{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/663 <br>KARAR NO: 2025/892<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2025<br>NUMARASI: 2025/297 E. - 2025/370 K.<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında daha önce Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/162 d.iş sayılı dosyasındaki marka kullanımına dair uyuşmazlıkta arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlandığını, arabuluculuk tutanağına göre, davalının ... markalı ayakkabı kutularının 15.01.2024 tarihine kadar piyasadan toplatılacağını taahhüt ettiğini, 15 adetten fazla kutu tespit edilmesi halinde müvekkilin 3.000.000,00TL cezai şart ödeyeceğini kararlaştırıldığını, 15 adetten az veya bağımsız ürün tespit edilmesi halinde ise davalının davacıya yazılı bildirimde bulunması ve davacının ürünlerinin toplatmasının öngörüldüğünü, arabuluculuk tutanağının 1,2 ve 3. Maddelerinin çeliştiğini, davalı tarafın kendi yükümlülüğünü yerine getirmekte MK 2. Maddesine aykırı olarak kötüniyetli davrandığını, davalının yazılı bildirim yükümlülüğüne uymadan ve somut delil sunmadan, arabuluculuk tutanağının icra edilebilirlik şerhi için 04.03.2025 tarihinde dava açıldığını, arabuluculuk tutanağının icra takibine konu edilmemesi ve mevcut icra takibi varsa durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, arabuluculuk tutanağının ve cezai şartın iptalini talep ve dava etmiştir. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/297 E.  2025/370 K. sayılı kararı:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın marka kullanımına ilişkin ihtilaf nedeniyle düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının ve cezai şartın iptali talebine ilişkin olduğu gerekçesiyle; \"Mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa göre, taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilecekleri, şerh içeren anlaşmanın ilam niteliğinde belge sayılacağı, ancak bu hükmün uygulanabilir olmadığını, icra edilebilirlik şerhinin verilmesinde görevli mercinin, mahkemenin kanaati aksine asliye ticaret mahkemeleri olup dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkeme olduğu, sözleşmesinin taraf şirketler arasındaki ilişkiden kaynaklandığı ve alacağın kaynağının ticari iş olduğu bu hali ile davanın TTK’nın 4. maddesi uyarınca ticari dava olduğu, uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararının kaldırılarak davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili  istinaf dilekçesine cevap vermemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın \"dava şartı olan arabuluculuk tutanağının\" iptaline ilişkin olduğu, davacının arabuluculuk tutanağının 1,2 ve 3. Maddelerinin çeliştiğini, davalı tarafın tutanağa göre kendi bildirim yükümlülüğünü yerine getirmekte MK 2. Maddesine aykırı olarak kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle, arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 maddesinde; tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılması halinde anlaşılan hususlarda dava açılamayacağı düzenlenmiştir. Kanunda tutanağın iptal istemi yönünden ayrı bir düzenleme bulunmamakla birlikte,  anlaşma tutanağının, sonuç olarak taraflar arasında gerçekleşen bir sözleşme niteliğinde bulunduğu gözetilerek TBK'da düzenlenen genel hükümler ve anlaşılan hususlara ilişkin varsa özel düzenlemelerdeki sebeplere dayanılarak iptalinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. İptal talebinin asıl uyuşmazlığa ilişkin davada ileri sürülebileceği gibi ayrı bir iptal davası ile de ileri sürülebileceği, ilk durumda HMK 163. Madde gereğince mahkemece ön sorun olarak ele alınacağı, ayrı bir dava açılmışsa HMK 165. Madde gereğince bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nunda iptal talebi ile ilgili usul ve esasa ilişkin düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, genel hükümlerin uygulanacağı, ayrı bir iptal davası açılması halinde de mahkemenin görevinin anlaşma tutanağının içeriği ve ileri sürülen iptal sebeplerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davaya konu 01/11/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının, dava şartı arabuluculuk tutanağı olduğu, tutanakta uyuşmazlığın haksız rekabetten kaynaklandığının yazılı olduğu, başvurucu  ... A.Ş.'nin Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/162 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdığı, tespiti yapılan marka kullanımlarını içerir ayakkabı kutularının karşı taraf  ... Ltd. Şti. Tarafından kullanılmayacağı konusunda taahhütte bulunulması amacıyla arabulucuya başvurulduğu ve bir maddesi başvurucu vekilinin vekalet ücreti olmak üzere dört maddelik anlaşma tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. 1, 2 ve 3 numaralı anlaşma maddelerinin incelenmesinde, marka kullanımını içerir ayakkabı kutularının 15/01/2024 tarihine kadar piyasadan toplatılacağı, tespite konu şekil ve ibarenin kutularda kullanılmayacağı, bu tarihten sonra piyasada 15 adetten fazla kutu tespit edilmesi halinde 3.000.000,00 TL cezai şart ödeyeceği konusunda davalı tarafça taahhütte bulunulduğu, kutulardan bir yerde 15 adetten az tespiti halinde başvurucu davacıya bildirim yükümlülüğü, bildirim üzerine davalıya derhal toplatılması yükümlülüğü yüklediği, 3. Madde de;  Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/162 D.İş sayılı dosyasında doğrudan tespit yapılmamışsa da, Türkiye dahilinde herhangi bir yerde tespite konu marka kullanımını içerir ürünlerin bulunması halinde de ... yazılı olarak ...'a yazılı bilgi vereceği, bilgi verilmesi halinde ...'ın bildirilen ürünlerin toplatılması için azami özen göstereceğinin düzenlendiği görülmüştür. Dava dilekçesinin incelenmesinde;  arabuluculuk tutanağının 1,2 ve 3. Maddelerinin çeliştiğini, davalı tarafın tutanağa göre kendi bildirim yükümlülüğünü yerine getirmekte MK 2. Maddesine aykırı olarak kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle, arabuluculuk tutanağının iptalini talep ettiği anlaşılmakla, tutanak içeriği ve taraflar arasındaki uyuşmazlık dikkate alındığında, davanın 6769 Sayılı SMK'da düzenlenen marka hakkından kaynaklandığı gözetilerek, görevli mahkemenin SMK 156/1 maddesi gereğince ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarih ve 2025/297 E. 2025/370 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"941e7f3d7cacdb00","SID":"41034df920ad583f"}}