{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1678 Esas<br>KARAR NO:2025/861 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI:2022/74 Esas- 2022/400 Karar<br>TARİH:22/06/2022 <br>DAVA:Tanıma Ve Tenfiz<br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ile müvekkili arasında akdedilen 30 Eylül 2020 Tarihli ... sözleşmesi'nin şartları gereğince müvekkili ...'den İskenderun'a Gübre yükü taşınması için Davalı'ya ... isimli gemiyi kiraladığını, taraflar arasında bağıtlanan ... Sözleşmesi tahtında uyuşmazlıkların tahkim yoluyla İngiliz Hukuku'na göre Londra'da ... tahkimi yoluyla çözülmesinin kararlaştırıldığını, ... sözleşmesi ve ilgili tahkim şartının yeminli tercüman tarafından tercüme edildiğini, noter tasdikli tercüme aslını mahkeme kasasına alınmak üzere sunduklarını, müvekkili şirketin boşaltma işleminin bitişinin ertesi günü,  20 kasım 2020 tarihinde navlun, ölü navlun ve sürastarya bakiyesi için nihai bir fatura düzenlediğini ve davalı taraf ile paylaştığını, davalı tarafından fatura karşılığı meblağın ödenmediğini, neticesinde tahkim yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin temiz anlaşma teyidi ve taraflarca belirlenen ve geçerli tahkim şartı uyarınca ...'ya başvurarak davalı aleyhine tahkim sürecini başlattığını,... usullerinin yanı sıra tahkim yargılamasının başlatıldığının davalıya Beyoğlu ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 14.04.2021 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, işbu başvuru tarihi itibariyle ...nezdindeki tahkim sürecinin sonuçlandığını, verilen kararın kesinleştiğini, karar ile kesinleşme şerhinin Apostilli ve noter onaylı aslı ile noter tasdikli tercüme aslını mahkeme kasasına alınmak üzere işbu dilekçe ekinde sunduklarını, davalının ödeme yapmadığını, MÖHUK uyarınca ... kararlarının Türk Mahkemelerinde tenfiz edildiğini, ... tarafından Londra, Birleşik Krallık'ta gerçekleştirilen 24 Eylül 2021 tarihinde verilmiş olan ve 27 Ekim 2021 tarihinde kesinleşmiş olan yabancı tahkim kararının tenfizini talep ettiklerini, tenfiz şartlarının tamamının bulunduğunu, tenfizi talep edilen kararın kesinleştiğini, icra kabiliyeti kazandığını, taraflar arasında geçerli bir tahkim şartı bulunduğunu, hakem kararlarının tenfizinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, işbu ... Sözleşmesi gereği tahkim yargılamasının İngiliz Hukukuna tabi olacağını ve İngiliz Hukukuna göre yorumlanacağını, davalının tahkim yargılamasına iştirak ettiğini, 11.06.221 tarihinde savunma dilekçesini ve 06.07.2021 tarihinde ikinci savunma dilekçesini sunduğunu, bu hususun davalı tarafın usulüne uygun şekilde temsil edildiğini ortaya koyduğunu, müvekkilinin 13 Ocak 2021 tarihinde tahkim sürecini başlattığını, tahkim sürecinde tek bir hakem atanması hususunda anlaşmanın teklif edildiği yönündeki bildirimi, davalıya broker üzerinden E-Posta yoluyla ve aynı zamanda kurye yoluyla gönderdiğini, davalının 29 Ocak 2021 tarihinde gönderdiği cevabi E-Posta ile tahkim sürecine hazır olduklarını bildirdiğini, sözleşme maddesi uyarınca hakem seçimine ilişkin usulün eksiksiz olarak yerine getirildiğini, İngiltere Hükumeti ile Ülkemiz arasında karşılıklı olarak teminat muafiyetinin olduğunu, işbu tenfiz talebinin kabulü halinde HMK md.323 nezdinde sayılan tüm yargılama giderlerinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesi gerektiğini, yabancı hakem heyeti kararlarının tenfizinde alınacak olan karar ve ilam hacının hakem kararının mahiyetine göre Türkiye'de yapılan tahkim yargılamasında alınacak harç kadar olduğunu, New York Sözleşmesi Md.III uyarınca huzurdaki davanın da maktu harç ödenmek suretiyle ikame edildiğini, New York Sözleşmesi ve MÖHUK m.60 ile devamı uyarınca kanunun aradığı tenfiz şartlarının tümünün oluştuğunun kanıtlanmış olduğunu, huzurdaki talep konusu hakem kararının tenfizine karar verilmesi gerektiğini beyanla Londra Denizcilik Hakemleri Birliği tarafından Londra, Birleşik Krallık'ta gerçekleştirilen, 24 Eylül 2021 tarihli tahkim kararının tenfizi ile 84.013,62 USD, 149.000 NOK ve 3.855 ...'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toplam 22.325,30 TL damga vergisi ve noter masrafları ile 3.581,60 TL tercüme masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 22/06/2022 tarih 2022/74 Esas- 2022/400 Karar sayılı kararında;\"Dava; Londra Denizcilik Hakemleri Birliği tarafından verilen 24 Eylül 2021 tarihli hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddiaları ile dosyaya sunulan delillerden, 30 Eylül 2020 Tarihli ... sözleşmesi ile davacının, ...'den İskenderun'a Gübre yükü taşınması için Davalı'ya ... isimli gemiyi kiraladığı, taraflar arasında  bağıtlanan ... Sözleşmesinde uyuşmazlıkların tahkim yoluyla İngiliz Hukuku uygulanarak, Londra'da ... tahkimi yoluyla çözülmesinin kararlaştırıldığı, davacının navlun, ölü navlun ve sürastarya bakiyesi için  20 kasım 2020 tarihli fatura alacağından dolayı tahkim yoluna başvurulduğu, tahkim yargılaması sonucunda 84.013,62 USD, 149.000 NOK ve 3.855 ...'