{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2285 <br>KARAR NO:2025/556<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/11/2020<br>NUMARASI:2017/798 Esas, 2020/631 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>KARAR TARİHİ:27/05/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davanın  reddine  dair verilen karara davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkilinin davalı ile 17/06/2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmede işin 20/06/2016 tarihinde başlamasının ve 12/08/2016 tarihinde ise tamamlanmasının öngörüldüğünü, ilerleyen süreçte alt sözleşmede yer almayan ek işlerin yapılmasını öngören bir taahhütnamenin imzalandığını, bu taahhütnamede ek işler için ödenecek tutar ile işlerin 30/08/2016 tarihine kadar tamamlanması halinde ödenecek ek bir tutarın da yer aldığını, ancak davalı tarafından yapılan revizyonlar nedeniyle, sözleşmede ve taahhütnamede öngörülen işlerin öngörülen tarihte tamamlanamadığını , gecikmenin diğer taşeron firmaların işlerindeki aksamalar  ve davalı tarafça talep edilen revizyonlardan kaynaklandığını, davalının revizyonlar ve ek işler nedeniyle ortaya çıkan tutarı da ödemekten kaçındığını, tamamlanamayan iki kalem işin eksik kalmasında kendilerinin hiçbir sorumluluğunun olmadığının yazılı delillerle sabit olduğunu, 28/10/2016 tarihli ek işlere ilişkin sözleşmenin gereğinin de davalı tarafça yerine getirilmediğini belirterek ; davanın kabulü ile sözleşmeye aykırı şekilde ödenmeyen ve sözleşmede bonus olarak adlandırılan, işin erken bitirilmesine ilişkin ek ödeme tutarı 55.000 TL kendilerince tamamlanan ek iş bdeli için 5.000,00 TL. İle bedeli ödenmeyen malzeme ve imalat gideri tutarı olan 5.000 TL olmak üzere toplam 65.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili , davacının işleri sözleşmede belirtilen sürede tamamlayamadığını, bu nedenle davacının işleri 12/08/2016 tarihine kadar bitirmesi hususunda yazılı olarak uyarıldığını, davacının işlerin eksik kalmasında kendi sorumluluğunun bulunmadığı iddiasının haksız ve dayanaksız olduğunu, buna ilişkin yazışmaların mevcut olduğunu., her ne kadar davacı taahhütnamede 31/08/2016 tarihi öngörülen işlerin bitirilememesinin yapılan revizyonlar olduğu iddia edilmiş ise de 24/08/2016 tarihli yazışmalardan da görüldüğü üzere bu konu hakkında taraflarınca davacının uyarıldığını, uygunsuzlukların da raporlanarak davacıya bildirildiği, işlerin gecikmesi ve zamanında tamamlanamamasının müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, davacının işin zamanında bitirilmesi halinde öngörülen 350.000 TL'lik ek ödemeye hak kazanamadığı gibi sözleşmede öngörülen işin zamanında bitirilememesi nedeniyle 350.000 TL cezai şart ödemeyi de kabul ettiğini, bu tutarın davacının hak edişinden kesildiğini , eksik işlerin başka firmalara yaptırılacağı ve masrafın davacıya yansıtılacağının belirtildiğini, bunların davacının da imzası bulunan hak ediş raporu ile davacı hak edişinden kesildiğini, ancak davacının 28/10/2017 tarihli hak ediş belgesini imzalamış olmasına rağmen kendilerince düzenlenen KDV dahil 563.922 TL'lik yansıma faturasını haksız olarak iade ettiğini, halbuki fatura edilen tutarın davacının hak ediş ödeme belgesinde gösterilen 350.000 TL cezai şart bedeli ile başka firmaya yaptırılan eksik işler bedeli olan 107.900 TL 'den oluştuğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama safahatında alınan bilirkişi raporunda , \"...taraflar arasında çekişmeye konu olan Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, ... mahallesi hudutlarında kain; tapunun ... ada ... parsel numarasında kayıtlı arsa üzeride bulunan ... fabrikasında yapılan tespit ve gözlemlerde; davacı/alt yüklenicinin üstlendiği ve yapmış olduğu işlerin bitirildiği, mahalde eksik ve noksan işin kaldığına dair taraflarca keşif sırasında herhangi bir ifadede bulunulmadığı gibi böyle bir imalat da gösterilmediği, davacı alt yüklenici tarafından yapılan işlerin ana yüklenici ve işveren tarafından da kabul edilmiş olduğu, söz konusu imalatların mahalde halen kullanılmakta olduğu, yapılan bu imalatın davacı alt yüklenici ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı alt yüklenicinin sözleşmedeki ilgili maddeler gereğince bonus kazanımını hak edip etmediği hususun ise sadece mahalde yapılacak tespit ve gözlemler ile belirlenemeyeceği...