{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/992 <br>KARAR NO:2025/812<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/03/2022<br>NUMARASI:2019/15 Esas - 2022/164 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacılar vekili, müvekkillerinin ...'da işlem yapan yatırımcılar olduğunu, borsada işlem gören davalı... A.Ş.'nin hissedarı olduğu yine borsada işlem gören... A.Ş. hisselerinin tamamını ... şirketine satış sürecinin başladığına ilişkin olarak KAP mevzuatı uyarınca açıklama yaptığını; açıklamanın yanlış ve yanıltıcı olduğunu, bu nedenle davalı şirket hisselerinin borsada alım satım işlemlerinden dolayı müvekkili ...'nın 683.106,82-TL, diğer müvekkili ...'nın 177.655,75-TL zarara uğradığını; şirket dışındaki diğer davalı gerçek kişilerin davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri dolayısıyla satış sürecinin tarafları olduğunu ve müvekkillerinin bu açıklamalara güvenerek yatırım yaptıklarını ileri sürerek, davacı  ...'nın uğradığı 683.106,82-TL ve diğer müvekkili ...'nın uğradığı 177.655,75-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan  müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili, 6362 sayılı SPKan. 32/6 uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın 30/11/2016 tarihinde meydana geldiğini, ancak davanın 2 yıl 4 ay sonra açıldığını; TBKnın 72 uyarınca da iki yıllık zamanaşımının dolduğunu;  davacıların yatırımcı olmayıp fiyat dalgalanmalarından kısa vadede yüksek kazanç elde etmek amacıyla hisse senedi alım satımı yaptıklarını, KAP açıklamalarının gerçek olduğunu, şirket hisselerinin satış görüşmelerinin 18/09/2015'tarihinde başladığını, ancak alıcının yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini belirtmesi üzerine 30/11/2016'tarihinde sonlandırıldığını; alıcıların 29/09/2015'tarihinde alıma başladıklarını, davacıların sürekli alım satım yaptıklarını, satışın gerçekleşmeyeceğinin açıklanmasından sonra da alım satım yapmaya devam ettiklerini, davacıların uğradığı zararla satış süreci arasında illiyet bağı bulunmadığını; zararlarının piyasa riski kapsamında olduğunu ve ticari faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda davalı şirketin KAP bildirimlerinin SPK düzenlemeleri çerçevesinde olduğu, bu hususun 12/12/2019 Sermaye Piyasası Kurulu kararında da belirtildiği, buna göre davalıların eylemleri ile davacıların zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, davaya konu olayla ilgili olarak SPK'nın iki adet raporu olduğunu, davanın 1. rapora istinaden açıldığını, 2. raporun ise eylemlerin ceza yargılaması gerektirip gerektirmeyeceğine ilişkin olduğunu, bilirkişi heyet raporunun ise hatalı şekilde  SPK'nın 2. Raporundaki piyasa dolandırıcılığı suçuyla ilgili değerlendirmelere göre hazırladığını, anılan kanun maddesinde suçun maddi unsunun failleri açısından menfaat temin edilmesi olduğunu, ancak eldeki davadaki talepleri açısından bunun bir etkisinin olmadığını, zira 17/08/2018 tarihli SPK'nın 1. raporunda davalılara ciddi idari para cezaları verildiğini ve ilan ettiğini, davanın temel varsayımının da bu rapordaki tespitlere dayandığını, 18/09/2015 tarihinde başlayan ve 30/11/2016 tarihinde sona eren satış sürecine ilişkin davalılar tarafından yapılan KAP