{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1955 Esas<br>KARAR NO:2025/739<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:22/09/2021<br>NUMARASI:2017/769 Esas, 2021/1019 Karar<br>DAVANIN KONUSU:KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından 20.11.2007 tarihinde dava dışı ... A.Ş. firmasının talimatıyla... hesabına, ... ve halefleri lehine... ile lehtar ... AŞ arasındaki 13.01.2004 tarihli kira sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlülüklerini azami 300.000,00 USD tutarında garanti eden ...-... numaralı ...(Teminat akreditifi/mektup) açıldığını, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından davalı bankaca açılan bu teminat akreditifine 18.12.2007 tarihinde teyit eklediğini, teminat akreditifinin ...'ye tabi olacağının belirtildiğini, lehtar tarafından teyit eden banka olan müvekkili bankanın ... Şubesine yapılan usulüne uygun başvuru akabinde ... 600 8. maddesi kapsamında 05.12.2016 tarihinde lehtara 300.000,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkili bankanın ... Şubesince davalı bankaya gönderilen 16.12.2016 tarihli swift mesajı ile 05.12.2016 tarihinde lehtarın talebine istinaden teyit veren banka olarak 300.000,00 USD'lik mektup tutarının ödendiğini, ayrıca en son 15.12.2009 tarihinde alınan ve o tarihten itibaren alınmayan ve yıllık 6.250,00 USD olan teyit komisyonunun 7 yıllık toplamı olan 43.750,00 USD komisyon tutarının da 300.000,00 USD'lik mektup tutarı ile birlikte toplam 343.750,00 USD olarak şube nezdindeki hesaba gönderilmesinin istendiğini, davalı bankanın, 20.12.2016 tarihli swift mesajında akreditif kayıtlarının 30.11.2009 tarihinde sona erdiğini bildiren 2009 yılındaki mesajlara atıfla dosyanın müvekkili bankaca kapatıldığının bildirilmesi üzerine kendileri tarafından da kapatıldığını, ayrıca 7 yıl içinde herhangi bir komisyon talebinin olmadığını belirterek müvekkili banka tarafından yapılan 300.000,00 USD'lik mektup tutarı ile 7 yıllık komisyon tutarı olan 43.750,00 USD'nin ödenmesinden imtina edildiğini, swift mesajlarında hesapların kapatıldığına dair bir mesaj gönderilmiş olsa dahi bunun herhangi bir anlam ifade etmediği, ... kapsamında geçerli bir fesih bildirimi olmadan hesapların kapatılmasının mümkün olamayacağı, gerek teyit veren banka olan müvekkili bankanın gerekse amir banka olan davalı bankanın yükümlülüklerinin sona ermeyeceği bildirilerek müvekkili bankanın ödeme talebinin yinelendiğini, ardından ihbarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmaması sebebiyle işbu davanın açıldığını, ...çerçevesinde düzenlenen teminat akreditifinde,akreditifte açıkça amirin yetkisinin olduğu belirtilen hususlar hariç değişiklik yapılabilmesinin yada teminat akreditiflerinin vadesinden önce sona erdirebilmesinin ancak ve ancak lehtarın kabulü ile mümkün olduğunu, teyit veren müvekkili banka tarafından lehtarın kabulü olmaksızın teminat akreditiflerinin sona erdirilebilmesinin mümkün olmadığını, UCP 600 10/a, b, c maddelerinde bu hususların düzenlendiğini,teminat akreditifinin 30.11.2008 tarihine kadar geçerli olacak şekilde düzenlendiğini ve \"vade bitiminden en az 60 gün önce amir banka tarafından vadenin uzatılmayacağına dair bir bildirim yapılmadıkça vadenin 1 yıllık sürelerle uzatılacağı\" düzenlemesine metinde yer verildiğini, vadenin uzatılıp uzatılmayacağı hususunun davalı bankanın yetkisi ve takdirinde olduğunu, amir banka olan davalı bankanın beyanı dışında vadenin uzatılmamasının tek yolunun lehtarın bu husustaki kabulünün olduğunu, davalı bankanın vadenin uzatılmaması hususunda lehtara yapılmış herhangi bir bildiriminin olmadığını, müvekkili bankaca da lehtarın teminat akreditifi vadesinin uzatılmamasını talep ettiği hususunda bir bildirim yapılmamış olmasına rağmen davalı bankanın ısrarla 2009 yılında dosyanın kapatıldığı hususunda bildirimde bulunulduğunu iddia ederek lehtarın iradesini yok sayarak yükümlülükten kurtulmaya çalışmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı bankanın basiretli bir tacir olarak ... ve Akreditif Sözleşmesi gereğince sorumluluğunun hangi hallerde sona ereceğini, hangi hallerde devam edip etmediğini resen araştırmak ve bilmek zorunda olduğunu, bir akreditifin değiştirilmesi veya iptal edilmesi hususlarındaki şartların açık olmasına rağmen amir banka konumundaki davalı banka tarafından şartların yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sadece teyit bankası olan müvekkili bankanın, hesapların kapatıldığını bildiren swift mesajına istinaden ... hükümleri dikkate alırımaksızın, lehtar iradesi araştırılmaksızın, lehtarın bu husustaki yazılı beyanı sorgulanmaksızın ve teyit bankasından talep edilmeksizin varsayımlarla hareket edilerek amir bankaca hesapların kapatılmış olmasının ve yapılan akreditifin sonlandırılmasının kabulünün mümkün olmadığını, belirterek teminat akreditifine istinaden teyit veren banka olarak lehtara ödenen 300.000,00 USD mektup tutarı ve 2009 yılından itibaren ödenmeyen 43.750,00 USD komisyon tutarı olmak üzere toplam 343.750,00 USD'nin ödeme tarihi olan 05.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka (amir/akreditif bankası) tarafından 20.11.2007 tarihinde, dava dışı ... A.Ş. firması emriyle (amir) ... hesabına ve ... lehine (lehtar) kira sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlülüklerini azami 300.000,00 USD tutarında garanti eden ...-... numaralı ...(...) açıldığını ve davacı bankanın ... şubesi (teyit bankası) tarafından, işbu akreditife teyit eklendiğini, davacı teyit bankası tarafından müvekkil akreditif bankasına 11.12.2009 tarihinde gönderilen swift mesajında, söz konusu akreditifin 30 Kasım 2009 tarihinde kayıtlarında sona erdiği, bu tarihe kadar taraflarınca hiçbir evrak teslim alınmadığı belirtilerek masrafların talep edildiğini, bu kapsamda ihbar USD 100,00, teyit USD 6.000,00, her bir çeyrek dönem için yıllık %0.25 üzerinden toplam 8 çeyrek dönem için işlem masrafı USD 150,00 olmak üzere toplam 6,250.00 USD'nin ...k'ta ki hesaplarına ödenmesinin istendiğini, bu mesaj üzerine müvekkili banka tarafından, söz konusu bildirimin riskin sona erdiği, lehtar ile bu konuda mutabakata varıldığı şeklinde yorumlandığını ve mesaj içeriğinde belirtilen masraf ve komisyon bedeli 6.250,00 USD'nin ödendiği ve dosyanın kapatıldığı şeklinde 15/12/2009 tarihli swift mesajı ile karşılık verildiğini, aradan 7 yıl geçtikten sonra işbu dava konusu olan tutarın ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu talebin haksız, hukuka ve bankacılık teamüllerine açıkça aykırı olduğunu, herşeyden evvel, davacı teyit bankası tarafından ...'e uygun şekilde yapılmış bir ödeme talebinin bulunmadığını, ...'ün 7/c maddesinin \"Bir amir banka uygun bir ibrazı karşılayan veya iştira eden ve belgeleri amir bankaya gönderen görevli bir bankayı ramburse etmekle yükümlüdür.\" ve 15/b maddesinin ise \"Bir teyit bankası (... Bank), bir ibrazın uygun olduğunu belirlediğinde ibrazı karşılamalı veya iştira etmeli ve belgeleri amir bankaya göndermelidir.\" şeklinde düzenlendiğini, buna göre müvekkili amir bankanın, davacı teyit bankasına karşı yükümlülüğünün, ödeme talebi ile birlikte kendisine ibraza ilişkin belgelerin gönderilmesinden sonra doğduğunu, ancak davacının ibraza ilişkin belgeleri müvekkili bankaya göndermediğini, davacının, teyit bankası olarak yükümlülüklerine uygun hareket etmediğinden ortaya çıkan zarardan  sorumlu olacağının kabulü gerektiğini, davacının teyit bankası olduğunu ve akreditif konusunda uzman olduğunu,... hükümleri açık olmasına rağmen lehtarın bu husustaki yazılı beyanı sorgulanmaksızın müvekkili amir/akreditif bankasınca akreditifin sonlandırılamayacağını iddia etmekte ise de, davacının, lehtarın yazılı beyanı olmaksızın 11.12.2009 tarihli swift mesajını neden gönderdiğini izah edemediğini, kaldı ki, lehtar ile doğrudan irtibata geçme imkanı olan tarafın da davacı olduğunu, bu