\" şeklinde tespitler yapıldığı Davacı yan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda ; \"... davacı yan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket 120.001 hesap kodunda müşteri olarak takip edildiği, cari hesap özelliği arz eden kayıtların 2016 yılında başladığı ve bittiği, davacının davalıyı muhatap alınarak düzenlediği ve toplamı 1.434.824,19 TL olan 3 adet hakediş faturası, veresiye hakediş geliri olarak davalının borcuna kayıt edildiği, karşılığında (27.440,00 + 243.567,91 + 148.201,52 +401.305,66) 820.515,09 TL tahsil edildiği ve alacaktan mahsup edildiği, ilave olarak davacının 3 adet toplam (2.645,34 +6.726,00 + 3.164,39 =) 12.535,73 TL olan yansıtma faturası toplam alacaktan mahsup edildiği, dolaysıyla davacının hakediş faturaları karşılığında davalının 31.12.2016 tarihi itibariyle gerçekleştirdiği toplam ödeme miktarı (820.515,09 + 12.535,73 ) 833.050,82 TL olduğu, cari hesap alacağı olarak bakıldığında ise, davacı 31.12.2016 tarihi itibariyle davalıdan (1.434.824,19 -  833.050,82) 601.773,37 TL alacaklı olduğu ...\" şeklinde tespitler yapıldığı ,Mahkemenin 07/05/2019 tarihli celsesinde verilen ara karar gereğince; davalı yan kayıtlarının incelenmesi ve talimat yolu ile alınan raporlar da irdelenerek birleştirici rapor alınmasına karar verilmiş, İnşaat Mühendisi ... ile Muhasip bilirkişi ... tarafından 28/08/2019 tarihli rapor tanzim edilerek mahkemeye ibraz edilmiş olup, raporunda \"... dosyaya sunulan 28.10.2016 tarihli hakediş formunun, her iki tarafça da imzalanıp onaylandığı, bu hakediş formunda, ...'nun teklifi için onay formunun 5. maddesinde belirtilen 350.000 TL'lik tutarın, kesinti olarak gösterildiği, bu kesintinin yapılmasının işin 30.08.2016 tarihine kadar tamamlanmadığını ifade ettiği, bu sebeple davacı tarafından bu hakediş raporunun kaşelenip onaylanmış olması sebebi ile davacının, ...'nun teklifi için onay formunda belirtilmiş olan 50.000 TL'lik bu bonus ödemesine hak kazanamadığı, taraflar arasında yapılmış olan anlaşma gereği, davalı firma 50 ve 52. maddelerde yer alan iş kalemlerini davacı firmaya yaptırma zorunluluğunda olmadığı, dava dosyasına, davacı tarafından sunulan 26.10.2016 tarih ve... numaralı 'Tutanak-01' belgesinde davacı firma kaşesi ve yetkili imzası ile başkaca imzaların yer aldığı, ancak bu başkaca imzaların kime ait olduğunun bilinmediği ve tutanakta davalı kaşesi yer almadığı, dolaysıyla bu tutanağın kabul edilip edilmeyeceği hususundaki mahkemede olduğu, tutanağın açıklama kısmında tüm malzeme, yevmiye, işçilik ve nakliye bedellerinin dahil olduğunun belirtildiği, sayın mahkemece tutanağın kabul edilmesi durumunda, davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken, ek işler, malzeme ve imalat giderleri bedelinin, tutanak sonunda belirtilmiş olan 9.626,25 TL olması gerektiği ...