{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1260 - 2025/1093<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1260 <br>KARAR NO\t: 2025/1093<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/700 Esas 2022/1016 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Taraf vekilleri<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 29/05/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 29/05/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin dava konusu işletmeyi devraldığını, aynı tarihte taşınmaz maliki ile kira sözleşmesi düzenlediğini ve bu sözleşme ile davalı elektrik dağıtım şirketine abonelik başvurusu yapıldığını, ardından 11/03/2019 tarihinde işletmenin elektriğinin haksız bir biçimde kesildiğini, davacı şirket yetkilisinin haricen ve elektrik dağıtım şirketine sözlü başvuruları sonucu birbirinden bağımsız, önceki işletme sahipleri olan ... isimli şahısların kaçak kullanımından kaynaklanan cezaları olduğunun öğrenildiğini, davacı şirketin, abonelik başlangıç tarihinden elektrik kesintisinin gerçekleştiği tarihe dek hiç bir kaçak enerji kullanımı gerçekleşmediğini, davacı şirket yetkilisinin bilgisi dışında 01/02/2019 tarihinde kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, 5.937,45 TL ceza kesildiğini, şirket yetkilisinin, birden fazla bu hususları belirten ve cezanın iptalini talep ettiği dilekçeleri davalı kuruma ibraz ettiğini, davalının önce cezanın hataen, haksız yere kesildiğini beyan etmesi, ardından bu cezaya ilişkin icra takibi başlatmış olmasının davacı şirketi hem maddi hem de manevi olarak zarara uğrattığını, davacının; kokoreç, köfte, adana vs. satışı yaptığını, malzemelerin ve meşrubatların saklanması amacıyla işletmenin en temel araç gereçleri arasında soğutucu dolaplar, elektrikli ocaklar ve aydınlatma için gerekli tesisat yer aldığını, davacı şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi amacıyla, elektrik kesintisi sebebiyle, 15 gün süreyle kiralanan jeneratör için 1.770,00 TL masrafta bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşayan ve jeneratör kullanmak zorunda kalan işletmenin ciddi bir imaj zedelenmesi yaşadığını, bu itibar kaybı sebebiyle manevi tazminat talepleri olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 100,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20/10/2022 tarihli ıslah dilekçesinde, yakıt bedelini 1.628,42 TL’ye, jeneratör kira bedelini 1.770,00 TL’ye ve kar kaybını 5.300,00 TL’ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 26/12/2022 tarih, 2019/700 Esas, 2022/1016 K. sayılı kararı ile maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile 5.300,00 TL gelir kaybı, 1.770,00 TL jeneratör kiralama bedeli ve 1.628,42 TL yakıt bedeli olmak üzere toplam 8.698,42 TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, maddi tazminat yönünden davanın kabul edildiğini, kararın bu yönüyle hukuka uygun olduğunu ancak 4.000,00 TL manevi tazminat talebinin, 1.000,00 TL'lik kısmının kabul edildiğini, fazlaya ilişkin taleplerinin reddedildiğini, öğreti ve uygulamada hem Medeni Kanun’un hem de Borçlar Kanunu’nun amir hükümleri gereğince tüzel kişilerin de manevi tazminat talebinde bulunabileceğinin kabul edildiğini, olayda: davacı şirketin elektriğinin haksız biçimde kesildiğini, jeneratör çalıştırmak zorunda kalındığını, davacı şirketin müşterilerini jeneratör sesleri uğultusu ile ağırlamak zorunda kaldığını, müşterilerinden, \"bu ne gürültü?\", \"elektrik faturasını mı ödemediniz?\" şeklinde sorulara muhatap olduklarını, Mahkemenin talebin 3/4'ünü reddederek, yalnızca 1.000,00 TL manevi tazminata hükmettiğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat yönünden verdiği kısmi kabul kararının kaldırılarak, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili ise istinaf dilekçesinde, davaya ilişkin zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı şirket hakkında tutulan 01/02/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağına, itiraz edilmesi üzerine davalı şirket tarafından yapılan inceleme sonucunda, tutanağın hata en tutulmuş olduğunun anlaşıldığını ve davacı şirkete bu yönde bildirim yapıldığını, söz konusu tutanağa ilişkin başlatılan icra takibine davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine, davalı şirket tarafından tekrar yapılan inceleme sonucunda icra takibinin de sehven başlatıldığı anlaşıldığından itirazın iptali davası açılmadığını, kaçak tutanağının tutulması ve elektrik kesintisi hataen yapılmış ise de davacı şirketin iddia ettiği zararlarının ödenmesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Elektrik Üretim Tesisleri Kabul Yönetmeliğine göre jeneratörün ilgili dağıtım şirketine kabulü yaptırılmadan kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından kullanılan jeneratörün kabulü olmadığı için davalının sorumluluğunda olmadığını, davacı şirketin jeneratör kullandığı süre boyunca tahakkuk edecek elektrik fatura bedeli tespit edilerek, jeneratör kullanması nedeniyle katlandığı bedel ile arasında fark bulunup bulunmamasına göre bir sonuca gidilmesi gerektiğini, jeneratör kira bedelinin piyasa rayiç bedellerden yüksek olduğunun tespit edilmesi durumunda piyasa rayiç bedelinin üzerinde kalan kısım yönünden talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kişisel değerlere yönelen ve bunları konu eden tazmin niteliğindeki manevi tazminat davasının ancak gerçek kişilerin kullanabileceği bir yöntem olduğunu, davaya konu olayın, özellikle, manevi zararın esaslı unsurunu teşkil eden kişilik değerlerindeki objektif eksilme noktasına ulaştığının saptanamadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE : Dava, davacıya ait işyerinde kullanılan elektriğin davalı tarafından haksız yere kesilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tGörüşüne başvurulan Elektrik yüksek Mühendisi ve S.M. Mali Müşavir bilirkişiler hükme esas alınan 08/06/2022 tarihli raporlarında; \"Davacı şirket yetkilisinin elektriklerinin kesilmesi üzerine yapmış olduğu itirazları ve şikayetleri üzerine davalı ... tarafından davacı şirkete gönderilen 09/04/2019 tarihli e-mailde; ... ... A.