmeli, bu şekilde yüklenicinin yapılan ödemelere göre bakiye hak edişinin olup olmadığı veya iş sahibinin fazla ödemesi (yükleniciye fazladan tapu devri yapıp yapmadığı, yapmışsa fazladan devredilen arsa payı) bulunup bulunmadığı ortaya konulmalı, belirtilen hususlarda davaya konu işin yapıldığı yerde gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan  taraf itirazlarını karşılar, çelişkileri giderir, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre iş sahibinin tapu iptal ve tescil talepleri ile sözleşmenin feshinde tarafların kusur durumu ve sözleşme hükümleri gözetilerek iş sahibinin cezai şart ve diğer talepleri değerlendirilmeli, sözleşmenin tasfiyesi yapılırken sözleşme bedeli taşınmaz devri ile gerçekleştirildiğinden mahsuplaşma sonucu iş sahibine iadesi gereken taşınmaz veya taşınmaz hissesi bulunup bulunmadığı belirlenerek 2023/468 Esas ve 2024/172 Esas sayılı davalardaki tapu iptal ve tescil talepleri incelenmeli, asıl ve birleşen davalardaki her bir talep ayrı ayrı değerlendirilerek ve gerekçede tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>Ayrıca, iş sahibinin inşaat faaliyetlerinin yapılmaması hususunda işten el çektirilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verildiği ve tedbir kararının istinaf incelemesinden geçtiği görülmekle dosyanın eksik inceleme ve araştırma sebebiyle kaldırılması sebebiyle inşaat faaliyetlerinin yapılmaması hususunda işten el çektirilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin değişen durum ve koşullara göre Mahkemesinden istenebileceğinden istinaf aşamasında ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmemiştir. <br>Yukarıda belirtilen nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla tarafların asıl ve birleşen davalara ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-...-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin asıl ve birleşen davalara ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2024 tarihli, 2023/416 Esas, 2024/897 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-...-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf talep eden taraflarça yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br> ...-İstinaf talep eden taraflarça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kararının İlk Derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br> Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-...-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile 09/05/2025 tarihinde karar verildi. <br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>*Üye ...<br>   e imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6443abb61ed791ef","SID":"8ff846a81f8f2a40"}}