{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>MÜTEVEFFA\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VASİSİ                                    :...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVALI\t:...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını temin temin ettiği, maliki-işleteni ve sürücüsünün ... olduğu ... plakalı  araç ile,... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet 08/07/2022 tarihinde ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde ...'in vefat ettiğini, davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin mezkur aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını (ZMSS) temin ettiğinden KTK.’nu uyarınca, poliçede belirtili teminatla sınırlı olmak üzere, sigortalı aracın sebebiyet verdiği 3.kişilerin zararlarını karşılamakla yükümlü olduğunu, davalı ...'in ise araç maliki, işleteni ve sürücüsü olarak kusuru ile sebebiyet verdiği kazadan kaynaklanan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin, müteveffa ...'in oğlu olduğunu, müvekkilinin cezaevinde olması nedeniyle bu süreçteki tüm maddi ihtiyaçları sürekli olarak müteveffa babası tarafından karşılandığını, müteveffa babası, kendisi ziyarete gidemediği zamanlarda dahi gerek müvekkilinin kardeşi gerekse müvekkilinin annesi aracılığı ile müvekkiline her zaman maddi yardım gönderdiğini, müvekkilinin 2045 yılına kadar cezaevinde kalacağı nazara alındığında müvekkilinin, vefat eden babasının desteğinden mahrum kaldığının tartışmasız olduğunu, mezkur kazada desteğini kaybeden müvekkilinin, zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, ancak  davalı sigorta şirketi tarafından başvurularına cevap verilmediğini belirterek, öncelikle, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz ve araçlarının bulunması halinde, 3.kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, kazaya karışan araç üzerine ise ihtiyati tedbir konulmasına,  müteveffanın desteğinden yoksun kalındığından bahisle, ileride fazlaya ilişkin talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydı ile HMK’nun 107 maddesi uyarınca şimdilik 100,00-TL.sı maddi tazminatın  davalılardan (davalı sigorta şirketi ZMSS taahhüt ettiği poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ... için kaza tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek yasal faizi, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden (sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra yasal sürenin dolma tarihi) başlayarak tahsile kadar işleyecek T.Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, A.A.Ü.T'nin 16/2-c maddesi gereğince 2.400,00 TL maktu arabuluculuk vekalet ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 05/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, müteveffanın desteğinden yoksun kalındığından bahisle, ileride fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 133.339,28-TL maddi tazminatın  davalılardan (davalı sigorta şirketi ZMSS taahhüt ettiği poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ... için kaza tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek yasal faizi, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden (sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra yasal sürenin dolma tarihi) başlayarak tahsile kadar işleyecek T.Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen ölümlü trafik kazasında müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin ortalama 20-30 km/h hızla kendi şeridinden ilerlerken müteveffanın motosikletini bir anda sola kırarak müvekkiline ait aracın sağ ön yolcu kapısı ve sağ arka yolcu kapısı kısmına sürttüğünü, müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın motosiklet kullanırken kask takmadığı için meydana gelen sonucu kendisinin ağırlaştırdığını, normal şartlarda ortalama 20-30 km/h hızla gitmekte olan araç ile çarpışma neticesinde ölüm meydana gelme riski neredeyse yok denecek kadar az olduğunu, müteveffanın şehir içi trafiğinde kaskını takmış olsaydı hiçbir yerinin kanamadan bu kazadan sağ çıkabileceğini, kask takmayarak neticenin ağırlaşmasına sebebiyet olan müteveffanın yetersiz sürücü belgesi (kod:2) ile trafiğe çıkarak trafik güvenliğini tehlikeye attığını, kaza tespit tutanağında bu hususlara yer verilmeyerek sadece olayın oluş anına göre müvekkiline kusur atfedilmesinin taraflarınca kabul edilemeyeceğini, meydana gelen kazanın oluşumunda kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının, müteveffanın kusurlu eylemi neticesinde kesildiğini, müvekkili hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, suçsuzluğunun er ya da geç ortaya çıkacağını, bu nedenle ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dosyasının eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, ardından ise kusur durumunun yargılamaya elverişli bir şekilde belirlenebilmesi adına dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, aksi takdirde adli trafik bilirkişisinden kusur durumuna ilişkin kusur raporu aldırılmasını zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusurun TBK md. 52'de düzenlendiğini,  davacı tarafın dava dilekçesinde 2045 yılına kadar ceza evinde kalacağını, cezaevinde kaldığı sürece tüm maddi ihtiyaçlarının müteveffa babası tarafından karşılandığını iddia ettiğini, bu hususun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, çünkü