{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1129 <br>KARAR NO: 2025/1132<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07.05.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2024/620 E. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında  ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına  davalılar ... ve ... vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 07.05.2025 tarihli ara karara karşı,  itiraz eden davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, İstanbul 7. Asaliye Ticaret Mahkemesinin  2024/682 D.İş, 662 Karar sayılı dosyasına sunduğu ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Cevizli/İstanbul Şubesi ile borçlulardan ... San. Tic.Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden borçluya krediler kullandırıldığını, diğer borçluların iş bu sözleşmelere müşterek ve müteselsilen kefil olduklarını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara ihtarnameler gönderilerek borçlarını ödemelerinin  ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmemiş olduğunu ileri sürerek, ihtarnameye konu 13.785.186,06 TL nakit,  509.850,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 14.295.036,06 TL müvekkili alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 03.07.2024 tarihli değişik iş kararında; \" ... Yapılan inceleme sonunda. talebin İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebi olduğu: ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve kuvvetle muhtemel olması ve rehinli temin edilmemiş olması yeterlidir.Kredi sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı yazılıdır. Bu delil sözleşmesi niteliğinde olup kefilleri de bağlayıcıdır. Mahkememize sunulan banka kayıtlarına göre, taraflar arasında 2 adet kredi sözleşmesi imzalandığı; 1.sözleşmenin 18/03/2024 tarihli olduğu, iş bu sözleşmeyi borçlu sıfatı ile ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, ..., ... ve ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ise kefil olarak imzaladıkları, kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin her bir kefil yönünden 50.000.000.,00 TL olduğu: 2.sözleşmenin 24/03/2024 tarihli olduğu. iş bu sözleşmeyi borçlu sıfatı ile ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, ... ve ...'nin ise kefil olarak imzaladıkları, kredi sözleşmesindeki kefalet limitinin her bir kefil yönünden 20,000.000,00 TL olduğu: Oluşan duruma nazaran. Sunulan banka kay .tiarına göre kredi taksitlerinin ödenmediği, bu nedenle hesabın kat edilerek kalan tüm taksitlerin muaccel hale gekliği ve ihtiyati haciz için istenilen kuvvetle muhtemel ve muaccel alacak şartlarının gerçekleştiği nazara alınarak; Nakdi kredi yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, Ancak, gayrinakit «lacak yönünden ittiyati haciz istenebilmesi için borçluya verilen çekler hakkında dava / talep dilekçesinde aerhangi bir açıklamanın bulunmadığı ve verilen çeklerin ibraz edilip bankanın temin ettiği miktarların ödenmiş bulunmasının gerekli olduğu, buna ilişkin bir belge sunulmadığı, bu kalem yönünden alacağın muaccel olup olmeadığırın belli olmadığı sebebiyle sadece nakil alacaklar yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir. Banka TEMİNATSIZ olarak İh: yati Haciz istemiş olup 5230 sayılı yasanın 11.maddesinde \"4603 sayılı kanuna tabi banka arca yerider yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu 2,23 ve 29. Maddeleri gereğince 2548 sayılı Ceza evleriyle Mahkeme Binaları İnşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödenecek yiyecek bedelleri hakkındaki kanunun 1.madcesi hükümleri uygulanmaz, İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartılması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın öder, niş olması şartı ararımaz\" hükmü gereğince 4603 sayılı kanuna tabi ... bankası, ... Bankası ve ... Bankasının ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerde harçtan muaf olduğu gözetilmek suretivle iş bu dosyada da Teminat aranmaksızın hüküm oluşturulmuştur.