{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/634 - 2025/832<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/634 <br>KARAR NO\t: 2025/832<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/393 Esas - 2024/124 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 17/11/2021 tarihinde ...'nin içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetinin kaybı sonrasında meydana gelen trafik kazasında davacının desteği ...'nin vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ...'nin davacının annesi olup, davacının da konuşma ve işitme engelli olduğunu, annesinin ömür boyu bakımına muhtaç olduğunu, davalı sigortaya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, 17/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'nin vefat etmiş olması sebebiyle ... için şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, sunmuş olduğu 18/12/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile talep sonucunu 430.000,00 TL'ye çıkarmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigortaya ve arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının engelinin sadece ağır ve boynunu zorlayacak işlerde çalışmasına engel olduğunu, davacının müteveffanın bakımına muhtaç olmadığını, ATK'dan kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müteveffanın dava dışı desteklerinin olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, ölüm ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı hususunda ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, müterafik kusur olgusunun da değerlendirilmesi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının soruşturulması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faizin de yasal faiz olması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece öncelikle davacının yaşı itibariyle murisin desteğine muhtaç olup olmadığının araştırılması gerektiği, iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının engelliğine ilişkin sağlık sorunlarına dair tıbbi belgeleri ile sağlık raporları dosyaya kazandırıldıktan sonra davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'na sevki sağlanarak, davacının engellilik oranı ve sebebi, davacının engeli nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olup olmadığı konusunda rapor tanzimi istenmiş olup, düzenlenen 07/07/2023 havale tarihli raporda özetle;<br>\t \"...1) 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; <br>\ta) Bilateral total işitme kaybı için engel oranının %52 olduğu,<br>\tb) Konuşma bozukluğu için engel oranının %34 olduğu, <br>\tc) Balthazard formülü uygulanarak hesaplandığında %68 (%52 ve %34) olduğu,<br>\td) Kişinin toplam vücut engel oranının %68 (yüzde altmış sekiz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, <br>\t2) Kamu kurum ve kuruluşları diğer kurum ve kişilerle olan etkileşimlerinde ve günlük hayatında sosyal işleri için iletişim kurarken bir başkasının desteğine ihtiyaç duyduğu, günde 1 saat bakıcı ihtiyacı olduğu...\" yönünde kanaat bildirildiği, davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak adli trafik uzmanı bilirkişinin 05/09/2023 tarihli raporunda özetle; \"...tutanağı düzenleyen Jandarma Trafik TİM Komutanlığı görevlilerince kazaya karışarak takla atan davalı ... Sigorta poliçesiyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı bulunan ... plakalı ... marka araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ...’nin kaza sırasında koruyucu emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ve yine takla atan bu araç içinden araç dışına bu yolcunun da fırladığına ilişkin de her hangi bir tespitin de olmaması nedeniyle takdiri mahkemeye ait olmak üzere eks olan bu yolcuya kendisinin cismani zararıyla alakalı olarak koruyucu emniyet kemerine ilişkin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine istinaden müterafik kusur izafesi yapılamayarak kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi tamamen kusursuz olduğu, ... dava dışı sürücü ...; olay tarihinde davalı ... Sigorta poliçesiyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı ... plakalı ... marka özel aracıyla seyri sırasında seyrine açık olan yolun sathi kaplı ve kendisini uyarıcı sağa  virajlı, eğimli ve gevşek malzemeli yola ilişkin trafik işaret levhasının olmasına bağlı seyrine devamı sırasında aracının mevcut seyir hızını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c-d, 52/1-a-b, Yönetmeliğin 101/a-b maddelerine riayetle azaltarak düşük seyir hızıyla seyrine devam etmesi gerekirken seyir hızının yüksek oluşuna bağlı ilk önce yolun sağına ve soluna savrularak daha sonra seyir yönüne göre yolun solundan toprak zeminde takla atarak duruşa geçmesiyle meydana gelen dava dışı kendisinin dava konusu aracında bulunan yolcusu davacının annesi olan eşi ...’nin ilk etapta yaralanmasına ve daha sonra eks olmasına sebebiyet verdiği tek taraflı dava dışı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi tamamen asli kusurlu  olduğu...