kapsamda müvekkili bankanın, teyit bankasının beyanını lehtardan teyit ettirme imkanının bulunmadığını, müvekkili amir bankanın, davacı tarafın bir banka olduğunu, dolayısıyla ... kurallarını bildiğini dikkate alarak davacı tarafın lehtarın yazılı onayını alarak 11.12.2009 tarihli swift mesajını gönderdiğini düşündüğünü, bankacılık uygulama ve teamülleri ile 11.12.2009 tarihli mesaj içeriği göz önünde tutulduğunda bu hususun basit bir varsayım olmadığının kabulü gerektiğini, lehdarın ...'nin belirlenen vadesinden önce geçersiz olması yönünde herhangi bir değişikliği kabul etmediğini bildiği halde, 11.12.2009 tarihli swift mesajında akreditifin sona erdiğine ilişkin beyanda bulunmuş olmasının sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, davacının, müvekkili bankaya karşı akreditif ilişkisi kapsamında sorumlu olduğunu, müvekkili amir/akreditif bankası, davacı teyit bankasının 11.12.2009 tarihli swift mesajındaki beyanıyla hareket ederek akreditif riskinin çıkışını gerçekleştirdiğini, daha sonrasında amir ... A.Ş. ile kredi ilişkisini tamamiyle sona erdirerek teminatlarını çözdükten ve aradan 7 yıl geçtikten sonra ödeme talebinde bulunulmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, zira, söz konusu tutarın davacı teyit bankasına ödendikten sonra amir ... A.Ş.'den tahsil edilmesinin müvekkili açısından oldukça zora gireceğini, somut olayda davacı teyit bankası vekil sıfatıyla hareket ettiği ve vekalet ilişkisi mesleki faaliyetine dayandığı dikkate alındığında, bankacılık uygulamalarına, teamüllerine ve mevzuatına aykırı şekilde hareket etmesi nedeniyle davacının doğan zarara katlanması gerektiğini, davacı teyit bankasının kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasını ve davanın amir ... A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, müvekkili bankanın faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğinden harçtan muaf tutulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; gerek davalının cevap dilekçesinin ikinci sayfasından gerekse rapora itiraz dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davacı bankanın 11/12/2009 tarihinde gönderdiği \"akreditif kapsamında bugüne kadar bir belgenin ibraz edilmediği, akreditifin 30/11/2009 da kayıtlarında sona erdiği, bu akreditif sebebiyle toplamda 6.250 USD masraf ve komisyonun ödenmesi talebi\" içerikli swift mesajının davalı müflis banka tarafından, davacı bankanın lehdar ile mutabakata vardığı şeklinde yorumlandığı, davalı müflis bankanın da,davacıya 15/12/2009 tarihinde \"masraf ve komisyonunuz ödenmiştir, dosyamızı kapattık\" şeklinde cevap verdiği, davalı bankanın, davacı bankaya \"dosyamızı kapattık\" şeklinde mesaj göndermiş olması ... hükümlerine göre geçerli bir iptal işlemi olamayacağından davalı müflis bankanın bu mesajının onu sorumluluktan kurtarmayacağı, yine davacı bankanın 11/12/2009 tarihli swift mesajında dosyanın kapatıldığını belirtmesinin de aynı şekilde hükümsüz olduğu (esasen ilk vadenin 30/11/2008 olması ve 1 yıl uzaması sebebiyle vadenin 30/11/2009 tarihinde sona ermesinden bahsedilmesinin olağan olduğu), teyit bankasının tek başına akreditif dosyasını kapatma hakkı olmadığından \"dosyayı kapattık\" mesajının 30/11/2009 tarihli vadeye kadar olan kısım için olduğu, bilirkişilerin de raporlarında belirttiği üzere davalı bankanın, lehdarın onayını alması ve vade dolmadan en az 60 gün önce teyit bankasına akreditifi iptal ettiğini bildirmediği sürece başvuru halinde teyit bankasının başvuruyu karşılamasının şart olduğu, davacı bankanın mesajını, lehdardan onay alınmış varsayarak kendiliğinden dosyayı kapatmasında davalıyı sorumluluktan kurtaracak türden davacının kusuru olmadığı gibi davalının ...'e uygun olmayan davranışının mevcut olduğu, davalının diğer itirazının geçerli bir ödeme olup olmadığı noktasında olduğu, vade devam ettiği sürece teyit bankasının ibrazı karşılama görevinin devam ettiği, bu noktada teyit bankasının ibrazı yalnızca dış görünümleri itibariyle incelemekle görevli olduğu (Tıpkı banka teminat mektuplarında olduğu gibi), bankanın, başvuran kişinin muhatap olup olmadığına ve vadenin devam edip etmediğine bakacağı, bunun ötesinde teyit bankasının sahtelik, yerindelik denetimi yapamayacağı ve tarafların iç ilişkilerine bakamayacağı, belgelerin amir bankaya gönderilmesi gerektiği itirazı yönünden ise, ...'