{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>T.C.<br> İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/1289<br>KARAR NO\t\t: 2025/646<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ   <br>ESAS NO\t\t: 2018/221 <br>KARAR NO\t\t: 2021/27<br>DAVA TARİHİ\t: 20/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2021\t <br>DAVA\t\t: Kayıt Kabul (Eser  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.05.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 02.05.2025<br><br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2018/221 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının mülkiyeti davacıya ait ... ili , ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevki ... ada ...parsel de bulunan taşınmazda prefabrik depo ve idari bina yapımı için ilk olarak 19/04/2017 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, davalının asıl sözleşme de belirlenen edimlerini yerine getirmemesi üzerine tarafların asıl sözleşmenin eki niteliğindeki ek sözleşmeyi akdettiklerini, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, davalıya peşinat olarak 611.500,00 TL ödediğini, ayrıca 25/12/2017 vadeli 100.000,00 TL bedelli, 25/01/2018 vadeli 100.000,00 TL bedelli, 16/02/2018 vadeli 120.000,00 TL bedelli, 25/03/2018 vadeli 100.000,00 TL bedelli ve 25/04/2018 vadeli 108.500,00 TL bedelli bonoları tanzim ederek davalıya teslim ettiğini, ek sözleşmenin 4. Maddesi gereğince davalının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde davacının bonoları ödememe hakkı ve yetkisi bulunduğunu, davalının sözleşmeler gereğince 15/01/2018 tarihine kadar tüm imalatları tamamlayıp yapı kullanma izin belgesini alarak sözleşme konusu prefabrik depo ve idari binayı davacıya teslim etmekle yükümlü olduğunu, davalının bu yükümlüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine davalıya ... 27. Noterliğinin 09/01/2018 tarih 00701 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek , sözleşmenin fesh edildiğini ve davaya konu olan bonoların davacıya iade edilmesi , peşinat olarak ödenen 611.500,00 TL nin de davalı tarafından eksikte olsa yapılan imalat bedelinden mahsup edilerek ödenmesinin ihtar edildiğini, İzmir 4. ATM 'nin 2018/27 D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda sözleşme konusu işin 15/01/2018 tarihi itibariyle tamamlanmadığı, işin tamamlanma oranının % 26,56, yapılan iş bedelinin 302.772,42 TL olduğunun tespit edildiğini, menfi tespit davası konusunun 25/12/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/03/2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 25/04/2018 vade tarihli 108.500,00 TL bedelli bonolar olduğunu, 25/01/2018 tarihli 100.000,00 TL bedelli bononun ciro edildiğini, 3. Kişi tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/1262 sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini ve davacı tarafından icra dosyasına icra tehdidi altında ödendiği için yine 16/02/2018 vadeli ve 120.000,00 TL bononunda tahsile verildiği bankaya davacı tarafından ödendiği için menfi tespit davasının konusu yapılmadığını, ödenmek zorunda kalınan bonolar , sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı ve peşin ödenen 611.500,00 TL ile ilgili olarak davalı hakkında İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2131 sayılı dosyasıyla iflas takibi yapıldığını, takipte bilirkişi raporu ile tespit edilen imalat bedeli olan 302.772,42 TL'nin alacaktan mahsup edildiğini, ancak bedelsiz kalan bonolar yönünden dava açılması zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , davacının 25/12/2017 vadeli 100.000,00 TL bedelli, 25/03/2018 vadeli 100.000,00 TL bedelli, 25/04/2018 vadeli 108.500,00 TL bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bonoların iptaline, yargılama aşamasında bonoların icra tehdidi altında ödenmesi durumunda davanın istirdat davası olarak devamına, davalı aleyhine İİK 72/5 .mad. uyarınca %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 19/04/2017 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereği iş sahibinin davalı şirkete 20/12/2017 tarihine kadar 1.140.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin ise sözleşmeye konu prefabrik depo ve idari binayı inşa etmeyi taahhüt ettiğini, iş sahibinin sözleşme gereği edimini yerine getirmediğini ve eksik ödeme yaptığını, akabinde ... 27. Noterliğinin 09/01/2018 tarih 00701 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek sözleşmeyi fesh ettiğini, hali hazırdaki peşinattan imalat bedelini düşerek bakiyenin ödenmesini talep ettiğini, söz konusu ihtarnameye davalı tarafça ... 