{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ..<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, dil kursu alanında faaliyet gösteren bir ticari işletme olduğunu, şirket merkezinin daha önce ... adresinde bulunmaktayken, 12/02/2024 tarihinde ... adresine taşındığını  ve bu tarihten itibaren şirketin tüm defter ve belgelerinin yeni adrese intikal ettirildiğini, müvekkili şirketin 10/12/2024 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan hisse devir işlemleri için gerekli olan Ortak Pay Defterinin kayıp olduğunun tespit edildiğini, yapılan detaylı inceleme ve araştırmalar sonucunda, söz konusu defterin şirketin taşınması esnasında kaybolduğunun  anlaşıldığını, müvekkili şirketin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...Ticaret Sicil Numarası ve ... Mersis numarası ile kayıtlı olduğunu belirterek, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca, şirketin Ortak Pay Defterinin kayıp olduğu hususunda zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının taşınma sırasında kaybedilme olgusunun ne şekilde gerçekleştiğine dair herhangi bir somut beyan ve dayanak belge sunmadığı, tanık delilinin tek başına ispata yeterli olmadığı,  tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtlarını özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davacının, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği göz önüne alındığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taşınma sırasındaki kaybın mücbir sebep niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin kusursuz olduğunu, TTK m. 82/7’nin lafzında yer alan “yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi” ibaresinin, sadece doğa olaylarını değil, öngörülemez ve kaçınılmaz insan kaynaklı olayları da kapsadığını, Kanun koyucunun amacının, tacirin kusuru olmaksızın ortaya çıkan durumları mücbir sebep olarak tanımak olduğunu, bu hüküm gereğince, ticari defterlerin mücbir sebep kapsamında zayi olduğunda tacirin, durumu öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinden zayi belgesi talep etme hakkı ve zorunluluğu bulunduğunu, somut olayda defterlerin taşınma esnasında kaybolmasının, tacirin önceden öngörmesinin ve engellemesinin mümkün olmadığı beklenmedik bir durum olduğunu, davacı şirketin defterlerini dikkat ve özenle kolileyip muhafaza ederek gerekli tedbirleri aldığını, defterin zayi olmasının müvekkilinin iradesi dışında geliştiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, tacirin “basiretli bir iş adamı” gibi davranmasına rağmen engel olamadığı olayların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin, sunulan delilleri değerlendirirken gereken özeni göstermediğini; eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini, TTK m.82/7, zayi belgesi için açılan davaların çekişmesiz yargı işi olduğunu ve mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebileceğini açıkça düzenlediğini, ancak mahkemenin, dosyadaki eksiklikleri gidermek üzere re’sen araştırma yapmadığını,  HMK m.31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevine uygun hareket etmediğini, somut olayda mahkemenin, nakliye sürecine ilişkin bilgi ve belgeleri ilgili taşıma firmasından istemeden, kolluk makamlarına müzekkere yazıp olay hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığını öğrenmeden ve müvekkili şirketten ek belge sunmasını talep etmeden sonuca vardığını, eksik inceleme ile karar verilmesinin, usule aykırılık teşkil ettiğini, taraflarınca ilk derece yargılamasında henüz elde edilemeyen bazı bilgi ve belgelerin sonradan sunulacağını beyan etmiş olmalarına rağmen mahkemenin bu konuda ek süre tanımaksızın davayı reddettiğini, delillerin toplanması konusunda mahkemenin pasif kalmasının hatalı bir değerlendirme olduğunu, davacı şirketin defterinin, dikkat ve özen yükümlülüğü tam olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen iradesi dışında zayi olduğunu, bu kayıbın müvekkili lehine değil, doğrudan aleyhine sonuçlar doğurduğunu, nitekim Ortaklar Pay Defterinin mevcut olmaması nedeniyle şirketin, ileride yapılacak hisse devirlerinde ve noterlik işlemlerinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>TTK'nın 82/7. maddesine göre \"bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.”<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11186 Esas 2016/5704 Karar sayılı 25/05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir. Buna göre, TTK'nun 82/7.maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayiinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirip getirmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekir. <br>Somut olayda davacı taraf tüzel kişi tacir olup, ticari defterlerin muhafazasından basiretli bir tacir gibi mesul olup dava dilekçesinde Ortak Pay Defterinin taşınma sırasında kaybolduğunu iddia edilerek zayi belgesi talep edilmektedir. Bilindiği üzere bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri korumak için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca zayi belgesi verilebilmesi için bir tacirin saklama yükümlülüğü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi afet veya hırsızlık sebebiyle  ziyaa uğraması gerekli olup,  somut olayda ise, talep eden şirket vekilince defterlerin taşınırken kaybolduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları) anlaşıldığından talep eden şirketin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3804eb735dedc9b","SID":"4f8f03d40e0be165"}}