\" gerekçesiyle, İİK'nın 257. ve devam eden maddeleri gereğince talebin teminatsız kısmen kabulü ile talep edenin iddia ettiği 13.785.186,06 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlular ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin, ...'nin, ...'nin, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin  taşınır mallarının, taşınmaz mallarının, üüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine, fazlaya dair gayrinakdi  alacak yönünden talebin reddine  karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ve ... vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... ve ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; tapudan ipotek akit tabloları geldiğini, ipoteklerin aynı zamanda kefilin borcu için verildiğini,  İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, .... Mah. ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın  borçlu ...nin adına kayıtlı olduğunu, ipotek veren ...'nin kefalet  borcunun  ayrıca rehinle temin edildiğini, İstanbul İli, Sancaktepe Mah. ... Mah. ... Ada ... Parsel nolu taşınmazın malikinin ve ipotek verenin de diğer davalı borçlu ... olduğunu, asıl borçlunun borcu ile birlikte kefalet veren ...nin kefalet borcunun da  bu ipotek ile temin edildiğini, asıl borçlu dava dışı ... şirketinin adına kayıtlı İstanbul İli Pendik İlçesi. ... Mah. ... Ada ... Parsel nolu taşınmazın malik ve ipotek vereni olarak alacağın 2 katı oranında ipotek 30.000.000,00 TL ipotek tesis edildiğini,  kefillerin teminatı ile birlikte ihtiyati haciz isteminde bulunan davacı bankanın toplamda 52.500.000,00 TL' ye kadar olan alacağının rehinle temin edildiğini, rehnin kefaletin teminatı için de düzenlenmişse kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/5162 Esas,  2011/7272  Karar sayılı kararında belirtildiğini,   kefalet alacağının teminatına ilişkin ipotek varken ilamsız takip dahi yapılamayacağını,  YHGK'nın  2014/1122 Esas,  2016/765 Karar sayılı kararında ''Resmi senetteki bu belirlemeye göre kefillerin borcu da ipotek teminatı kapsamında olup, önce rehne müracaat zorunluluğu somut olay bakımından kefillerin borcu için de geçerlidir. Dosyada bulunan genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin sorumlu olduğu tutarın 2.100.00,- TL olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca kefalet borcunun, rehinle temin edilmiş bulunan 1.200.000-TL’yi aşmayan kısmı için doğrudan genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılamayacağı anlaşılmaktadır.\" denildiğini, ihtiyati hacze konu takibin yargılaması,  itiraz edilmeden önce mahkemede  itirazın iptali davası açıldığından ihtiyati haczin kaldırılmasını da asıl davanın açıldığı  mahkemeden istediklerini,  İİK'nın 257/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş, bulunması ve muaccel olması gerektiğini,  her ne kadar kefiller yönünden  BK.nun 487. maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş bulunsa bile müteselsil kefil aleyhine takip yapmak mümkün olduğundan ihtiyati haciz istenebilir ise de,  kefilin ipotek vermesi ve ipoteğin de kefaletin teminatı olarak düzenlenmesi durumunda kefiller hakkında ihtiyati haciz istenemeyeceğinin açık olması sebebiyle ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  ARA KARARI ÖZETİ Esas davayı gören İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 07.05.2025 tarihli ara kararında;  \"...Banka, ... San.Tic.Ltd.