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. ...Tenfiz davasının davalısı  tarafından öne sürülmedikçe New York Konvansiyonu'nun V(1) (a) maddesi Mahkemece resen dikkate alınamaz. New York Konvansiyonu'nun V(1 a) maddesinde yer alan bu engelin dikkate alınabilmesi için tenfiz davasında davalı tarafından öne sürülmesi ve ispatlanması gerekmektedir. Davalı ... A.Ş., davaya cevap vermemiş olmakla beraber dosyada yer alan belgelerden New York Konvansiyonu'nun V(1)(a) maddesi kapsamına giren ve tenfize engel olan bir husus tespit edilememiştir. Yabancı hakem kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi New York Konvansiyonu'nun 1V-V Maddelerinde aranılan şartların gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Konvansiyonun 1V. maddesine göre, tenfiz talep eden tarafın yabancı hakem kararının aslını veya usulüne göre onanmış suretini, tahkim anlaşmasının aslını veya usulüne göre onanmış suretini tercümeleri ile birlikte mahkemeye sunması gerekmektedir.Davacı tahkim klozunun İngilizce ve Türkçe metinleri usulüne uygun olarak apostil şerhi ile birlikte dava dosyasına ibraz etmiş; 2022/11 numara ile Mahkeme kasasına aldırmıştır.Davacı, hakem kararını ve usulüne uygun olarak yapılan tercümesini dilekçesi ekinde sunmuş ve yine 2022/11 numarası ile Mahkeme kasasına koydurmuştur. 24.9.2021 tarihli hakem kararı s. 4'de hakemin yetkisinin dayanağı olan tahkim klozu için iki metne atıf yapılmıştır. Birincisi ...'in 30. paragrafında“müşterek avarya/Londra'da tahkim, İngiliz hukuku uygulanacaktır” şeklindeki klozdur. Ancak bu tahkım klozu müşterek avarya açısındandır ve dolayısıyla 24.9.2021 tarihli Hakem Kararı'nın dayanağını teşkil eden tahkim klozu bu değildir. İkincisi ise ... ... Parti'nin 19. maddesidir. ... ve ... Parti'de atıf yapılan ... 94'un 19. maddesinde tahkim şartı yer almaktadır. 24.9.2021 tarihli Hakem Kararı'nın dayanağını işte bu madde oluşturmaktadır. Dava dilekçesinin eki olarak sunulan ve 2022/11 numara ile kasaya alınan tahkim klozlarının Türkçe ve İngilizce asılları incelendiğinde, 1.10.2020 tarihinde saat 10:33'de ... adlı geminin 20.9.2020 tarihli ...'e ile İskenderun ... AŞ'ye tahsis edildiğine ilişkin e-mailin ekinde ... 94'ün yer aldığı tespit edilmiştir. Tahkim anlaşmasının bir belgede, başka bir belgeye atıf yapılarak yapılması mümkündür. Bu durumu izah etmek için “incorporation yoluyla yapılan tahkim anlaşması” ifadesi kullanılmaktadır. 24.09.2021 tarihli Hakem Kararı'nın dayanağını, ... ve ... Parti'de atıf yapılan (incorporate edilen) ... 94''un 19. maddesi oluşturmaktadır. ... 94 ... Parti'nin 19. maddesi şöyledir: “Madde 19- İşbu ... Sözleşmesi İngiliz hukukuna tabi olacak, İngiliz hukukuna göre yorumlanacaktır ve işbu ... Sözleşmesi'nden kaynaklanana herhangi bir uyuşmazlık, 1950 ve 1979 Tahkim Kanunları ya da halihazırda yürürlükte olan tüm kanuni tadiller veya yeniden düzenlemeler uyarınca Londra'da tahkim yoluna götürülecektir. Taraflar tek hakem üzerinde mutabakata varamadıkları sürece taraflardan her biri bir hakem tayin edecektir ve tayin edilen hakemler de üçüncü hakemi atayacaktır, bu şekilde oluşturulan üç hakemli kurulun veya iki hakemin vereceği karar nihai olacaktır. Taraflardan birinin diğer tarafın tayin ettiği hakeme dair yazılı olarak bilgilendirilmesinden sonra, ilgili taraf kendi hakemini öndört gün içinde tayin etmediği takdirde tayin edilmiş olan tek hakemin kararı nihai olacaktır ,Burada bir hususu önemle belirtmek gerekir. ... 94'ün 19. maddesinde yer alan tahkim klozunda,... tahkimine başvurulacağı veya ... Tahkim Kurallarının uygulanacağı belirtilmemiştir. Ancak davacı ... Ltd. tarafından atanan hakem ... Tahkim Kuralları uyarınca görevi kabul edeceğini belirtmiş; davacı ... Ltd. Bu talebi kabul etmiş; daha sonra davalı... Şirketi hakemin duruşma yapmaksızın dosya üzereinden karar vermesine rızasını ... formunu doldurarak vermesiyle (Hakem Kararı s. 10-12| dolaylı da olsa ... Kurallarının uygulanmasını kabul etmiştir |(Hakem Kararı s. 5, s. 7, s. 5, s. 10). O halde tahkim yargılamasının,... tahkim kurallarına göre yürütülmesinin sebebi, tahkim yargılamasını gerçekleştiren hakemin bu kuralların uygulanması şartıyla görevi kabul etmesi ve tarafların da bu konuda herhangi bir itirazda bulunmamasıdır. Davalı, tahkim yargılamasında tahkim klozunun geçersiz olduğunu öne sürmemiştir.NewYork Konvansiyonu md. V(1)(b): New York