{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2024<br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/09/2024<br>Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun  incelenmesi neticesinde;<br><br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>       Davacı vekili, tüketici mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, davacı şirketin kaçak elektrik kullandığı tespiti ile ceza tahakkuk ettirilip işletmenin elektriğinin kesildiğini, davacı tarafından hiçbir müdahale olmadığının tespit tutanağı ile belli iken kaçak elektrik cezasına ilişkin fatura kesildiğini,  davalı şirketin 3 aylık periyodlarla kaçak ve benzeri kullanımları denetlediğini, 3 ay öncesine kadar davacının yasaya aykırı bir kullanımının tespit edilememesi nedeniyle yapılan işlemlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, trafoya müdahalenin davacı tarafından yapıldığına ilişkin bilgi bulgu olmadığını belirterek elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, kaçak kullanım olmadığının ve kaçak elektrik cezasından kaynaklanan borcun olmadığının tespitine, faturaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili,  davacı için kaçak kullanım nedeniyle düzenlenen faturalarda yer alan borcun davacı şirket tarafından icra dosyasına sunulan taahhütname ile açıkça kabul edildiğini, davanın açılmasının kötüniyetli olduğunu, kaçak kullanıma ilişkin faturalarla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı alınarak bu kararın 17/8/2018 tarihinde uygulandığını, davacının 11/9/2018 tarihinde icra taahhüdünde bulunduğunu, kabul edilmiş bir borç için menfi tespit talebinde bulunulamayacağını, davacının faturaların yasaya aykırı olarak düzenlendiği yönündeki iddiaların yersiz olduğunu  belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece, dava konusu alacakla ilgili olarak 11. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla  icra takibi başlatıldığı, davalı  vekilinin icra dosyasına 11 Eylül 2018 tarihli borç kabul ve ödeme taahhüdü içeren \"Taahhütname Tutanağı\" başlıklı dilekçe ve  dilekçe ile aynı tarihli ödeme emrine itirazlarının olmadığını içerir dilekçe sunmuş olduğu, davacının dava tarihinden sonra icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ve protokol ile ödeme tarihleri de belirlenmek suretiyle borcu kabul ettiği, bu aşamadan sonra ödemenin icra baskısı altında yapıldığını kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>     Davacı  vekili,  davacı hakkında 03/08/2018 tarihinde kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığı şeklinde bir beyan ile tespit yapılıp ceza tahakkuk ettirilerek akabinde işletmenin tüm elektriğinin kesildiğini, daha sonra da davalı tarafından  yapılan başvuru neticesinde Bursa 2. ATM.... D.iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınıp  Bursa .... İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyası ile davacının işyerine hacze gelindiğini, davacının değeri çok yüksek olan iş makinelerinin haczedilip tüm işletmenin elektriğinin kesildiğini, işin akışının tamamen durdurulduğunu, bunların üzerine davacının haczin kaldırılması ve elektrik akışının yeniden sağlanması adına davalı şirket ile anlaşma sağlamak zorunda kaldığını, 11/9/2018 tarihinde borç kabul ve ödeme taahhüdünü içeren bir belgeyi Bursa 11. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına sunduğunu, mahkemenin bu belgenin borcu kabul anlamına geldiğine dair tespitinin hatalı olduğunu,  davacı firmanın ceza yargılamasında beraat kararı aldığını, davacı firma elektriksiz iş yapamayacağından aciliyetten ötürü borcu ödemek zorunda bırakıldığını, davacı firmanın faturaları incelendiğinde azalan bir kullanımın değil aksine artan bir kullanımın söz konusu olduğunu, davalı kurumun dava sonuçlanıncaya kadar gerekirse teminat ile elektrik kesintisi yapılmaması taleplerine bilerek Yönetmeliğin 47/3 maddesine aykırı olarak yanıt vermeyerek davacı şirketin borcu ödemek zorunda bırakıldığını, trafoya davacı şirketin müdahale ettiğine yönelik de bir bulgu bulunmadığını ve tespit tutanağında böyle bir tespitin olmadığını, davacı şirkete tahakkuk ettirilen faturanın hesaplama yönteminin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>           Dava, elektrik abonelik sözleşmesi nedeniyle düzenlenen kaçak kullanım faturalarından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve faturaların iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı davalı şirket tarafından kaçak kullanıma ilişkin düzenlenen faturaların tahsili için yapılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti için tüketici mahkemesine dava açmış, Bursa... Tüketici Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 18/8/2018 tarih ve .. sayılı karar ile mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kaldığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>         Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 18/12/2019 tarih,  ... K sayılı kararı Dairemizin ... K sayılı ilamı ile davacı tarafa eksik harçların ikmal ettirilmesi yönünden kaldırılmış, davacı tarafça eksik harçlar tamamlandıktan sonra mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>       Davacı şirket vekili  tarafından  Tüketici Mahkemesine ... tarihinde menfi tespit  ile faturaların iptaline karar verilmesi taleplerini içerir dava açıldığı, dava açıldıktan sonra 11/09/2018 tarihinde davacı şirket yetkilisi tarafından Bursa 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında borca itirazının olmadığını, takibin kesinleştirilmesini, beyan etmiş, aynı tarihte borcun nasıl ödeneceğine ilişkin taahhütname tutanağı  imzalamış,  ticaret dosyasına verilen teminatın da davalı kuruma verilmesini kabul etmiştir.<br>        Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.<br>         Dolayısıyla, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).<br>         Davacı şirketin yetkilisi tarafından ve Bursa İcra Müdürlüğü’nde imzalanan ve her iki tarafın da kabulünde olan11/09/2018 tarihli protokolde davacı şirket  tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, 11/09/2018 tarihli dilekçe ile davacı şirket yetkilisinin borca ve tüm ferilerine itirazının bulunmadığına ve icra takibinin kesinleştirilmesi talebine ilişkin dilekçede de herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, dava tarihinden sonra verilen anılan dilekçelerin icra tehdidi altında verildiğinin kabulüne imkan olmadığı ve bu yöndeki mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. (T.C. YARGITAY19. Hukuk Dairesi  2015/12359 E - 2015/14960 K ve  2013/12957 E, 2014/9976 K)<br>            Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar  tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere 12/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br><br>Üye <br>¸ <br>Üye <br> ¸<br><br>Katip <br> ¸<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"112e147e449fea95","SID":"dcd203043d8dd5d5"}}