Şti ile kredi çerçeve sözleşmesi imzalamış; kredi borcu ödenmeyince hesabı kat etmiş, kat ihtarını borçlu şirket ve kefillere tebliğ etmiş, sonuç alınamayınca icra takibi başlatmış, icra takibine yapılan itirazla takip durmuş, açılan itirazın iptali davası da mahkememiz esasına kaydedilmiştir. Dosyaya sunulan kredi sözleşmesi, kredi sözleşmesindeki taraflar arasındaki ihtilaf halinde banka kayıtlarının esas alınacağına dair kefilleri de bağlayacak nitelikteki delil sözleşmesi niteliğinde olan kararlaştırma, dosyaya sunulan hesap ekstreleri ve kat ihtarında bankanın alacaklı olduğu, istenen ihtiyati haciz miktarına sunulan hesap özetlerine uygun olduğu, muacceliyet ihtarı ile uyumlu olduğu, kefalet limitleri içinde kaldığı da mahkememizce kabul edilerek 13.785.186,06 TL üzerinden ihtiyati haciz konulmuştur. İtiraz eden ... ve ... vekili borcun teminatı olarak ipotek verildiğini, ipoteklerin aynı zamanda kefil borçlarını da teminat altına aldığının açıkça yer aldığını; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın genel haciz yoluyla takibe geçilemeyeceği, bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini; ihtiyati haciz şartlarının da oluşmadığını belirterek mahkememizce verilen ihtiyati hacze itiraz etmiş, kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkememizce ipotek akit tabloları getirtilmiş olup, ipotekli taşınmazların akit tablolarının ilk sayfasında söz konusu ipoteklerin borçlu (kredi kullanan) şirketin kredi borcuna teminen alındığı açıkça yazılı olup, kefil borçlarına ilişkin herhangi bir teminat yaratmadığı görülmüştür. İtiraz eden vekilinin ileriye sürdüğü kısım bu borçlu şirket ve bu kefillerin bankadan kullanacağı diğer krediler yönünden de bankanın bu ipotekleri kullanabileceği yönünde yapılan genel bir düzenleme olup, kefillerin lehine değil  aleyhinedir. Bu nedenle kefillerin ipotekten faydalanması mümkün olmayıp ,sadece ipoteğin paraya çevrilip borçtan düşülmesi halinde düşülen bu miktar kadar faydalanacaklardır; bu yolla tahsil edilmiş bir banka alacağı da henüz mevcut değildir.Öte yandan itiraz eden vekili her ne kadar ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın genel haciz yoluyla takip yapılamayacağını ileriye sürmüş ise de; TBK 586/1maddesi gereğince itiraz edenlerin ''müteselsil'' borçlu sıfatıyla kefil oldukları, bu tür kefalette borcun ödenmesi edimi ifa edilmemişse (somut olayda borçlu şirket tarafından borç ödenmediği için hesap kat edilmiş) ve borçluya çıkarılan ihtarda sonuçsuz kalmışsa (somut olayda hem ana borçlu şirkete hemde kefillere muacceliyet ihtarı tebliğe çıkarılmış olup sonuç alınamamıştır) ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başvurulmaksızın kefillere başvurulabileceği, bu nedenle bu savunmanın da yerinde görülmediği,Diğer itirazlar yönünden ihtiyati haciz gerekçelerinin aynen geçerli olduğu, yukarıda da izah edildiği gibi banka alacağı ihtiyati haczi kuvvetle muhtemel gösterecek seviyede gerçekleştiği, bunun bankaca sunulan kayıtlardan belli olduğu, kredi sözleşmesinde taksitler ödenmediğinde ödenmemiş tüm taksitlerin muaccel olacağına dair hüküm bulunduğu, ayrıca itiraz edenlere muacceliyet ihtarının da gönderilmiş bulunduğu nazara alınarak ihtiyati haciz için gereken kuvvetle muhtemel ve muaccel bir alacak şartının gerçekleştiği nazara alınarak talebin reddine karar vermek gerekmiştir....\" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davalılar ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  borçlular ... ve ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilleri davalılar ... ve ...nin kefil olarak ipotek verdiğini,  kefalet borçalarının ayrıca rehinle temin edildiğini,  itiraza konu olan resmi senetler incelendiğinde 1. Maddenin tamamında ipoteğin hangi alacakları temin ettiğinin  yazıldığını,  mahkemece 1.maddenin başında \"lehdar\"ın kim olduğunun izahı için yazılan tanım cümlesi baz alınarak madde devamı yorumlanmadan,  ipotek senedindeki 1maddenin tek cümleden ibaret olduğu, bu cümlede tamamen ipotek kapsamı belirtildiği gözetilmeden eksik inceleme ile tapu maliki olan ipotek veren müvekkillerin kefaletinin teminat altında olmadığına dair hatalı yorumlama yapıldığını, nitekim