{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1588 Esas<br>KARAR NO:2025/733 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/07/2023<br>NUMARASI:2022/71 E.  -  2023/123 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, kozmetik ürün ithal ve tedariki hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, 5 yıldır tüm marka ve ticari hakları ABD menşeili ... firmasına ait \"...\" adlı kil maskesini tedarik edip ticari faaliyete konu ettiğini, 2017 yılından bu yana  e-ticaret sitelerinde ürünleri satışa sunduğunu, ... isimli e-ticaret sitesindeki satışlarının davalı tarafından marka haklarına tecavüz edildiği gerekçesiyle durdurulması üzerine davalının markasından haberdar olduklarını, ABD'de tescilli marka sahibi olan şirketin Türkiye'de bir temsilcisi veya distribütörü bulunmadığını, davalı şirketin ... numaralı \"... +şekil\" markasını başkalarının ticaretini engellemek ve maddi menfaat elde etmek amacıyla kötüniyetli olarak adına tescil ettirdiğini iddia ederek, davalı şirketin tescil ettirdiği ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen dava dışı ABD menşeili ... firmasının müvekkili ile halihazırda iş birliği içerisinde olup, davaya konu markanın ABD menşeili firma adına tescili için ortak çalışma yaptıklarını, müvekkilinin davaya konu markayı tescil ettirmesinden şu ana kadar olan süreçten ABD menşeili firmanın bilgisinin olduğunu,  tescil aşamasında başvuruya itiraz etmediğini,  sonrasında da herhangi bir yaptırım uygulamadığını, davaya konu marka başvurusunun hiç bir şekilde kötü niyetle yapılmadığını, tam tersine kötü niyetli kişiler tarafından gerek toplum sağlığının bozulmaması için, gerekse de markanın itibarının zedelenmemesi için yapıldığını ve şimdiye kadar da bu amaç doğrultusunda hareket edildiğini ve kötü niyetli kişiler ile mücadele içinde olunduğunu savunarak, dolayısı ile de haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle açılan ve davacı tarafından ispat edilememiş olan  davanın gerek usul yönünden, gerekse esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2022/71E. - 2023/123 K.  sayılı kararıyla; \"...Davalı taraf; dava konusu markanın, ülkemizde tescil ile korunmaması ve ilgili markayı ihtiva eden orijinal olmadığını beyan ettikleri kullanımların önüne geçebilmek gayesi ile dava konusu marka başvurusunu gerçekleştirdiklerini beyan etmiştir. Ancak SMK 7.madde hükmü gereği “Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.\" ABD menşeili firmanın dava konusu marka başvurusuna, başvuru gerçekleştirirken onay verdiğine ilişkin delil sunulmamıştır. Dava dışı ABD menşeili firmanın; ülkemizde ticari faaliyete konu edilen ürünleri üzerinde yer alan markanın davacı şirket tarafından, arz edilen ticari faaliyetin bir tarafı da davalı şirket iken, tescil başvurusuna konu edilmiş olmasının SMK 6/9 maddesi hükmü kapsamında kötü niyetli olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle  davanın kabulüne; TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli  ... numaralı \"... +şekil\"  ibareli markanın, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere DAVANIN KABULÜNE,1-TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,2-Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ABD'li firmanın müvekkilinin marka tescil başvurusundan haberdar olduğunu, marka başvurusuna itiraz etmediğini, markanın tesciline zımnen izin verdiğini, müvekkilinin ABD'li firma ile işbirliği içinde olduğunu,Davacının, müvekkilinin markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini ispatlaması gerektiğini,Müvekkilinin kozmetik ürün satışı yaptığını, bu satışların Sağlık Bakanlığının kontrolünde olduğunu, davacının kendisinin satışa sunduğu ürünleri Sağlık Bakanlığına bildirmediğini, müvekkilinin insan sağlığına zarar verecek taklit ürünlerin satışını engellemeye çalıştığını,ABD'li firmanın Türkiye'de markasına yatırım yapmaktan çekindiğini, taklit ürünlerle mücadele etmek amacıyla müvekkilinin markayı tescil ettirdiğini,Müvekkilinin marka tescili ve taklit ürünlerin engellenmesi için pek çok masraf yaptığını,Davacının satış yapmasına da taklit ürünlerin satışının önlenmesi amacıyla engel olunduğunu, zira davacının satışını yaptığı ürünleri Sağlık Bakanlığına bildirmediğini,Her ne kadar mahkemece bilirkişi görüşü alınmasına karar verilmişse de, hukuki konularda ve hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını,Alınan bilirkişi raporunda yalnızca tarafların beyanlarına ve hukuki görüşlere yer verildiğini, bu rapora dayanılarak verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, belirttikleri gerekçelerle,  İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 13/07/2023 tarihinde verilmiş olan 2023/123 sayılı kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 15/03/2017 başvuru, 02/10/2017 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 03. sınıfta davalı şirket adına tescilli olduğu,...tescil başvuru numaralı \"...+Şekil\" markasının 03, 35. sınıflarda davalı adına tescili için başvurulduğu, 14/12/2020 başvuru, 16/08/2021 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının 35. sınıfta davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince eczacı ... ve marka vekili ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/02/2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; ...Davalı yanın dava konusu markasının SMK 6/9 hükmü çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, konu hakkında nihai takdirin yalnızca mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı...\" yönünde görüş bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, kötüniyetli tescil nedeniyle marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; gerek davacının, gerekse de davalının \"...\" markalı ABD’de kurulu firmaya ait kozmetik ürünlerinin Türkiye’de satışını yaptıkları konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.Davalı taraf, bu markanın dava dışı ABD’de kurulu şirkete ait olduğunu bildiği halde, bu marka ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan ve kozmetik ürünlerini de içeren ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasını kendi adına tescil ettirmiş, daha sonra da bu markaya dayanarak davacının ... üzerinden yaptığı satışları engellemiştir.SMK’nun 25/2. maddesi uyarınca menfaati olan herkes hükümsüzlük davası açabileceğinden, satışları engellenen davacının işbu davayı açmakta aktif taraf ehliyeti mevcuttur.SMK’nun 25/1 ve 6/9. maddeleri uyarınca kötüniyetli tescil, hükümsüzlük nedenlerindendir.Davalının başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, dava dışı ABD’de kurulu şirkete ait olduğunu bildiği marka ile iltibasa neden olacak derecede benzer markayı kendi adına tescil ettirmesi kötüniyetli tescil olup, Mahkemece bu nedenle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerindedir.Mahkemece davaya konu markanın dava dışı ABD’de kurulu şirkete ait marka ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığına dair bilirkişiden görüş alınması da usule aykırı olmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46a5059cc736ce01","SID":"58baadb3651eaf4a"}}