{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1928 <br>KARAR NO: 2025/975<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2022<br>NUMARASI: 2018/1134 Esas - 2022/329 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... Caddesi'ni takiben Resul Osman Dağı Piknik Alanı istikametinden gelip 112 Komuta Merkez, istikametine seyri sırasında No:84 önüne geldiğinde motosikletinin sağ ön kısımlarıyla park halinde bulunan ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını,  davalı ...'na 29/06/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, yapılan başvuruya istinaden bir kısım ödeme yapıldığını, fakat yapılan ödeme müvekkilin gerçek zararını karşılamadığını belirterek  fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.04.2016 tarihinde karayolları trafik kanunu'nda değişiklik yapılmış ve müvekkil kuruma dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılması şartı getirilmiş olduğunu, davacının dava tarihinden önce başvuru yapmış olup müvekkili kurum tarafından ödeme yapılmış ve müvekkili kurumun davacı tarafından ibra edilmiş olduğunu, bu sebeple ek tazminat başvurusunun müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından, davanın usulden reddini, 02.11.2018 tarihli 65.466,00 TL tazminat ödemesi kapsamında davacı tarafından imzalanan ibraname ile Kurumun sorumluluğu ortadan kalkmış olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 106.151,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davacı tarafından dava tarihinden önce ek tazminat için müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından, tazminat talebi için başvuru şartı yerine getirilmeden ikame edilen bu davanın usulden reddi gerektiğini, davanın ikame edilmesine sebebiyet vermeyen müvekkil kurum aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili kurum tarafından davacı tarafa %10 maluliyet ve %100 kusura göre ödeme yapıldığını, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapıldığında bakiye alacak bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminatı hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, kaza tarihi dikkate alınarak yürürlükteki PMF yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının araçta ekonomik bir karşılığı olmaksızın yolcu olarak bulunduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, yapılan ödeme ile müvekkil kurumun sorumluluğunun sona erdiğini, faiz hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacının ödeme yapılmasını sağlamak için davalıya  başvuru yaptığı ve davalının 02/11/2018 tarihinde kısmi ödeme yaptığı; ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile davanın açıldığı görülmektedir. Mahkemece davalının yetersiz olan kısmi ödemeyi yaptığı 02/11/2018 tarihinde tüm zarar için mütemerrit olduğu dikkate alınarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Eksik ödeme talebi için yeniden başvuru yapılması gerekmediğinden KTK'nın 97. maddesinde ki başvuru koşulunun yerine getirilmediğine, temerrüte düşülmediğine  ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının koruyucu ekipman  takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde  görülmemiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde  davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde  hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi  yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.\tYargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K. sayılı kararları). 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile  öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı takdirde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta davalı ... tarafından davacıya dava tarihinden önce 02/11/2018 tarihinde 65.466,00 TL tazminat ödemesi yapılmış ve 26/10/2018 tarihli ibraname düzenlenmiştir. Davacı tarafından ödeme tarihinden sonra 27/11/2018 tarihinde eldeki dava KTK'nın 111. maddedeki 2 yıllık süresi içerisinde açılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı  bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesi için bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemelerinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.  Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davanın, KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre de açıldığı  anlaşıldığından Mahkemece; usuli kazanılmış haklarda gözetilerek ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; ödeme yetersiz ise davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle karar vermek olmalıdır. Kabule göre de davanın kabul ve red oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b173319e593d1e74","SID":"7b2e9459e341bc20"}}