aynı yönde aynı ibarenin ne olduğuna ilişkin İzmir BAM 20. Hukuk Dairesinin 2023/148 E. 2023/138 K.  sat-yılı kararında, açıkça \"ipotek veren malik konumunda olan kefilin\" kefaletinin  rehinle temin edildiğinine hükmedildiğini,mahkemenin ''genel ibare\" nitelemesinin  anlaşılamadığını, gerekçede genel ibare denilen cümlenin ne anlama geldiğinin yazılmamış,  resmi senette ipoteğin teminat kapsamı tek madde olan 1. maddede nokta dahi kullanılmadan tek cümlede düzenlenmiş olduğunu,  tapu maliki ipotek veren müvekkilinin \"kefaletinin\" teminat kapsamında olduğunun açık olduğunu,  tapudan ipotek akit tabloları geldiğini, ipoteklerin aynı zamanda kefilin borcu için verildiğini,  İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın  borçlu ...'nin adına kayıtlı olduğunu,  Ümraniye Tapu Müdürlüğünün 14.05.2024 tarih ... yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senedine istinaden davacı banka lehine rehin tesis edildiğini,  ipotek veren ...'nin kefalet  borcunun da   ayrıca  bu rehinle temin edildiğini, görüleceği üzere 1.maddede tek cümle ile ipoteğin hangi borçları teminat kapsamına aldığının düzenlendiğini,  mahkemenin yorumladığı gibi; ilk cümlede yalnızca ... yönünden bir ipotek kurulduğuna ilişkin ibare bulunmadığını, 1. Madde ilk cümlede klasik sözleşme metninde tarafların kısaca açıklamalarına değinildiğini,  maddenin başlangıcında ... yönünden malik olmadığı için yalnızca \"lehdar\" tanımlaması yapıldığını, teminat kapsamında olan borçlar sıralanmaya başlandığını,  akabinde; kefalet ile ilgili kısma gelindiğinde metne \"ipotek veren de eklenerek\" ipotek verenin kefaletinin de  ayrıca teminat altına alındığını, bu hususun \"genel bir ibare\" olarak düzenlendiği tespitinin mahkemece ne şekilde yapıldığının izaha muhtaç olduğunu, nitekim gerekçede görüleceği üzere  \"genel ibare\" nin ne olduğunun açıklanmadığını, kefilin aleyhine olduğuna yönelik anlaşılmaz bir ibare eklendiğini, İstanbul İli, Sancaktepe Mah. ... Mah. ... Ada ... Parsel nolu taşınmazın malikinin ve ipotek verenin de diğer davalı borçlu ... olduğunu,  davacı lehine Sancaktepe Tapu Müdürlüğünün 02.02.2024 tarih ... yevmiye no’lu  ipotek belgesi ve resmi senedine istinaden davacı banka lehine taşınmazın rehnedildiğini, 1.maddenin '' ... Bankası A.Ş. Merkez ve Şubeleri, özellikle CEVİZLİ ŞUBESİ  (aşağıda lasaca \"Banka\" olarak adlandırılacaktır) tarafından TCKN/VKN numarası  ... olan ... SANAYİ TİCARET LİMİTED  ŞİRKETİ (aşağıda lasaca \"Kredi lehtarı\" olarak adlandırılacaktır) namıa açılmış ve açılacak bilcümle kredilerden, borçlu hesaplardan veya senetlerinin Bankaca İskonto ve iştirasından veya teminata alınmasından yahut yurt içi ve yurt dışı her türlü resmi daire, müessese, mahkeme ve icra dairelerine, gerçek ve tüzel kişilere, bankalaa ve Bankaca uygun  görülecek diğer muhataplara hitaben lehine veya talimatıyla üçüncü kişiler lehine Bankaca verilen teminat mektuplarından, kontrgarantilerden veya borçlu tarafından amir veya müteselsil borçlu yahut kefil olarak imzalanan ve/veya imzalanacak kontrgarantilerden, ithalata ilişkin ticari senetler ile diğer tüm senetlere Bankaca konulan ve/veya konulacak aval  ve kabul şerhlerinden, ipotek verenin yahut kredi borçlusu lehdarın tüm kefaletlerinden , Banka'ya bağlı ortaklıklara/iştiraklere olan asaleten/kefaleten borçlarından, Bankaya hitaben keşide ettiği ve/veya edeceği çeklerden Bankaya karşı imzaladığı ve/veya imzalayacağı adi ve müteselsil kefaletlerden, ve diğer her türlü sözleşmelerden Bankaya teminata, iştiraya veya iskontoya herhangi bir kişi tarafından verilen ve/veya verilecek olan ve kendisinin de borçlusu veya cirantası bulunduğu senetlerden yahut teminat ciro....