1. Noterliğinin 18/01/2018 tarih 00931 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, cevabi ihtarnamede sözleşmede taahhüt edilen ödemelerin yapılması durumunda 70 gün içinde inşaatın bitirileceğinin bildirildiğini, daha sonra davacı tarafça davalı hakkında İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2131 sayılı dosyası ile 44.365,81 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, ayrıca davacı tarafça  İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2131 sayılı dosyası ile iflas yoluyla takip başlatıldığını bu takibe de itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının sözleşme uyarınca edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ancak davacının yapılması gereken ödemeleri yapmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel sebebinin iş sahibinin ödemelerini süresinde yerine getirmemesi olduğunu, davacı tarafça yaptırılan tespit dosyasına itiraz edildiğini, tespit dosyasındaki keşfin davalı şirketin yokluğunda yapıldığını, davalı tarafa söz hakkı tanınmadığını ayrıca imalat bedellerinin KDV'siz olarak hesaplandığını, seçilen bilirkişilerin konularında uzman olmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile maddi gerçeğin ortaya çıkacağını, davacının tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine, %20 tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 14.01.2021 tarih ve 2018/221 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...davacı tarafça taraflar arasında imza altına alınan sözleşme ve ek sözleşmenin davalı tarafından yerine getirilmediğinden bahisle sözleşme doğrultusunda verilen bonolar dolayısıyla davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile bonoların iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, davacı ile davalı arasında davacıya ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... mevkii ... ada ...nolu parselde bulunan taşınmazda prefabrik depo ve idari yapı bina işi ile ilgili 19/04/2017 tarihinde sözleşmenin imza altına alındığı, yine taraflar arasında daha sonra ek sözleşme düzenlendiği İzmir 3. ATM' dosyasında alınan bilirkişi raporu ile İzmir 4. ATM dosyasında alınan bilirkişi raporları göz önüne alındığında sözleşme konusu edilen işlerin davalı tarafça sözleşmelerde işin bitim süresi olarak belirlenen 15/01/2018 tarihi itibariyle tamamlanmadığı ,İzmir 4 ATM'nin 2018/27 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere söz konusu tarih itibariyle işin tamamlanma oranının %26,56 olduğu, davacı tarafça ... 27.Noterliği'nin 09/01/2018 tarihli 701 yevmiye nolu ihtarnamesiyle ek sözleşmenin 1. maddesi gereğince 15/01/2018 tarihine kadar işin ifa edilmediği ve edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşmeyle verilen bonoların iadesinin ve peşin ödenen 611.500,00-TL'den yapılan iş tutarının düşülerek kalanının iadesinin istendiği, TBK 473/1 maddesi gereğince davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği , davacı tarafça sözleşmeler dolayısıyla davalıya 14/11/2017 tarihine kadar 611.500,00 TL ödeme yapıldığı , davacı tarafça peşin ödeme yanında Mahkememizde dava konusu edilen 25/12/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli , 25/03/2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 25/04/2018 vade tarihli 108.500,00 TL bedelli bonolar ile ıslah ile dava konusu edilen 16/02/2018 vadeli ve 120.000,00 TL bedelli bonoların da davalıya verildiği , davalı tarafça yapılan iş miktarının peşin ödenen bedeli dahi karşılamadığı ve peşin ödenen bedel ile Mahkememiz dosyasında dava konusu edilmeyen ve bedeli üçüncü kişiye ödenen 25/01/2018 tarihli 100.000,00 TL bedelli bono göz önüne alınarak davacının davalıdan 427.365,81 TL alacaklı olduğunun İzmir 3. ATM'nin 2018/397 Esas 2019/904 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile belirlendiği , tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacının sözleşme ve ek sözleşme kapsamında davalıya verdiği ve bedeli ödenen 25/12/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli , 25/03/2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 25/04/2018 vade tarihli 108.500,00 TL bedelli bonolar yönünden davalı tarafa borçlu olmadığı ve bu bonolar sebebiyle yapılan ödemenin davalıdan istirdadının gerektiği , davacı tarafça ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde dava konusu edilmeyen 16/02/2018 tarihli 120.000,00 TL bedelli senet yönünden de menfi tespit ve istirdat talebinde bulunulduğu ancak başlangıçta dava konusu edilmeyen söz konusu senedin ıslah yolu ile davaya ithaline ve dava konusu hale getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı, bu husus göz önüne alındığında 16/02/2018 tarihli senet yönünden davacının davasının reddinin gerektiği, davanın başlangıçta menfi tespit davası olarak açıldığı ancak dava konusu edilen senet bedellerinin bir kısmının davacı tarafından yargılamanın devamı esnasında ödendiği ve davanın istirdat davasına dönüştüğü, yine duruşmaların devamı esnasında davalı şirketin İzmir 3. ATM'nin 2018/397 Esas 2019/904 Karar sayılı ilamıyla 27/09/2019 tarihinde iflasına karar verildiği ve davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, davacı tarafça dava konusu edilen 3 senet yönünden 308.500,00 TL lik ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin kayıt kabulüne ilişkin koşulların oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 07.07.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-İlk derece mahkemesi dosyasındaki taleplerinin taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı tarafa teslim edilen; 25/12/2017 vadeli 100.000.-TL’sı bedelli, 25/03/2018 vadeli 100.000.-TL’sı bedelli, 25/04/2018 vadeli 108.500.-TL’sı bedelli bonolar nedeni ile müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine yönelik olduğunu, ilk derece mahkemesinin davanın bu yönden kabulüne karar verdiğini, <br>-Yargılama aşamasında dava dilekçelerinin 1. sayfasında belirtilen ve ödeme belgesi dosyaya ibraz edilen; 16/02/2018 vadeli 120.000.