Konvansiyonu'nun V(1Xb) maddesi uyarınca aleyhine hakem hükmü dermeyan olunan tarafın, hakemin tayininden veya hakemlik prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmemiş olması veyahut delillerini ikame etmek imkânını elde edememiş olması bir tenfiz engelidir. Ancak bu hususun tenfiz engeli olabilmesi için tenfiz davasında, davalı tarafından öne sürülmesi gerekir. Davalı, davaya cevap vermemekle beraber hakem kararı incelenerek davalının hakem tayininden haberdar edilip edilmediği ve davalıya tebligat yapılıp yapılmadığı değerlendirilmiştir. Hakem kararı 6'da ... Ltd.'nin kendi hakemini atadığı; davalı ... AŞ'ye hakemini ataması için e-mail ve ardından kurye ile bildirimde bulunduğu; Hakem Kararı $ 6'da, davacı ... Ltd. tarafından tahkime başvuru ve hakem seçimi konusunda davalı İskenderun ... AŞ'ye bildirim yapılmasına rağmen hakemini seçmediği; İngiliz Tahkim Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca tek hakem olarak yargılama yaptığı ifade edilmiştir. Dolayısıyta davalı, tahkim yarılamasında, hakem seçiminden usulüne uygun olarak haberdar edilmiştir. Tahkim yargılamasında davalı ... AŞ, bir avukat tutmamış; savunmalarını kendisi yapmıştır. Hakem Kararı s. 9'da... AŞ'nin savunmalarını 11.6.20121 tarihli cevap dilekçesinin yanı sıra 6.7.2021 tarihli düplik dilekçesi ile yaptığı; s. 10-13'da hakemin, incelemesini duruşma yapmaksızın dosya üzerinden yapması konusunda taratların anlaştığı belirtilmiştir. New York Konvansiyonu md. V(1)(c): New York Konvansiyonu'nun V(1). maddesinin (c) bendi uyarınca hakem kararının, tahkim sözleşmesinde yer almayan bir ihtilafa ilişkin olması veya tahkim sözleşmesinin kapsamını aşması halinde tenfiz edilmeyecektir. Ancak bu hususun tenfiz davasında davalı tarafından öne sürülmesi ve ispatlanması gerekir. Davalı taraf tenfiz davasına cevap vermemiştir. Bununla beraber hakem kararının ... partiden doğan demuraj alacağına ilişkin olması sebebiyle New York Konvansiyonu'nun V(1). maddesinin (c) bendi uyarınca tenfize engel bir durum saptanmamıştır. New York Konvansiyonu md. V(1)(d): New York Konvansiyonu'nun V(1). maddesinin (d) bendi uyarınca hakem heyetinin teşkilinin veya hakemlik usulünün tarafların anlaşmasına ve anlaşmada açıklık olmayan hallerde hakemliğin cereyan ettiği yer kanunu hükümlerine uygun olmaması tenfiz engeli teşkil etmektedir. Hakem heyetinin teşkili, ... 94'ün 19. maddesine ve İngiliz Tahkim Kanunu'na uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Ancak burada bir hususu açıklığa kavuşturmak gerekir. Taraflarca ... ve ... Parti'ye incorporate edilen ... 94'ün 19. maddesinde ... Tahkim Kurallarından söz edilmemekle beraber Hakem tarafından ... Tahkim Kuralları uyarınca usulün yürütüleceği belirtilmiş; davacının yanı sıra davalı İskenderun ... AŞ de ... Tahkim Kurallarının uygulanmasını kabul etmiştir (Hakem Kararı s. 10). Dolayısıyla tahkim yargılaması usulü taraflarca uygulanması kararlaştırılan İngiliz Tahkim Kanunu'na ve daha sonra Hakem tarafından önerilen ve taraflarca kabul edilen ... Tahkim Kurallarına istinaden gerçekleştirilmiştir. New York Konvansiyonu md. V(1)(e): New York Konvansiyonu'nun V(1). maddesinin (e) bendi uyarınca hakem kararının, taraflar için bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yer kanunu veya tabi olduğu kanun bakımından yetkili bir makam tarafından iptal edilmiş veya hükmün icrasının geri bırakılmış olması bir tenfiz engelidir. Ancak bu engelin devreye girebilmesi için tenfiz davasının davalısı tarafından bu yönde bir itirazın olması gerekir. Davalı, tenfiz davasına cevap vermemiştir. Dosyada mevcut belgelerin incelenmesi sonucunda hakem kararının bağlayıcılık kazanmasına engel bir durum tespit edilmemiş; hakem kararının iptali edildiğine veya icrasının geri bırakıldığına dair bir emareye rastlanmamıştır. Hakem Jonathan ... tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli belgede hakem kararının nihai (final) olduğu; ilgili ülkenin hukuk kurallarına göre tenfiz için sunulabileceği (may be presented for the enforcement in accordance with the applicable rüles of relevant jurisdiction) ifade edilmiştir. Hakem... tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli belgenin Türkçe tercümesinde hakem kararının nihai (final) olduğu ibaresi “hakem kararının kesinleşmiş olduğu” şeklinde tercüme edilmiştir. Ancak bu tercüme doğru değildir. Bununla beraber, İngiliz Tahkim Kanunu'na göre hakem kararına karşı başvurulacak yegâne kanun yolu hakem kararının iptali davasıdır. New York Konvansiyonu'nun V(1)(e) maddesinde “hakem kararının verildiği yer kanunundan” söz edildiğinden Londra'da verilen hakem kararının kesinleşip kesinleşmediği veya icra kabiliyeti kazanıp kazanmadığı ya da