açıklamalarının gerçeğe aykırı, sunum yönünden yanıltıcı ve yatırımcıların yanlış fikir edinmeleri ve yanlış karar vermelerine sebebiyet verecek nitelikte yanıltıcı olduğunun raporda belirtildiğini; 2. raporda ise aynen ''... bu kapsamda, ...'nun yabancı yatırımcı olduğu konusunda yatırımcıların yanlış bilgilendirmelerine yol açan özel durum açıklamaları ...tarafından yapılmakla birlikte ... ve ... Grubu tarafından menfaat temin edildiğine dair somut bir tespite ulaşılamadığından ...Grubu hakkında bu aşamada 6362 sayılı SPK'nın 107/2 md. kapsamında işlem yapılmasına gerek olmadığına 12.12.2019 tarihli Kurul Kararında Rapora dayanılarak karar verilmiştir.'' (s.86) ifadesinin yer aldığını; görüldüğü gibi özel durum açıklamalarının yatırımcıları yanılttığının ortaya konulduğunu, menfaat temin edilmemesinin müvekkilleri açısından önemli olmadığını, bilirkişilerin hatalı tespitinin mahkemeyi niteleme hatasına sevk ettiğini; SPK'nın ilk raporunda izah edildiği üzere davalıların KAP'a yaptığı gerçeğe aykırı ve yanıltıcı haber borbardımanının hisse senedinin fiyatını normal arz ve talebe göre değil aldatıcı bir şekilde fiyatlandığını ispat ettiğini, somut olayda normal olmayan bir durum ve buna bağlı olarak da normal olmayan bir fiyatlama bulunduğunu; bu haliyle müvekkillerinin uğradığı zarar ile davalıların KAP aracılığıyla yaptığı yanıltıcı bildirimler arasında uygun illiyet bağı olduğunu, SPK da bunu tespit ettiği için davalılara milyonlarca liralık idari para cezası kestiğini ve zarara uğrayan yatırımcıların dava açabileceğinin salık verildiğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, hisseleri Borsa İstanbul'da işlem gören davalı şirketin ...'na yaptığı açıklamaların yanlış olduğundan bahisle söz konusu açıklamalara göre davalı şirketin hisse senetlerini alarak zarar etmiş olan yatırımcı davacıların zararlarının tazmini istemine ilişkindir.SPKan.'ın \"Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluk\" başlıklı 32. maddesi \"(1) 10 uncu madde çerçevesinde, aynı maddede sorumlu olduğu belirtilen kişiler ile mevzuat uyarınca izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme işlemlerinde hazırlanacak duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi Kurulca kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen sair kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur. ... (3) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişiler sorumlu olmaz. (4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır. (5) Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebi; a) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması, b)Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması, c) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilan edilmiş olması, ç) Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları, hâlinde reddedilir....\" şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde, madde ile sermaye piyasası araçlarının kayda alınması sisteminden izahname ve kamuyu aydınlatma belgelerinin onay sistemi uygulamasına geçildiği için izahname ve diğer kamuyu aydınlatma belgelerinden sorumlu olanlar ile bu sorumluluğa ilişkin tazminat haklarının ve illiyet bağının çok daha detaylı bir şekilde belirlenmesi amaçlandığı belirtilmiştir. Davalı şirket tarafından KAP aracılığıyla yapılan 18/09/2015 tarihli bildirimin \"… A.