Ş. olarak hatalı olarak gerçekleştirilen işlemden dolayı siz değerli müşterimizden özür diler. bundan sonraki süreçte daha titiz çalışacağımızı paylaşmak isteriz.” denilmekte olup, davalı şirketin yapmış olduğu enerji kesilmesi işleminin hatalı olarak yapıldığının davalı tarafça da kabul edildiğini, taraflar arasında elektrik aboneliğinden kaynaklanan sözleşmesel ilişki bulunmakta olup, davalı ...'ın, elektrik aboneliğine bağlı mükellefiyetlerini yerine getirmede hiçbir kusuru olmayan davacı Şirketin elektriğini gerekçesiz kesmesinin, davalı ... açısından haksız fiil olduğunu, haksız fiilin neden olduğu zararların davalı ... tarafından davacı Şirkete ödenmesi gerektiğini, davacı Şirketin davalı ...'tan; 5.300 TL Gelir Kaybı, 1.770  TL jeneratör kirası ile 1.628,42 TL yakıt bedelini talep edebileceğini, davacının, jeneratör kullanımı nedeniyle meydana gelen müşteri ve itibar kaybına ilişkin manevi tazminat talebine ilişkin değerlendirmenin mahkemenin takdirlerinde olduğunu \" belirtmişlerdir.<br>Mahkemece, davalının, elektrik aboneliğine bağlı mükellefiyetlerini yerine getirmede hiçbir kusur olmayan davacı şirketin elektriğini gerekçesiz kesmesi, davalı açısından haksız fiil olup, bu haksız fiilin neden olduğu zararların, davalı tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, bilirkişi kurulunca hesaplanan 5.300,00 TL gelir kaybı, 1.770.00 TL jeneratör kirası ile 1.628,42 TL yakıt bedelinin davalıdan talep edebileceği ve davacının jeneratör kullanımı nedeniyle (jeneratör kullanımı sırasında meydana gelen ses ve hava kirliğinden kaynaklı olumsuz koşullardan) meydana gelen müşteri ve itibar kaybına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalı vekilinin sair istinaf başvurusu yerinde değildir.  <br>Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de sübjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Sübjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Sübjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. <br>Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı ...'ın, elektrik aboneliğine bağlı mükellefiyetlerini yerine getirmede hiçbir kusuru olmayan davacı Şirketin elektriğini sehven kestiği, davalı şirketin yapmış olduğu enerji kesilmesi işleminin hatalı olarak yapıldığının davalı tarafça da kabul edildiği, davacının, jeneratör kullanımı nedeniyle meydana gelen müşteri ve itibar kaybı nedeniyle manevi zarar gördüğü iddiasına dayalı gerçekleşen olayda, davacının hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet gibi değerlerinde bir ihlale yol açılmadığı, davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının sözkonusu olmadığı anlaşıldığından ve bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı gözetilmeden, mahkemece; yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda; dosyadaki mevcut delil durumu, taraf vekillerinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri dikkate alındığında, maddi tazminat yönünden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu yönden reddine; manevi tazminat yönünden ise yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf talebinde haklı olduğu kabul edildiğinden HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak \"Manevi tazminata ilişkin davanın reddine\" ilişkin, aşağıdaki şekilde Yeniden Esas Hakkında karar vermek gerekmiştir. <br>\t     İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\tI-)A-)1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince Esastan Reddine,<br>\t2-Davalının istinaf sebepleri manevi tazminat yönünden yerinde görülmekle, HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kısmen Kabulüne,<br>\tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 26/12/2022 tarih, 2019/700 Esas, 2022/1016 K. sayılı kararının manevi tazminat yönünden Kaldırılmasına,<br>\t1-Maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile;<br>\t 5.300,00-TL, gelir kaybı, 1.770,00 TL, jeneratör kiralama bedeli, 1.628,42 TL, yakıt bedeli, olmak üzere toplam 8.698,42-TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalından tahsili ile, davacıya verilmesine,<br>\t2-Manevi tazminata ilişkin davanın reddine, <br>\t3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 594,18-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL ve 150.00-TL ıslah harcın mahsubu ile eksik 399,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dâhil 2.390,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden hesap ve takdir olunan 8.698,42 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden takdir olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 897,60 TL sinin davalıdan kalan 422,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t8-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,\t<br>\tII)-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; <br>\t1-İstinaf karar ve ilam harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvuran davalıya iadesine,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t3-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere,  29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e0fba8975e41d1d","SID":"ae4c515914001832"}}