{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1745 Esas<br>KARAR NO:2025/827<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/02/2021<br>NUMARASI:2015/896 Esas, 2021/63 Karar<br>DAVA:TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... şirketinin, müvekkili şirketin Çorlu'da bulunan mağazasında alarm sistemi kurduğunu, ancak mağazada 07.01.2015 tarihinde yaşanan hırsızlık olayında, alarm sisteminin devreye girmediğini ve davalının müvekkilini ve/veya emniyeti aramadığını, delil tespiti raporunda belirtildiği üzere alarm sistemi kurulurken kör nokta bırakılması nedeniyle hırsızların optik göz tarafından fark edilmediğini, eksik kurulan alarm sisteminin çalışmamasından kaynaklı zararın davalı ... şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin mağazada bulunan cep telefonlarını 195.000,00 TL bedel ile sigortalattığını, ancak davalı ... Sigorta'nın gerekçesiz olarak olayın teminat dahilinde olmadığını beyan ederek zararı tazmin etmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın 08.01.2015 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline  karar verilmesini   talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini 390.919,41 TL'ye yükselterek bu miktarın 185.530,35 TL'lik kısmının 08.01.2015 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kalan 205.389,06 TL'nin 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Hizmetleri AŞ vekili cevabında; davadan önce maddi zararını 461.284,90 TL olarak açıklayan davacının belirsiz ya da kısmi alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu miktar üzerinden harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davacının hırsızlığa konu işyerinin ve çalındığı iddia olunan telefonların kendisine ait olduğuna gösteren belgeler sunmadığını, ceza dosyasında da mağdurun davacı şirket değil, ... olarak gösterildiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, itiraza uğrayan delil tespiti raporunun hükme esas alınamayacağını, hırsızlığın komşu dükkana girilmesi ve aradaki duvarın kırılarak yan dükkana girilmesi ile gerçekleştirildiğini, müvekkilinin tüm riskli bölgelere dedektör taktığını, riskli olarak görülmeyen kısımlara dedektör takılmadığını, abonenin de o bölgenin özel olarak korunması ve dedektör takılması yönünde talebi olmadığını, öngörülemeyen bir yöntem ile gerçekleştirilen hırsızlık nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hırsızlığın dükkanların konumunu ve alarm sisteminin nasıl kurulduğunu bilen şahıslarca gerçekleştirildiğini, bu nedenle olayda üçüncü kişinin ağır kusuru bulunduğunu, işyeri kolay kırılacak bir duvar ile çevrelenen, işyerini terk ettikten sonra ürünlerini korunaklı bir bölümde muhafaza etmeyen, ayrıca alarm sistemini arka duvarı da kapsayacak şekilde kurulmasını tercih etmeyen davacının olayda müterafik kusuru bulunduğunu, sözleşmenin 5.3 maddesi gereği alarm merkezinin sağladığı izleme hizmetine rağmen meydana gelen hırsızlık olayından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, talep edilen zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevabında; poliçede güveni kötüye kullanma sonucu meydana gelecek zararlar için teminat verilmediğini, olayın güveni kötüye kullanma olup olmadığının tespiti için ceza davasının beklenmesi gerektiğini, hırsızlık teminatının cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba ve kasaya kaldırılması halinde geçerli olduğunu, ancak sigortalı emtianın kilit altında olmaması nedeniyle hasarın teminat kapsamında olmadığını, davacının zarar miktarını ispatlaması gerektiğini, olay yeri incelemesinde fotoğraflanan telefonların ekspertiz incelemesinde kaldırıldığını, cep telefonu emtiası için 195.000,00 TL limitle teminat verildiğini, ancak sigortalının beyanına göre toplam işyeri stoğunun 410.871,41 TL olduğunu, eksik sigorta nedeniyle müvekkilinin sorumlu olabileceği azami miktarın 185.530,76 TL olduğunu,  olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, diğer davalının güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getirmediğini, olay sırasında alarm devreye girmesine rağmen susturulduğunu, bu nedenle zarardan davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;  hırsızlık sonucu oluşan zararın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğu, davalı ... şirketinin sözleşmesel sorumluluğu kapsamında edim borcunu kusursuz olarak ifa etmediği, toplam zararın 390.919,41 TL olarak tespit edildiği, hırsızlık olayında davacı ve davalı güvenlik şirketinin % 50'er oranında kusurlu olduğu, bu nedenle zararın ancak % 50'si olan 195.459,70 TL'sinin talep edilebileceği, davalı sigorta şirketinin teminat limiti 195.000,00 TL olup, eksik sigorta gereği  davalı sigorta şirketinden 185.530,35 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla 185.530,35 TL'nin 50.