Ş. aktifinde bulunan ... A.Ş. hisselerinin tamamının ...’ye satışı konusunda alıcı temsilcisi ile 60 gün süreli münhasırlık sözleşmesi yapıldığının…\"; 18/11/2015 tarihli bildirimin \"… AŞ aktifinde bulunan ... AŞ hisselerinin tamamının ...’ye satışı konusunda alıcı temsilcisi ile imzalanan münhasırlık sözleşmesinde satış şartları konusunda görüşmelere fırsat vermek amacıyla, taraflar arasında 30 gün süreli münhasırlık ek süre anlaşması yapıldığının…\"; 17/12/2015 tarihli bildirimin “…18.09.2015 tarihinde imzalanan Münhasırlık Anlaşması tüm madde ve koşullarının geçerli olması kaydıyla, 31.01.2016 tarihine kadar uzatıldığı...\"; 14/01/2016 tarihli bildirimin \"…... AŞ hisselerinin tamamının, ...’ye satışı şartları konusunda yürütülen görüşmelerin olumlu neticelendiğinin, şirketçe, 13.01.2016 tarihinde alınan Yönetim Kurulu Kararı uyarınca 14.01.2016 tarihinde, beher fiyatı 1.50 TL ve 1,70 TL arasında kalmak kaydıyla kapanış gününde şirketin öz kaynaklarının tutarına bağlı olarak belirlenecek fiyattan olmak üzere hisse devir sözleşmesi imzalandığının…\"; 04/05/2016 tarihli ilanın \"... şirketinin hisselerinin tamamının ...’ye satışı konusunda hisse devir sözleşmesi kapsamında alıcı taraf ile müzakerelerin devam ettiği,\"; 12/07/2016 tarihli bildirimin “…... … şirketinin hisselerinin tamamının ...’ye satışı konusunda hisse devir sözleşmesi kapsamında alıcı taraf ile müzakerelerin devam ettiği\"; 11/08/2016 tarihli ilanın “…... … şirketinin hisselerinin tamamının ...’ye satışı konusunda hisse devir sözleşmesi kapsamında alıcı taraf ile müzakerelerin devam ettiği, bu kapsamda 20 Eylül 2016 tarihine kadar hisse devir sözleşmesinde öngörülen şartları yerine getirmek suretiyle, hisse devir sözleşmesinin imzalanması planlandığı; 20/09/2016 tarihli bildirimin “…...’nin talebi üzerine, 20 Eylül 2016 tarihi olarak belirlenen hisse devir sözleşme tarihinin, taraflarca varılan mutabakat ile 20 Ekim 2016 olarak belirlenmesine karar verildiği…\"; 20/10/2016 tarihli bildirimin “… ...’nin hisse devir sözleşmesinde öngörülen şartları zamanında yerine getirebilmek için 20 Kasım 2016 tarihine kadar ek süre tanınmasını talep ettiği, bahse konu sürenin taraflarınca da uygun görülerek alıcıya 20 Kasım 2016 tarihine kadar süre tanındığı...\"; 30/11/2016 tarihli bildirimin \"…... AŞ hisselerinin tamamının, ...’ye satışı konusunda alıcı taraf ile devam eden müzakerelerin, 11.08.2016 tarihinde sonuçlandığının ve 14.01.2016 tarihli hisse devir sözleşmesi hükümleri üzerinde yapılacak güncellemeler ve bu kapsamda yerine getirilmesi gereken şartlar konusunda mutabık kalındığı, söz konusu mutabakat çerçevesinde belirtilen şartların yerine getirilebilmesi amacıyla… şirketine 20.09.2016-20.10.2016 tarihlerinde şirketlerinden yazılı olarak ilave süre taleplerinde bulunduğunun, bu taleplerin yönetim kurullarınca uygun mütalaa edilerek ek süre verildiği, bu gelişmelerin aynı tarihli KAP açıklamaları komuoyu ile paylaşıldığının, en son 20.10.2016 tarihinde yapılan KAP açıklaması ile talepleri doğrultusunda… Şirketine gereken şartları yerine getirmesi amacıyla 30.11.2016 tarihine kadar ilave süre tanındığı,… şirketi