taraflar için bağlayıcı olup olmadığı tahkim yeri kanunu olarak İngiliz Tahkim Kanunu hükümlerine tabidir. İngiliz Tahkim Kanunu'nun 67, 68 ve 69. maddelerinde hakem kararına karşı kanun yolları düzenlenmiştir. ... AŞ'nin bu yollardan herhangi birine başvurduğuna dair dosyada belge bulunmamaktadır.... AŞ 'nin İngiliz Tahkim Kanunu'nun 67-69. maddelerinde yer alan kanun yollarına başvurmasını engelleyen herhangi bir husus bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu yönde tenfize engel bir durum söz konusu değildir. İngiliz Tahkim Kanunu'nun 70(3). maddesi uyarınca hakem kararına karşı 67, 68 ve 69. maddelerde öngörülen kanun yollarına hakem kararı tarihinden itibaren 28 gün içinde (within 28 days of the date of the award) başvurulabilir. Taraflardan herhangi biri  hakem kararına karşı 28 gün içinde kanun yoluna başvurmamıştır. O halde hakem kararı İngiliz Tahkim Kanunu'na göre kesinleşmiş ve icra edilebilirdir. Kaldı ki davalı taraf tenfiz davasına cevap vermemiştir. Dolayısıyla hakem kararına karşı iptal davası açılması için İngiliz Tahkim Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmiş olması sebebiyle hakem kararı kesinleşmiştir. New York Konvansiyonu md. V(2la): New York Konvansiyonu'nun V(2). maddesinin (a) bendi uyarınca hakem kararının, tenfiz devletinin hukukuna göre tahkim yolu ile çözümü mümkün olmayan bir meseleye ilişkin olması halinde tenfiz talebi reddedilecektir. New York Konvansiyonu'nun V(2). maddesinin (a) bendinde belirtilen husus mahkeme tarafından tesen incelenecektir. (a) bendinde yer alan hususun incelenmesi için tarafların itirazlarının olup olmamasının bir önemi yoktur. Uyuşmazlık, ... partiden doğan demuraj alacağının tahsiline ilişkin olup bu konu Türk hukukuna göre tahkime elverişlidir. New York Konvansiyonu md. V(2)(b): New York Konvansiyonu'nun V(2). maddesinin (b) bendi uyarınca hakem kararının, tenfiz devletinin kamu düzenine aykırı olması bir tenfiz engeldir. Taraflar yabancı hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu öne sürebilecekleri gibi Mahkeme de yabancı hakem kararının kamu düzenine aykırı olup olmadığını resen dikkate alabilecektir. Londra'da 24.9.2021 tarihinde verilen hakem  kararında davacı ... Ltd. ait ... isimli geminin ... AŞ'ye seter üzerinden tahsis edildiği; demuraj ücretinin ödenmemesi üzerine davacı ... Ltd. tarafından tahkime başvurulduğu (hakem kararı s. 1-31; tahkim yargılamasının dayanağını ...'in 30. paragrafı ile ... Parti'de atıf yapılan ... 94'ün 19. maddenin oluşturduğu, hakem kararı s.4),  ...'in hakem olarak atandığı; davalıya hakemini ataması için ondört günlük sürenin verildiği; davalının kendi hakemini atamaması üzerine İngiliz Tahkim Kanunu'nun 17(2). maddesi uyarınca tek hakemin yargılamayı yaptığı (hakem kararı s. 5-8); davalının, 11.6.2021 tarihli cevap dilekçesini ve 6.7.2021 tarihli düplik dilekçesini hakeme gönderdiği ifade edilmiştir. Tek hakem  ..., demuraj alacağına ilişkin talebi her iki tarafın iddia ve savunmalarını dikkate alarak değerlendirmiş, 84,013.62 Amerikan Dolarının davalı İskenderun ...AŞ. tarafından işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine; yargılama giderlerinin İskenderun ... AŞ üzerine bırakılmasına karar vermiştir (hakem kararı s. 14-42). Belirtilen içeriğe sahip olan hakem kararında kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Yapılan yargılama sonunda, yukarıda açıklanan nedenlerle; 30 Eylül 2020 tarihli ... parti ile ... Ltd.'e ait olan ...  isimli geminin ...'den ...'a ... yükü taşınması için davalıya kiralandığı, davacının gemi bağlama özeti ve ... partideki tahkim şartına dayanarak navlun, ölü navlun ve sürastarya bakiyesi  ölü navlun bedelinin tahsili için Londra'da tahkime başvurduğu, tahkim yargılaması sonucunda tek hakem... tarafından 24 Eylül 2021 tarihli hakem kararı ile, 84.013,62 USD, 149.000 NOK ve 3.855 ...'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, İngiltere ve Türkiye'nin Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Konvansiyonu'na taraf olması ve MÖHUK m.1/f.2'de  Milletlerarası Antlaşmaların saklı tutulması nedeniyle Londra'da verilen Hakem kararlarının Türkiye'de tenfizi koşullarının New York Konvansiyonu hükümlerene göre değerlendirileceği,İngiltere ile Türkiye'nin New York Konvansiyonu'na taraf olmaları sebebiyle iki devlet arasında, hakem kararlarının tenfizi konusunda mütekabiliyetin bulunduğu, hakem kararı ... partiden doğan navlun alacağına ilişkin olduğundan uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, davacı tarafın New York Kanvansiyonu'nun IV. maddesinde anılan belgeleri dosyaya ibraz ettiği, hakem kararında Türk kamu düzenine aykırılık görülmediği, New York Konvansiyonu hükümlerine