\" şeklinde olduğunu,  ; asıl borçlu DMR 'nin tapu maliki  olmadığını, resm senedin , üçüncü kişinin borçlarını da temin ettiği için zorunlu olarak üçüncü kişi lehdarın kim olduğunun tanımının yapılmak zorunda olduğunu,  madde-1'in başında yapılan izahatin malik dışında üçüncü kişi lehine de ipotek tesis edildiği için \"lehdar tanımı\" yapıldığını, maddenin giriş kısmında; iş bu ipotek yalnızca lehdarın borçlarını teminat altına alacağına yönelik ya da sadece lehdar lehine verildiğine dair bir tanım ya da ibare bulunmadığını,  noktasız devam eden; cümlenin devamında \"ipotek veren yahut kredi borçlusu lehdarın tüm kefaletlerinden\"  açıklaması bulunuğunu,   burada resmi senette; malik olan ipotek verenin kefaletini teminat altına aldığına dair hiç bir tereddüt bulunmadığını, nitekim; genel olarak resmi senet yorumlandığında kefalet ile ilgili kısma açıkça ve bilinçli olarak \"ipotek veren\" eklendiğinin tartışmasız olduğunu, bankaların bu ibareyi resmi senete ekleme nedeninin  şirketlerin konkordato ya da iflas erteleme alması durumunda; alacağın tahsilini geciktirmemek adına \"kefalete ilişkin borcu teminat alarak\" borcun tahsilini kolaylaştırmak amacıyla olduğunu,  bir çok banka tarafından uygulandığını,  gerekçeli ara kararın çelişkili olduğunu,  ipotek verenler ile kefillerin aynı kişiler olduğunu,  mahkemenin \"genel ibare\" açıklamasının kefillerin aleyhine olan kısmının anlaşılamadığını,  gerekçede de anlaşılan; ipotek verenin borcunu temin ettiği ancak kefaletini temin etmediğine yönelik olmakla bu sonuca ne şekilde varıldığının bilinemediğini, gerekçede,  \"İtiraz eden vekilinin ileriye sürdüğü kısım bu borçlu şirket ve bu kefillerin bankadan kullanacağı diğer krediler yönünden de bankanın bu ipotekleri kullanabileceği yönünde yapılan genel bir düzenleme olup, kefillerin lehine değil  aleyhinedir.\" şeklinde olduğunu,  kefil ipotek vermiş, \"kefalet borcunun\" ayrıca rehine temin edilmesi karşısında kefiller aleyhine ihtiyati haciz istenemeyeceğini,  örnek no 7 ilamsız takip başlatılamayacağını,  ihtiyati haciz ve örnek no 7 ilamsız takip ipotek takibinden önce olup rehne başvurulmadan önce istendiğini,  bu sebeplerle,  kefalet borçlarının rehinle temin edildiğinde kuşku bulunmadığını, kefiller aleyhine ihtiyati haciz ve ilamsız takip başlatılmasının kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, ... ve ...nin ipotek veren kefil sıfatında olmakla kendi kefaletlerinin de rehinle teminat altına alındığının açık olması karşısında İİK'nın 45.maddesi uygulama alanı bulmuşken, aynı Kanun'un 257. maddesi kapsamında ihtiyatı haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,  ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın  asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine; istinaf ise 265/5 maddesi uyarınca  ihtiyati haciz isteminin kabulü ara kararına davalı borçlular ... ve ... tarafından yapılan itirazın reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular ... ve ... vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 07.05.2025  tarihli ara karara karşı, davalı-borçlular ... ve ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı alacaklı vekilince 02.07.2025 tarihinde, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinn 2024/682 D. İş sayılı dosyası üzerinden, kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden asıl borçluya krediler kullandırıldığı,  diğer borçluların iş bu sözleşmelere müşterek ve müteselsilen kefili oldukları,  kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara ihtarnameler gönderilerek borçlarını ödemelerinin  ihtar edildiği, ancak borcun ödenmediği ileri sürülerek  ihtarnameye konu 13.785.186,06 TL nakit,  509.850,00 TL gayrinakit alacak için  borçlular ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ..., ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemenin 03.07.2024 tarihli ve  2024/682 D.