{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t:..<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t:...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Satış Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın da inşaatlara beton tedarik ettiğini, tarafların 03/11/2021 tarihinde bir sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmeye göre davalı tarafın (metre küpü 370 TL den) 486 m3 C-25  hazır betonu en geç 28/01/2022 tarihine kadar teslim etmesi gerektiğini, bunun karşılığında davalı tarafa nakit ve çek olmak üzere toplam 183.500,00 TL ödendiğini, 05/11/2021 tarihinde 40.000 TL banka  banka havalesi, 20/01/2022 tarihinde 3.500 TL banka havalesi, 25/01/2022 tarihinde 35.000 TL çek, 25/02/2022 tarihinde 35.000 TL çek, 25/03/2022 tarihinde 35.000 TL çek, 25/04/2022 tarihinde 35.000 TL çek olarak ödendiğini, davalı tarafın 03/11/2021 tarihinde betonun m3 nü 370.00 TL den  C-25  beton fiyatından ödemesini tam olarak almasına rağmen teslim tarihinde beton fiyatlarına zam geldiği gerekçesiyle teslim etme borcunda olduğu betonu teslim etmediğini, davalı tarafın 486 m3 beton için toplam 183.500 TL ödeme aldığını ancak 112.510 TL lik beton teslim ettiğini, davalının teslim borcunu tam olarak yerine getirmediğinden müvekkilinin davalıdan 70.990,00 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ödemesini peşin almasına rağmen piyasada beton fiyatlarına zam gelmesi nedeniyle  beton teslim borcunu tam olarak yerine getirmediğini, davacı şirketin de inşaatının yarım kalmaması için bu 144 m3 betonu başka bir firmadan tedarik etmek zorunda kaldığını, 03/11/2021 tarihinde metreküpü 370 TL ye aldığı fiyatı ocak  ayının sonuna doğru ortalama m3 birim fiyatını 600 TL den aldığını, yani metreküp başına 230 TL, toplamda ise 33.120 TL fazladan para ödemek durumunda kaldığını, davalı tarafın edimini tam olarak yerine getirseydi müvekkili firma fazladan yaptığı bu ödemeyi yapmamış olacağını, burada meydana gelen toplam 33.120 TL lik fiyat farkı ve  zararın davalı tarafın edimini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, Türk Ticaret Kanununa göre tacirlerden basiretli davranmaları bekleneceğini, davalının 03/11/2021 tarihi itibarıyla 486 m3 beton anlaşmasını yaptığını ve müvekkilinden ödemelerini teslim aldığını, en geç 28/01/2022 tarihine kadar teslim etmesi gerekirken '' beton fiyatları çok zamlandı '' diyerek müvekkiline anlaştıkları miktar olan 486 m3 ten az beton vermesinin, hem dürüstlük kuralına hem de ticari etiğe aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinden toplamda 183.500 ödeme aldığını ancak 112.510 TL lik beton geldiğini,   tarafların sözleşme tarihi olan 03/11/2021 tarihi itibarıyla 70.990,00 TL lik beton gönderilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı tarafın mal kaçırmasını önlemek, ileride davacının alacağını tahsil etmede sıkıntı yaşamaması için davalı hakkında dava değeri kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı tarafça gönderilmeyen beton için ödenen bedel olan 70.990,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle taraflarına ödenmesine, gönderilmeyen 144 m3 beton nedeniyle başka firmadan 28/01/2022 tarihindeki fiyattan beton almak zorunda olduğu ve fiyat farkı olarak fazladan ödediği 33.120,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa 28/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle taraflarına ödenmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bahse konu bir sözleşme bulunmadığını, kaldı ki davacıya gerek sevk irsaliye faturaları gerekse faturalarda toplam da 545 m3  beton gurubu teslim edildiğinden davacı şirketten alacaklı olduğunu, ayrıca fiyat artışlarından dolayı davacı ödemesi lazım gelen borcunun da bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, somut delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatlarının bulunmadığını, öncelikle bahsi geçen sözleşmeye ve tüm içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, dosyaya belgelerin asıllarının sunulmasını talep ettiklerini, karşı tarafın dosyaya dava dilekçesi ile birlikte sözleşme olduğunu öne sürdüğü yazılı bir belge fotokopisi sunduğunu, belge aslı sunulduğunda beyanda bulunma haklarının saklı olduğunu, davacının öne sürdüğü sözleşme incelendiğinde sözleşmede ne müvekkili ...'in imzası ne de davacı taraf .... yetkilisinin imzasının bulunmadığının görüldüğünü, sözleşmede tek bir imza bulunduğunu, onun da ...'e ait olmadığını, davacı tacirin bu hususu bildiğini, hazırlanan yazı yani metin imza edilmediği sürece sözleşme kurulmayacağını ve imza etmeyen kişi için bağlayıcı olmayacağını, sonuç olarak davacının iddia ettiği sözleşmede borç altına girenlerin el yazısıyla atılmış imzaları bulunmadığından dolayı sözleşme kurulmadığını, davacının, kurulmayan bir sözleşmeye dayanarak alacak talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve taleplerinin reddi gerektiğini, sözleşmede kabul beyanı da yani davacının imzasının  bulunmadığını, davacı şirkete 02/08/2021 tarihinden itibaren toplam 454,5 metre küp C-25 hazır beton, 24,5 metre küp C-20 hazır beton, 44 metre küp C-16 hazır beton, 22 metre küp hazır kaba sıva ve 4 sefer nakliye yapıldığını buna karşılık toplam 245.484,20 TL fatura kesildiğini, bunların teslim edildiğini, davacı ... Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye nolu  çektiği ihtarnamede ...nolu faturada 116 m3 betonun hiç teslim alınmadığı iddia etmiş ise de,  bahse konu  beton davacıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve teslim makbuzları ile ispatlandığını, aynı şekilde ... nolu faturada davacı iade gerekçesi 68 m3 C-25/30 C-16/20 22 M3 betonu da almadığı  gerekçesi ile iade etmiş ise de, iş bu fatura açıklamasında \"çek ödeme tarihleri, 25/01/2022, 25/02/2022, 15/04/2022 tarihleri olduğundan ödeme günü gelmediğinden 2022 yılı için çimento, elektrik ve akaryakıtı gelen zamlardan dolayı vade ve fiyat farkı uygulandığının  belirtildiğini, basiretli tacir gibi hareket etmeyen davacının sadece teslim almadığına dayandığını, ödenen ve ödemeyi bekleyen çekler dahil toplam 245.500,00 TL olduğunu, kesilen fatura toplamı 245.484,20 TL olduğundan davacının alacağı 15,80 TL olduğu, en son ödenecek çek ödendiği gün müvekkilinin hesabına geçtiğinde 15,80 TL davacının alacağının iade edileceğini, toplam 140.000,00 TL lik çeklerin ödeme gününden önce gelen zamlardan dolayı 116 metre küp C-25 hazır beton 2022 fiyatından yazıldığını, 68 metre küp  C-25 ve 22 metre küp C-16 hazır betona fiyat farkı ve vade farkı uygulanmak zorunda kalındığını, gelen fiyat artışlarını öngörebilmenin imkansız olduğunu, inşaata ilişkin bazı kalemlerde bu süreçte %150 üzerinde fiyat artışları yaşandığını, ayrıca telim tarihinden bahsettiğini, bunu neye göre söylediğinin  anlaşılamadığını, fiyat artışlarının hiçbirisinin müvekkilinden kaynaklanmadığını, müvekkilinden bağımsız, tamamen dış etkiler sonucunda meydana gelen, öngörülmesi ve karşı koyulması mümkün olmayan sebepler olduğunu, yani bu fiyat artışları  sebeplerin müvekkili işletme faaliyetlerinin dışında gerçekleştiğini, öngörülemez ve karşı konulamaz artışlardan dolayısıyla müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, zorlayıcı fiyat artışı, gerçek üretici maliyet enflasyonu resmi rakamlara göre bile %100 ün üzerine çıktığını, davacının talep ettiği fiyatlar üzerinden mal tesliminin imkansız olduğunu, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde 144 m3 beton almadığını ve başka firmadan temin ettiğini beyan etmiş ise de, bugüne kadar davacıya teslim edilen 545 m3 beton+  dört sefer nakliye ücreti  ile  teslim edildiğini, sonuçta  