göre tenfizine engel bir durum bulunmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın kabulü ile  24 Eylül 2021 tarihli hakem kararının tenfizine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile,''Dava konusu, tek hakem... tarafından verilen 24 Eylül 2021 tarihli hakem kararının TENFİZİNE,''karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş.'nin ticari faaliyeti kapsamında ...'a gübre yükünün taşınması konusunda davacı ile anlaştığını, bu kapsamda söz konusu yükün varma limanına taşındığını, davacının birtakım haksız ve mesnetsiz iddialarla fahiş tutarda demuraj ve diğer taleplerde bulunduğunu, müvekkili tüm iyiniyeti ile süreci sulh ile çözmeye çalışırken davacının tahkim başvurusu üzerine ve sadece davacı tarafından atanan tek hakemle müvekkili aleyhine haksız ve mesnetsiz hakem kararı verildiğini, bu kararın işbu dosya kapsamında tenfizinin talep edildiğini, 1958 tarihli New York Sözleşmesi hükümlerine tümüyle aykırı bir şekilde tenfiz talebinin kabul edildiğini ancak davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan tahkim süreci neticesinde verilen kararın 1958 tarihli New York Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde tenfizine imkân olmadığını, bu nedenle kararın tenfizine yönelik Yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini;Yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi hakkında görevli mahkeme genel ticaret mahkemeleri olduğundan Yerel mahkemenin derdest uyuşmazlığı görmek konusunda görevsiz olduğunu, bu hususun, yani yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında görevli mahkemenin genel görevli mahkemeler olduğunun davacının dava dilekçesinin 4. sayfasında da kapsamlı bir şekilde açıklandığını, tenfiz davasının ihtisas mahkemesinde görülebilmesi için bu konuda açık düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinde her çeşit yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin görevli mahkemenin genel asliye ticaret mahkemesi olduğunun âmir hükme bağlandığını, bu sebeple derdest davada Yerel mahkemenin görevsiz olduğunu, görev dava şartı olduğundan Yüksek mahkemenin bu hususu kendiliğinden nazara almak zorunda olduğunu, dolayısıyla görevsiz olduğu açık olan Yerel mahkeme kararının öncelikle bu sebepten kaldırılmasının zorunlu olduğunu;Davacının yargısal süreçte çok yüksek bedelli hakem kararını bakımından çok cüzi düzeyde maktu harç yatırarak davanın kabulü yönünde karar aldığını, oysaki yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde alınacak harç nispi harç olup, harcın tamamlanması gerektiğini, Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarının da bu yönde olduğunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını, aynı kanunun 30. maddesi uyarınca ise dava açılırken nispi harcın eksik yatırılması durumunda harç ikmali için davacıya kesin süre verilmesi, kesin sürede harcın ikmal edilmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılması ve HMK m.150/5 uyarınca da işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde harç ikmal edilerek yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin zorunlu olduğunu;Ayrıca derdest davada davacının talebinin sadece kararın tenfizi olmadığını, aynı zamanda hakem kararına konu \"sözde\" alacağın tahsilinin de talep edildiğini, davacının dava dilekçesinin \"Sonuç ve Talep\" kısmında davacıların taleplerinin açıkça yazıldığını, davacının talebinin sadece hakem kararının tenfizi değil, aynı zamanda bir miktar paranın da ödenmesine ilişkin olduğunu, üstelik talep sonucundan da davacının alacağın tahsilini sehven yazmadığının, bu alacağa işletilecek faiz oranını dahi göstermek suretiyle tahsil hükmü almayı amaçladığının görülebileceğini, davacının maktu harçla alacağın tahsiline ilişkin mahkeme kararı istihsal etmek istediğini, oysaki davacının dayandığı davacının sunduğu yüksek mahkeme kararlarında tenfiz davalarında maktu harca hükmedilmesinin gerekçesi olarak, \"tenfiz davalarında verilen hükmün sadece tespit hükmüne ilişkin bir karar olması\" hususunun gösterildiğini, derdest davada hakem kararının tenfizi ile dava dilekçesinde belirtilen alacakların (üstelik her biri ayrı ayrı belirtilmiş faiz oranı üzerinden) tahsili talep edilmekteyken, Yerel Mahkemece \"alacağın tahsili\" talebi hakkında da, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, kararın sırf bu nedenle kaldırılması gerektiğini;Öte yandan alacağın tahsili talebini içeren davalar bakımından nisbi harcın yatırılması gerektiği hususunda herhangi bir tereddüt olmadığını, Harçlar Kanunu (1) Sayılı Tarifenin Yargı Harçları Bölümünün A/III/1(a) hükmüne göre, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda nisbi harç alınmasının zorunlu olduğunu, Harçlar