{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/527 - 2025/830<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/527 <br>KARAR NO\t: 2025/830<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/17 Esas - 2023/450 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 10/02/2018 tarihinde, davalının sigortalısı olan araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin meydana gelen tek taraflı kazada sakat kaldığını, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı Şirket tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun kısmen kabul edildiğini, bakiye kısmın ödenmesine ilişkin talebinin haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26/01/2021 tarihli maluliyete ilişkin raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının %12,1 oranında kalıcı maluliyetinin  olduğu, tedavi süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 1 aylık sürede başkasının bakımına muhtaç olacağının bildirildiği, 10/11/2021 tarihli raporda ise, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği uyarınca davacının %4 oranında kalıcı maluliyetinin olduğu, tedavi süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 1 aylık sürede başkasının bakımına muhtaç olacağının bildirildiği,  kaza tarihi itibari ile geçerli Yönetmelik dikkate alınarak 10/11/2021 tarihli rapora itibar edildiği (Yargıtay 4. HD 2021/4651 esas 2021/8345 karar), Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 21/04/2021 tarihli kusur raporunda davalı sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, aktüer bilirkişinin 28/01/2021 tarihli raporunda, dava tarihinden önce yapılan ödeme ile 10/11/2021 tarihli maluliyet raporu dikkate alındığında davacının talep edebileceği tazminat alacağı bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişiden davacı itirazları ile terditli hesaplama yapması yönünde alınan 22/04/2022 tarihli ek raporda, 10/11/2021 tarihli maluliyet raporu dikkate alındığı takdirde davacının alacağının bulunmadığı, 26/01/2021 tarihli rapor dikkate alındığında davacının 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 129.164.54 TL daimi iş göremezlik, 2.029,50 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin bildirildiği,  davacı itirazı ile asgari ücret değişikliği üzerine alınan 31/10/2022 tarihli ek raporda, davacının 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 171.611,31 TL daimi iş göremezlik, 2.029,50 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğini bildirdiği, davacı itirazı ile asgari ücret değişikliği üzerine alınan 07/03/2023 tarihli ek raporda, davacının 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 273.715,61 TL daimi iş göremezlik, 2.029,50 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğini bildirdiği, yukarıda açıklandığı üzere 10/11/2021 tarihli rapora itibar edildiğinden bu rapora istinaden düzenlenen kök rapora itibar edildiği, davalının Sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve dosyada mevcut rapordan anlaşıldığı üzere maluliyet zararının oluştuğu, davacının başvurusu üzerine davalıya 25.051,00 TL ödeme yapıldığı, davacı vekili her ne kadar yapılan ödemenin davacının oğlundan tahsiline ilişkin icra takibi başlatılması nedeni ile ödemenin geri alındığını iddia etmiş ise de, davalı Sigortanın rücuen ödemeye ilişkin kusurlu yan aleyhine başlattığı icra dosyasında davacının taraf sıfatı bulunmadığı gibi davacının oğlundan bu kapsamda talepte bulunulmasının ödemenin davacıdan geri alınması anlamına gelmeyeceği gözetilerek bu iddiaya itibar etmek mümkün olmadığından, hükme esas alınan maluliyet raporu uyarınca aktüer bilirkişi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibari ile davacının zararını karşıladığı ve davacının başkaca alacağı kalmadığından ibranamenin geçerli olduğu değerlendirilerek, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil kazanın meydana geldiği 10 Şubat 2018 tarihinde henüz 47 yaşında olup o tarihten itibaren birden fazla operasyonlara maruz kaldığını, bu trafik kazası sonrası Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından müvekkile verilen Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre %12,1 oranında maluliyeti bulunduğunu, ihtarname sonucu davalı sigorta şirketi ile yapılan yazışmalar sonucunda 25.051,00 TL ödeme yapılmış olup, bu ödemenin davacı müvekkilin iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerini karşılayamayacak ölçüde düşük bir meblağ olduğundan dava açmak gerektiğini, toplanan tüm delillere ve aktüerya bilirkişi raporlarına ilişkin itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, asgari ücret kamu düzenine ilişkin olup hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiğini, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan ödeme, müvekkil ...'un oğlu ve davaya konu olan kazaya karışan aracın sahibi ...'e karşı Bakırköy 17. İcra Dairesi 2019/12948 E. numarası ile başlatılan icra takibi ile davalı şirket tarafından geri alındığını, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda eksik ve hatalı verilerine göre hesaplama yapıldığını fakat ödenen bedele ödeme tarihinden rapor tanzim tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle ödenen bedelin güncellemesinin yapılmadığını, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapılıp, karara esas alınması gerektiğini, müvekkil ... henüz 65 yaşını doldurmamış olup aktif olarak çalışabilmesi gereken yaş aralığında olduğunu, davaya konu kaza sebebi ile müvekkilin bünyesinde gerçekleşen özürlülük oranından ziyade çalışma gücünün ön planda olduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre haksız fiillerden kaynaklanan beden gücü kayıplarında zorunlu unsurlar arasında yer alan ''yaş ve meslek'' değerlendirilmesi yapılmadığını, müvekkil ...'un yaşı ve iş gücü kaybı göz önüne alındığında söz konusu Yönetmeliğin uygulanmasının müvekkil aleyhine hak kaybına yol açtığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br> \tSürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. <br>\tGerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay  içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarih ve 2024/3323 Esas - 2024/5474 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı). Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, 2022/(17)4-655 E, 2024/133 K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, 2022/4-299 E, 2024/132 K sayılı kararı da bu yöndedir.).<br>\tDosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, Yerleşik Yargıtay uygulamalarında davadan önce yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmekte, davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesinin gerekmesine,  bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödemenin yeterli bulunması (ibranamenin varlığı halinde hesaplanan tazminat ile yapılan ödeme arasında aşırı ölçüsüzlük olmaması) halinde davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu, bakiye tazminat alacağı olduğu anlaşılırsa, bu kez rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, hesaplanan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye tazminatın bulunmasının gerekmesine, dosyada ödeme tarihi itibarıyla ödemenin yeterli bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3aaa99c2c60aab4","SID":"e34864376bf010b0"}}