ün 15/b maddesine göre ibrazın uygun olup olmadığını teyit bankasının belirleyeceği, uygun olduğunu belirlerse ibrazı karşılayacağı,  karşıladıktan sonra belgeleri amir bankaya göndereceği, bu düzenlemeye göre teyit bankasının amir bankasına önceden belgeleri gönderme, amir bankanın teyidini/onayını aldıktan sonra ibrazı karşılama gibi bir yükümlülüğünün olmadığı, bu sebeple itirazlarla ilgili davalının yeni bir heyetten rapor alınması talebinin yerinde görülmediği, bilirkişi raporunun uyuşmazlığın tartışılması, alacağın hesaplanma yöntemi, döviz cinsinden olan alacağın iflas tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuruna uygun hesaplanmış olması bakımından denetlenerek benimsendiği, dava, alacak davası iken kayıt kabul davasına dönüştüğü gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, 1.358.024,97 TL alacağın davalı müflisin iflas masasına kaydına  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili banka hakkında verilen iflas kararının kesinleştiğini ve iflas tasfiyesinin ... sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davacı teyit bankası tarafından ...'e uygun şekilde yapılan bir ödeme talebinin bulunmadığını, zira davacı teyit bankasının, ibraza ilişkin belgeleri müvekkili bankaya göndermediğini, somut olayda davacı teyit bankasının vekil sıfatıyla hareket ettiği ve vekalet ilişkisinin mesleki faaliyetine dayandığı dikkate alındığında, bankacılık uygulamalarına, teamüllerine ve mevzuatına aykırı şekilde hareket etmesi nedeniyle doğan zarara katlanması gerektiğini, nitekim, davacı teyit bankası 18.01.2017 tarihli swift mesajında hatalı olduğunu ikrar ettiğini, söz konusu mesajda davacı tarafın \"Asyabank bizim hatalı olduğumuzu bilmeliydi.\" demekle hatalı olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davacı hatalı olduğunu kabul etmesine rağmen Mahkemenin hiç bir detaylı araştırma yapmadan, salt akreditif ilişkisini hukuki tanımlamalarla izah ettikten sonra ve olayın gelişimine etki etmiş olan diğer yan olayların varlığını kabul etmeden dosyayı gerekçeli kararındaki şekli ile karara çıkarmış olmasının kabul edilebilir olmadığını, davacı teyit bankasının kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması talepleri dikkate alınmadığı gibi ek rapor taleplerinin de reddedildiğini, dosyanın eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karara çıkarıldığını, davacının ödeme talebi ... kurallarına aykırı olduğundan geçerli bir ödeme talebi bulunup bulunmadığı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda ödeme talebinin belge ile yapılmayacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, ... 7/c ve 15/b maddelerinden anlaşılacağı üzere, müvekkili bankanın, davacı teyit bankasına karşı yükümlülüğünün, kendisine ibraza ilişkin belgelerin ödeme talebiyle birlikte gönderilmesinden sonra doğduğunu, davacı tarafından bu yükümlülük yerine getirilmediğinden geçerli bir ödeme talebinden bahsedilemeyeceğini, yine bilirkişi raporunda davacının ödeme talebinin ... broşürüne uygun olup olmadığı ile ilgili de hiçbir değerlendirme yapılmadığını, yapılan diğer değerlendirmelerin ise uluslar arası düzenlemeler ile çelişen hatalı değerlendirmeler olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının bir an için alacaklı olduğu düşünüldüğünde bile, yabancı para cinsinden olan alacağın Fon Kurulunun 10.05.2018 Tarih 2018/260 nolu kararı uyarınca müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyle ... Bankası'nca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, teminat akreditifi kapsamında davacı teyit bankası tarafından lehtara ödenen mektup bedeli ile komisyon bedelinin davalı amir bankadan faizi ile tahsili istemine ilişkin olup yargılama sırasında davalı bankanın iflas etmesi sebebiyle dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/03/2021 tarihli raporda özetle; ...'