{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE      \t:  <br>KATİP\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t:     <br>DAVACI\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 17/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/09/2024<br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14/02/2018 tarihinde trafik lambalarından yeşil ışık yanmakta iken karşıya geçerken .... plakalı aracın müvekkiline çarptığını, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle yere düştüğünü, akabinde hastaneye kaldırıldığını, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden geçici rapor verildiğini, daha sonra ağrılarının artması üzerine tekrar hastaneye gittiğini, burada kendisine verilen raporda sağ femur distal kırığı teşhisi konulduğunu ve müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, olayın meydana gelişinde davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen yaralanma nedeniyle ruhsal ve yaşamsal zorluklar yaşadığını belirterek 1.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 17/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; tazminat miktarını 250.438,04 TL iş göremezlik, 405,90 TL bakıcı gideri, 218 TL yol gideri olmak üzere toplam  251.061,94 TL olarak ıslah etmiştir.<br>Davalılar ... cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça sigorta şirketine belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının yaya geçidi olmayan ve yaklaşık 100 metre içerisinde yaya geçidi bulunan adalı kavşakta yaya geçidi bulunmayan kısımdan geçmeye çalıştığını, davalı ...'e yeşil ışık yanarken davacının trafikte karşıdan karşıya koşarak geçtiğini fark edilmeyecek şekilde ve trafiği tehlikeye sokarak şekilde seyir halindeki arabaların arasından karşıya geçtiğini, davacının ...'in kontrolünde olan aracın yan tarafına çarparak yere düştüğünü, kazadan sonra davalı ...nın ambulans çağırdığını, ambulansla birlikte hastaneye gittiğini, hastanede davacının başında beklediğini, davacının tedavisi tamamlandıktan sonra hastaneden yürür vaziyette ayrıldığını, davacının dizinde hasar oluşmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacının yol gideri maddi tazminat, geçici iş göremezlik maddi tazminat, tedavi gideri maddi tazminat, bakıcı gideri maddi tazminat taleplerinin reddine, davacının (daimi) iş göremezlik maddi tazminat talebinin kabulüne, buna göre 158.867,02 TL maddi tazminatın davalı ..., davalı ...yönünden kaza tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olunması kaydıyla) yönünden ilk dava tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.000,00 TL manevi tazminatının davalı Zehra Özendim ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davalı araç sürücüsü için kırmazı ışık yanmakta iken hareket etmesi nedeniyle müvekkiline çarptığını, kazanın oluşumunda kusurun davalı tarafa ait olmasında rağmen alınan raporda müvekkilinin asli kusurlu olduğunun tespit edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazadan önce herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığını, müvekkilinin kazadan sonra müracaat ettiği hastanede grafisinin çekilmediğini, ağrılarının artması üzerine olaydan 7 gün sonra Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağ femur kırığı tanısı konulduğu ve ameliyat edildiğini, femur kırığının kaza nedeniyle oluştuğunu, müvekkilinin kazadan önce herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığını, tespit edilen rahatsızlıkların geçirdiği trafik kazası ile illiyetli olduğunu, rahatsızlarının kaza nedeni ile olmadığını ispat yükünün davalılara ait olduğunu bu nedenle maddi manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne  karar verilmesi  gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı Mapfre Sigorta vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu, maluliyet oranına ilişkin alınan raporu kabul etmediklerini, maluliyet oranın hatalı olarak yüksek belirlendiğini, maluliyet oranın tespiti için ATK 3.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplamanın genel şartlarda kabul edilen TRH 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulanmaması gerektiğini ve müvekkili şirkete dava tarihinden evvel başvuru yapılmadığından, ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili ile davalı... istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davacı tarafından asliye hukuk mahkemesinde açılan davadan evvel sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının psikolojik rahatsızlarının kazadan mı yoksa illiyet bağı bulunmayan bacak ağrısında mı kaynaklandığı hususunun anlaşılamadığını, alınan rapor uyarınca davacının bacağından yaralanması nedeniyle ameliyat olduğu ve bu nedenle psikolojisinin bozulduğunun anlaşıldığını, bacağındaki ağrı ile ameliyat arasında illiyet bağı bulunmadığını, sağ bacak ağrısı nedeniyle oluşan travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyet bağı bulunmadığından tespit edilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, tazminat hesabının 2023 yılı değil kaza tarihi olan 2018 yılındaki asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zararın sigorta teminat kapsamında olması nedeniyle kendilerinden talep edilmemesi gerektiğini, davalı ...'in sadece aracın resmi sahibi olduğunu ve kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla maddi manevi tazminat isteminin tamamının reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava; yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi  tazminat istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı ve tazminat hesabına ilişkindir.  <br>Davalı ... vekili davacının asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada  KTK 97 maddesi uyarınca davadan evvel sigorta şirketine yazılı müracaatta bulunmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.  Dava açılmadan önce sigortaya başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği belirtilmiştir. Yargılama sırasında sigorta şirketine yazılana müzekkereye verilen cevapta davacının dava açmadan evvel sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmadığının bildirildiği ve davacının yargılaması sırasında sigorta şirketine müracaatta bulunduğunu beyan etmediği gibi başvuruya ilişkin herhangi bir belge de ibraz etmediği anlaşılmakla davadan evvel sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmak özel bir dava şartı olup davacı dava şartını yerine getirmeden dava açmış ise de, bu dava şartı tamamlanabilir  bir dava şartı olduğundan mahkeme tarafından öncelikle davacıya sigorta şirketine müracaat etmesi ve müracaata ilişkin belgeleri ibraz etmesi hususunda usulüne uygun kesin süre verilmesi ile kesin süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken dava şartı ile ilgili eksikliğin giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>Davacı vekili, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda tüm kusurun kendisine kırmızı ışık yanarken geçerek müvekkiline çarpan davalıya ait olmasına rağmen müvekkilinin asli kusurlu olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. Mahkeme tarafından yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda tarafların beyanları, çarpma noktası ve kazanın meydana geldiği nokta birlikte değerlendirilerek kusur durumları tespit edilmiş olup alınan raporda kazanın oluşumunda davalının aracın hızını yol durumuna göre ayarlamadığından dolayı % 20 oranında, yayanın ise taşıt yollarında geçiş kurallarına aykırı davrandığından dolayı % 80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmekle alınan raporun kazanın oluşum şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla dava vekilinin kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.  <br>Davalı Mesut Özendim kendisinin aracın sadece işleteni olduğunu ve kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.<br>2918 Sayılı KTK'nın 85. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmü mevcuttur. Somut olayda davalı  Mesut Özendim davalı aracın işleteni olduğundan, kazanın oluşumundan davalının işleteni bulunduğu aracın sürücüsünün % 20 oranında kusuru ile maddi ve manevi tazminattan sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı Mesut Özendim'in istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Davacı vekili, müvekkilinin kazadan hemen sonra gittiği hastanede grafisi çekilemesine rağmen daha sonra bacağında ağrılarının artması üzerine tekrar hastaneye gittiğini ve hastanede sağ femur kırığı olduğunun tespit edilmesi üzerine ameliyat edildiğini ve bacağındaki yaralanmanın kaza nedeniyle oluştuğunu bu nedenle yaralanma ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğunu beyanla ATK tarafından terditli olarak belirtilen oranlardan bacağındaki yaralanmanın kaza ile illiyetli olması halinde  tespit edilen orana itibar edilmesi gerekirken  illiyetli olmaması halinde tespit edilen maluliyet oranına göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalı Zehra Özendim vekili ile davalı sigorta vekili ise alınan maluliyet raporu ile davacıda tespit edilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, davacının travma sonrası stres bozukluğunun kaza ile illiyetli olmadığını, kaza ile illiyetli olduğu tespit edilmeyen bacağındaki yaralanması ve onun tedavi süreci ile ilgili olduğunu bu nedenle kaza nedeniyle davacıda stres bozukluğu oluştuğu tanısı ile tespit edilen maluliyetin oranının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuşlardır.   <br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Somut olayda, davacı ile ilgili Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet durumunun belirlendiği, davacının kazadan hemen sonra gittiği hastanedeki muayenesinde tespit edilmeyen ancak kazadan bir hafta sonra gittiği sağlık kuruluşunda tespit edilen sağ femur kırığının kaza ile illiyetli olup olmadığının tespit edilemediğini bu nedenle takdiri mahkemeye ait olmak üzere terditli olarak değerlendirme yapılarak bacağındaki yaralanmasının illiyetli olmadığının kabulü halinde davacının kaza nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle % 30 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, bacağındaki yaralanmasının kaza ile illiyetli olduğunun kabulü edilmesi halinde maluliyet oranının %47 olduğu, iş görmezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 1 ay kadar bakıcı ihtiyacı olduğunun bildirildiği anlaşılmakla mahkeme