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan 135.530,35 TL'sinin ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte her iki davalıdan tahsiline, kalan 9.929,35 TL'sinin ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, fazlaya dair istemin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince  istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda demir doğrama kasa vazifesi gören deponun kilitli olmadığından bahisle müvekkiline kusur verildiğini, müvekkili şirketin emtiaları korumak için işyerinde demir doğrama kasa vazifesi gören depo inşa ettiğini, işyerinin dışına kepenk yaptırıp ayrıca davalı güvenlik şirketinden güvenlik sistemi aldığını, bu nedenle tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, faillerin işyerinde uzun bir süre durmasına ve kamera kayıt cihazını da sökmesine rağmen, davalı güvenlik şirketinin sisteminin çalışmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğu düşünülse dahi davalı güvenlik şirketinin müvekkili ile aynı oranda kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; davalıların sorumlulukları farklı sebeplere dayandığından dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, zararın öncelikle davalı sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin işyerine normal yollarla, kapıdan ve/veya pencereden gerçekleşebilecek izinsiz girişlere karşı önlem aldığını, ancak hırsızlığın komşu dükkandan duvar kırılarak işyerine girilmesi ile gerçekleşme nedeniyle alarm sisteminin çalışmadığını, hırsızların duvarı kırarak içeriye girmesi nedeniyle müvekkiline müdahale yapılması gereken sinyal ulaşmadığını,  kameraların ve alarm sisteminin kurulumunda ve koyulacakları yerin belirlenmesinden nihai kararın müşteriye ait olduğunu, müvekkilinin güvenlik sistemini eksiksiz ve çalışır vaziyette davacıya teslim ettiğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının işyeri içerisindeki kasa olarak kullandığı demir doğrama kapı ve kilidi üzerinde herhangi bir zorlama bulunmadığını, bu nedenle emtialarını kilitli kasada bulundurmayan davacının kusurunun müvekkilinin varsa kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırır nitelikte olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,Davalı ... AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; ek raporda çalınan emtinanın kilit altında muhafaza edilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle zararın teminat kapsamında olmadığını, kararın bu yönde bir gerekçe içermediğini, ıslahla artırılan miktarın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasının ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle davalı güvenlik şirketinden sözleşmeye aykırılık iddiasıyla zararın tazmini, davalı sigorta şirketinden ise sigorta tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece; hırsızlık sonucu uğranılan zararın 390.919,41 TL olduğu, davacı ve davalı güvenlik şirketinin olayda eşit kusurlu olması nedeniyle davacının zarar miktarının 195.459,70 TL'sini talep edilebileceği,  davalı sigortacının teminat limiti ve eksik sigorta gereği zararın 185.530,35 TL'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 185.530,35 TL'nin her iki davalıdan, kalan 9.929,35 TL'nin ise davalı güvenlik şirketinden tahsiline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.1-Davalı sigorta şirketinin istinaf incelemesinde;Davalı sigorta şirketi, somut olayda, cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba ve kasaya kaldırılması şartının sağlanmadığı gerekçesiyle zararın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur.Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen 31.12.2014 başlangıç, 31.12.2015 bitiş tarihli sigorta poliçesinin üçüncü sayfasında \"Hırsızlık teminatı, cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba veya kasaya kaldırılması halinde geçerlidir\" şartı bulunmaktadır. Dosyaya sunulan olay yeri inceleme raporunda, depo içerisinde kasa olarak kullanılan bölmenin demir doğrama kapısının açık olduğu, bu demir doğrama kapı ve kapı kilidi üzerinde herhangi bir zorlama bulunmadığı, bu kasa içerisindeki raflarda çeşitli markalarda cep telefonlarının olduğu ve raflarda kısım kısım boşlukların olduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan güvenlik uzmanı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti ek raporunda; davacının mağazasının içerisinde bulunan deponun kapısında herhangi bir zorlama olmadığı, kapının anahtar ile açılarak içeri girilmek suretiyle hırsızlığın meydana geldiği belirtilmiştir.Bu durumda işyerinde depo içerisinde kasa olarak kullanılan bölmenin demir doğrama kapısının, kapı ve kapı kilidi üzerinde herhangi bir zorlama olmadığının tespit edilmesi karşısında, davacı sigortalı cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba ve kasaya kaldırılması şartını yerine getirmemiştir. Bu nedenle poliçede kararlaştırılan özel şart gereği davaya konu rizikonun teminat dışı olduğu anlaşıldığından, mahkemece davalı sigortacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.2-Davalı güvenlik şirketinin istinaf incelemesinde;Mahkemece hırsızlık sonucu oluşan zararda davacı ve davalı güvenlik şirketinin eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davalının kusuru oranında alacağa hükmedilmiş, davacı ve davalı güvenlik şirketi hükmü istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesinde \"... alarm merkezi hizmetinden faydalanan müşterilerin elektronik  alarm sisteminden gelen mesajları 365 gün 24 saat süre ile izlenip, müdahale yapılması gereken mesajlar için Müşteri'nin ... alarm merkezi hizmet formunda belirttiği kişilere ve/veya ilgili merciilere haber verileceği\" belirtilmiş olup, bu madde gereğince, müşterinin (davacının) işyerine hırsız girmesi veya teşebbüs edilmesi halinde sistemin alarm merkezine haber vermesi ve haberi alan davalı şirketin ise durumdan müşteriyi haberdar etmesi gerekmektedir.Diğer taraftan benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin 2013/5119 Esas,  2014/2 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, davacının çalışma saati sonunda işyerini terkederken muhafaza tedbirlerini yeterince alıp almadığının müterafik kusur teşkil edip etmeyeceği, başka gerekli tedbirler alınmış olsaydı hırsızlık olayının önlenip önlenemeyeceği hususları üzerinde durulmalıdır.Somut olayda ilk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunda; hırsızlık olayı esnasında sinyallerin ... Alarm Merkezince alınmadığı, davalının \"... Alarm Merkezi'ne gelen sinyallarin 24 saat gözetilmesi, gerektiği takdirde ilgili mercilere, ayrıca müşteri ile müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesi...\" yükümlülüğünü ihlal ettiği, ayrıca işyerinin içerisinde bulunan deponun kapısında herhangi bir zorlama olmadığı, bu nedenle davacının çalınan emtiayı kilit altında tutmaması nedeniyle olayda müterafik kusuru bulunduğu, buna göre davacı ve davalı güvenlik şirketinin olayda % 50'er oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4 maddesi gereği müşterinin (davacının) işyerine hırsız girmesi veya teşebbüs edilmesi halinde sistemin alarm merkezine haber vermesi ve haberi alan davalı şirketin ise durumdan müşteriyi haberdar etmesi gerekmekle birlikte somut olayda, hırsızlık olayının failleri tarafından davacının işyerine ilk kez girilmek istendiği sırada davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediği anlaşılmaktadır.Bununla birlikte davalı güvenlik şirketi, kameraların ve alarm sisteminin kurulumunda ve koyulacakları yerin belirlenmesinden nihai kararın müşteriye ait olduğunu,  riskli olarak görülmeyen kısımlara dedektör takılmadığını savunmuşsa da, davalı güvenlik şirketi işin uzmanı olup, güvenlik açığı olması durumunda sisteme ek yapılmasını önermesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 5.5 maddesinde de, davalı güvenlik şirketinin, ilk keşifte veya daha sonra montajla ilgili mekanda güvenlik açığı tespit etmesi halinde, bu hususlara ilişkin fiyat değişimini de içerebilecek şekilde sisteme ek yapılmasını müşteriye tavsiye edeceğine değinilmiştir. Ancak somut olayda davalı güvenlik şirketi sisteme ek yapılması hususunda herhangi bir öneride bulunmamıştır. Bu nedenle davalı güvenlik şirketinin olayda sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan davacının cep telefonu satışı yaptığı ve ürünlerin değeri gözetildiğinde, davacı şirketin de işyerini terkederken muhafaza tedbirlerini yeterince almalıdır. Somut olayda, davacının işyeri içerisinde bulundurduğu deponun kapısında herhangi bir zorlama olmadığı, davacının değeri yüksek emtiasını kilit altında bulundurmayarak zararın doğumunda etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının da olayda müterafik kusurlu bulunduğu kabul edilmesi yerinde ise de, davacının % 50 oranında kusurlu kabul edilmesi yüksek olup, TBK'nın 52/1 maddesi gereği davacının olayda % 25 oranında müterafik kusuru bulunduğunun kabul edilmesi somut olaya uygun düşecektir.  Buna göre zarar miktarı yönünden istinaf nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak davacının % 25 oranında kusur oranına isabet eden kısmın zarar miktarından indirilmesi ile 293.189,55 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, eksik alacağa hükmedilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davalı ... Hizmetleri AŞ'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 2. madde de, davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun 1. madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davalı güvenlik şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile,  293.189,55 TL'nin, 50.000,00 TL'nin dava tarihinden,  243.189,55 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... Hizmetleri AŞ'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 2. maddede, davalı ... Sigorta şirketinin istinaf başvurusunun 1. maddede belirtilen nedenler ile KABULÜ İLE  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/896 Esas, 2021/63 Karar sayılı ve 03/02/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-Davalı ... Şirketi yönünden davanın REDDİNE, 4-a)Davalı ... Şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile  293.189,55 TL'nin, (50.000,00 TL'sinin dava tarihinden,  243.189,55 TL'sinin) ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı güvenlik şirketinden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 20.027,78 TL harçtan davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 6.675,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.351,85‬ TL harcın davalı ... Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan 4.260,85 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.195,63 TL ile 6.790,75 TL peşin, başvurma, ıslah harçları toplamı olan 9.986,38 TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı ... Şirketi tarafından karşılanan 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, e)Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 46.910,33 TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  ... Şirketine VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalı  ... Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafından yatırılan 221,40 TL istinaf harçları ile 74,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 295,90 TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... Şirketi tarafından  yatırılan 3.168,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.553,00‬ TL harcın talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE, Davalı ... Şirketi tarafından yatırılan 777,50 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE,7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... Şirketi tarafından  yatırılan 3.338,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.722,60‬ TL harcın talep halinde adı geçen davalıya İADESİNE,8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8efba0051792bb33","SID":"157542006b302017"}}