ün uygulama alanını belirleyen 1. maddesi hükmü uyarınca, somut uyuşmazlığın ... çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, ...'ün 10. maddesinde, \"38. maddede belirtilen durumlar dışında bir akreditif amir bankanın, varsa teyit bankasının ve lehtarın onayı olmadan değiştirilemez veya iptal edilemez.\" şeklinde emredici bir hüküm bulunduğu, davalı müflis bankanın lehtarın onayı olmaksızın akreditif ilişkisinin sona erdirebilmesi mümkün olmadığından, davalı bankanın akreditif ilişkisinin sona erdiğinden bahisle borçlu olmadığına yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı bankanın ... (...)'ni, davacı banka (teyit bankası) ve lehdarın birlikte onayı olmaksızın sona erdirebilmesi mümkün olmadığından, kendisine usulüne uygun ibraz edilen akreditifi ödemek durumunda kalan davacı bankanın, lehtara ödenen 300.000,00 USD'yi ve 43.750,00 USD (6.250 USD x 7) komisyon bedelini iflas tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte davalı müflis bankadan talep edebileceği, davacının ödeme yapılmasına yönelik ihtarının davalı müflis bankaya ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamından herhangi bir tespit yapılamadığından, davalının dava tarihi olan 14.07.2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, 343.750,00 USD tutar üzerinden dava tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faizin 4.774,31 TL olarak hesaplandığı, buna göre davacı bankanın iflas tarihi itibariyle davalı müflis bankadan olan alacağının 1.358.024,97 TL olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, davalı müflis banka tarafından 20/11/2007 tarihinde ihbar olunan ... A.Ş.'nin emrine (amir) istinaden ... şirketi ile ... (lehtar) arasında yapılan 23/01/2004 tarihli kira sözleşmesinden doğan ödeme ve diğer yükümlülüklere ilişkin 300.000,00 USD bedelli teminat akreditifi tanzim edildiği, işbu teminat akreditifine davacı bankanın ... şubesi tarafından 18/12/2007 tarihinde teyit eklendiği, davalı müflis bankanın \"amir/akreditif açan banka\" konumunda, davacı bankanın ... şubesinin ise \"teyit bankası/teyit eden banka\" konumunda olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalıya gönderilen 11/12/2009 tarihli swift mesajı ile, akreditifin, kayıtlarında 30/11/2009 tarihi itibariyle sona erdiği ve bugüne kadar hiçbir belgenin teslim alınmadığı belirtilerek bildirme, teyit ve işlem masrafından oluşan toplam 6.250,00 USD'nin ödenmesi talep edilmiştir. Buna karşı davalı banka 15/12/2009 tarihli swift mesajı ile \"masraflarınız ve komisyonunuz için 6.250,00 USD ödedik, dosyamızı kapattık\" şeklinde cevap vermiştir. Daha sonra 16/12/2016 tarihinde davacı banka gönderdiği swift mesajı ile, talep edilen 300.000,00 USD akreditif bedelinin 05/12/2016 tarihinde lehtara ödendiği, 7 yıllık teyit komisyon bedelinin 43.750,00 USD olduğu bildirilerek toplamda 343.750,00 USD'nin ödenmesi talep edilmiş olup davalı banka ise buna karşı değişik tarihlerde gönderdiği swift mesajları ile, davacı bankanın 2009 yılında dosyanın kapandığını ve akreditifin sona erdiğini bildirmesi sebebiyle kendilerinin de dosyayı kapattığını ve 2009 yılındaki bu mesajın lehtarın feshi doğrultusunda yapılan bir sonlandırma mutabakatı olarak değerlendirildiğini ileri sürerek ödeme talebini reddetmiştir. Davacı banka ise bu mesajlara karşılık farklı tarihlerde gönderdiği swift mesajlarında, lehtarın fesih talebi olduğuna yada feshi kabul ettiğine dair bir mesaj göndermediklerini, akreditif metninde vadenin bitiminden en az 60 gün önce vadenin uzatılmayacağına dair amir banka tarafından yazılı bir bildirimde bulunulmadığından vadenin