-TL’sı bedelli bonoda haksız biçimde ve icra baskısı altında ödenmek zorunda kaldığını, <br>-HMK.m.176 gereğince ıslah yolu ile 16/02/2018 tarih ve 120.000.-TL bedelli bononun da ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan istirdatına karar verilmesi için taraflarınca ıslah yoluna başvurulduğunu ve gerekli harcın ikmal edildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin dava değerinin ıslah yolu ile arttırılamayacağı gerekçesi ile davanın bu bono yönünden reddine karar verdiğini, ilk derece mahkemesinin bu kararının hukuka aykırı olduğunu, zira dava değerinin ıslah yolu ile arttırılmasının hukuken mümkün olduğunu, <br>-İlk derece mahkemesinin ıslah yolu ile dava değerine dahil ettikleri 16.02.2018 vade tarihli 120.000.-TL'lık bono yönünden davanın reddine karar vermesinin hukuka, yasaya ve emsal Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, <br>-Davanın önce menfi tespit davası olarak açıldığını, davaya konu bonoların ödenmesi ile istirdat olarak devam ettiğini ve yargılama aşamasında davalı şirketin iflasının açılması ile kayıt-kabul davası olarak karara bağlandığını, kayıt-kabul davalarının maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi olduğunu, nitekim davada kabul edilen kısmi 308.500 TL olmasına karşın gerekçeli kararın hüküm bölümünün 4 nolu fıkrasında davacı olarak taraflarına 4.080 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak davanın reddedilen kısmı 120.000 TL olmasına rağmen hüküm bölümünün 4 nolu fıkrasında davalı tarafa 120.000 TL üzerinden 15.350 TL nisbi vekalet ücreti takdir edildiğini, gerekçeli kararın hüküm bölümü birbirine aykırı fıkralar içermesi nedeni ile taraflarınca tavzih yoluna başvurulmuş ise de istinaf kanun yoluna başvuru süresi içinde ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmediği için bu hususta istinaf gerekçesi olarak dilekçelerinde yer aldığını, <br>Belirterek yukarıda açıklanan haklı ve yasal nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; istinaf gerekçeleri doğrultusunda kısmen kabul şeklindeki yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak, davanın ıslah edilen kısım da dahil tamamının kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, yargılama esnasında davalı iflas ettiğinden kayıt kabul davasına dönüşmüştür.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 19.04.2017 tarihli prefabrik depo ve idari bina inşaatı konulu eser sözleşmesi ve ek sözleşmenin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin asıl sözleşme ve ek sözleşme uyarınca 15.01.2018 tarihine kadar tüm imalatları tamamlayıp yapı kullanma izin belgesi alarak sözleşme konusu prefabrik depo ve idari binayı teslim etmeyerek edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle 25.12.2017 vadeli 100.000,00 TL bedelli, 25.03.2018 vadeli 100.000,00 TL bedelli ve 25.04.2018 vadeli 108.500,00 TL bedelli 3 adet bononun bedelsiz kaldığını belirterek sözkonusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açtığı; sözkonusu bonoların yargılama aşamasında ödenmesi nedeniyle davanın istirdata dönüştüğü, daha sonra davacı tarafça 24/06/2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile sözleşme gereği davalıya teslim edilen ve icra baskısı altında davacı tarafından üçüncü kişiye ödenmek zorunda kalınan 16/02/2018 tarih ve 120.000,00 TL lik bononun da ıslah yolu ile talep sonucuna eklenerek ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>Davalı yüklenicinin dava açıldıktan sonra  İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/397 Esas 2019/904 Karar sayılı kararı ile 27/09/2019 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas kararının 31/12/2019 tarihinde kesinleştiği ve İzmir İflas Müdürlüğü'nün 2019/20 sayılı iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütüldüğü; davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi nedeniyle eldeki davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.<br> Somut olayda davacı tarafça ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde dava konusu edilmeyen 16/02/2018 tarihli 120.000,00 TL bedelli senet yönünden de menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuş ise de, bu talep dava konusu dışında yeni bir talep niteliğindedir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K., 15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları) Bu nedenle başlangıçta dava konusu edilmeyen söz konusu senedin ıslah yolu ile davaya ithaline ve dava konusu hale getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığından Mahkemece 16/02/2018 tarihli senet yönünden davacının davasının reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br> Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 6.HD'nin 2022/5320 Esas ve 2024/2813 Karar sayılı kararı)Bu nedenle Mahkemece davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi; davalı lehine ise reddedilen 120.000,00TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; Mahkemece bu kapsamda davacı lehine maktu, davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2018/221 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8f90043a3b9aa45","SID":"2666ebd96d69e4a6"}}