tarafından 30.11.2016 tarihi itibariyle şirketlerine gönderilen yazıda, “gelişmekte olan ülkelerin kurlarındaki ve borsalardaki gelişmelerden söz edildiğini, bu gelişmeler ışığında şirketleri yönetim kurulunun, 30.11.2016 tarihinde aldığı karar ile yeni bir hisse devir sözleşmesi imzalamaktan vazgeçtiğini ve süreci sonlandırmaya karar verdiğini” açıkladığını,… şirketinin bu bildirimi neticesinde şirketleri aktifinde bulunan ... AŞ hisselerinin tamamının, ...’ye satışı sürecinin neticesiz kaldığı…\" şeklinde olduğu belirlenmiştir. SPK'nın 20/09/2018 tarih 2018/40 sayılı Kurul Bültenine esas teşkil eden dosyada mevcut 17/08/2018 tarihli uzman raporunda, davalılar ve dava dışı ... hakkında sermaye piyasası mevzuatına aykırılık teşkil eden eylemlerinden dolayı bir kısım idari para cezaları belirlenmiş ve idari para cezalarına konu eylemler nedeniyle varsa zarara uğrayan yatırımcıların, yasal koşulların oluşması halinde genel hukuk hükümleri çerçevesinde, bu işlemlerde sorumluluğu bulunan ...ve ... yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabilecekleri hususunun Bülten aracılığıyla kamuya duyurulmasının uygun olacağı belirtilmiştir.SPK'nın 20/09/2018 tarih ve 2018/40 sayılı Bülteninde, ... AŞ.'nin yönetim kontrolünü sağlayan payların ...'ye devrine ilişkin satış görüşmeleri hakkında yapılan inceleme sonucunda; ...’e toplamda 1.495.268-TL, ...’e toplamda 1.285.259-TL, ...’e toplamda 1.285.259-TL, ...’e toplamda 78.147 TL ve ...’e toplamda 24.672 TL idari para cezası verilmesine karar verildiği; aynı kararda; \"... İdari para cezalarına konu eylemler nedeniyle varsa zarara uğrayan yatırımcılar, yasal koşulların oluşması halinde genel hukuk hükümleri çerçevesinde, bu işlemlerde sorumluluğu bulunan şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabilirler…\" yönünde karar alındığı anlaşılmıştır.Somut olayda davacılar, davalı şirketin aktifinde bulunan borsada işlem gören dava dışı ...AŞ'nin ...'ye satışı hususunda 18/09/2015 tarihinde KAP bildirimi yapıldığını, sonrasında bu konuda 18/11/2015, 17/12/015, 14/01/2016, 04/05/2016, 12/07/2016, 11/08/2016, 20/09/2016, 20/10/2016 ve 30/11/2016 tarihlerinde çeşitli içeriklerle bildirimler yapıldığını, 30/11/2016 tarihli bildirimde ... tarafından satın alınmaktan vazgeçildiğinin ifade edildiğini, bu süreçte belirtilen  ... ... A.Ş.'nin hisselerini BİST'te aldıklarını, fakat zarar ettiklerini ileri sürerek SPKan'ın 32. maddesine göre tazminat isteminde bulunmuşlardır. Söz konusu açıklamaların hepsi \"özel durum açıklaması\"dır. \"Kamunun aydınlatılmasında özel durumlar\" başlıklı SPKan. 15/1. maddesinde sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanacağı kabul edilmiştir. SPKan'ın 32/4. maddesinde, yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağının kurulmuş sayılacağı düzenlenmiştir. Söz konusu hükümden hareketle davacıların uğradığını iddia ettikleri zarar ile yapılan özel durum açıklama eylemleri arasında illiyet bağının olup olmadığının irdelenmesi için, davacıların söz konusu şirket hisse senedine ilişkin alım-satım hareketlerinin incelenmesi gerekmektedir. Davacıların hesap hareketleri, dava ve delil dilekçesiyle birlikte sunulmuş ve ilgili aracı kurumlardan getirtilmiştir.Davacı ...'nın  ... A.