{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/414 Esas - 2025/489<br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ <br>\tT.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\tANKARA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>\t7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/414 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/489 <br><br>HAKİM\t: ....<br>KATİP\t: ....<br><br>DAVACI \t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALILAR \t: 1- ....<br>\t  2- ....<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/06/2025<br>KARAR Y.TARİHİ \t: 18.06.2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, <br>İDDİA \t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, 20.09.2024 tarihinde davalılardan ... İnşaata ait davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araçların yapmış olduğu trafik kazasında davacıya ait araç hasar gördüğünü,  kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararının davalıların sorumlu olduğunu belirterek şimdilik; 1.000,00.-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek bankaların mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>SAVUNMA \t            :\t<br>Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır. <br>YARGILAMA VE GEREKÇE :<br>Dava, 20.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu araç mahrumiyet zararının davalılardan tazmini istemine ilişkindir. <br>  07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.<br>Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusunun,  meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu araç mahrumiyet zararının davalılardan tazminine yönelik açılan ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Davanın,  02.06.2025 tarihinde açıldığı, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, ve dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun, yerleşik yargı kararları da dikkate alınarak tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar  verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>Anlatılan nedenlerle,<br>HÜKÜM\t                  : <br>\t1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, <br>\t2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40.-TL harcın karar harcı sayılmasına, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....  Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025<br><br>Katip ....<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim....<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8c803fe83e5fce2","SID":"af1580209be69125"}}