{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO   \t: 2022/1502<br>KARAR NO \t: 2025/738<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2019/500 <br>KARAR NO\t\t: 2022/520<br>DAVA TARİHİ\t: 14.11.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24.05.2022<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 21.05.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH  : 21.05.2025<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.05.2022 tarih ve 2019/500 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2022 tarih ve 2022/1876 Esas, 2022/1203 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında 14.01.2019 tarihinde \" ...\" adı altında şantiyenin metanik tesisat işlerinin anahtar teslim yapılmasını konu olan sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin edimini ifa ettiğini, faturayı tanzim ettiğini ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki hizmeti yerine getirdiği Urla Sulh Mahkemesince gerçekleştirilen keşif ile tespit edildiğini, sözleşmenin yüklenicinin edimleri bölümünün 1. maddesi uyarınca mekanik tesisata ilişkin işlerin tamamlandığını, alacağın likit olduğunu, inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9474 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin tüm yasal ferileriyle birlikte devamına, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı şirkete dava dilekçesi, ekleri ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde  yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 24.05.2022 tarih ve 2019/500 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalı işveren tarafından ayıplı iş/süre bakımından gecikme iddiasında  bulunmadığı, davalı vekili tarafından  sunulan 05.10.2020 tarihli dilekçe  ile davacı tarafça  44 adet imalatın sadece 22 tanesinin (bunlarda da eksiklikler bulunduğunu) yapıldığı  belirtilmiş ise de, davacı tarafça Urla Sulh Mahkemesi'nin 2019/51 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan keşif neticesinde  düzenlenen 22.07.2019 tarihli  bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin eser  sözleşmesi  kapsamında sözleşmede istenen malzeme ve yapılması gereken işçiliklere uyduğu, yangın tesisatında  gerçekleşme oranının %85 seviyesine ulaştığı, pis su ve temiz su tesisatında ise bu oranın %95 seviyesinde olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından   delil  tespiti raporundaki  tespitlerin hükme   esas alınması  gerektiği, buna göre   Mahkememiz  dosyasında aldırılan kök ve ek bilirkişi raporunda yapılan bu hesaplama  seçeneğinin hükme esas alındığı,  buna göre  davacının  sözleşme kapsamında üstlendiği  işin  265,30 TL'lik kısmını  eksik bıraktığından davacının yaptığı iş bedelinin 81.184,70 TL olduğu, davalının usulüne uygun ihtarlı davetiye tebliğine rağmen  ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacının  usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan ticari defterlerine göre davalının 10.000,00.-TL  ödeme yaptığının  kayıtlı olduğu, söz konusu ödeme  mahsup edildiğinde davacının  71.184.70.-TL tutarında  alacak bakiyesinin olduğu ancak davacının  icra takibinde  63.720,00-TL bedelli   faturaya  dayalı  olarak  takip  başlattığından  taleple bağlı kalınmış, böylece davalının  eser sözleşmesi kapsamında   davacıya 63.720,00-TL  borçlu olduğu, davalının takibe itirazında haksız  olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/9474 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile 63.720,00-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına karar verilmiş, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden  davacının inkar inkar tazminatı isteminin reddine, \" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 24.07.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonucu açılan itirazın iptali davası dava dilekçesi, icra dosyasında vekaletleri olmasına karşın müvekkilinin taşındığı adresine 35 örnek olarak yapıldığını ve davadan haberdar olmaları mümkün olmadığını, bu sebepten de davaya cevap vermelerinin mümkün olmadığını, davacı şirketin müvekkilinin yüklenici olduğu davaya konu ....restorasyon Yapım İşi' adı altında ki işinmekanik tesisat işlerinin anahtar teslim yapılmasını konu alan sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşme gereği yapılması gereken 44 adet imalat yapılmadığı halde iş tamamlanmış gibi bedeli talep edildiğini, ilgili restorasyon işnin , Urla belediyesi ile müvekkili şirket arasında akdedildiğini, mekanik işlerin alt taşoronluğu davacı tarafından gerçekleştirileceğini, bu imalatların yapılmadığı iddiaları ve dosyadan haberdar olduktan sonraki safahatte yerinde inceleme yapılarak ihale dosyası, hakediş raporları işin idare tarafından durdurulduğuna dair resmi yazışmaların Urla Belediyesinden istenmesi sureti ile bilirkişi raporu alınmasını talep ettikleri halde bu taleplerinin kabul görmediğini, eksik savunma ve kanaat ile hüküm kurulduğunu, inşaat sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda ki yüksek mahkemenin bakışı ile de ters düştüğünü, dosyanın eksik inceleme ile hakkaniyete aykırı sonuçlandırıldığını, tehiri icra taleplerinin kabulünü ile İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/9474 Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması için tehiri icra kararı verilmesini, istinaf başvurusunun kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Hukukumuzda egemen ilke “şekil serbestisi” olup,  kural olarak eser sözleşmesi herhangi bir geçerlilik şartına tabi değildir. Yasada aksi öngörülmedikçe, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir.<br>TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise  iş sahibine aittir.<br>Somut olayda, davalı  ile dava dışı Urla Belediyesi  arasında \"...\" sözleşmesi  imzalandığı, ardından 14/01/2019 tarihinde davalı ile  davacı arasında  .... Restorasyon Yapım işinin  mekanik tesisat işlerinin anahtar teslim yapılması  konulu sözleşme yapıldığı, sözleşme bedelinin  69.000,00TL+  KDV götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili,  sözleşme ile yüklenilen işin  bitirilme noktasına getirildiğini, davalı işverenin sözleşmeye göre 20/02/2019 tarihinde  ödemesi gereken  35.710,00 TL ile 20/03/2019 tarihinde ödemesi gereken   35.710,00 TL.yi ödemediğini, ödemenin yapılması ve ayrıca işin bitirilmesine engel olunan bazı şantiye şartlarının ve iş kalemlerinin tamamlanması/eksikliğin giderilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedilmek zorunda kalınacağını içeren  ihtarname  gönderildiğini, davalı tarafça  ihtara cevap verilmediğini,   63.720,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak  davalı aleyhinde İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9474 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını belirterek başlatmış oldukları takibe yapılan itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, cevap dilekçesi sunmamıştır.  <br>Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakkettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar).  Denetime elverişli olarak hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, 14/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin fiziki oran yöntemine göre hesaplandığı anlaşıldığından davalının yaptığı ödeme düşülerek belirlenen iş bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Öte yandan aleyhine icra takibi başlatılan borçlu, takibe vekili aracılığıyla itiraz etse dahi, alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesi vekile değil asıla (borçlunun kendisine) tebliğ edilmelidir. 26 Kasım 2022’de Resmi Gazete’de yayınlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 3 Haziran 2022 tarih, 2021/1 Esas ve 2022/3 Karar sayılı içtihadı da bu yönde olup ilk derece mahkemesince dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesinde usule aykırılık bulunmamıştır. Belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.05.2022 tarih ve 2019/500 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 4.352,71-TL istinaf nispi karar harcından peşin olarak yatırılan 1.089,00-TL harcın mahsubu ile kalan 3.263,71‬-TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2678e5f8c5df1b54","SID":"9a8021392aecbac0"}}