Ş.'deki ve ... A.Ş.'deki hesap hareketlerinde ilk işlemin 18/09/2015 tarihli 1. bildirimden 34 gün sonra 22/10/2015'tarihinde olduğu ve 23/10/2015'tarihinde 2,38-2,39-2,40 fiyatlarından 35.000 lot aldığı, aynı gün 23/10/2015'te 35.000 lotu 2,48-TL'ye karla sattığı; 2. bildirimin yapıldığı 18/11/2015' tarihine kadar farklı 9 günde çok sayıda lot aldığı ve sattığı, satışların tamamının karla yapıldığı (örneğin 06/11/2015'tarihinde 2,33-2,38-TL aralığında aldığı hisseleri aynı gün 2,57-2,65-TL aralığında sattığı), 09/11/2015'tarihinden 18/11/2015' tarihine kadar alım yaptığı ve 18/11/2015'tarihinde yine karla satım yaptığı; 3. bildirimin yapıldığı 17/12/2015'tarihine kadar farklı 4 günde çok sayıda lot aldığı ve sattığı, hatta hisselerin büyük çoğunluğunu 17/12/2015'tarihinde karla (örneğin 2,19-2,20-TL aralığında aldığı hisseleri aynı gün 2,45-2,49-TL aralığında) sattığı; 4. bildirimin yapıldığı 14/01/2016'ya kadar farklı 7 günde çok sayıda lot (2,45-2,49 aralığında) aldığı ve satım adedinin önceki işlemlere göre daha az olduğu; 5. bildirimin yapıldığı 04/05/2016' tarihine kadar sadece 05/02/2016' tarihinde 2,48-2,49 aralığında 9.500 lot sattığı, 247.792 lotu 2,40-TL'den aldığı, 09/02/2016' tarihinde 2,39-2,41-TL'den 9.500 lot aldığı; 6. bildirimin yapıldığı 12/07/2016'ya kadar hiç bir işlem yapmadığı, hisse değeri 2-TL; 7. bildirimin yapıldığı 11/08/2016'ya kadar hiç bir işlem yapmadığı, hisse değerinin 11/08/2016'da 1,70, 12/08/2016' tarihinde 1,94 olduğu; 8. bildirimin yapıldığı 20/09/2016'ya kadar olan süreçte 18/09/2016'da 246.000 lotu 1,46-1,48-TL'den sattığı ve yine bildirimin yapıldığı gün 250.000 lotu 1,51-1,52-TL'den sattığı; 9. bildirimin yapıldığı 20/10/2016' tarihine kadar hiç bir işlem yapmadığı; son yani onuncu bildirimin yapıldığı 30/11/2016' tarihine kadar 21/11/2016'da 250.000 lotu 1,43-1,44-TL'ye sattığı, 23/11/2016'da 50.000 lotu 1,43-TL'ye sattığı ve bakiyesini sıfırladığı, 07/12/2016'da 10.000 lot ve 08/12/2016'da 8.000 lot aldığı ve 13/12/2016'da 18.000 lot satarak bakiyesini sıfırlamıştır.Davacı ...'nın ilk işleminin 18/09/2015 tarihli 1. bildirimden 11 gün sonra 29/09/2015'tarihinde olduğu; 2. bildirimin yapıldığı 18/11/2015'e kadar farklı 12 günde çok sayıda lot aldığı ve sattığı, satışların tamamının karla yapıldığı; 3. . bildirimin yapıldığı 17/12/2015'e kadar farklı 4 günde çok sayıda lot aldığı ve karla sattığı; 4. . bildirimin yapıldığı 14/01/2016'ya kadar farklı 9 günde çok sayıda lot aldığı ve satım adedinin önceki işlemlere göre daha az olduğu,14/01/2016'da 8.000 lotu 2,44-TL'den sattığı; 5. bildirimin yapıldığı 04/05/2016'ya kadar 20 günde çok sayıda işlem yaptığı, satım (236.000 lot) işlemlerinin alım (16.000 lot) işlemlerinden hacim olarak daha fazla olduğu, satışların 2,11-2,51-TL'ye yapıldığı; 6. bildirimin yapıldığı 12/07/2016'ya kadar 17/05/2016'da 2,15-TL'ye 35.000 lot aldığı, 18/05/2016'da 2,19-2,22-TL'ye 65.000 lot sattığı, bakiyesinin 150.000 lot olduğu; 7.  bildirimin yapıldığı 11/08/2016'ya kadar hiç bir işlem yapmadığı; 8. bildirimin yapıldığı 20/09/2016'ya kadar olan süreçte 02/09/2016'da 65.000 lotu 1,65-1,66-TL'den sattığı, 07/09/2016'da 1,58-1,67-TL'ye 120.000 lot aldığı, aynı gün 1,77-1,78-TL'den 55.000 lot sattığı, bir gün sonra 1,47-1,50-TL'den 220.000 lot sattığı ve bakiyesini sıfırladığı; 9.  