{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t         TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t              İSTİNAF KARARI<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/06/2023<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 22/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/03/2019 tarihinde müvekkilinin arkadaşının aracının lastiğini değiştirirken kimliği tespit edilemeyen bir arabanın çarpması sonucunda ağır yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin hayati tehlike geçirdiğini, ortopedi servisinde ameliyat olduğunu, kaza nedeniyle Antalya C. Başsavcılığı'nda ...sor. sayılı dosya ile soruşturma açıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olmak üzere 1.000,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle beraber davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 29/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; 500,00.-TL'si geçici iş göremezlik, 500,00.-TL' si sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000,00.-TL olarak açtıkları davada geçici iş göremezlik tazminat talebini 9.094,05.-TL, sürekli iş göremezlik talebini 314.041,95.-TL artırdığını ve bu bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle davacının müvekkili Güvence Hesabına başvurusu neticesinde 22/01/2020 tarihinde 36.864,00.-TL tazminat ödendiğini, davacının kendisine ödeme yapılmamış gibi belirterek tazminat talep etmesine ilişkin delillerini açıkça sunmak zorunda olduğunu,  kaza nedeniyle davacının kendi dikkatsizliği sonucunda malul kaldığını, gerekli tedbirleri almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>Mahkemece; \"Davanın Kabulü ile, 314.041,95-TL sürekli iş göremezlik ve 9.094,05-TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan Aktüerya bilirkişi raporunda tazminat hesaplanmasına ilişkin kullanılan kriterlerin hatalı olduğunu, hesabın TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz (iskonto) tekniği kullanılmak suretiyle hesaplanması gerektiğini, ayrıca Güvence Hesabı tarafından davadan önce davacıya ödenmiş tazminat miktarının da güncellenmesine ilişkin yapılan işlemin de hatalı olduğunu, çalışmayan kişiye geçici iş göremezlik tazminatının ödenemeyeceğini, ATK 2. İhtisas kurulundan alınan raporun da sadece engel oranını içerdiğini, raporda sürekli iş göremezlik oranı değil davacının tüm vücut engel oranının değerlendirildiğini, kusur oranına ilişkin alınan raporun da denetime elverişli olmadığını, ayrıca sigorta şirketinin temerrüt tarihininde mahkemece hatalı belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>İhbar olunan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sağlık raporundaki aleyhe tespitlerin dikkate alınmaması gerektiğini, prograsif rant yöntemi ile yapılan hesaplamaların doğru olmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin ZMMS poliçesi kapsamı dışında olduğunu, SGK'nın sorumluluğunda bulunan sağlık giderlerinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava; trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminat istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Somut olayda, 24/03/2019 tarihinde kimliği tespit edilemeyen sürücünün idaresindeki yine plakası belirsiz araç ile... Bulvarını takiben ...kavşağı istikametinden ...kavşağı yönüne yan yolda seyir halindeyken lastiğinin patlaması üzerine yolun en sağ kısmında park halindeki ...  plakalı otomobilde tekerlek değişimi yapmak için otomobilinin tekerlek ile ön sol tampon kısımlarında kaplama üzerinde bulunan davacı yaya ... otomobilinin sol kapı kısımlarında çarpması sonucu davacı yayanın yaralandığı trafik kazasının meydana geldiği sabittir.<br>Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre meydana gelen kazada kimliği tespit edilemeyen sürücünün %75 oranında, davacı yaya ... ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.<br>Yerel mahkemece davacı hakkında geçici iş göremezlik ile kalıcı iş göremezlik oranlarının tespiti yönünde aldırılan raporların itiraza uğraması üzerine en son ATK 2. Üst kurulunda alınan ... tarihli kurul raporunda; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan \"erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik\" hükümleri doğrultusunda davacının  geçici iş göremezlik süresinin 6  ay, kalıcı iş göremezlilik oranın ise %12 olduğu tespit edilmiştir.<br>Gerçek zarar miktarı hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. <br>Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.<br>Buna göre; Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere destek ve davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.<br>Yine Yargıtay uygulamalarına göre; kalıcı iş göremezlik tazminatlarında  bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.<br>Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda yukarıdaki açıklanan kriterler dikkate alınmak suretiyle davacının talep edebileceği tazminat miktarları hesaplanmış olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli,  aktüerya bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Her ne kadar ihbar olunan ...A.Ş istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; sigorta şirketinin davanın tarafı olmadığı, ihbar olunanın taraf olmadığı bir dosyada istinaf talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından ihbar olunanın istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının  istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, ihbar olunanın taraf sıfatı bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gereken 22.073,42 TL istinaf karar harcının peşin alınan 269,85+5.248,50 toplamı olan 5.518,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.555,07 TL'nin davalıdan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İhbar olunanın istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-İhbar olunan tarafından yatırılan istinaf karar ve kanun yoluna başvurma harçlarının talebi halinde ihbar olunana İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.05.2025  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  <br>..</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e23e2fce52c8183","SID":"462af1e55754f32b"}}