{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1270 - 2025/1094<br>T.C.<br>ANKARA<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1270 <br>KARAR NO\t: 2025/1094<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/586 Esas, 2023/282 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: BİRLEŞEN DAVADA DAVACI VEKİLİ<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 29/05/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 29/05/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı birleşen davada davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin haksız fiili nedeniyle meydana gelen hasarların davacı şirket tarafından karşılandığını, bu hasarlardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, 19/08/2020 tarihli hasar tespit raporunda da belirtildiği üzere şirket tarafından yürütülen inşaat çalışması dolayısıyla ... adresinde şantiye önünde bulunan kablolarda hasar meydana geldiğini, montaj masraflarıyla birlikte toplam 10.709,87 TL hasar bedelinin davacı tarafından karşılandığını, davalı şirketin TBK m. 49 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirket aleyhine Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2021/4907 E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu,  davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin maliki olduğu ... Parselde bulunan sonrasında parsellerin birleştirilmesi ile ... Parsel numarasını alan taşınmaz üzerinden davalı şirkete ait elektrik kablolarının geçtiğini, mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazda davalıya ait herhangi bir ayni hak tesis edilmediğini, davacı şirketin bahsi geçen arsa üzerinde dükkan inşa edip gelir elde edecekken davalıya ait elektrik kablolarının buna engel olduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete kablolarının ivedilikle kaldırılmasına dair 21/02/2020 tarihinde ihtar mahiyetinde yazılı talepte bulunduğunu ancak davacının oyalandığını, bu süreç yaklaşık 5 ay sürmüş olup davacının maddi açıdan birçok zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız işgal tazminatı alacağı için şimdilik 100,00 TL, yoksun kalınan kira bedeli alacağı için şimdilik 100,00 TL ve davalının haksız işgali sebebiyle uğranılan menfi zararın tazmini için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam şimdilik 300,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin maliki olduğu taşınmaz üzerinde davacı şirkete ait hiçbir ayni hak tesis edilmeden elektrik kablolarının geçtiğini, davalının kendi taşınmazı üzerinde mülkiyet hakkı kapsamında her türlü yetkisi bulunmakta olup, bu hususta davacının intifa hakkı vb. bir hakkı bulunmadığından, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin bahsi geçen arsa üzerinde dükkan inşa edip gelir elde edecekken elektrik kablolarının buna engel olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete kabloların ivedilikle kaldırılması için ihtar gönderdiğini, kurumdan gelen görevliler tarafından da sözlü olarak oyalanan davalının uzun bir süre bekleyip her hangi bir eylemde bulunmadığını, davacı şirketin tedbir almadığını, her hangi bir sorumluluk ya da zararın davalı şirkete yükletilemeyeceğini, inşaat malzeme fiyatlarının, işçilik ücretlerinin, enflasyonun yükseldiği zamanlardan olumsuz yönde etkilenen davalı şirketin, 2020 Temmuz ayında arsa üzerinde inşaata başlamak zorunda kaldığını belirterek, başlatılan icra takibinin iptaline, iş bu itirazın iptali davasının reddi ile alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde, inşaatın geç başlamasına elektrik kablolarının neden olduğunun ispat yükünün davacıya ait olduğunu, YHGK kararında haksız işgal tazminatı talep edilmesi için haksız işgalin devam etmesi gerektiği hususuna vurgu yapıldığını, davacının bağımsız bölümlere ilişkin kira kaybı ile ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davacı inşaata geç başlandığını iddia etmekte ise de, 2020 Temmuz ayında inşaat çalışması devam ederken çalışmasını engellemeyen kablolara zarar verdiğini, davalı şirket tarafından deplase işlemleri tamamlanmış olup, taşınmazda haksız işgal durumunun mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete konu kabloların kaldırılması için başvurulmuş olup, başvuru sonrasında gerekli işlemlerin yapıldığını, başvuru tarihi 21/02/2020 olup, bilindiği üzere ülkemizde ve tüm dünyada etkili olan korona virüs sebebiyle 01/04/2020 tarihinde önlemler getirildiğini, önlemlerin devlet tarafından alınan kararlar neticesinde uygulandığını, deplase işlemlerinin yalnızca bir yerde yapılmamakta olduğu dikkate alındığında; projenin geniş çaplı olduğunun açık olduğunu, proje çiziminin 10/08/2020 tarihinde yapılarak onaylandığını ve deplasesi istenen 4 x 16 NYM kablo ve 3 x 35 +16 mm2 NYY kablonun montaj yapıldığını, 26/09/2020 tarihinde enerji verme protokolü ile bölgenin enerjilendirildiğini, yapı ruhsat tarihi 10.04.2020 tarihi olup, davacının inşaata ocak ayı itibariyle başlanacağı iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 18/04/2023 tarih, 2021/586 E., 2023/282 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın kısmen kabulüne, davaya konu Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2021/4907 E. sayılı dosyasına davalının itirazının kısmen iptali ile takibin; 1.755,35 TL asıl alacak ve 51,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.806,80 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın (1.806,80-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya bakımından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davacı ... Yatırım İnşaat Emlak Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde,\tbirleşen davada davanın konusunu davalı şirketin haksız işgalinden doğan tazminatların