bildirimin yapıldığı 20/10/2016'ya kadar hiç bir işlem yapmadığı; son yani onuncu bildirimin yapıldığı 30/11/2016'ya kadar hiç işlem yapılmadığı, sonrasında 07/12/2016'da 25.000 lotu 0,63-TL'ye aldığı, 08/12/2016'da 25.000 lotu 0,58-0,64-TL'ye aldığı, aynı 50.000 lotu 0,64-TL'ye karla sattığı ve bakiyeyi sıfırladığı, 09/12/2016'da 50.000 lot aldığı, 12/12/2016'da 0,62-TL'den 25,261 lot aldığı ve 0,65-TL'den sattığı, en son 13/12/2016'da 50.000 lot sattığı ve bakiyesini sıfırladığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda davacı ...'nın ... işlemlerinde alım için 1.800.273,94-TL verdiği, satım için 1.346.452,61-TL aldığı, farkın 453.821,33-TL, ... işlemlerinde 607.200,80-TL'ye lot alımı yaptığı, 377.915,31-TL ödeme aldığı, farkın 229.285,49-TL; toplam farkın 683.106,82-TL olduğu, davacı ...'nın 2.014.621,24-TL ödediği hisseleri 1.836.965,46-TL'ye sattığı zararın 177.655,75-TL olduğu saptanmıştır.17/08/2018 tarihli SPK raporunda (s.58) 12/07/2016 tarihli açıklamadan sonra oldukça düşük işlem hacminin de etkisiyle 2-TL seviyesinden 21/07/2016'da 1,40-TL'ye indiği, 11/08/2016 tarihli açıklamanın hafta başındaki 1,51-TL seviyesinden 12/08/2016'da 1,94-TL'ye çıktığı belirtilmiştir.SPKan.'ın 32/4. maddesinde kamuyu aydınlatma belgelerinin kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde zarar ve açıklama eylemi arasında illiyet bağının kurulmuş sayılacağı kabul edilmiştir. Borsada çeşitli hisselerde ve yüksek miktarlarda çok sayıda işlem yapan davacıların davaya konu ettikleri hisse senediyle ilgili alım-satım işlemlerine bakıldığında, davacı ...'in 22/10/2015-13/12/2016 ve davacı Kemal'in 29/09/2015-13/12/2016 tarihleri arasında yani yaklaşık 14 aylık dönemde çok sayıda alım-satım işlemi yaptıkları, yukarıda ayrıntılı olarak içeriği gösterilmiş açıklama tarihlerinden hemen sonra yapılmış alım-satım işlemi sebebiyle davacıların zararının doğduğunun söylenemeyeceği; bazı durumlarda açıklama (18/11/2015 ve 17/12/2015) günleri kar satışları yaptıkları; hatta şirket satışının yapılmayacağına ilişkin 30/11/2016 tarihli son açıklamadan önce bakiyesini 23/11/2016'da sıfırlamış davacı...'in bu açıklamadan sonra yeniden alım-satım yaptığı; diğer davacı ...'in de 30/11/2016'dan önce bakiyesini 3 kez sıfırladığı 30/11/2016'dan sonra yine alım-satım işlemleri yaptığı; buradan hareketle davacıların zarara uğradıklarını iddia ettikleri açıklamalardan sonra dahi işlemler yaptıkları ve açıklamaların iradelerini etkileyip zarara uğramalarına sebebiyet verdiği hususunda illiyet bağının bulunduğu ortaya konulup ispat edilememiştir.Davacılar vekilinin, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü SPK raporu ile kararındaki hususlar ve diğer itirazlar,zararın doğumuna KAP açıklamalarının etkili olduğu hususunda  illiyet bağının bulunmadığı yönündeki tespite etkili görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda  isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.230,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 161,40-TL harcın mahsubu ile kalan 1.069,40-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5d09987c93234d8","SID":"f4d5ab370f471bd9"}}