davacıdan daha alacaklı iken huzurdaki davayı açmasının kötüniyetli olduğunu, davacının borcunu ödememek için huzurda ki davayı açtığını, davacıya 543 m3 beton teslim edildiğini, (+4 nakliye ücreti alacaklarının bulunduğunu) davacının ise 486 m3 betondan bahsettiğini, davacının peşin ödeme yapmayarak ileri tarihli çekler kullandığını, bedeli tahsil edilenler hatta çok sonra ödenenler için dahi tüm imkanlar seferber edilerek fahiş zarar etmelerine rağmen betonların teslim edildiğini, ancak alacaklarını tahsil edemediklerini, sözleşme kurulduğu zamanda mevcut şartlarda sonradan ortaya çıkan şartların artık birbirine uymadığını, diğer bir deyişle hal ve şartların sonradan önemli ölçüde değişmesi halinde edimler arasındaki denge ilişkisi ve uyumun da çöktüğünü, bu durumda borçlunun edimini yerine getirmesi dürüstlük kuralına göre beklenemiyorsa, borçlunun mağdur olmasının söz konusu olduğunu,  TBK 138 kapsamında sözleşmenin koşullarının değişmesi halinde taraflara tanınan hakkın nasıl kullanılacağının açıkça belirtilmediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 138’inci maddesinde anılan kanunî şartları haiz aşırı ifa güçlüğü halinde, sözleşme içi dengenin korunması amacıyla güç durumda kalan taraf lehine mahkemeye başvurmak suretiyle sözleşmenin uyarlanmasının talep edilebileceğini,  Covid-19 salgının yarattığı olumsuz etkiler ve hemen ardından gelen ülkenin içinde bulunduğu çok yüksek enflasyon oranları, maliyetlerin katlanılamaz miktarda artışı sebepleriyle müvekkili tarafından  116 metre küp C-25 hazır beton 2021 fiyatından yazıldığını, 68 metre küp  C-25 ve 22 metre küp C-16 hazır betona fiyat farkı ve vade farkı uygulanmak zorunda kalındığını, mahkemece sözleşmeye göre karar verilecek ise tarafların hukuki durumunun yeni şartlara göre uyarlanmasına talep ettiklerini, yani teslim edilen ve bedli ödenmeyen betonun güncel fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davacının betonu farklı bir firmadan tedarik etmek zorunda kaldığını 33.120,00 TL fazla para ödemek durumunda kaldığını beyan ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını, ancak bunun bir zarar olmadığını, bunun müvekkilini ilgilendiren bir durum da olmadığını, davacının başka bir firmadan beton almasıyla taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinin bir ilgisinin bulunmadığını, aralarında illiyet bağı bulunmadığını, yapı denetim firmasından inşaata ilişkin ne kadar beton döküldüğünün sorulmasını talep ettiklerini, ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak davalının kaçtığı veya kaçma şüphesi bulunduğuna dair ise herhangi bir delil ibraz edilmediğinden İİK nun 257 ve 258. Maddesine hükümlerine koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, davacı şirketin alacaklı değil borçlu olduğunu, ihtiyati haciz kararının dayanağı geçersiz bir sözleşme olduğu bu yüzden yaklaşık ispat dahi yapılmadan  yargılama sonucunu erkene çeker şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin de mümkün olmadığından, ihtiyati haciz kararının müvekkilinin tüm ticari hayatını olumsuz etkileyeceğinden ayrıca  müvekkilimizin sadece kamyonlarının bir tanesinin bile bedeli 2 milyon iken tüm taşınmaz, vasıta, banka hesaplarına   ihtiyati haciz konulması hukuken  kabul edilemez olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğu, davalının aşırı ifa güçlüğü savunmasının sözleşme bedelini aynı gün elde etmesi ve imza tarihi ile ifa için öngörülen tarih arasındaki sürenin öngörülebilir oluşu hususları göz önüne alınarak yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre davalının 165 m3 eksik beton teslim ettiği hususu sabit olup davacının davalıya ödediği ancak karşılığı teslim edilmeyen beton miktarının sözleşmede belirlenen birim fiyata göre (165 m3 x 370-TL) 61.050,00-TL olduğu, dava dışı firmadan