\" şeklinde tespitler yapıldığı ,Mahkemece ek rapor alındığı ,bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan bilirkişi ek raporunda \"... numaralı Tutanak 01 belgesinde belirtilmiş olan 9.626,25 TL tutarındaki davacı alacağının ödendiğinin hak ediş raporunda yer aldığı ancak, ancak kök raporda sehven gözden kaçırıldığı, davacı vekili, dava dosyasına sunmuş olduğu dilekçesinde müvekkilinin hakkedişi imzalamış ve onaylamış olmasının, hakkedişi kabul anlamına gelmediğini, ihtirazı kayıt koyulmasının Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinde yer aldığını ve bu şartnamenin davaya koııu sözleşmenin eki olmadığını, hakedişin onaylanmış olması sebebiyle işin gecikmiş sayılacağına ve 50.000 TL ek ödeme almaya hak kazanılmayacağına itiraz ettiklerini , bu hususta kök raporda detaylıca açıklama yapılmış olup görüşlerinde her hangi bit değişiklik bulunmadığı , nihaî takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu ,davacı vekilinin itiraz etmiş hususlar arasında; raporun 12.sayfasında  dava dosyasına sunulan yazışmalardan bir kısım gecikmelerin davacıdan kaynaklanmadığının anlaşıldığı belirtildiği halde, hemen önceki cümlede gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını ispatlar delilin dosyada bulunmadığının iddia edildiğini ve buna karşın taraflarınca dosyaya sunulan ve gecikmelerin neden kaynaklandığını kalem kalem açıklayan belgeye yer verilmediği hususu olduğu ,Davacı vekilinin bahsetmiş olduğu gecikme nedenlerinin kalem kalem açıklandığı belgeye raporun 11. sayfasında yer verildiği ,raporun 12. sayfasında  kalem kalem açıklanan bu gecikme nedenlerinin davalıdan kaynaklandığını ispat eder bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, bir kısım gecikmelerin de davacıdan kaynaklanmadığının anlaşıldığının belirtildiği ,bu ifadelerde her hangi bir çelişki bulunmadığı , gecikme nedenlerinin davalıdan kaynaklandığını ispat eder bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, bir kısım gecikmelerin de davacıdan kaynaklanmadığı yönündeki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı ,...bazı gecikmelerin davacıdan kaynaklanmamasından, davacının hiçbir gecikme yaşamadığı anlamı çıkarılmaması gerektiği ,  dava dosyasına sunulmuş olan deliller incelendiğinde, sözleşmede yet aJan 50. ve 52. Maddelerdeki iş kalemlerine ilişkin olarak, 14.250,00 TL tutarındaki, 52 madede yer alan işin açıklamsinda ‘iptal Edilebilir? İfadesinin yer aldığı görüldüğü ,  dolayısıyla davalı, bu işi davacıya yaptırmakla yükümlü olmadığı , 50.maddede yer atan işin açıklama kısmında ise. iptal edilebileceğine dair herhangi bir ifade yer almadığı ,ancak taraflar atasında imzalanmış olan sözleşmenin 5 numaralı maddesinde; “/lif yüklenici/ taşeron mücbir sebep mutabakat ha/i hariç olmak üşşere, süresi içinde işi tamamlama^ ise ya da // programına uyum kontrollerinde işveren işin yamanında tamam/anamayacagtna kanaat getirir ise işveren, söyleşmeyi, aliyüklenici/ taşeron un kusuru sebebiyle ayma hiçbir ihtar, ihbar ye hükme gerek dnymaksuştn, tek taraflı olarak fetih etme ve uğradığı yararlan talep etme hakle rina sahip olduğu gibi, ait yükleniti/ taşerona işten ti çektirerek şantiyeden ufaklaştırmak re matişeme/ere el koymak gerektiğinde ati yük/eniti/ taşeron un namı hesabına işi tamamalatmak ya da kendi nam w hesabına başka bir firmaya yaptırmak hakkına sahiptir, .' şeklinde belirtildiği ,dolayısıyla, davalının yukarıdaki 5 numaralı maddede belirtilmiş olan hakkını kullanması, davalı firmanın 50 ve 52.maddelerde yer alan iş kalemlerini davacı firmaya yaptırma zorunluluğu bulunmaması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulunsa da bu konudaki hukuki takdir Sayın Mahkemededir. Bu husustaki görüşlerinde de herhangi bir değişiklik bulunmadığı...