{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/576 - 2025/785<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/576 <br>KARAR NO\t: 2025/785<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/384 Esas - 2024/64 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın poliçe vadesi içerisinde ve 10.01.2022 tarihinde tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek, davalı şirketin poliçe limitleri dahilinde 50.0000 TL tazminatın ve 1.180,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacıya ait araç sürücüsünün kazanın asli ve tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlenmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; uyuşmazlık kapsamında daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğunu, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının %50 kusurlu olduğunun belirlendiğini, mahkemece alınan kusur raporu ile Sigorta Tahkim Komisyonu yargılaması kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, mahkemece anılan çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; \t<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca 10.01.2022 tarihinde olay mahallini terk eden sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyri sırasında arka geriden gelen sürücü ...’nun idaresindeki aracın ön kısımlarıyla bu araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali görüldüğü, sürücü ...’nun kazaya etken kural ihlali görülmediğinin belirlendiği, kaza tespit tutanağının beyan usulü ile tutulduğu, mahkemece bilirkişiden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'in maliki olduğu araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun asli kusurlardan 84/g diğer kusurlardan 46/b-c ve Yönetmeliğin 94. maddesi kurallarını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %100 oranında tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...’nun kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile sunulan 26/03/2022 tarihli 2022.E.105830 Esas sayılı Sigorta Tahkim Kurulu Uyuşmazlık başvurusu neticesi anılan dosyada tanzim edilen 02.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ve davacıya ait araç sürücüsünün %50'şer oranda kusurlu olduğunun belirlendiği, anılan dosya muhteviyatı ve akıbetinin mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.<br>\t6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde; (1086 sayılı HUMK 237. md ) \"(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>\tBu hükme göre kesin hükmün söz konusu olabilmesi için daha önce açılarak hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olan davanın tarafları, dava sebebi ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucunun aynı olduğu ikinci bir dava açılması gerekir.<br>\tDosya kapsamından davacı tarafça dava öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılmış olduğu anlaşılmakla mahkemece öncelikle anılan dosyanın dosya kapsamına kazandırılması, kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi ve anılan dosyada verilen kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil edecek mahiyette olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, akabinde anılan dosyanın kesin hüküm teşkil ettiğinin tespiti halinde eldeki davanın reddi gerekeceği, kesin hüküm teşkil etmediğinin belirlenmesi halinde ise mahkemece anılan dosyada alınan kusur raporu ile mahkemece alınan kusur raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve kusur durumunun netlikle belirlenmesi, gerektiğinde hesaba ilişkin de ek rapor alınması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesiyle sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 31/01/2024 tarihli, 2023/384 Esas - 2024/64 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa2d98510ea83456","SID":"e49720beb7548b01"}}