cezaevlerinde kalan mahkumların yeme içme gibi ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığını, mahkumların günlük belirli tutarlarda iaşe haklarının bulunduğunu, bu iaşelerin daha sonrasında mahkumiyetlerin bitişlerinde kendilerinden tahsil edildiğini, cezaevinde kalanların normal şartlarda bir insana göre çok daha az para harcayacağının sabit olduğunu, bu nedenle kesinlikle bir kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili aleyhine bir tazminata hükmedilme ihtimalinde, müteveffanın desteğinin bahsettikleri hususlar göz önüne alınarak hesaplanması gerektiğini, tazminat miktarının belirlenmesinde önemli bir kıstasın da tarafların ekonomik durumu olduğunu, müvekkilimi aleyhine hükmedilecek olan olası bir tazminat ihtimalinde müvekkilinin mali gücünün önemli ölçüde azalacağını, tazminat tutarının belirlenmesinde bir tarafın zenginleşmemesi gerekirken diğer tarafın da fakirleşmemesi gerektiğini, müvekkilinin ekonomik gücünün yetersiz olduğunu, kendisi ve ailesini geçindirmeye ancak yettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>            Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden ...'in destek ve muhtaçlık yaş sınırını geçmiş bulunduğundan davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının ölenin sağ kalan çocuklarının eğitim durumu gibi özel durumları yoksa destek ve muhtaçlık yaş sınırının en geç 22 yaş olduğu kabul edilmeli, 22 yaşından sonrası dönem için destek hesabı yapılmaması gerektiğini, davacı ...'in 29 yaşında olduğunu, dolayısıyla mütevefaa ...'in oğlu ...'in muhtaçlık yaş sınırını çoktan geçtiği için destek tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, her halükarda desteğin destek yaşını geçmiş çocuklarına destekliği için çok özel koşullar bulunması gerektiğini ve bunların kanıtlanabilmesi gerektiğini, somut olayda belirtilen özel durumları gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, her halükarda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanacak ise ...'in annesinin payının saklı tutulmamasını talep ettiklerini, itirazları baki kalmak kaydı ile davacıların talebine konu \"Destekten yoksun kalma tazminatına\" ilişkin tazminat hesabının ZMS sigortası genel şartları A.5/Ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla tazminat tutarı hesaplanırkan TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılarak %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, kusur oranlarının şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, kaza tespit tutanağında ...'in kask takmadığının belirtildiğini, başvuranın fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  mahkemece davacıların murisi ...'in zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun olup olmadığının araştırıldığını; ceza dosyasındaki bilgi, beyanlar ile dosyadaki bilgi belgelerden anlaşılacağı (özellikle  ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ... Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 14/03/2024 tarihli raporunda ayrıntılı belirtildiği üzere) davacılar murisinin sürücü konumunda olduğu motorsikletiyle seyir halinde iken meydana gelen kazada kafatası kırığı ve iç organ yaralanması  nedeniyle vefat ettiğini, kazada  kusurunun  olmadığı ancak  kaza sırasında koruyucu tertibatı (Kaskının) bulunmadığı  anlaşılmakla %20 müterafik kusur indirimi yapıldığını, davacının murisinin  kaskının takılı olmaması nedeniyle meydana gelen zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ile 133.339,28 TL tazminat belirlendiğini ve birden fazla müterafik kusur nedeni bulunması halinde sadece tek bir indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay ilamları ile davacının bedel arttırım dilekçesi dikkate alındığını, davalı ...'in ... plakalı aracın hem sürücüsü olup TBK 49 maddesinde düzenlenen  haksız fiil hükümleri gereğince hem de  aracın maliki olduğundan   KTK gereğince işleten sıfatıyla kaza nedeniyle meydana gelen tüm zararlardan sorumlu olduğunu, haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcının olay tarihi olduğunu, zarar görenin tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanacağını, haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmadığını, bu nedenle davalı ...'in kaza tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin temerrüdü yönünden ise, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. Maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleştiğinden, sigorta şirketinin davanın kısmi dava olup olmamasına bakılmaksızın zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden temerrüdü gerçekleşeceğinden faiz başlangıcına yönelik davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde tazminatı ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü, davacının davalı sigorta şirketine 14/10/2022 tarihinde tazminat talebi yönünden  başvuru yaptığı,  davalı sigorta şirketince ödeme yapılmadığı anlaşılmakla 9. İş günü olan 27/10/2022 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle sonuçta, davanın kabulü ile; 133.339,28 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 27/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ...'den ise kaza tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk derece mahkemesi tarafından davacının babası ile müvekkili arasında gerçekleşen ölümlü trafik kazasından hareketle yapılan yargılamada