{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1537 <br>KARAR NO: 2025/1668<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2025<br>NUMARASI: 2025/217 D.iş - 2025/220 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2025 <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen dava dilekçesinde;borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste, 17.01.2025 tarihinde yapılan kontrolde, \"dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtsız sayaçtan direkt bağlı kaçak enerji kullanıldığı\" nın tespit edildiğini, işbu tüketim zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olduğundan borçlu adına ... nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini,  borçlunun ... nolu mükerrer tutanağı mevcut olup kaçak kullanımın alışkanlık halinde olduğunu, ... nolu tutanağa istinaden borçlu adına ... numaralı ,7525 kWh enerji tüketimi karşılığı 102.585,43 TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, Söz konusu fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalı şirket ve yetkilibi olan diğer borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, İşbu borcun muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, dava değerinden ve borçlu tara- fın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere borç- lunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi veya takibin kesinleşmesinin beklenilmesi halinde müvekkilinin \"kamu alacağı\" niteliğinde olan alacağının tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla;İİK m. 257 gereğince , esas hakkındaki dava ve takip kesinleşinceye kadar, borçluların malvarlığı üzerine teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının infazı için  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 25.04.2025 tarihinde: \"Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 114.403,27-TL alacağı karşılayacak şekilde %15'ine tekabül eden 17.160,49-TL teminat karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek kadar miktarda İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde (Tahsilde tekerrür olmamak üzere) İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA\" karar verilmiş, borçluların ihtiyati haciz kararına itirazları 26.05.2025 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu:  25.06.2025 tarihli ek karar borçlular vekili tarafından istinaf edilmiştir. Borçlular vekili istinaf dilekçesinde:  somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükünün davacı üze- rinde olduğunu, ...'ın alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına   dayandığını, Dayanak kaçak tespit tutanağının ...'ın görevlileri tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayılmadığını, Müvekkili adına kayıtlı aboneliğe tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedelinin  hukuka aykırı olduğunu, dava konusu  adresin  davalı gerçek kişi ile ilgisinin bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımının olmadığını, sayaca müdahale etmedikleri vs kaçak kullanımın olmadığını, Yaklaşık ispatın sağlanmadığını, diğer ihtiyati haciz koşullarının da oluşmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacı  ...  kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının  tahsili talebiyle  borçlular aleyhine icra takibine girişmiş, alacağını teminen değişik yoluyla ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece her iki borçlu yönünden ihtiyati haciz  talebinin kabulüne, % 15 oranında teminat alınmasına karar verilmiş borçluların itirazı ek karar ile reddedilmişir.Borçlular ek karar aleyhine istinafa gelmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada  uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı  noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: \tRehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;<br> Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,  Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal  bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Davacının istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı  ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elek- trik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı,  kaçak elektrik enerjisi tüketi- minin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün  kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden  şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden  her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden,  alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere,  haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından,  koşulların bulunması halinde \"ölçülülük ilkesi\" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Dosya kapsamından; 1-... çalışanlarınca, davalı şirketin faaliyet gösterdiği \" ... Mh. ... Cad. No: ... Dükkan - Beşiktaş\" adresindeki ticarethanede 17/01/2025 tarihinde  kontrol sonucu \"\"dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtsız sayaçtan direkt bağlı kaçak enerji kullanıldığı\" nın tespit edildiği, iş bu tespite istinaden davalı şirket adına  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesi gereğince ... nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği,( tespit anında borçlu veya temsilcisinin imzasının bulunmadığı, hazır olup olmadıklarına dair açıklamaya yer verilmediği ) abone engeli nedeniyle elektriğin kesilmediğinin belirtildiği, 2-Bilahare iş bu tutanağa dayalı olarak,borçlu hakkında daha önce düzenlenen ... nolu  tutanak  mükerrere esas alınarak, borçlu  şirket adına 7525 kWh enerji tüketimi karşılığı ... numaralı, 102.585,43 TL bedelli 10.02.2025 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk edildiği, 3-Söz konusu fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalı şirket ve yetkilisi   aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine giri- şilerek, 102.585,43 TL kaçak tüketim bedeli + 9.848,20 TL gecikmiş gün faizi + 1.949,64 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 114.403,27 Tl alacağın tahsilinin talep edildiği,<br>4. Borçlular vekilinin İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği dilekçe ile \"Müvekkilinin alacaklı olduğu iddia eden tarafa borcu veya borç taahhüdünün bulunmadığı,  borca, ödeme emrine, dayanak evrak içeriğine , imzaya , haksız ve fahiş oranda  talep edilen faize  itiraz ettikleri\" yönünde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği  anlaşılmaktadır.4. Borçlu şirketin ticaret sicili kaydı dosya kapsamında bulunmamaktadır.Neticede,takibe konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği tartışmasız ise de, ibraz olunan   kayıtlara göre davalı şirket yönünden asıl alacak itibariyle \"yaklaşık ispat\"ın sağlandığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu ,ancak davalı gerçek kişinin borçtan sorumluluğunun yargılama gerektirdiği   değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmekle ,borçluların istinaf başvurusunun kabulüne,  26.05.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince , yeniden aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Borçluların istinaf başvurusunun kabulüne, 26.05.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, yeniden;1- Borçlu şirkete yönelik ihtiyati haciz talebinin kabulüne,  ... numaralı ,7525 kWh enerji tüketimi karşılığı 102.585,43 TL bedelli kaçak elektrik tüketim  faturası  ile  sınırlı olmak üzere, borçlu şirketin  102.585,43  TL tuta- rındaki  (asıl) alacağı karşılamaya elverişli menkul ve gayrimenkul malları,3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz  tesisine,102.585,43 Tl alacak üzerinden takdir olunan % 15 oranındaki ( 15.387,81 TL) teminatın ilk derece mahkemesince 05.05.2025 tarihinde MSR2025 seri  31340  sıra nolu makbuz ile tahsil edilen 17.160, 49 TL teminattan mahsubuna,2- Gerçek kişi borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK  362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/06/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bae2a83b2e58cf4","SID":"11697277608a019f"}}