\" şeklinde tespitler yapıldığı ,Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 28/08/2019 tarihli birleştirici kök raporun ve 16/12/2019 tarihli ek raporların incelenmesinde, raporların birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu, bu haliyle de raporların, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hükme esas alındığı , davanın, yapılan işin erken bitirilmesi halinde ödenmesi taahhüt edilen bonus bedeli ile ödenmediği iddia edilen malzeme ve imalat giderlerinin tahsili istemine ilişkin olduğu, bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin topladığı, gelen yazı cevaplarının dosyamız içerisine alındığı, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ile dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacaklarının ortaya konulduğu, ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla, talimat yoluyla tanık beyanı alındığı ve yine talimat yoluyla ve mahkememiz tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alındığı, alınan bu raporlardan mahkemece alınan 28/08/2019 tarihli birleştirici heyet raporunun, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, alınan raporda, bonus ödemesine yönelik davacı yan iddiasına ilişkin olarak dosyaya sunulan 28.10.2016 tarihli hakediş formunun, her iki tarafça da imzalanıp onaylandığı, bu hakediş formunda, ...'nun teklifi için onay formunun 5. maddesinde belirtilen 350.000 TL'lik tutarın, kesinti olarak gösterildiği, bu kesintinin yapılmasının, işin 30.08.2016 tarihine kadar tamamlanmadığını ifade ettiği, bu sebeple davacı tarafından bu hakediş raporunun kaşelenip onaylanmış olması sebebi ile davacının, ...'nun teklifi için onay formunda belirtilmiş olan 50.000 TL'lik bu bonus ödemesine hak kazanamadığının tespit edildiği, yapılan tespitin dosya kapsamına uygun olduğunun ve davacı yanın bonus ödemesi adı altında bir ödeme talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığının anlaşıldığı, ödenmediği iddia edilen ekişler, malzeme ve imalat giderlerine ilişkin olarak da, ek bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, söz konusu ödemelerin hakkediş tutanağında yer aldığı, bu haliyle de davacı yanın iş bu alacak kalemlerine ilişkin herhangi bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , taahhütnamenin taraflarca imzalandığını , 30.08.2016 tarihine kadar işlerin tamamlanması halinde yükleniciye ek tutar ödenmesinin kararlaştırıldığını ,davalının revizyon talepleri sebebiyle işin zamanında tamamlanmasının mümkün olmadığını , müvekkilinin her hangi bir kusurunun bulunmadığını , davalının geç karar vermesi , yer teslimi yapmaması gibi sebepler nedeniyle işin tamamlanamadığını , gecikmelerin hangi taraftan kaynaklandığını belirleyen bir rapor olmadığını , gecikmenin nedeninin diğer taşeronlardan kaynaklanan aksamalar ve davalı tarafından talep edilen revizyonlar olduğunu , hükme dayanak olan kök ve ek raporun itirazlarını incelemediğini  , dosyadaki delillerden anlaşılacağı üzere gecikmelerin hiç birinin doğrudan müvekkili ile ilgili olmadığını , ek işler nedeniyle ortaya çıkan tutarın ödenmediğini,tamamlanmayan eksik 2 kalem işte müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını , davalı tarafın gecikmede müvekkilinin kusurunu ispatlayamadığını , yapım işleri şartnamesinin sözleşmenin eki olmadığını , yansıtma faturanın yasal sürede iade edildiğini ,  hak ediş formlarını ihtirazi kayıt koymadan imzalamasının müvekkilinin hak edişi kayıtsız şartsız kabul ettiği anlamına gelmediğini,dayanak raporların hukuka ve fiili gerçekliğe aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 17.6.2016 tarihinde sözleşme mizalandığını , süreçte ilave işlere dair 28.10.2016 tarihli taahhüt imzalandığını ,  davalının revizyon istekleri ve diğer taşeronlardan kaynaklı aksamalar sebebiyle işin zamanında bitirilemediğini , iki kalem işin yapılmadığını müvekkilinin bir kusuru olmadığını ,  sözleşmeye aykırı şekilde ödenmeyen ve sözleşmede bonus olarak adlandırılan, işin erken bitirilmesine ilişkin ek ödeme tutarı 55.000 TL kendilerince tamamlanan ancak bedeli ödenmeyen malzeme ve imalat gideri tutarı olan 5.000 TL olmak üzere toplam 65.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı hak ediş alacağı , ve erken bitirme ek ödemesine dair alacak davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davalı vekili , gecikmede müvekkilinin kusuru bulunmadığını , eksik işleri başka firmalara yaptırdığını ,davacının zamanında bitirilmesi halinde ek ödeme olarak düzenlenen 350.000,00 TL. 