{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1887 <br>KARAR NO: 2025/970<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2022<br>NUMARASI: 2021/469 Esas - 2022/436 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin işleteni olduğu ve davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçeli ... plakalı aracın olay sırasında 1,71 promil alkollü olan sürücüsü ... yönetimindeki araç ile 01/01/2016 günü saat 06:10 sıralarında TEM kuzey yolunu takiben Edirne istikametine doğru seyrederken, Ümraniye katılımı mevkiinde, bir otobüsün kendisini sıkıştırması sonucu 3. şeritten 2. şeride geçerken kontrolünü kaybederek yolun sağına doğru yönelmesi sonucu emniyet şeridinde beklemekte olan kar küreme aracı ve yanındaki yayalara çarparak olay yerinde bulunan davacı sigorta şirketi tarafından tazminat ödenen ...’ın ölümüne neden olduğunu, sigortalının personeli olan ...'un tam kusurlu olduğunu, kazada vefat eden hak sahiplerine tazminat ödendiğini, davalı sigortalının hem poliçe genel şartları hem de adam çalıştıran kusursuz sorumluluğu ilkesine göre tazminattan sorumlu olduğunu belirterek rücuen tazmin amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket çalışanı ...un mesai saatleri dışında izinsiz olarak aracı kullanırken kazanın meydana geldiğini, bu nedenle herhangi bir kusurlarının söz konusu olmayacağını, adam çalıştıran olarak denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları sebebiyle sorumluluklarının kalmadığını, kaldı ki kazanan münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin de tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme kararının aksine, dosyada bulunan delillere göre alınan ATK raporu, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2016/50 E. sayılı dosyasından verilen karar ve 29.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda kusur ve zarar yapılan inceleme ve değerlendirmelerde davalı şirketin ve davalı şirket çalışanı ...'un %100 kusuruyla dava konusu kazaya sebebiyet verdiği ve davalı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, yine dosyada mübrez emsal istinaf ve Yargıtay kararıyla da kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesinin zorunlu olmadığı şeklindeki kararı da dikkate alındığında, aksi yönde verilen haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,  nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin \"Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı\" başlıklı 97/1. maddesinde ise alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan \"b-2\" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.  Yine davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay HGK'nun 11.05.2011 tarih, 2011/17-182 Esas ve 2011/294 Karar sayılı kararında \"...  taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekmektedir; tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez. Aracı sürenin, alkolün tesiri altında olup, güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması halinde, meydana gelen kazanın sürücünün alkollü oluşunun bir sonucu olması gerekir. ...Yerel Mahkemece nörolog, hukukçu ve trafik uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda davacının salt alkolün etkisi altında kalması dolayısıyla kazanın ortaya çıktığı belirtilmiş ise de bu tespit olayın yukarıda özetlenen oluşumu ve dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Alkollü olmayan bir sürücü de kavşakta geçiş önceliğine uymama nedeniyle kazaya sebep olabilir. Kaldı ki, davacının sigortalısı olayda %75 oranında kusurlu olup, ... plaka sayılı araç sürücüsünün de olayın meydana gelmesinde %25 oranında kusuru bulunmaktadır. Açıkça görüleceği üzere ve yukarıda değinildiği gibi kaza, tek başına davacı şirket sigortalısı araç sürücüsünün alkollü olmasının etkisiyle meydana gelmemiştir. Olayda bu etmen yanında sigortalı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymaması ve diğer araç sürücüsünün kavşağa aracın hızını azaltmadan girmesi şeklindeki davranışlar da rol oynamıştır. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken; olayın oluş şekline, dosya içeriğine ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına aykırı bulunan bilirkişi raporundaki görüşlere itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ...\" yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince içinde nörolog bilirkişi de bulunan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporuna göre kaza münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşmediğinden rücu koşulu oluşmamıştır. Davanın ZMMS sigorta poliçesine dayalı rücu talebine ilişkin olması nedeni ile davacı sigorta şirketi ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen rücu halleri ile sınırlı olarak sigortalısına rücu edebilecek olup TBK'da düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine dayanarak  rücu edemeyecektir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Mahkemece TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartları kapsamında değerlendirme yapılarak olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun, karar vermeye elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının rücu koşulları bulunduğu iddiaları ile takip başlattığı, bu nedenle takibi kötüniyetle yapmadığı, rücu koşulu bulunup bulunmadığı, yapılan yargılama ile belirlendiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı AAÜT'nin 13/4.maddesinde maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur şeklinde düzenlendiğinden davalı vekilinin reddedilen tazminat miktarı üzerinden nisbi vekalet ücreti hesaplanması gerektiği yönündeki  istinaf itirazı  yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin  2022/1795 Esas- 2024/4990 Karar sayılı ilamı). Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,7‬0 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,7‬0 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fdb178fc6bf29d32","SID":"ea6a3115a476401c"}}