temin edilen beton nedeniyle fiyat farkı ödemesine yönelik talebine ilişkin her ne kadar bilirkişi heyeti ek raporunda hazır beton alımı için fazladan 67.120,72-TL ödendiği belirtilmiş ise de, raporun sonuç kısmında maddi hesaplama hatası tespit edildiğini, söz konusu maddi hatanın basit matematiksel hesaba dayandığı göz önüne alınarak dava dışı firmaya ödenen 101.700,00-TL'den sözleşmeye göre teslim edilmeyen 165 m3 betonun karşılığı bedel olan 61.050,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 40.650,00-TL'nin davacının  dava dışı firmadan temin edilen beton nedeniyle ödediği fiyat farkı olduğu gerekçesiyle, davacının davalı tarafça teslim edilmeyen beton bedeline yönelik talebinin kısmen kabulü ile; 61.050,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının dava dışı firmadan temin edilen beton nedeniyle fiyat farkı ödemesine yönelik talebinin taleple bağlı kalınarak 33.120,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, öncelikle bahsi geçen sözleşmeye ve tüm içeriğine itiraz ettiklerini, dosyaya belgelerin asıllarının sunulmasını talep ettiklerini, davacının öne sürdüğü sözleşme incelendiğinde sözleşmede ne müvekkili ...'in imzası ne de davacı tarafın .... yetkilisinin imzasının bulunmadığının görüldüğünü, sözleşmede tek bir imza bulunduğunu, onun da ... ait olmadığını, davacının tacir olduğunu bu hususu bildiğini, bahsi geçen sözleşmeye ve tüm içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, çünkü sözleşmenin her iki firma arasında firma sahipleri veya firmaların yetki verdiği kişiler tarafından anlaşılan fiyatlar üzerinden sözleşme yapıldığını, öncelikle şirketlerin sözleşmenin kim tarafından imzalandığına yetki belgesinin olup olmadığına bakmak zorunda olduğunu, işyerinde çalışan herkesin yetkili olmadığını, davacı firmanın Limited Şirketi olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, bundan dolayı yetki belgelerini görmek zorunda olup yetkili kişi ile karşılıklı olarak sözleşme imzalamak zorunda olduğunu, bilirkişinin bu hususlara değinmediğini ve araştırmadığını, sözleşme diye kabul edilen evrak incelendiği zaman başlangıç tarihi ve bitiş tarihinin bulunmadığını, sözleşmenin yetkililer tarafından çift taraflı imza ile sözleşme olacağını, tarihi belli olmayan ve yetkili taraflar arasında imza altına alınmayan sözleşmenin geçerli olmadığını, yine davacının 40.000 TL lik banka dekontuna 550 metre küp beton avansı diye gönderdiğini, banka dekontunda birim fiyatının belirtilmediğini, hangi beton parasının avansını gönderdiğinin anlaşılmadığını,  486 metre küp beton ile alakası olmadığını, bu konunun dahi araştırılmadığını, 486 metre küp hazır betonun günün belli olmadığını, ancak bilirkişi raporunda davacının yazdığı dava dilekçesinde belirttiği tarihin baz alındığını ve başlangıcı 03/11/2021 tarih ve bitiş tarihinde 28/01/2022 tarihi olarak belirtildiğini, oysaki davacının hazır beton alırken çeşitli yerlerden almaya başladığını ve devam ettiğini, bu nedenle fiyatların gittiği yere göre hesaplandığını ve o günkü fiyat üzerinde hesaplama yapılarak fatura düzenlendiğini, davacının 03/11/2021 tarihinde değil 02/08/2021 tarihinde beton dökmeye başladığını, toplam aldığı betonun 545 metre küp olduğunu, oysaki firmanın betonunu 02/08/2021 tarihinde almaya başladığını, davacı şirkete 02/08/2021 tarihinden itibaren toplam 454,5 metre küp C-25 hazır beton, 24,5 metre küp C-20 hazır beton, 44 metre küp C-16 hazır beton, 22 metre küp hazır kaba sıva ve 4 sefer nakliye yapıldığını buna karşılık toplam 245.484,20 TL fatura kesildiğini, bunların teslim edildiğini, tarafınca başlangıç veya bitiş taahhütnamesi veya başkaca verdiği herhangi bir evrak ve imzalanmış sözleşmede bulunmadığını, tüm bu konuların dahi araştırılmadığını, imzanın kime ait olduğu ve yetkisi var mı diye