{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1702 <br>KARAR NO\t: 2025/721<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/06/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/470 Esas,  2023/608 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... otogarı içerisinde bekleyen müvekkilinin sağ ayağı üzerinden geçmiş ve dikiz aynası da müvekkiline çarptığını, söz konusu kaza sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, olay sonucu taksirle bir kişinin yaralanması sebep olma nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin tali kusurlu, araç sürücüsünün ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin olay sonucu ayağında kemik kırığı meydana geldiğini ve tedavi gördüğünü, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat ettiklerini, söz konusu sigorta şirketi tarafından dosya açıldığını, maluliyet değerini karşılamayacak bir tutar taraflarına teklif edildiğini, taraflarına hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk bürosuna müracaat ettiklerini ancak toplantı sonucu anlaşma olmadığını, müvekkilinin yaralanması sebebiyle oluşan geçici ve daimi iş göremezlik nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tüm davalılardan tahsilini, olay nedeniyle 30.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında kalan tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 02/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile  dava değerini toplam 367.418,13‬-TL  olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının  367.418,13-TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/07/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 24.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/07/2018  tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle<br> \"Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 367.418,13-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 27/07/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 24.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/07/2018   tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, mahkemece verilen kararın hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden tabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp raporunda kişinin Nbia-fibula kırığına bağlı sağ ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı arızası için ilgili yönetmelik ekinde yer alan tablo 3.10 ve 3.11 yerine sehven tablo 3.33.c seçilerek hesaplamaya devam edilmesi nedeniyle tespit edilen oranın olması gerekenden yüksek bildirildiğini, kazaya bağlı gerçek maluliyetin tespiti için dosyanın ATK'ya sevkinin gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun davacı tarafın kişisel müracaatı sonucunda tek taraflı sunulan delillerle hazırlandığından ve davalı tarafın delilleri nazara alınmadığından somut olayın şartlarına göre söz konusu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığını, asgari ücret baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak TRH-2010 yaşam tablosu ve %0 faiz oranı uygulandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hangi verilere göre teknik faizin %0 olarak tespit edildiğinin belirtilmediğini, bu haliyle de raporun denetime elverişli olmadığını, %1,8 teknik faiz uygulandığında 65.465,52-TL, %0 teknik faiz uygulandığında ise 112.642,76-TL tazminat hesaplanacağını, haksız bir şekilde teknik faizin %0 olarak kullanılmasının zarar gören açısından zenginleşmeye neden olacağını, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespitinin gerektiğini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların hükmedilen tazminattan mahsubunun gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazası meydana gelen yaralama nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile ... otogarı içerisinde bekleyen müvekkilinin sağ ayağı üzerinden geçmiş ve dikiz aynası da müvekkiline çarptığını, söz konusu kaza sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı ... Sigorta Anonim Şirket vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik süresinin % 10 olduğunun, geçici göremezlik süresinin 120 gün, olayda davacının %  20 oranında davalı Halil'in % 80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,  hesap raporunda davacının kusur oranı ve maluliyet derecesi dikkate alınarak toplam maddi tazminat zararının 367.418,13 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının  olayın oluş şekli, davacının maluliyet derecesi ve tarafların kusur oranları dikkate alınarak makul seviyede olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf aşamasında alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında alınması gereken 25.098,33-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 6.274,58‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.823,47‬-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf başvurusu sırasında davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54408f61590c275f","SID":"5b7f35ccbaa001b5"}}