tarafından davacının bacağındaki yaralanmasının kazadan hemen hastanede yapılan muayenesinde tespit edilmemesi nedeniyle kaza ile illiyetli olduğu hususu ispatlanamadığından travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle % 30 oranında maluliyeti bulunduğunun kabul edildiği görülmüştür. <br>Her ne kadar Üniversite hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapor, maluliyet oranını belirlemede yetkili kuruluş tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş ise de, davacının kaza ile illiyet olduğu tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle % 30 oranında sürekli maluliyet bulunduğunun tespit edildiği ancak davalı tarafların kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını savundukların anlaşılmaktadır. Davacının  maluliyetine esas rahatsızlığının niteliğine göre rapor tanzim eden heyet içerisinde psikiyatri  alanında uzman doktor bulunması gerekirken heyetin tamamının Adli Tıp Uzmanı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Üyesi oldukları görülmekle alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. ( Yargıtay 4. HD 2/09/2021 tarih 2021/3888 E 2021/5315 K)<br> \tBu durumda, davacının kazadan sonra psikolojik tedavi görüp görmediğinin araştırılarak varsa psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasında getirtildikten sonra bizzat muayenesi de yapılarak, içinde psikiyatr doktoru ile ayrıca  davacının bacağındaki yaralamasının kaza ile illiyetli olup olmadığının de değerlendirilmesi  için ortopedi uzmanı doktor da bulunan bir heyetten ATK İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği ile kazadan hemen sonra tespit edilmeyen ancak kaza nedeniyle olduğu iddia edilen edilen femur kırığı ile kazanın illiyetli olup olmadığını de tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan davacı vekili, davalı sigorta vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete ilişkin istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat  hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. <br>Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu,  Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın,  tazminatın hesaplanması gerekecektir.  (Yargıtay 17 HD. 2019/3292 E. - 2021/1848 K. sayılı ilam). <br>Somut olayda alınan raporun yukarıdaki açıklamalara uygun  şekilde  TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif yönteme göre yapıldığı anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. <br>Davalı ... vekili tazminat hesabı yapılırken kaza tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekirken rapor tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de davacı tarafında talep edilen tazminatın sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasının rapor tarihindeki bilinen asgari ücret esas alınarak yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda davacıların davalı sigortacılara dava tarihinden evvel müracaat ettiğine ilişkin bir belge bulunmadığından sigorta şirketi için dava tarihinden itibaren temerrüt gerçekleşmiş olup mahkemece sigorta şirketinin tazminattan dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.  <br>Manevi tazminat bakımından hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında alınacak maluliyet raporu ile davacının kazadaki maluliyet oranının değişmesi ihtimali bulunduğundan şu aşamada davacı vekili, davalı Zehra Özendim vekili ve davalı Mesut Özendim'in  manevi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin incelenmemesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Tüm açıklamalar uyarınca mahkeme tarafından yapılması gereken öncelikle davacının davalı sigorta şirketine müracaatına ilişkin dava şartı eksikliğini gidermek üzere davacı tarafa usulüne uygun süre verilmesi ile daha sonra davacının varsa eksik tedavi evraklarının celbi ile yukarıda belirtilen hususlarda ATK 3.İhtisas Dairesinde maluliyet durumunun tespiti için rapor alınması ile kararı istinaf eden tarafların kazanılmış hakkı korunarak sonucuna göre karar verilmesidir.    <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ....'in maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddi ile, davalı ....'in manevi tazminata, davacı vekili ile davalı ...'in maddi ve manevi tazminata ve davalı ...vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (a-6) bendi gereğince kararın kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...'in Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2023 tarih ve .. sayılı kararına, maddi tazminata yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun  HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekili ve davalı ...'in maddi ve manevi tazminata, Mapfre Sigorta vekilinin maddi tazminata ve davalı ...'in manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin KABULÜ ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2023 tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>6-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>7-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br>¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Katip ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"191dccb2ed9b4300","SID":"2f52a2a1a9a9f720"}}