Kanunu'nun emredici hükümleri ve Yargıtay'ın müstakar içtihatları uyarınca, hakem kararında belirtilen tutarlarının tamamının değeri üzerinden dava harcı yatırılması gerekirken maktu harç yatırılarak açılan davada yargılamaya devam edilemeyeceğini, maktu harç esas alınmak suretiyle tesis edilen kararın bu sebeple de kaldırılması gerektiğini;Davacının yalnızca kararın tenfizini değil aynı zamanda bir alacağın \"tahsilini\" talep ettiğini, bu durumda davanın ticari dava olduğu ve konusunun da bir paranın tahsiline ilişkin olduğu gözetildiğinde davanın ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, yani sonradan tamamlanması mümkün olmayan bir dava şartının davacı tarafından yerine getirilmeksizin yargılamanın görüldüğünü ve Mahkemece hüküm tesis edildiğini, arabuluculuğun dava şartı olduğu, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği dikkate alındığında kararın sırf bu nedenle dahi kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;Taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığını, somut olayda uygulama alanı bulan 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 5. maddesine göre hakem kararının tenfiz edilebilmesi için taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması gerektiğini, taraflar arasında bu yönde geçerli bir anlaşma yoksa tenfiz talebinin reddine karar verilmesinin zorunlu olduğunu, dolayısıyla yabancı hakem kararının tenfizi talebinin reddini zorunlu kılan en temel sebeplerden birinin, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmaması olduğunu, somut olayda da taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmadığını, her ne kadar ... 30. paragrafında tahkim kaydına yer verilmişse de ilgili kayıttan tahkim anlaşmasının sadece müşterek avaryadan doğan ihtilaflar bakımından sonuç doğurduğunun açıkça görüleceğini, oysaki hakem kararına konu olayda davacı müşterek avarya ilan etmediği gibi, tahkim başvurusunda müşterek avaryaya ilişkin herhangi bir talebe de yer vermediğini, derdest davaya konu hakem kararında ele alınan hususun navlun ve demuraj alacağına ilişkin olduğunu, dolayısıyla söz konusu kayda dayanarak hakemin kendisini yetkili ve görevli kabul etmesinin hiçbir şekil ve surette mümkün olamayacağını, nitekim bu hususun 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da tartışıldığını, raporun 3. sayfasında ...30. paragrafında yer alan tahkim kaydının somut olayda uygulanmasının mümkün olamayacağı sonucuna ulaşıldığını; Öte yandan hükme esas alınan 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... metnine atıf olduğu, bu metnin 19. maddesinde tahkim kaydının yer aldığından bahisle, dolaylı yoldan ve son derece zorlama bir şekilde geçerli bir tahkim anlaşmasının olduğundan söz edildiğini ve maalesef Mahkemece de bu hatalı yorumun esas alındığını, oysaki tahkim anlaşmasının bir belgeden başka bir belgeye atıf yapılarak kurulabilmesi için yapılan atıfta açıkça \"tahkim kaydına\" işaret edilmesi gerektiğini, derdest davaya konu ... 32. maddesi incelendiğinde \"...\" = \"Diğer hususlar bakımından ekli temiz ... 94\" düzenlemesine yer verildiğini, dolayısıyla ... atıf yapılan metnin tahkim anlaşmasına özel bir atıf yapılmadığını, böyle bir durumda taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulmuş bir tahkim sözleşmesinden söz edilemeyeceğini, zira davacının tenfiz talebine uygulanacak New York Sözleşmesi uyarınca tahkim anlaşmasının \"yazılı\" şekilde akdedilmesinin zorunlu olduğunu, halbuki çerterpartyde genel bir sözleşmeye atıf yapılmakla yetinildiğini ve anılan ... 94 formuna bakıldığında, formada tarafların imzasının dahi bulunmadığının görüldüğünü, hali ile bunun tahkim anlaşmasının yazılılık koşulunu sağlamadığının açık ve net olduğunu;Öte yandan tahkim iradesinin açık, kesin ve tartışmasız olması gerektiğini, tarafların genel sözleşmeye atıf yapmasının, genel şartlar içinde yer alan tahkim anlaşması yapmak adına açık bir iradeleri olduğunu ortaya koymayacağını, tahkim anlaşması iradesinin açık ve kesin olması gerektiğinin Yüksek Mahkeme içtihatlarında da aynen vurgulandığını, genel şartlara atıf yapılması ve özellikle tahkim anlaşmasına işaret edilmemesi halinde tahkim anlaşmasının geçersiz olacağının doktrin ve Yargıtay kararlarında da tereddütsüz kabul edildiğini, sonuç olarak, taraflar arasında geçerli ve hukuken bağlayıcı bir tahkim anlaşması bulunmadığını, bu çerçevede 1958 tarihli New York Sözleşmesinin 5. maddesine aykırı şekilde verilen tenfiz kararının derhal kaldırılmasının zorunlu olduğunu;Hakem kararının hatalı bir yargılamanın mahsulü olduğunu, müvekkilinin savunma haklarının elinden alındığını, 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 5. maddesine göre bir hakem kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için hakem kararının yargılama usulüne uygun olarak verilmesi gerektiğini, tenfizi istenen hakem kararı incelendiğinde taraflar arasında yargılama usulü konusunda bir anlaşma olmamasına rağmen, hakemin kendiliğinden... (...) kurallarını esas alarak yargılama yaptığını, davacının seçtiği hakemin \"... uygulanacak ancak o şartla görevi kabul ederim\" şeklinde tümüyle keyfi bir şekilde yargılama usulünü belirlemesi ve kendisinin keyfi şekilde belirlediği usulle yargılamayı yürütmesinin hiçbir şekil ve surette kabulünün mümkün olamayacağını, nitekim bu hususun hakemin görevi şartlı olarak kabul ettiği hakem kararının 5. paragrafında açıkça ikrar edildiğini;Yargılama usulü gibi son derece önemli olan, tarafların iddia ve savunma hakları bakımından biricik belirleyici kurallar bütünü olan bir konuda davacının hakeminin kendi istediği yargılama usulünü uygulayarak tesis edilen kararın, Türk kamu düzenine tümüyle aykırılık teşkil ettiğini, bu şekilde bir keyfiliğin davalı olarak müvekkilinin savunma haklarının elinden alınması anlamına geldiğini, ... kuralları esas alındığı için duruşma dahi açılmadan (müvekkilinin kendini temsil ettiremeden) dosya üzerinden apar topar karar verildiğini, hakem kararında davacının seçtiği hakemin davacı lehine bir an önce karar verme hevesi içerisine girdiğinin görüldüğünü ancak 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 5/d. maddesine göre tahkim yargılamasının, tarafların açık anlaşması ile belirlenen usule, böyle bir anlaşma olmaması halinde tahkim yargılamasının gerçekleştiği ülkesinin usul hükümlerine göre yürütülmesi gerektiğini, bu usule riayet etmeden verilen hakem kararının tenfizinin hiçbir şekil ve surette mümkün olamayacağını, somut olayda uygulanması mümkün olmamakla birlikte bir an için ... 94ün 19. maddesinin uygulanacağı varsayıldığında, bu kurala göre tahkim prosedürü bakımından uygulanacak hukukun İngiltere kanunları olduğunu, atıf yapılan metinde bu hususun açık bir şekilde düzenlendiğini;Tahkim sürecinin hakemin kendi inisiyatifine göre belirlediği ... kuralları doğrultusunda değil, güncel İngiliz Tahkim Kanunları esas alınmak suretiyle yürütüleceğini, Nitekim halihazırda İngiltere'de yürürlükte bulunan \"...\" = 1996 Tahkim Kanunu'nun, tahkim yargılamasında uygulanacak yargılama usulünü \"Tahkim Yargılama Usulü\" başlıklı 33 vd. maddelerinde kapsamlı olarak düzenlediğini, söz konusu usul kurallarına göre, delillerin incelenmesi, duruşmaya davet, duruşma sürecinin yürütülmesi, tarafların duruşmaya katılmaması halinde hakemlerin yetkileri, tarafların duruşmada uzman dinletilmesi, birçok duruşmanın aynı anda yapılması, hakemlerin yetkilerinin kapsamı, verilecek kararın kapsamı, tarafların genel yükümlülükleri, hakem kararına karşı başvuru yolları gibi her bir hususun son derece ayrıntılı bir şekilde düzenlendiğini;Somut olayda hakemin, tüm bu usulleri görmezden geldiğini, duruşma açma zahmetine girmeden oldu bitti ile davacı lehine karar verdiğini, tarafların belirlediği ya da yasa ile belirlenen usul kuralları varken böyle keyfi bir usuli uygulama yapılmasının hukukla adaletle bağdaşır bir yanı olmayacağını, böyle bir kararın tenfizinin Türk kamu düzenini hiçe saymak anlamına geldiğini ancak Yerel Mahkemenin, tüm usul hükümlerini görmezden gelerek verilen böyle bir kararın hukuken varlığı dahi tartışmalı iken, derdest davada kararın tenfizine hükmettiğini, müvekkilinin savunma haklarını elinden alan ve bu nedenle de Türkiye'de tenfizi mümkün olmayan ve ayrıca 1958 tarihli New York Sözleşmesinin 5/1(d) ve 5/2(b) maddesine tümüyle aykırı olan hakem kararının tenfizine ilişkin bu kararın derhal kaldırılmasının zorunlu olduğunu beyanla Yerel mahkemenin 2022/74 E., 2022/400 K sayılı ve 22.06.2022 tarihli haksız ve mesnetsiz kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yabancı Hakem kararının tenfizi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; İlk derece mahkemesinin tenfiz davasında görevli olmadığı, tenfiz davalarının nispi karar harcına tabi olduğu ancak davacı tarafça maktu harç yatırıldığı ve Mahkemece harç tamamlatılmaksızın yargılamaya devam edildiği, dava dilekçesinde tenfiz talebi yanında alacağın tahsili talebinin de yer aldığı, Mahkemece bu hususta olumlu/olumsuz bir karar verilmediği ve bu talep yönünden nispi harcın yatırılmadığı, yine alacak talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ancak davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, taraflar arasında geçerli ve yazılı bir tahkim sözleşmesinin bulunmadığı, davacının seçtiği tek hakem tarafından taraflarca seçilmeyen ve İngiliz Tahkim Kanunu'na aykırı şekilde... usul kurullarının uygulanması