{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1876 <br>KARAR NO: 2025/895<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/05/2022<br>NUMARASI: 2018/615 Esas - 2022/388 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 20/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 19.12.2015 tarihinde, müvekkilinin Kağıthane Cendere Caddesinden karşıya geçmek isterken kaldırıma yaklaşık 2 metre kala plakasını alamadığı beyaz renkli, ... model ticari taksinin arkasından hızla çıkarak ve şerit değiştirerek üzerine doğru geldiğini ve müvekkilline hızla çarpıp olay yerini terk ettiğini, davacı müvekkili söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındığını ve ameliyat olduğunu, ayrıca müvekkiline ait 13.09.2017 tarihli Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen adli kurul raporunda; iş gücü kaybı %3.3 ve tıbbi iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği tespit edildiğini, olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/13605 Sor. sayı ile soruşturma başlatıldığını ve meçhul şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiğini, maddi zararın karşılanması amacıyla davalı ...'na 02.08.2016 tarihinde başvurulduğunu, ...'nın müvekkilinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmeliği çerçevesinde herhangi bir vücut fonksiyon kaybının olamayacağı hususunda görüş bildirdiğini fakat müvekkilinin sağ el baş parmağında hareket kısıtlılığı mevcut olup, sol bacağında parçalı kemik kırığı olduğunu, sol bacağındaki kemik yanlış kaynadığından müvekkili tekrar ameliyat geçirecek ve bacağına platin takılacağını, müvekkili 10.06.1998  doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 17 yaşında öğrenci olduğunu, müvekkilinin  iş gücü kaybından doğan 3.500,00 TL daimi maluliyet ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.600,00 TL'nin davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, davacı ... 08.01.2018 tarihinde 2018.E.1585 sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yaptığını, söz konusu başvuru sonrası Uyuşmazlık Hakem Heyeti 2018.K.21564 sayılı dosya ile söz konusu kazaya ilişkin evrak sunulmaması ve kusur oranlarına yönelik değerlendirme yapılmadığından bahisle somut delil yetersizliğinden reddedildiğini, bu aşamada müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedebilmek için işbu kazanın faili meçhul olduğuna dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde somut bir delil olup olmadığı, kazaya başka bir aracın sebebiyet verip vermediği ve kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilip edilemediği iddiaları kesinleşmeli ve ardından esasa geçilmesinin gerektiğini, aksi durumda müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, haksız  ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini  talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının 11.597,74-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 10/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren 15 gün sonrası olan 17/08/2016 tarihinden itibaren sigorta şirketinin temerrüte düştüğünü, asıl alacağın temerrüt tarihi olan 17/08/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerleşik içtihat gereğince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, oysa dava konusu uyuşmazlık bakımından iddia konusu vakıalar hakkında ispat olmadan karar verildiğini, davacının geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan herhangi bir maluliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  mahkemece, SGK tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmadığını, davacı kaza tarihi itibari ile çocuk olup 17 yaşında olduğunu, kaza tarihinde fiilen çalıştığının davacı tarafından ispat edilmemiş olmasına ve mahrum kaldığı geliri bulunmamasına rağmen geçici iş göremezlik zararına ilişkin hüküm haksız ve hukuka aykırı olduğunu, denetime elverişli olmayan kusur raporunun esas alındığını, aksini kabulde dahi kusur raporu ile izafe edilen kusur oranı lazım gelenden yüksek olup kabulü mümkün olmadığını, kusur tespiti yapılamaması halinde davacı tarafın kusuru ile müvekkil ... sorumluluğuna atfedilen araç sürücüsü kusuru eşit kabul edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,8 teknik  faiz kullanılmayıp “0” teknik faiz ile hesaplama yapılması mevzuata ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili Kurum dava konusu zarardan sorumlu olmadığından  dava tarihi faiz işletilmesi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 19.12.2015 tarihinde saat 10:50 sıralarında kimliği tespit edilemeyen sürücü sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen araç ile Cendere caddesi üzerinde seyir halinde iken, seyre göre sol taraftan gelip karşıdan karşıya geçiş yapan  yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralaması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/13605 Sor. sayılı dosyasında alınan ifade tutanağı, davacının kaza ile aynı gün yaralanması nedeniyle hastanede giriş kaydı olması ve savcılıkça taksirle yaralama suçundan verilen daimi arama kararı ile davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza  tarihine uygun yönetmeliğe göre ATK dan alınan maluliyet raporu da nazara alındığında kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araç sebep olduğundan davalı ...na husumet yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince  ATK 2. İhtisas Kurulundan aldırılan 16/04/2020  tarihli maluliyet raporu kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre düzenlenen maluliyet raporunda davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu  tespit edilmiştir.Somut olayda davacı kaza tarihinde 17 yaşında olup hesap bilirkişisi tarafından davacı için kaza tarihinden itibaren 9 ay için geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacının geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Davacı kaza tarihinde henüz 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının somut deliller ile ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından mahkemece geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Dairemiz kararının kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf itirazları konusuz kalmış yine davalı vekilinin diğer istinaf itirazları incelenmemiştir.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin yönünden ise  istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekili yönünden istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın REDDİNE,2- Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 105,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 509,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 15.097,74 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,4- Davacı tarafından yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı  bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-İstinaf talebi konusuz kaldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,3-a-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, b-İstinaf karar harcının istek halinde mahkemesince davacı tarafa iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fad80a047561b2c","SID":"e29aa43c61a2c878"}}