oluşturduğunu, mahkemenin gerekçesiz olarak davanın reddine karar verdiğini, davacı şirketin maliki olduğu taşınmaz üzerinden davalı şirkete ait hiçbir şekilde ayni hak tesis esilmemiş olan elektrik kabloları geçtiğini, davalının intifa hakkı vb. bir hakkı, hukuken korunan bir hakkı bulunmadığından, kötüniyetli olduğundan kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket bahsi geçen arsa üzerinde dükkan inşa edip gelir elde edecekken elektrik kablolarının buna engel olduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete kablolarının ivedilikle kaldırılmasına dair 21/02/2020 tarihinde ihtar mahiyetinde yazılı talepte bulunduğunu,  01/04/2020 tarihinde verilen cevapta,  2020 KET (Küçük Ek Tesis) projesi hazırlanacağı, kısa sürede tamamlanacağının belirtildiğini, oyalanan davacının uzun süre bekleyip herhangi bir eylemde bulunmadığını, inşaat malzemeleri fiyatlarının, işçilik ücretlerinin, enflasyonun yükseldiği zamanlardan olumsuz yönde etkilenen davacı şirketin, 2020 Temmuz ayında arsa üzerinde inşaata başlamak zorunda kaldığını, yapı denetim şirketiyle de öncesinde anlaşma yapılmış olup daha fazla zarara uğramamak adına inşaata başlama zorunluluğu doğduğunu, bu süreç yaklaşık 5 ay sürmüş olup davacının maddi açıdan birçok zarara uğradığını, kurda yaşanan yükselmeler neticesinde inşaat malzemeleri v.s fiyatları oldukça yükseldiğini, davacının inşaatı Ocak ayında başlatacakken davalının haksız işgali neticesinde Temmuz ayında başlatabildiğini, mahkemenin 10 aylık süreyi dahi önemsemeyip kısa süre diye değerlendirdiğini, inşaat sektöründe 1 ayın dahi fiyatlar açısından öneminin büyük olduğunu, davacının bahsi geçen taşınmazda şuan 3 ayrı bağımsız bölümü bulunduğunu, kira alacağından yoksun kalan davacının bu zararının sorumlusunun davalı olduğunu, davalının elektrik kabloları sebebiyle inşaata başlanılamadığını ileri sürerek, birleşen dosya olarak görülen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE : Asıl davada, davalı şirket tarafından yapılmakta olan inşaat çalışması sırasında davacı şirkete ait yer altı AG şebekesinde meydana gelen hasarın giderim bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, birleşen davada ise davalı dağıtım şirketinin talep edildiği halde enerji tesisini zamanında deplase etmemesi nedeniyle inşaat çalışmasının gecikmesine bağlı olarak, haksız işgal tazminatı, menfi zarar ve kira gelir kaybı talep edilmektedir. <br>Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 10/02/2022 tarih, 2022/82 E., 2022/82 K. sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla;  işbu dava dosyasının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/586 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/586 E.  sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.<br>\tMahallinde yapılan keşifte görüşüne başvurulan Elektrik Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Nitelikli Hes. Uzmanı, S.M. Mali Müşavir ve Harita Mühendisi bilirkişiler 27/06/2022 tarihli raporlarında; asıl dava kapsamında, davalının takip tarihi itibariyle 2.027,54 TL hasar bedelinin ( ferisi ile birlikte) ödenmesinden sorumlu olduğunu, birlesen dava kapsamında; menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerin yerinde olmadığını, davacının haksız işgal tazminatı talebi konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmişler, 26/01/2023 tarihli ek raporlarında, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediğini, birleşen dava kapsamında; yapı inşaat süresinin, inşaata Yapı Kullanma İzni alındığı tarihten başladığı varsayılsa dahi yaklaşık 10 ay sürdüğünü, bu sürenin özellikle pandemi dönemindeki ülkemiz şartlarında ve teknik kriterlere göre uzun değil kısa sayılabilecek bir süre olduğunu, kaldı ki davacının inşaatın kaba yapısı bittikten sonra bina çevresinde kazı yaparak hasara neden olduğunu, davalı tarafından hattın hemen deplase edilmemesine bağlı olarak inşaat yapımında davacının gecikmesinin söz konusu olmadığının belirgin olduğunu, buna bağlı olarak, menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerinin yerinde olmadığını, davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde çok önceden yer altı AG şebekesi geçirmiş olduğu, Tapu kayıtlarında her hangi bir kamulaştırma irtifak hakkı tesis edilmediği ancak, tevhit işlemi öncesinde 22428 ada 11 nolu parsel 04/01/2018 tarihinde, 10 nolu parsel ise 14/11/2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, daha önceki sahipleri ile davacı tarafından satın alındıktan sonra; gözle kontrol sonucu taşınmazın kenarında bulunan demir direkten yer altı hattı geçtiği görülmesine karşılık BEDAŞ’a (veya TEDAŞ’a) hattın kaldırılması için bir müracaat yapılmadığını, davacının yaptığı müracaat sonucunda deplase işleminin tamamlandığını ve taşınmaza el atmanın sonlandığını, hasarın bina yapımından bağımsız olarak bina yanındaki boş arazi üzerinde gerçekleştiğini, bina yapımına hattın deplase edilmemesinin engel teşkil etmediğini ve davacının bina yapımına ilişkin bir zararının söz konusu olmadığını ifade etmişlerdir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara,  kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, menfi zarar ve kira geliri kaybı ile ilgili taleplerin yerinde olmadığı, mahrum kalınan kazanca ilişkin talepte bulunabilmesi için öncelikle taraflar arasında uygulanabilir bir sözleşmenin bulunması gerektiği anlaşılmakla, birleşen dosya yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince Esastan Reddine, <br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın birleşen davada davacı ... Yatırım İnşaat Emlak Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baf77540c5792a26","SID":"348ead2ff53a0f58"}}