{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2467 - 2025/921<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2467 <br>KARAR NO\t: 2025/921<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ         \t:19/09/2023<br>NUMARASI\t:2023/80 Esas - 2023/462 Karar<br><br>DAVACI\t:Sİ-MAK POMPA VE VANA ASFALT İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (0734006645000016) - Ostim Osb. Mah. 1250 Cad.  No:11 Yenimahalle/ANKARA<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVALI\t:AYHANLAR YOL ASFALTLAMA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ( 0121003318100011)- Dilovası Org. San. Bölgesi 3. Kısım Gediz Cad. No:7 Gebze/KOCAELİ<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t  :04/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t  :15/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :20/05/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli İcra Müdürlüğü 2021/117394 sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde ürün sattığını ve faturalar kesildiğini, davalının Gebze Ticaret Mahkemesinde konkordato sürecine girdiğini ve 27/05/2021 tarihinde bu sürecin sona erdiğini, komiserler tarafından hazırlanan ödeme planlarına da uyulmadığını beyan ederek; Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/117394 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin  devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına, likit alacağa haksız ve kötüniyetli itiraz eden davalı borçlu aleyhine dava  konusu mikratın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/117394 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, Takibin 120.894,70 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla ilişkin istemin reddine, Asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazları değerlendirilmeksizin yetkili icra dairesinin 6100 sayılı yasanın 6 ve 2004 sayılı yasanın 50. maddesi uyarınca müvekkilin ikamet adresi olan Yalova İcra Daireleri olduğu izahtan vareste bulunmakla tesis edilen hükmün bozulma sebebi olduğunu, davacı yanın müvekkil şirketten ispat edilmiş hiçbir alacağı bulunmadığını, huzurdaki davanın haksız kazanç elde etme maksatlı açıldığı ortada olmakla çelişkili ve gerekli incelemeler ve araştırmalar yapılmaksızın tanzim edilen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis edildiğini, yine bildiğiniz üzere icra inkar tazminatı alacağının doğması için alacağın öncelikle ilamsız icra yolu ile takibe konulması gerekmekte, aynı zamanda alacağın da likit bir alacak olması gerektiğini,  müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih, 2023/80 Esas - 2023/462 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından takip konusu edilen fatura bedellerinin kendilerine ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine takip başlatılmış ve alacaklı oldukları iddia edilmiş, davalı tarafça borçlu olmadıkları savunulmuş, Mahkemece yapılan yargılama 120.894,70 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.<br>Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur.<br>6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle  alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; \"Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.\" Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir.<br>Tarafların ticari defterleri, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, her iki tarafın ticari defterlerinde takip konusu faturaların kayıtlı olduğu görülmüştür. Tarafların arasında ticari ilişki bulunduğu bu şekilde anlaşılmaktadır. Davacı tarafından bu kayıtlar BS formu ile ilgili Vergi Dairesine bildirilmiştir. Davalı tarafından ise bu faturalar Ba formunda ilgili Vergi Dairesine bildirilmemiş ise de, ticari defterlerine kayıtlı olduğundan fatura içeriklerini kabul ettiği değerlendirilmelidir.  Davacının ticari defterlerine göre, davacının 87.894,73 TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre davacının 120.894,73 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Bu farkın 28.07.2018 tarihli 33.000,00 TL'lik çekle ödemenin davacı ticari defterlerine işlenmesinden kaynaklı olduğu görülmektedir. Mahkemece bu ödeme tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamaması, 21/09/2018 tarihli ve 09/10/2018 tarihli iki faturanın henüz düzenlenmediği, davalı tarafından kesin delillerle bu ödemenin yapıldığının kanıtlanamadığından dikkate alınmadığı gerekçelendirilmiş ise de, söz konusu ödemenin davacı tarafından defterlerine işlendiği, tacir olan davacının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, yapılmayan bir ödemenin defterlerine kaydetmesinin mümkün olamayacağı bu nedenle davalının bu miktar yönünden sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğinden kararın kaldırılarak 87.894,73 TL üzerinden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/09/2023 tarih, 2023/80 Esas ve 2023/462 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/117394 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 87.894,73 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Fazla ilişkin istemin REDDİNE,<br>b-Hükmedilen alacağın (87.894,73 TL) %20'si oranında hesaplanan 17.579,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c-Alınması gerekli 6.004,09-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.460,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.543,99-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>ç-Davacı tarafından sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 4.449,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%72,70 Kabul) 3.234,58-TL'lik kısmının peşin yatırılan 1.460,10-TL harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davalının yaptığı toplam 113,70-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre (%27,30 ret) hesaplanan 31,04 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,<br>e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>g-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına, <br>h-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yapılan 738,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 175,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 913,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine,<br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a07f470d4e3502d","SID":"65d16811de4a5590"}}