İş, 2024/ 662 Karar sayılı kararı ile  talebin kısmen kabulü ile 13.785.186,06 TL nakti alacak miktarıyla  sınırlı olmak üzere borçlular ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin, ...'nin, ...'nin, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin  taşınır mallarının, taşınmaz mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczine, gayrinakdi  alacak yönünden talebin reddine  karar verilmiştir. Bu arada davacı vekilince  borçlular ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ..., ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 04.07.2024  tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlular ..., ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şti.'nin borca itirazları üzerine takibin durduğu ve davacı tarafça bu üç borçlu aleyhine, 26.08.2024 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, bu sebeple davalı borçlular ... ve ... vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının asıl davanın açıldığı eldeki dava dosyası kapsamında, duruşma açılarak  değerlendirildiği ve neticeten  itirazların reddine dair istinaf konusu 07.05.2025 tarihli ara kararın verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati hacze itiraz eden davalılar ... ve ... vekili, esas olarak müteselsil kefalete yönelik bir itirazda bulunmayıp müteselsil kefil ... ve ... tarafından verilen ipoteklerin, kendilerinin kefalet borçlarını da teminat aldığını, bu nedenle müvekkilleri aleyhine takip başlatılamayacağını ve ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmektedir. Dosya kapsamına göre,  alacaklı banka ile  asıl borçlu ... San.Tic. Ltd. Şti. arasında 18.03.2024 tarihli ve 50.000.000 TL limitli, 24.03.2023 tarihli ve 20.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, itiraz eden davalılar ... ve ...'nin  de aynı tarihte, aynı limit dâhilinde alacaklı banka tarafından asıl borçluya kullandırılan ve kullandırılacak  kredilerden dolayı müteselsilen kefil oldukları, sözleşme  uyarınca kredi borcunun ödenmemesi üzerine, alacaklı Banka tarafından Ankara ...Noterliğinin 27.05.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile hesabın kat edilerek,13.785.186,06 TL nakdi kredi borcunun ödenmesinin, 509.850,00 TL gayrinakdi borcun depo edilmesinin istendiği, kat ihtarının asıl borçluya tebliğ edildiği, müteselsil kefillere çıkarılan tebligatın iade edildiği görülmektedir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise  iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken,  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz. Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının da gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesi uyarınca, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre de rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilecektir. Ancak ipotek, kefilin kefalet borcunun da teminatını oluşturmuyor ise İİK'nun 45. madde hükmü kefil hakkında uygulanamayacaktır. Somut olayda, itiraz eden borçlular ... ve ..., genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer almaktadır. İİK'nın 258. maddede düzenlenen ve ihtiyati haciz karar erilmesine kanaat getirecek deliller yukarıda yer verildiği üzere  mevcut olmakla birlikte, davalı borçlular ... ve ... vekilince gerek itiraz dilekçesi gerekse istinaf dilekçesi ekinde sunulan tapu ve ipotek belgelerinin incelenmesinde;  İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazüzerindeki 6 no'lu bağısmzı bölümün  davalı-borçlu ...nin adına kayıtlı olduğu,   Ümraniye Tapu Müdürlüğünün 14.05.2024 tarih ... yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senedine istinaden davacı banka lehine taşınmaz üzerinde 15.000.000 TL bedelle 1.dereceden ipotek tesis edildiği,  resmi senedin 1.maddesinde  asıl borçlu şirketle birlikte   ipotek veren ...'nin de tüm kefaletlerinden  doğmuş ve doğacak borçlarının da teminat altına alındığı, yine, İstanbul İli, Sancaktepe Mah. ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı  taşınmaz üzerindeki 3 no'lu bağımsız bölümün malikinin ve ipotek verenin  diğer davalı borçlu ... olduğu,  davacı lehine Sancaktepe Tapu Müdürlüğünün 02.02.2024 tarihli,  ... yevmiye no'lu  ipotek belgesi ve resmi senedine istinaden  taşınmaz üzerinde davacı banka lehine 1.dereceden 7.500.000 TL bedelli  ipotek tesis edildiği, resmi senedin 1.maddesinde asıl borçlu şirketle birlikte   ipotek veren ...'nin tüm kefaletlerinden  doğmuş ve doğacak borçlarının da teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı banka tarafından kat ihtarının kredi sözleşmesinde yer alan  asıl borçlu ve itiraz eden davalıların adreslerine tebligat çıkarıldığı,  aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı borçlular tarafından verilen ipotek tutarının alacağı karşılmadığı, alacaklının bakiye alacağı yönünden ihtiyati haciz isteyebileceği,  dava dilekçesi ve ekinde yer alan hesap kat ihtarı incelendiğinde kat ihtarına konu  nakdî borcun 13.785.186,06 TL olduğu,  bu miktar için ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı ...nin kefalet borcunun 7.500.000 TL'ye kadar ipotekle teminat altına alındığı, davalı borçlu ...'nin kefalet borcunun ise 15.000.000 TL'lik kısmının ipotekle teminat altına alındığı,  rehinle güvence altına alınmayan kısmın borçlu ... yönünden 6.285,186,06 TL olduğu,  davalı ... yönünden ise ipotek bedeli nazara alındığında kat ihtarına konu  kefalet borcu için  ipotekle temin edilmeyen bir kısmın bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı ... hakkında 6.285,186,06 TL yönünden bu tutar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, mahkemece kat ihtarında talep edilen alacağın tamamı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Yine davalı ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi gerekirken kabulü de doğru olmamıştır. Bu sebeple, davalı ...nin istinaf başvurusunun kısmen, davalı borçlu ... yönünden ise istinaf isteminin tümden  kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden davalı borçlular ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair 07.05.2025 tarihli ara kararın davalı borçlu ... yönünden tümden  kaldırılmasına, ... yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine; davalı borçlu ... yönünden ise kısmen kaldırılmasına, bu borçlu yönünden de  ihtiyati haciz kararının kaldırılarak  6.285,186,06 TL yönünden ihtiyati haczin kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar  verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, itiraz eden ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair 07.05.2025 tarihli tarihli  ara kararının kaldırılmasına, bu davalılar vekilinin ihtiyati hacze itirazı hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca davalı ...'nin itirazının kabulü ile bu davalı hakkında verilen 03.07.2024 tarihli ihtiyati haczin tamamen kaldırılmasına, 2-İİK'nın 265. maddesi uyarınca, borçlu ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin bu borçlu hakkında verdiği 03.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının 7.500.000,00 TL yönünden kaldırılmasına kaldırılmasına, bu davalı hakındaki ihtiyati haczin 6.285,186,06 TL yüzerinden  devamına, 3-Davacı-alacaklı harçtan muaf olduğundan teminat alınmasına yer olmadığına, 4-İİK'nın 265. maddesi uyarınca, borçlu ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının  kabulüne, ilk derece mahkemesinin borçlu hakkında verdiği 03.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının  davalı borçlu ... yönünden kaldırılmasına, 5-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 3.366,2‬0 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 1.230,80 TL istinaf peşin karar harcının ise talepleri hâlinde, davalılar ... ve ...'ye iadesine, b-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 26.06.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cf688531573c918","SID":"2200f1553df0bb83"}}