'ye hak kazanamadığını ,davacının 350.000,00 TL. cezai şart borcu olduğu ve eksik işlerin başka firmalara yaptırılması sebebiyle 107.900,00 TL. tutarla ilgili olarak KDV dahil 563.922,00 TL. faturanın davacıya yansıma fatura kesildiğini , davacının iade ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davada taraflar arasında fabrika büyütme ve yenileme projesine dair  17.06.2016 ve 28.10.2016 tarihli sözleşmeler uyarınca davalı tarafça ödenmesi gereken hak ediş bedellerinin sözleşmede görülen erken bitirme ek ödemesinin tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. ... Fabrikalarının büyütülmesine ilişkin olarak 17.06.2016 tarihli anahtar teslim  Alt Taşeron Sözleşmesinde işin 20.06.2016 tarihinde başlayacağı ve 12.08.2016 tarihinde biteceğinin düzenlendiği , sözleşme bedelinin 1.215.952,71 TL. birim fiyatlı sözleşme olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde teslimde gecikme meydana geldiğinde yüklenicinin günlük 1.500,00 TL. cezai şart ödeyeceği düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki taahhüt ile tüm sözleşme işleri ile ilave işlerin 30.08.2016 tarihine kadar tamamlanacağı,bu zamana kadar tamamlanmazsa ödeme belgesinin  tamamlanan işler için verileceği , tamamlanmaması halinde 5. maddeye göre cezai şart kesileceği, taşeronun tüm işleri 24.08.2016 tarihine tamamlaması halinde bonus olarak 50.000,00 TL. ödeme yapılacağı düzenlenmiştir.Karara dayanak yapılan 28.08.2019 tarihli kök raporunda  , 28.10.2016 tarihli hak ediş formunun her iki tarafça imzalanıp onaylanığı , 5. madde de düzenlenmiş olan 350.000,00 TL. lik tutarın kesinti olarak gösterildiği , bu kesintinin yapılmasının işin 30.08.2019 tarihine kadar tamamlanmadığını ifade ettiği , davacı tarafından hak ediş formunun onaylanıp kaşelendiği , raporda  bu hak edişin imzalanması ile gecikmelerin davacıdan kaynaklandığını kabulü anlamına geldiğini belirterek  , ek işler ve malzeme giderinin 9.626,25 TL. olarak hesaplandığı , anlaşılmıştır.16.12.2019 tarihli ek raporda ise 9.626,25 TL. Tutarındaki davacı alacağının hak ediş raporunda yer aldığı, kök raporda bu hususun sehven atlandığı , gecikme nedenlerinin davalıdan kaynaklandığına dair dosyada delil olmadığını , bir kısım gecikme nedeninin davacının kusurundan kaynaklandığı hususundaki görüşlerinin değişmediğini belirtmişlerdir.Davacı taahhüt edilen  işin bitirilme tarihine göre  bonus bedelini ve ek iş bedelini eldeki davada talep etmiştir. Ek raporla tespit edilen ek iş bedelinin ödendiği ve hak ediş formu ile 350.000,00 TL. 5. maddeden kaynaklanan cezai şartın tarafların onayı ile hak edişte gösterilerek kesildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında davacı tarafından talep edilen ek işin hesaplandığı ve 9.626,25 TL. tutarın belirlendiği ve bu miktarın hak edişle ödendiği ek raporla tespit edilmiştir. Karara dayanak yapılan 28.08.2019 tarihli kök rapor ve 16.12.2019 tarihli raporlar birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan denetime açık , hukuka ve usule uygun raporlardır. Dosya kapsamındaki delillerden gecikmenin davalıdan kaynakladığı ispatlanamadığından ve 28.10.2016 tarihli hak ediş taraflarca imzalanıp onaylandığından ve 350.000,00 TL. cezai şart ve ek işler ve malzeme bedeli olan 9.625,25 TL.  hak edişte  gösterilip ödendiği anlaşıldığı , bu sebeple yerel mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık olmadığından , davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.  Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1 - İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2020 tarih ve 2017/798 Esas, 2020/631 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9814d64865cc603c","SID":"d6e4a3381b97a4dc"}}