\" görüşünün bildirildiği, tazminat hesabı yönünden aktüer hesap uzmanı bilirkişinin 05/09/2023 tarihli raporunda özetle; \"......'nin vefatı nedeniyle oğlu ...'nin talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 758.100,18-TL olduğu, ... kaza tarihi itibariyle ZMMS limitinin 430.000,00-TL olması nedeniyle davacı zararının poliçe teminat limitini aştığı...\" yönünde görüş bildirildiği  gerekçesiyle; \"Davanın kabulü ile; 430.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 01/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu tazminatların hesaplamasında kullanılan aylık-yıllık gelir, asgari ücret, yaşam tabloları, bakiye ömür, hesap yöntemi, kusur, maluliyet vb. gibi hesaplamaya esas sair verilerde meydana gelmiş/gelecek artış ve lehe değişiklikler ile mevzuatta/içtihatta meydana gelmiş/gelecek lehe değişiklikler yönünden tüm haklarını saklı tuttuklarını, mahkemece verilen kararın gerekçesinde; \"430.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının KTK'nın 99.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru tarihine göre 01.02.2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..\" şeklinde belirtilerek davanın kabulüne karar verildiğini ve destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin temerrüt tarihi yani faiz başlangıcını 01.02.2023 tarihi olarak belirlendiğini, ancak dava dilekçesinde açıkça belirtildiği  üzere ve dosya kapsamında bulunan belgelerde de yer aldığı üzere, davacı  ...'nin uğramış olduğu maddi zararının tazmini için gerekli bilgi ve belgeler ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğunu ve Sigorta Şirketine başvuru şartı yerine getirildiğini, başvuru dilekçe ve eklerinin 21.03.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edildiğini, Sigorta Şirketine başvurunun tebliğ tarihi 21.03.2022 olup, davalı Sigorta Şirketinin başvurunun tebliğinden 8 iş günü sonra temerrüde düştüğünü, mahkeme tarafından ise, temerrüt tarihinin tebliğ tarihinden yaklaşık 1 yıl sonrasına isabet eden 01.02.2023 tarihi olarak tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde, davacı ..., 1986 doğumlu olup, Yargıtay kararları gereğince destek yaşını çoktan aştığından ve 07.07.2023 tarihli Hacettepe Üniversitesi maluliyet raporu incelendiğinde, sürekli bakıma muhtaç olmadığı açık bir şekilde tespit edildiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının işitme engelli olup günlük işlerini kendisinin yapabildiğini, raporda 1,8 Teknik Faiz uygulanmamasının hatalı olduğunu, müteveffanın, kaza sırasında emniyet kemeri kullanmadığı tespit edilmiş olup bu durumun zararın artmasına sebep olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tBakıma muhtaç özel bir durum olmadıkça destek şahsın çocukları için 22 yaş desteklik süresi sonudur.<br>\tBununla birlikte, çocukların bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına, fiziksel/zihinsel engelleri bulunup bulunmamasına göre farklı süreler kabul edilmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/1484 Esas,  2020/4327\tKarar sayılı ilamı).<br>\tSomut olayda, hükme esas alınan maluliyet raporunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece dosyada mübrez engelli sağlık kurulu raporu, Hacettepe Üniversitesi'nden alınan rapor da gönderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu'ndan davacının çalışıp çalışamayacağı, çalışabilirse hangi tür işlerde çalışabileceği, bakıma muhtaç olup olmadığı konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 20/02/2024 tarihli, 2022/393 Esas - 2024/124 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 7. Genel İcra Dairesinin 2024/24881 Esas sayılı dosyasına yatırılan 710.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ddcf5ec082e0bcc","SID":"cc603385c83b80a6"}}