araştırılmadığını, davacı şirkete 02/08/2021 tarihinden itibaren toplam 454,5 metre küp C-25 hazır beton, 24,5 metre küp C-20 hazır beton, 44 metre küp C-16 hazır beton, 22 metre küp hazır kaba sıva ve 4 sefer nakliye yapıldığını buna karşılık toplam 245.484,20 TL fatura kesildiğini ve teslim edildiğini, davacının ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu çektiği ihtarnamede ... nolu faturada 116 m3 betonun hiç teslim alınmadığını iddia etmiş ise de, bahse konu betonun davacıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi ve teslim makbuzları ile ispatlandığını, aynı şekilde ... nolu fatura da davacı iade gerekçesi 68 m3 C-25/30 C-16/20 22 M3 betonu da almadığı gerekçesi ile iade etmiş ise de, iş bu fatura açıklamasında çek ödeme tarihleri 25/01/2022,25/02/2022, 15/04/2022 tarihleri olduğundan ödeme günü gelmediğinden 2022 yılı için çimento, elektrik ve akaryakıtı gelen zamlardan dolayı vade ve fiyat farkı uygulandığının belirtildiğini,  dava konusu beton fiyatlarının fark tarihindeki, dava tarihindeki m3 fiyatının ne kadar olduğunun ... Ticaret ve Sanayi Odasından sorulabileceğini, davacının peşin ödeme yapmayarak ileri tarihli çekler kullandığını, bedeli tahsil edilenler hatta çok sonra ödenenler için dahi tüm imkanlar seferber edilerek fahiş zarar etmelerine rağmen betonların teslim edildiğini, davacı tarafın yasal süresinden sonra dosyaya sunmuş olduğu delillere muvafakatlerinin bulunmadığını, 06/05/2022 tarihli basit yargılama usulüne göre ön inceleme duruşma davet tutanağının davacı tarafa 11/05/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının delillerini sunabileceği son günün 25/05/2022 tarihi olduğunu, davacının bu tarihten sonra sunduğu delillere muvafakatlerinin bulunmadığını, ek raporda ''Davacı vekilinin Sayın Mahkemenize hitaben düzenlemiş olduğu 02.01.2024 tarihli dilekçe ekinde, davacı ...’nin beton alımı yaptığı ...’nin C/H dökümü, fatura ve ödeme dekontları incelenmiştir. C/H ‘ba konu faturalardan Davacı ...’nin ...’nden gerçekleştirdiği beton alımlarına ilişkin tablo aşağıdaki gibidir'' denildiğini, bu hususa itiraz ettiklerini, yasal süresinden sonra sunulan delillere itiraz ettiklerini, davalının  defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, teslim ettiği irsaliye mallarının faturalarını kestiğini ve usulüne uygun olarak ticari defter kayıtlarına düzenli olarak işlediğini, davalının davacı tarafından aldığı tüm nakit ve çekleri ticari defter kayıtlarına işlediğini, davacının ticari defter kayıtlarında olmayan nakitler ve faturaların müvekkiliminin ticari defter kayıtlarında görüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, hazır beton satış sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/1-2. maddesi uyarınca temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir. <br>Kanun'un aşırı ifa güçlüğü başlıklı 138/1. maddesinde \"Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sabit olmasına, edimlerini süresinde yerine getirmeyen davalının TBK'nın 125. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde ihtarname ile temerrüde düşürülmesine, sözleşme ve ödeme tarihi ile teslim tarihi nazara alındığında tacir olan borçlu açısından öngörülemeyen bir durumundan söz edilemeyeceğinden; TBK'nın 138/1. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlülüğü hükümlerinin uygulamayacağına, alacaklının borçlunun temerrüdü nedeniyle TBK'nın 125/2. maddesi uyarınca müspet zararını talep edebileceğine göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 6.432,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.608,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.824,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...<br><br>....<br> <br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d71778f5f91fc492","SID":"cb3d98fc2b4999d0"}}