ve dolayısıyla akreditifin sona ermediğini belirtmiştir.Uyuşmazlık, dava konusu mektup ve komisyon bedelinin talep edilebilmesine yönelik şartların mevcut olup olmadığı noktasında toplanmakta olup yapılan ödeme miktarı yönünden bir itiraz söz konusu değildir.Somut olayda, akreditif metninde yapılan atıf gereği dava konusu teminat akreditifi bakımından Akreditiflere İlişkin Bir Örnek Usuller ve Uygulama Kurallarının (...) uygulanacağı açıktır. Akreditif metnine göre, lehtarın, teminat akreditifinin yenilenmeyeceğine yönelik bitiş tarihinden en az 60 gün önce amir banka olan davalı müflis banka tarafından bilgilendirilmediği sürece teminat akreditifinin bitiş tarihinden itibaren bir yıllık süreler halinde uzayacağı kararlaştırılmıştır. Davacı banka tarafından 18.12.2007 tarihinde teyit verildiği ve teminat akreditif vadesinin ilk vadesinin 30.11.2008 tarihine kadar geçerli olduğu, bu tarihten sonra ise az önce belirtilen hükme uygun şekilde davalı müflis banka tarafından bir bildirim yapılmadığı anlaşılmakla teminat akreditifinin 1'er yıllık sürelerle uzadığının ve davacı banka tarafından lehtara ödemenin yapıldığı 05/12/2016 tarihinde yürürlükte olduğunun kabulü gerekir. ... 10/a maddesi uyarınca, 38. maddede belirtilen durumlar dışında bir akreditif amir bankanın, varsa teyit bankasının ve lehtarın onayı olmadan değiştirilemez veya iptal edilemez. Hem bu hüküm hem de akreditif metninde yer alan vadeye ilişkin hüküm yeterli açıklıkta olup bu hükümler karşısında, akreditifin kayıtlarında 30/11/2009 tarihi itibariyle sona erdiği ve bugüne kadar hiçbir belgenin teslim alınmadığına yönelik davacının 11/12/2009 tarihli swift mesajının davalı müflis banka tarafından, lehtar ile mutabakata varıldığı şeklinde yorumlanıp kabul edilmesi bu anlamda kendi lehine bir sonuç doğurmayacağı gibi aynı zamanda akreditif ilişkisinin sona erdiğini de göstermez. Bir güven kurumu olan banka aynı zamanda tacir olup TTK'nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinden davalı müflis bankanın, lehtar ile feshe dair mutabakata varıldığı hususu açıklığa kavuşmadan davacı bankanın söz konusu mesajına anlam yükleyerek kendi yorum ve varsayımına göre akreditif ilişkisinin sonlandığını kabul etmesi basiretli bir tacir davranışı değildir. Bu nedenle davalı bankanın iddia ettiğinin aksine davacı bankanın bu mesajı ile, bankacılık uygulama ve teamülleri ile mevzuata aykırı hareket ettiğinden bahisle kusurlu olması da söz konusu değildir.Davalı vekili istinafında, davacı tarafından ... hükümlerine uygun şekilde yapılmış bir ödeme talebi bulunmadığını, zira davacı tarafından ibraza ilişkin belgelerin müvekkili bankaya gönderilmediğini ileri sürmüştür. ...'ün \"uygun ibraz\" başlıklı 15/b maddesi \"Bir teyit bankası bir ibrazın uygun olduğunu belirlediğinde ibrazı karşılamalı veya iştira etmeli ve belgeleri amir bankaya göndermelidir.\" şeklinde düzenlenmiş olup buna göre teyit bankasının yükümlülüğü ibrazın uygun olması halinde ibrazı karşılamaktır.Yoksa teyit bankasının, ödeme yapılmadan önce ibraz edilen belgeleri amir bankaya gönderme veya ödeme yapmadan önce amir bankanın onayını alma gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. ... 8/b maddesinde de, bir teyit bankasının, akreditife teyidini eklediği an itibariyle ibrazı karşılamakla veya iştira etmekle dönülemez biçimde yükümlü olduğu düzenlenmiştir.Davalı vekili, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarih itibariyle TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurları esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı bankanın döviz cinsinden olan alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi neticesinde iflas tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarı üzerinden hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/769 Esas, 2021/1019 Karar sayılı ve 22/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c4c1020275a91cf","SID":"da89c3d999bbcc6a"}}