neticesinde verilen kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğuna ilişkindir.Yabancı hakem kararlarının tenfizi, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile ülkemiz açısından bağlayıcılık kazanan, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması Ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi'nde düzenlenmiştir. MÖHUK'un 61. ve New York Sözleşmesi'nin IV. maddesi uyarınca, yabancı hakem kararının tenfizinin talep edilmesi halinde; tahkim sözleşmesi veya şartının aslı yahut usulüne göre onanmış örneğinin, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneğinin, söz konusu tahkim sözleşmesi veya şartı ile hakem kararının yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerinin Mahkemeye sunulması gerekmektedir. New York Sözleşmesi'nin V (2) ve MÖHUK'un 62. maddesine göre tenfiz kararı verilebilmesi için Mahkemece re'sen incelenecek hususlar; tahkim sözleşmesi yapılmış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmuş olması, hakem kararının genel ahlâka veya tenfiz talep edilen ülkenin kamu düzenine aykırı olmaması, hakem kararına konu olan uyuşmazlığın tenfiz talep edilen ülkenin kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmasıdır.Aleyhine tenfiz istenilen tarafça ileri sürülmesi halinde incelecek ve yine aleyhine tenfiz istenen tarafça ispat edilmesi halinde tenfiz talebinin reddine sebep olabilecek hususlar ise; tarafların hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş olmaları, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut kendisine iddia ve savunma imkânı tanınmamış olması, tahkim sözleşmesi veya şartının taraflarca tâbi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz olması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı olması, hakem kararının, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan hususlara ilişkin olması veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşması, hakem kararının tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş olmasıdır.Somut olayda davalı tarafın, İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olduğuna ve davada arabuluculuk kurumuna başvurulmadığına dair istinaf sebepleri gerekçeli kararda karşılanmış olup, gerçekten de tenfizi talep edilen Hakem kararına konu uyuşmazlığın deniz taşımasına ilişkin ... sözleşmesinden doğan navlun, ölü navlun ve sürastarya talebine ilişkin olması ve bu hususu TTK'nın 1193 ve devamı maddelerinde düzenlenmesi sebebiyle aynı kanunun 5/2. maddesi uyarınca Deniz İhtisas Mahkemesi'nin davada görevli olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinin en başında davanın konusunun, 24 Eylül 2021 tarihli hakem kararının tenfizi talebi olarak açıklandığı, her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında tablo halinde gösterilen meblağın tahsiline denilmiş ise de, söz konusu alacakların hakem kararı ile hükmedilen alacaklar olduğu ve tenfiz kararı verilmesi ile icra yolu ile tahsil edilebileceği, dolayısıyla ikinci talebin esasen birinci talebin kapsamını açıklar mahiyette olduğu, davada tenfiz talebi dışında bir alacak talebinde bulunulmadığından arabuluculuk dava şartının aranmayacağı, yabancı hakem kararının tenfizi davalarında nispi harç alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığından maktu harç alınması gerektiği, davacı tarafça da maktu harç yatırıldığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen 30/09/2020 tarihli ... sözleşmesinde atıf yapılan ... 94 madde 19'da; taraflar arasında söz konusu ... sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir uyuşmazlığın, 1950 ve 1979 tarihli Tahkim yasaları ya da hali hazırda yürürlükte olan tüm kanuni tadiller veya yeniden düzenlemeler uyarınca Londra'da tahkim yoluna götürüleceği kabul edilmiştir. Ayrıca davacı tarafça davalıya mail yolu ile gönderilen temiz anlaşma teyidinde de söz konusu ... 94'de yer verilmiş ve bu şekilde taraflar arasında yazılı tahkim anlaşmasının bulunduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Son olarak davalı vekilince hakem tarafından yürütülen yargılama usulünün, tarafların anlaşmasına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; az yukarıda açıklandığı üzere hakemlerin uyguladıkları usulün tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı olduğuna dair tenfiz şartı taraflarca ileri sürülebilecek ve ispatı halinde tenfiz kararı verilmesine engel olacak şartlardan olup, davalı tarafça süresi içerisinde davaya cevap verilmediği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında bu yönde bir savunma ve delilin sunulmadığı anlaşıldığından söz konusu istinaf sebebi de haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b214307742308a4","SID":"3bcab7f6ebcc8fc5"}}