{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 20/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ..<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVACILAR\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVALI\t: HASIMSIZ <br>KONKORDATO KOMİSERİ:.<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t:...<br>\t  <br>ASLİ MÜDAHİL\t: 1 -...<br>VEKİLİ\t: ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 2-...<br>VEKİLİ\t: ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 3 ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 4-...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 5-...<br>VEKİLİ\t: Av. <br>ASLİ MÜDAHİL\t: 6-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 7-...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 8-...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 9-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 10-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 11-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 12-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 13-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 14-...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 15 -...<br>VEKİLLERİ\t...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 16-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 17 -..<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 18 -...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 19 -...<br>VEKİLLERİ\t:...<br>ASLİ MÜDAHİL\t: 20 -...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>İHBAR OLUNAN\t: .<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik asli müdahil ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asli müdahil ... Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ek kararının, çeklerin hukuki statüsüne ilişkin herhangi bir değerlendirme içermemekle birlikte usul hükümlerinin dışına çıktığını, ek kararın gerekçesiz olduğunu, ara karara konu müvekkili banka uhdesindeki çek yaprakları yönünden yerel mahkemenin 28/03/2024 tarihli ara karara karşı müvekkili banka tarafından 25/04/2024 ve 15/04/2024 tarihlerinde itiraz edilmişse de ne 02/07/2024 tarihli komiser heyeti raporunda, ne de 03/07/2024 tarihli mahkeme ara kararında müvekkili banka yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili banka itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili banka tarafından 04/02/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile tekrar ara karardan rücu talep edildiğini, mahkemenin 10/02/2025 tarihli ara kararı ile talebinde 15/04/2025 tarihli duruşmada değerlendirilmesine karar verildiğini, ancak taraflarına tebliğ edilen 15/04/2025 tarihli  ek kararda çek yapraklarının hukuki durumuna ilişkin itirazları doğrultusunda yine herhangi bir hukuki değerlendirme bulunmadığını, uyuşmazlığın, müvekkili banka uhdesindeki çek yapraklarının hukuki statüsüne ilişkin olduğunu, bu doğrultuda çek yapraklarının borçluya mı ait olduğu yoksa alacaklı müvekkili banka mülkiyetinde mi olduğu  hususu tartışılması gerekirken mahkemenin 15/04/2025 tarihli ek kararında bu tartışmaya hiç girilmediğini, mahkemenin tesis etmiş olduğu tedbirin hukuki niteliği değerlendirmekle yetinildiğini, gerekçede yalnızca konkordato sürecinde mahkemelerin İİK'da düzenlenmeyen ve maddi hukuka dair tedbir kararı verebileceği hususunun yer aldığını, bunun dışında 25/04/2024, 15/04/2024 ve 04/02/2025 tarihli itiraz dilekçelerinde itirazlarının dayanağı olan hususların hiçbirine değinilmediğini, itirazlarının incelenmediğini, yerel mahkemenin 28/03/2024 tarihli ve 03/07/2024 tarihli kararlarının dayanağı olan Yargıtay 6. HD'nin  2022/1251 Esas 2022/1999 Karar sayılı kararı, Yargıtay HGK 2023/11-589 Esas, 2024/212 Karar sayılı kararı ile bankaların uhdesindeki çeklerin teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devredildiği görüşü ile geçerliliğini yitirdiğini, yerel mahkemenin, her ne kadar çek bedellerinin borçluya ait olduğu ve ve borçlunun malvarlığının korunmasına yönelik İİK ve HMK'da yer alan tedbirlere başvurduğunu belirtmişse de, 28/03/2024 ve 03/07/2024 tarihli kararlarında bilgileri verilen çek yaprakları borçlunun malvarlığında olmadığını,  tedbir kararlarının kapsamında olmadığını,  mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde tedbir kararı verilmesinin hem hukuk düzeninde kabul görmediğini hem de bankaların ticari hayatının işleyişini ve devamını zedelediğini, güncel durumda davacı şirketin borca batık olduğunu, dava teorisinden farklı olarak konkordato taleplerinin, yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirildiğini,  bu yönüyle de tedbirden dönülmesini talep ettiklerini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında mahkemece verilen 15/04/2025 tarihli ek karara  yöneliktir.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları).<br>Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-...Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ek kararına karşı asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Asli Müdahil ...A.Ş. tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının  talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-Asli Müdahil ...A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br>....<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0002a5423586c615","SID":"9d925b07cd125ac6"}}