{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\t          T.C.<br>\t          ANKARA<br>\t5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                                           GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/239 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/328<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ....<br>VEKİLİ\t: Av. ... -....<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ....<br>\t  Av. ... ....<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ \t:  03/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2012 yılından beri davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğünü ve ortak olduğunu, ... 20.09.2023 ve 15 sayılı kararıyla davacı müvekkilinin aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, .... Esas Sayılı dosyasında ilgili kararın iptali talebiyle dava açıldığını, ancak dava devam etmekteyken  davacının, yönetim kuruluna istifa dilekçesi sunduğunu ve yönetim kurulu tarafından müvekkilin istifasının onaylandığını, bunun üzerine davacının .... Mahkemesi nezdindeki davasından, davanın konusuz kalması nedeniyle feragat ettiğini, ayrıca davacının, kooperatiften olan alacakları için .... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, kooperatif üyeliğinden istifa etmesi nedeniyle 04/12/2023 tarihinde feragat nedeniyle dosyanın kapatılması talebinde bulunduğunu, bütün bunların ardından müvekkilinin istifasının 03/03/2024 tarihli Genel Kurul toplantısında gündeme alındığını ancak 6 sayılı madde ile müvekkilinin istifasının oybirliği ile reddedildiğini, bu durumun usul ve yasa ile hakkaniyete aykırı olduğunu, zira müvekkilinin istifasını onaylayan yönetim kurulu üyelerinin kötü niyetli olarak genel kurulda alınan kararda olumsuz oy kullandıklarını, davacının istifasını yönetim kurulunda onaylayıp genel kurulda reddetmenin, dolayısıyla iki ayrı kurulda iki farklı şekilde oy kullanmanın hiçbir gerekçesi olmamakla birlikte bu durumun bir kötü niyetin neticesi olduğunun da bariz olduğunu, davacıyı açtığı davadan ve alacaklı olarak başlattığı takipten feragat etmesi için yanıltmak amacıyla yönetim kurulunda davacının istifasının onaylandığını, davacı başlattığı takipten ve açtığı davadan feragat ettikten sonra ise genel kurulda oybirliği ile ret kararı verildiğini, buna karşın istifa bildiriminin herhangi bir onaya tabi olmadığını, davacının kooperatif genel kurul toplantısına çağrı usulüne uygun olmadığından toplantıya katılamadığını, bu sebeple yasal süresi içerisinde kooperatif genel kurulunun ve bu kurulda alınan hukuka ve yasaya aykırı kararların iptali için huzurdaki davayı açmak gerektiğini belirterek 03/03/2024 tarihli genel kurul kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava devam ederken davacının .... Esas sayılı davasından 04.12.2023 tarihinde feragat ettiğini ve buna rağmen ayrıca 15.12.2023 tarihinde .... istifa ettiğine dair dilekçeyi, 20.12.2023 tarihinde ise üyelikten istifa ettiğine dair dilekçeyi ...'na yazılı olarak sunduğunu, bu hususun bilgi amacıyla Kooperatifin 03.03.2024 tarihli olağan Genel Kurul'una sunulduğunu ve oybirliği ile reddedildiğini, davacı ayrıca Genel Kurul'a yapılan çağrının süresinde olmadığı gerekçesiyle usulsüz olduğunu iddia ettiğini, ancak 03.03.2024 tarihli Genel Kurul toplantı tutanağında da görüldüğü üzere; Genel Kurul toplantısı ile gündemi içerir çağrı mektuplarının 31.01.2024 tarihinde 124 tane ortağa ... şubesinden taahhütlü mektupla, 102 ortağa ise 30.01.2024 tarihinde imza karşılığı elden teslim edildiğini, toplantıya çağrının taahhütlü mektupla yapılabildiği gibi yazılı olarak imza karşılığında yapılmasının da mümkün olduğunu, bu sebeple süresinde ve usulüne uygun olarak yapılan çağrıya karşı davacının itirazlarının yerinde olmadığını, davacının ayrıca Yönetim Kurulu ibrasının usulüne uygun olmadığı yönünde iddiada bulunduğunu, Genel Kurul Toplantısında 2023 yılı Yönetim Kurulu faaliyet raporu ... tarafından okunduğunu, müzakereye açıldığı, söz alanın olmadığını, 2023 yılı Denetim faaliyet raporlarının ... tarafından okunup müzakereye açıldığını, söz alanın olmadığının toplantı tutanağında mevcut olduğunu, bunun üzerine yapılan oylamada oybirliği ile Yönetimin ibrasının gerçekleştiğini, yapılan ibra usulüne uygun olup, bu husustaki itirazların da reddi gerektiğini, yine ... üyelerinin seçimi usulüne uygun yapılarak oybirliği ile seçildiklerini, vekaletnamelerde ıslak imza bulunmayan kişiler kenara ayrılmış ve dahil edilmediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, alınan kararların oybirliğiyle alınması sebebiyle, şayet iddia edildiği üzere geçersiz oylama olsa dahi sonucu etkileyecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Dava, 03/03/2024 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 03.04.2024 tarihli ara kararı ile \"Uyap sisteminden adli yardım talepli olarak açılan işbu dava dosyasının incelenmesinde adli yardım talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafa 427,60 TL peşin/maktu harç ile 427,60 TL başvuru harcı toplamı olan ‭‭855,20 TL harç bedelini yatırması için Harçlar Kanunu 16, 30 ve 32. maddelerine göre tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine\" karar verilmiş, verilen kesin süre içerisinde 17.04.2025 tarihinde eksik harç ikmal edilmiştir.