{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/759 - 2025/970<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/759 <br>KARAR NO\t: 2025/970<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/530 E.  -  2024/669 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/10/2024 Tarih ve 2022/530 Esas - 2024/669 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, taraflar arasında 21.05.2013 tarihli \"Gönderilerin Toplanması, <br>Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin Yapılmasına İlişkin <br>Sözleşmenin\" imzalandığını, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği gereği davalıya yaptıkları ödemelerin KDV'sinin 9/10'u oranında tevkif KDV'yi sorumlu sıfatı ile vergi dairesine ödenmesi gerekirken davalıya ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından dolayı 213 sayılı VUK'nun 371. maddesindeki pişmanlık hükümleri ile vergi dairesine ödediklerini, davalıya fazla ödedikleri tutarı iade etmeleri hususunda 26.02.2021 tarihinde yazı yazdıklarını, fakat her hangi bir tahsilat yapamadıklarını, davalının 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 77 ila 82 maddelerinde açıklanan “sebepsiz zenginleşme” maddelerine göre fazladan tahsil ettiği ve iade etmediği 8.917.630,28-TL tutarı kadar sebepsiz zenginleşme olduğunu ileri sürerek, 8.917.630,28-TL'nin 12/03/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, taraflar arasındaki 15.12.2015 tarihli son sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili <br>kılındığını, bu yetki sözleşmesinden sonra başka bir yetki sözleşmesi yapılmadığı ve İstanbul <br>Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, dava konusu ödemenin müvekkilinden istenebilmesi için ödemeyi mahkeme kararı zoruyla yapmış olmasının Teknik Şartnamenin 10.5 ve 10.14. maddelerine göre zorunlu şart bulunduğunu, davacının iddiasının aksine yapılan işin tevkifata tabi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşmenin \"İşin Tanımı\" başlıklı 5.1. maddesinde, sözleşme konusu iş yönünden \"...'ce kabul edilen her <br>türlü gönderinin toplanması, araçlara yükleme ve boşaltılması, ...'nin uygun göreceği işyerlerinde ve belirteceği sisteme göre gönderilerin işlenmesi, işlenen gönderilerin ilgili<br>servislere ve/veya posta yapılması ile işyerlerinden toplu olarak kabul edilen gönderilerin<br>paketleme/ambalajlama, tartımın toplam 20 bölgede 2199 işçi ve muhtelif tipte 188 araçla<br>yaptırılması işidir. …” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle sözleşme konusu işin konu ile ilgili Tebliğ ile sözleşme ve ekleri kapsamında “İşgücü temini” olduğu ve KDV tevkifatına tabi bulunduğu, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan KDV Kanunu Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5 İşgücü Temin Hizzmetleri Bölümünde, tebliğ kapsamında KDV tevkifatı yapılacağı belirtilen ve dava konusu işi de kapsadığı anlaşılan faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmetalımlarında alıcılar (dosyamızda davacı) tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulamasının yapılacağının hükme bağlandığı, işgücü temini ile ilgili olarak yapılacak KDV tevkifatının kapsamını düzenleyen aynı Tebliğin “2.1.3.2.5.2. Kapsam” <br>başlıklı bölümünde ise, bu tür hizmetlerin esas itibariyle temin edilen elemanların hizmet alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün olduğu durumlarda tevkifat kapsamına girdiğinin açıkça belirtildiği, nitekim bahse konu sözleşmenin 18.1 maddesi dikkate alındığında, sözleşme konusu işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin idare tarafından görevlendirilen kontrol teşkilatı aracılığıyla denetleneceğinin açıkça belirtildiği sabit olduğundan, işin KDV tevkifatına tabi bulunduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda davacı işveren kurumun vergi sorumlusu sıfatıyla vergi mükellefi sıfatını haiz ve  yüklenici konumundaki davalı Şirket ile 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi olduğu anlaşılan dava konusu sözleşme kapsamında davalı yerine yaptığı sabit olan 8.917.630,28-TL ödemenin davalıyüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılan 74.217,65-TL'lik pişmanlık zammı kısımı haricinde kalan bakiye 8.843.412,63-TL'lik kısmını davalıdan rücuen talep edebileceği gerekçesiyle <br>davanın kısmen kabulü ile dava konusu 8.843.412,63-TL alacağın davalının temerrüt tarihi olan 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, KDV Uygulama Tebliğinin 2.1.3.4.2. Belge Düzeni başlıklı maddesi ve 2.1.3.4.3.2. Satıcıların Beyanı başlıklı maddesi uyarınca, davalının tevkifatlı fatura düzenlemek ile yükümlü kılındığını, dolayısıyla özel usulsüzlük cezalarının ortaya çıkmasına davalı firmanın, vergi aslını vergi dairesine intikal ettirmeyerek ve tevkifatlı fatura düzenlemeyerek sebep olduğunu, buna göre gecikme cezası miktarı olan 74.217,65 TL yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere \"elemanların sevk, idare ve kontrolünün\" davalı müvekkili firmada bulunduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı sözleşmenin 18.1 maddesinde atıf yapılan işin kontrolü yetkisine dayalı olarak iş, hizmet alımı işi olmaktan çıkıp işçi teminine dönse idi, hizmet alımına ilişkin bütün kamu ihalelerinin doğrudan KDV Tevkifatına tabi olmasının gerektiğini, bu durumun KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesindeki ayrımını ve tespit yöntemini, özelgeleri, yargı kararlarını ve yerleşik uygulamayı geçersiz kılacağını, aksine 16.12.2015 iş başlangıç tarihli Sözleşmenin 27. maddesinde açık açık: \"... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve  sorumlusu değildir.\" şeklinde hüküm bulunduğunu, bu hükmün işçilerin sevk ve idaresinin müvekkilinde olduğunu gösterdiğini, mahkemece bir biri ile uyumlu 2 adet uzman görüşü ile bu iki raporun temelden çelişkili vaziyette olduğunu, bu raporlar ile Mahkemece atanmış bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin, yeni bir heyetten rapor almak suretiyle giderilmediğini, pek çok yargı kararının ... AŞ. ve ... firması arasında işçi temini ve muvazaa olmadığını, usulüne uygun hizmet alım sözleşmesi olduğunu ortaya koyduğunu, zaman aşımı itirazları konusunda bir karar verilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak ödenen KDV bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2- Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, \"iş gücü temini hizmeti alınması durumunda\", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalıdan alınan hizmetin \"iş gücü temini hizmeti\" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır. <br>\tKatma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin \"Kapsam\" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, \"Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.<br>\tBu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.<br>\tBu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.<br>\tDolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.<br>\tİşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ...\" hükmü yer almaktadır. <br>\tDolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere \"elemanların sevk, idare ve kontrolünün\" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta ise taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin tamamının 27. maddelerinde açıkça, \"... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir.\" şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu hükmün işçilerin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğunu gösterir. Dolayısıyla Dairemizce taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğuna, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. <br>\tKaldı ki Dairemize intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir. <br>\t(Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2023/1284 Esas - 2024/307 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 23/10/2024 tarihli ve 2023/2150 Esas - 2024/1661 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 2. Vergi Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2020/2458 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve 2021/1395 Esas, 2021/1938 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\t Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2021/829 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin  02/03/2022 tarih ve 2021/2198 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2031 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7757 Esas-2024/1800 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2033 Esas, 2022/1374 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1872 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih  ve 2023/7758 Esas-2024/1801 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2032 Esas, 2022/1373 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1873 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7759 Esas-2024/1799 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2016 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/2240 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 2023/7760 Esas-2024/1798 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır).<br>\tBöylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin \"işgücü temini\" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. <br>\tTüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiş, bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\t<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/10/2024 tarih ve 2022/530 Esas, 2024/669 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 152.290,84.TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan bakiye 151.675,44‬.TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 370,00-TL posta masrafı ve 1.169,40.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamından oluşan 1.539,4‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80‬.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t10-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL maktu, 150.595,78-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t12-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalıdan alınan 20.717.000,00- TL tutarındaki, ..., 19/11/2024 tarih ve 7100861750 numaralı  teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e33e883f507d2d8b","SID":"038d853d8e3783a6"}}