{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/753 - 2025/1197<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/753 <br>KARAR NO\t: 2025/1197<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/493Esas 2022/165Karar<br>DAVACI-TEMLİK ALAN\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVACI TEMLİK EDEN\t: ...<br>\t<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>\t   <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin<br>\t\t  Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 11/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/06/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2022 tarihli 2020/493 Esas ve 2022/165 Karar sayılı kararı aleyhine davacı (temlik alan) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında ticari kart sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme gereğince davalıya kredili mevduat kullandırıldığını, borçlunun sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlu aleyhine Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15045 esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 25/01/2022 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin mahkememiz dosyasında alacağının tamamını ...'ne devir ettiğini, işlemlerin ... adına devam etmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın haksız kazanç yoluna gittiğini, müvekkilinin banka ile irtibata geçtiğini, neden bu kadar fahiş bir fark çıkarıldığının sorulduğunu, kendisine herhangi bir ihtarnamenin neden çekilmediğinin sorulduğunu, ancak davacı bankanın müvekkilini dinlemediğini ve haksız kazanç yoluna gittiğini, müvekkilinin davacı bankaya bu kadar yüklü bir borcunun bulunmadığını, davacı bankanın haksız kazanç yoluna gitmesi ile müvekkilinin ticari hayatını felç ettiklerini, iflasa sürüklediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı banka ile asıl borçlu davalı İlker ...  arasında ticari kart sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşme gereğince davacı tarafça davalıya kredili mevduat kullandırıldığı, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın 11.11.2019 tarihinde kat edilerek davalıya ihtarname gönderildiği, ptt aracılığıyla iadeli taahütlü gönderilen ihtarnamenin sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı, davalının adresinde bulunamamasından dolayı 19.11.2019 tarihinde PTT barknotunun davalının kapısına yapıştırıldığı 06.12.2019 tarihinde ihtarnamenin iade edildiğinin dosyada mevcut tebliğ belgelerinden anlaşıldığı, dosyada bulunan hesap kat ihtarnamesinin incelenmesinde; alacaklı banka tarafından davalı borçluya gönderilen ihtarnamede hesabın 11.11.2019 tarihinde kat edildiği ve borcun ödenmesi için 1 günlük süre verildiği, ptt aracılığıyla iadeli taahütlü gönderilen ihtarnamenin davalının sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı, davalının adresinde bulunamamasından dolayı 19.11.2019 tarihinde ptt barknotunun davalının kapısına yapıştırıldığı 06.12.2019 tarihinde ihtarnamenin iade edildiğinin dosyada mevcut tebliğ belgelerinden anlaşıldığı,  davalının sözleşmedeki adresine ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edildiği, buna göre ihtarnamenin davalının kapısına yapıştırıldığı tarih olan 19.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği ihtarnamede borcun ödenmesi için 1 günlük süre verildiği buna göre davalının  21.11.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, hesap kat ihtaratında verilen 1 günlük sürenin sonlanması beklenmeden alacaklı banka tarafından davalı aleyhine 19/11/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmış olup, davacı bankanın alacağının hesabın kat edilmesi ile muaccel olmuş ise de davacı alacaklı bu ihtarname ile muaccel alacağın ödenmesi için davalıya ihtarnamenin tebliğini takip eden 1 günlük atıfet tanıdığı,  bu durumda atıfet süresi içinde muaccelliyetin ertelenmiş sayılacağı, (Yargıtay 19.HD'sinin 2018/995-5544 EK sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'sinin 2019/384-1635 EK sayılı kararı) bu itibarla takip tarihi itibariyle muaccel bir alacak olmadığı ve itirazın iptali şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer Adana BAM 9.Hukuk Dairesi 2019/584 E. 2021/804 K. Sayılı ilamı )\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>TEMLİK ALAN DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından gerçek bir alacak olduğunun tespit edildiğini, uyuşmazlık temlik eden banka ile davalı arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine ilişkin olduğunu, kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine ilişkin olduğunu, İcra takibi Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün  2019/15045 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmış davalı borçlu itiraz etmiş ve takip durmuş, sonrasında alacak ...'ye temlik edildiğini, mahkemece bilirkişi tarafından davacının alacağının gerçek ve sabit olduğunu belirtilmiş olmasına rağmen icra takibinin temerrüt tarihi öncesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini oysa ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/05/2017 tarihli 2017/815 Esas 2017//100 karar sayılı kararında borcun kat edilmiş olmasının icra takibine başlanması için yeterli olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini dtehiriicra kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adres ile ticaret sicil/mernis kayıtlarındaki adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın kararlaştırtmış olması karşısında, ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda borcunun tamamın asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil yönünden muacceliyet kesbedeceğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı da aranmaz (Yargıtay 11.HD'nin 07.06.2023 Tarih ve 2022/91 Esas-2023/3569 Karar sayılı ilamı). Banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte kefile bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelirse de, banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki bir gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiş, diğer bir söyleyişle muacceliyeti atıfet süresinin sonuna kadar ertelemiştir (Yargıtay 19.HD'nin 03.04.2019 Tarih ve 2019/4707 Esas-2019/2247 Karar sayılı ilamı). Bu durumda, verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine de geçilemez (Yargıtay 11.HD'nin 02.11.2022 Tarih ve 2021/3428 Esas -2022/7729 Karar sayılı ilamı ).<br>Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, temlik eden davacı tarafından kredi borcu kat edilerek davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinde borcun ödenmesi için 1 gün süre verildiği, davalının kredi sözleşmesindeki adresine gönderilen ihtarnamenin 19.12.2019 tarihinde bilatebliğ iade edildiği, ancak ihtarnamenin gönderildiği adresin davalının sözleşmede bildirilen adresi olması sebebiyle hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş sayılması gerekmekle birlikte temlik eden banka tarafından ihtarnamede davalıya verilen 1 günlük atıfet süresinin geçmesi beklenmeden 19.12.2019 tarihinde davaya konu icra takibinin başlatıldığı, atıfet süresi alacağın muacceliyetinin ertelenmiş sayılması gerektiği dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacı tarafın muaccel bir alacağı olmadığı ve itirazın iptali şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, temlik alan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, temlik alan davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince temlik alan davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Temlik Alan Davacı Gelecek Varlık harçtan muaf olduğundan BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle temlik alan davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. Maddesince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz Kanun yolu açık olmak üzere  11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a95a87a59b0f509b","SID":"e9ad2a2e038fdef2"}}