<br>Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir.<br>Mahkememizin 19.09.2024 tarihli celsesinde; TTK 449 maddesi gereği davalı kooperatif temsilcileri dinlenilmiş, temsilci ...: \"Davacının ... başkanı olduğu sürede aidat borçlarını ödememesi üyeler arasında huzursuzluğa sebep olmuş ve üyeler yönetim kurulu başkanı sıfatına haiz davcının borcunun ödenmesinin sağlanmasını aksi halde cezai sürecin başlatılacağını bize tekraren bildirmişti, bunun üzerine davacının aidat borçlarını ödememesi nedeniyle kooperatiften ihracına karar verildi, bu karar kesinleşti. Bu kez davacı yönetim kurulu üyeliğinden ve başkanlığından istifa etti, bu istifa yönetim kurulunda onaylanmış ise de genel kurula sunulduğunda kooperatif  üyeleri önerge sunarak kooperatifin tasfiye olmaması nedeniyle davacının yönetim kurulu başkanı olarak sorumluluğunun kooperatif tasfiye olana kadar devam etmesini istediler. Üyelerin bu talebi ve görüşü uyarınca davacının yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığından istifası talebi genel kurulda bu nedenle reddedildi\" şeklinde, temsilci ...: \"Davacının ... başkanı olduğu sürede aidat borçlarını ödememesi üyeler arasında huzursuzluğa sebep olmuş ve üyeler yönetim kurulu başkanı sıfatına haiz davcının borcunun ödenmesinin sağlanmasını aksi halde cezai sürecin başlatılacağını bize tekraren bildirmişti, bunun üzerine davacının aidat borçlarını ödememesi nedeniyle kooperatiften ihracına karar verildi, bu karar kesinleşti. Bu kez davacı yönetim kurulu üyeliğinden ve başkanlığından istifa etti, bu istifa yönetim kurulunda onaylanmış ise de genel kurula sunulduğunda kooperatif  üyeleri önerge sunarak kooperatifin tasfiye olmaması nedeniyle davacının yönetim kurulu başkanı olarak sorumluluğunun kooperatif tasfiye olana kadar devam etmesini istediler. Üyelerin bu talebi ve görüşü uyarınca davacının yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığından istifası talebi genel kurulda bu nedenle reddedildi\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Mahkememizin 16.01.2025 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararı  ile \"dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden ve davalı kooperatifin deftelreri incelenmek suretiyle rapor aldırılmak üzere kooperatif alanında uzmanlığı bulunan bilirkişiye tevdiine, bilirkişinin emek ve mesaisi karşılığı raporun kapsamı dikkate alınarak 5.000 TL bilirkişi ücreti takdirine, iş bu bilirkişi ücretinin Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 324 maddesi gereği delil avansı olarak mahkeme veznesine depo edilmesi için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde delil avansı mahiyetindeki bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtarına (ihtar yapıldı)\" karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından delil avansının yatırılmadığı, davacı vekili mahkememizin 08.05.2025 tarihli celsesinde, müvekkilinin maddi durumu sıkıntıda olduğu için bilirkişi delil avansını yatıramadıklarını, taraflarına yeniden süre verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesi uyarınca taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Delil avansı dava şartı olmadığından yatırılmaması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilemez. Bununla birlikte eldeki davada bilirkişi ücreti niteliğindeki delil avansı kesin süre içerisinde yatırılmadığından, dava davalı tarafça takip edilerek delil avansı bu tarafça da karşılanmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi mümkün olmamıştır. Bilirkişi incelemesi yapılmaksızın; kooperatif defterlerinin incelenmesinin, davacının üyelik durumunun tespitinin, tüm üyelere genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılıp yapılmadığının, kooperatif yöneticilerinin seçiminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının, kooperatif yönetiminin ibrası şartlarının oluşup oluşmadığının ortaya konulmasının davanın mahiyeti itibariyle  mümkün olmadığı, davacının iddialarını bu haliyle mevcut dosya kapsamı itibariyle ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine (benzer yönde .... sayılı ilamı, ....sayılı ilamı)  karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından,  427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,  <br>Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2025<br><br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br>  e-imza<br>Üye ...<br>  e-imza<br>Katip ...<br>  e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86999cd5c762052c","SID":"e043a899402dec89"}}