{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 28/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACILAR\t: ...<br>\t\t<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t:...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t:...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t:..<br>VEKİLİ\t: ..<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: 1-...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: .<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, yaş sebze meyve toptan satışıyla iştigal ettiğini, aile olarak ticari faaliyetine 1975 yılında sebze, meyve sektöründe başladığını ve müvekkili şirketin yeni kuşağın işe hakim olması ve faaliyetleri devir almasıyla birlikte yatırımlarını arttırdığını hız ve büyüme kaydettiğini, ....'nin sermayesinin tamamının ...'a ait olduğunu, gerek şahsi borçları gerekse diğer davacı şirketin borçlarına kefaleti nedeniyle konkordato başvurusunda bulunma zarureti doğduğunu belirterek, öncelikle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacı ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra Ve İflas Kanunu’nun 287 vd hükümleri gereğince tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkil şirkete ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse de haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, bankalarca mühlet kararı gerekçe gösterilerek davacıların hesabında bulunan hak ve alacakları üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve Mahkeme tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına, bankalara tahsile ve/veya teminata verilen çeklerin tahsilinden gelecek paraların bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının ve/veya bloke konulmasının önlenmesine, gelen tahsilatların konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, İİK 307 gereğince tasdik kararında üretim ve ticari faaliyette kullanılan rehin ve finansal kiralama sözleşmesine konu malların/makinaların muhafaza altına alınması ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine, bilahare İİK  289’ uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, davacıların konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 09/04/2025 tarihli ara kararında; davacılar vekilinin; davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmaması ve davacılara ait banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin 3. Kişilerin maddi hukukuna ilişkin haklarına yönelik olduğu gözetilerek ayrıca ibraz edilen çeke yönelik karşılıksızdır işleminin  yapılmasının tedbiren önlenmesine yönelik karar vermek sureti ile karşılıksız çek düzenleme suçu  unsurlarının tedbir yolu ile ortadan kaldırılması  sonucunu da doğuracağı da gözetilerek  ( Emsal Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 2021/192 Esas 2021/365 Karar ) çeklere karşılıksızdır işlemi yapılmaması ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin reddine; bankalara tahsile ve/veya teminata verilen çeklerin tahsilinden gelecek paraların bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının ve/veya bloke konulmasının önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin ise konkordato davası kapsamında tüm alacaklıların faydası gözetilerek kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin davacılara ait çeklere \"Karşılıksızdır\" işlemi yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve  davacılara ait banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin ayrı ayrı  reddine; 2004 s. İİK.nın 294/4. maddesi gereğince takasın, 2004 s. İİK.nin 200. ve 201. maddelerine tâbi olması karşısında,  davacının alacaklısı olan bankaların  davacının borçlusu haline gelmesi durumunda, yani ilgili ara karar tarihimiz sonrası davacının hesabına 3. kişilerce yatırılan paralar ve ödemeler, pos cihazı gelirleri, tahsil edilen çek ve senet bedellerinin geçmesi halinde, bankalar tarafından davacının bu gelirlerine takas yoluyla bloke koymasının ihtiyati tedbir yolu ile yasaklanmasına karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; günümüz ekonomik koşulları nedeniyle nakit akışında yaşadıkları problemler nedeniyle müvekkili şirket ile şirket yetkilisi hakkında konkordato başvurusunda bulunulduğunu, ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davada 02/04/2025 tarihli tensip zaptı ile müvekkilleri hakkında 3 aylık  konkordato geçici mühlet süresi verildiğini, 02/04/2025 tarihli tensip zaptı ile; davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmaması ve davacılara ait banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik tedbir talepleri hakkında bir karar verilmediğini, davacı müvekkillerine ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmaması ve teminat mektuplarının paraya çevrilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı kurulmasının elzem olduğunu, davacıların ticari faaliyetlerinde çoğunlukla çek ve banka teminat mektupları kullandığını, çekler ile teminat mektuplarının, müvekkillerinin ticaretinin devamlılığı açısından oldukça önemli ve gerekli olduğunu, davacıların işbu süreçte konkordato başvurusunda bulunmasının temel nedeninin nakit akışında yaşadığı geçici problemler olduğunu, bu nedenle müvekkillere ait çeklerde karşılıksızdır işleminin yapılmaması ve teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi yönünde de tedbir kararı verilmesinin oldukça önem arz ettiğini, işbu talepleri kabul edilmediği taktirde konkordatodan beklenen gayeye ulaşılmasının imkansız hale geleceğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 287. maddesinde “Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.” denildiğini, davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına yönelik tedbir kararı verilmemesi ve uygulamasının gecikmesi halinde konkordatodan beklenen gayeye ulaşılmasının imkânsız hale geleceğini, Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2019/23974 E. 2019/9339 Kararı ile konkordato sürecinde borçluların karşılıksız şerhi vurulan çeklerinden kaynaklı cezai sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıkları çözüme kavuşsa da mühlet içerisinde çeklere vurulan karşılıksızdır şerhinin konkordatonun amaçlarından biri olan mali durumunun düzeltilmesinde ve iktisadi sürekliliğin sağlanmasına engel olduğunu, mühlet içerisinde yer alan konkordato borçlusunun konkordato projesine tabi olan borçlarına ilişkin keşide edilen çeke, karşılıksızdır şerhi vurulması konkordato borçlusunun finansal skorunu düşürmekte ve üye banka ve banka dışı finansal kuruluşları nezdinde kredibilitesini düşürdüğünü bahsedildiği üzere konkordatonun amaçlarından biri olan mali durumunun düzeltilmesi ve iktisadi sürekliliğin sağlanmasına da engel olduğunu, en önemlisi ticari hayatını büyük nispette keşide ettiği çeklerle sürdüren borçlunun keşide ettiği çeke “karşılıksızdır“ şerhi yazılması, borçlunun konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalini zorlaştıracağını, hatta imkânsız hale getirebileceğini, zaten likitide sıkıntısı yaşayan borçlu için böyle bir yaptırımın, borçlu şirketin faaliyetlerini sürdürmesini imkânsız hale getirebileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi 09/04/2025 tarihli ara kararının 1 numaralı bendinin kaldırılarak, davacılara ait çeklere \"Karşılıksızdır\" işlemi yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davacılara ait banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini  istemiştir.<br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında mahkemece verilen 09/04/2025 tarihli ara karara  yöneliktir.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>İİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 6 . HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları).<br>Bu nedenle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararlarına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"228ae3d7141c9288","SID":"d20d3e161deda8b6"}}