hükme esas alınan kusura ilişkin raporunu kabul etmediklerini, söz konusu raporun hatalı olduğunu, yargılama aşamasında kusura ilişkin hüküm kurmaya elverişli yeniden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, dosya kapsamında aldırılan raporlarda her ne kadar müvekkili kusurlu bulunsa da söz konusu olayda müteveffanın kasksız ve ehliyetsiz bir şekilde trafiğe çıkarak kusurlu hareketi ile işbu davaya konu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaza esnasında geçeceği şeridi kontrol ettiğini, güvenli bir şekilde sinyalini de vererek şerit değiştirdiğini, müvekkilinin tüm uyarılarına ve korna çalmasına rağmen müteveffanın direksiyonu sola kırarak iş bu kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, müteveffanın sinyal dahi vermeksizin motoruyla mezkur yoldan dönmeye çalıştığını, müvekkilinin hız sınırlarına uyarak ortalama 20-30 km/h ile seyir halindeyken maktülün motosikledini müvekkiline ait araca doğru bir anda direksiyonu sola kırdığını, burada dikkat edilecek ilk hususun; müteveffanın kasksız ve sinyalsiz bir motorla şehir içi trafiğine çıkması olduğunu, şehir içinde özellikle ... gibi büyük bir şehirde trafik yoğunluğunun en fazla yaşandığı ...'nin göbeği olan ... mevkiinde müteveffanın adeta ölüme meydan okurcasına kasksız bir şekilde trafiğe çıktığını,  müteveffanın kural ihlalleri hiç sorgulanmadan müvekkilinin kusurlu olduğundan hareketle tazminata bu denli yüksek bir tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca ilk derece mahkemesinin müvekkili hakkında olayda birden fazla müterafik kusur söz konusu olmasına rağmen tek bir müterafik kusur indirimi yaptığını, işbu durumun oldukça haksız olduğunu, müvekkili hakkında %40 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken %20 müterafik kusur indirimi yapılması kaldırılmayı gerektirdiğini, yine dosya kapsamında aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda pasif dönem zararı hesaplandığını, müteveffanın pasif döneminde davacıya destekliğinin bulunmayacağının kabulü halinde zararın 43.621,26 TL olduğunu, pasif dönemde destekliğinin bulunacağının kabulü durumunda ise hesaplanan zararın 166.674,10 TL olacağı şeklinde belirleme yapıldığını, fakat yerel mahkemenin gerekçesiz bir şekilde davacıya müteveffanın pasif dönemde de destekliğinin bulunacağı kabul ederek hüküm kurduğunu, bu durumu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müteveffanın pasif döneminde davacıya destekliğinin bulunmayacağının kabul edilmesi gerektiğini, çünkü bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müteveffanın emekliliği ile beraber destekliğinin sona ereceğini, bu nedenle en azından destekliliğin hesaplanması noktasında yaşam süresi gözetilerek yapılan hesaplanmanın değerlendirlmemesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından aksinin esas alınması oldukça hakkaniyete aykırı olduğunu, sonuç olarak takdir edilen tazminat miktarında pasif dönemde de destekliğinin bulunacağının esas alınması, %40 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken tek kusur indirimi yapılması ve tazminat belirlenirken karşı tarafa zengileşme aracı teşkil etmemesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca tazminat miktarı takdir edilirken önemli bir kıstasın da tarafların ekonomik durumu olduğunu, tazminat tutarının belirlenmesinde bir tarafın zenginleşmemesi gerekirken diğer tarafın da fakirleşmemesi gerektiğini, müvekkilinin ekonomik gücünün yetersiz olduğunu, kendisi ve ailesini geçindirmeye ancak yettiğini, fakat tazminat belirlenirken bu hususların göz ardı edildiğini, yargılama aşamasında sundukları müvekkiline ait  vergi borçları ve ...tan çekilen kredi borçlarının tazminatın belirlenmesinde hiç dikkate alınmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle işleten/sürücü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği  ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Destekten yoksun kalma tazminatı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/1-3 maddelerinde düzenlenmiş olup, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Burada amaçlanan, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik  durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>Davacının miras bırakanı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile  davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalan, diğer davalının sürücü olduğu ... plakalı  aracın 08/07/2022 tarihinde çarpışması neticesinde, davacının desteği ...'in vefat ettiği, hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, meyana gelen trafik kazasında şerit ihlali yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun sabit olmasına, cezaevinde bulunan davacıya müteveffanın desteğinin ispatlanmasına, davacının şartla tahliye tarihine kadar murisin pasif döneminde de destekten yoksun kalma tazminatı hesaplayan ve hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda hata bulunmamasına, tek bir müterafik kusur indirimi yapılmasında yanlışlık bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 9.108,41 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.278,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.830,41 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....\t\t<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"846918cb9b413169","SID":"d282ac2cb48fa893"}}