{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1834 <br>KARAR NO:2025/917<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:08/02/2022<br>NUMARASI:2021/101 Esas - 2022/116 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:23/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ün... plakalı 2007 Model ... marka model aracın maliki olduğunu, müvekkilinin mülkiyeti kendisine ait olan aracı ile Ocak 2019 da Bayburt'ta ... mevkiinde tek yön olan yola çıkarken davalı şirketin sigortaladığı ... plakalı kamyonetin tek yönlü yolda ters istikamette seyir ederek müvekkiline ait araca önden çarptığını, söz konusu kazada davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında ağır hasar oluştuğunu, yasal süre içerisinde davalıya ihbarda bulunulduğunu, davalının yönlendirdiği serviste aracın perte çıkarılacağı söylenmiş olmasına rağmen aracın perte çıkarılmadığını, müvekkilinin onayı olmamasına rağmen davalı sigorta şirketince müvekkilinin hesabına 14.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, kazadan dolayı müvekkilinin aracında malzeme ve işçilik bedeli zararı oluştuğunu, bu zarar davalı tarafça yapılan ödemenin çok üstünde olduğunu, müvekkilinin aracı ağır hasar gördüğünden aracın tamir süresinin yaklaşık 30 gün olduğunu, aracın tamiri için gerekli makul süre için davalı sigorta şirketinin müvekkiline  eşdeğer araç tahsis etmediğini, bu nedenle müvekkilinin aracını kullanamamasından dolayı da zararlarının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından yapılan 14.000,00 TL kısmi ödemenin mahsubu ile 10.000,00 TL tamirat ve işçilik, 5.000,00 TL kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, 3.000,00 TL aracın tamir süresince kullanılamaması ve emsal aracın müvekkiline verilmemesi nedeniyle oluşan rayiç kullanma bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını,  davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaatinin olmadığını,... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından 74713709 sayılı ZMMS-Trafik Poliçesi ile teminat altına alındığını, hasar bedeli ödenmiş olmasına rağmen ilgili davacı tarafın aracın malzeme ve işçilik gideri, değer kaybı bedeli,kullanılmadığı günler için alacak talebi başvurusuna istinaden açılmış dosya kapsamında müvekkili şirket talebi ile alınmış olan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olan hasar bedelinin (14.000,00-TL) davacı yana ödendiğini, kaza tarihi itibariyle Genel Şartlarda yer alan hesaplama yönteminin uygulanması gerekeceğini ayrıca aracın hasar geçmişinin incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunun %100 olmadığını, söz konusu kazada davacının, aracın kullanılmadığı günler için alacak talebini müvekkili sigorta şirketinin poliçe teminat şartlarında böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL değer kaybının 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hasar bedeli ve araç mahrumiyeti talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece dosya içerisinde mevcut 13/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan ve itirazlarının hukuka aykırı olarak reddedilerek bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalarının kısmen kabulüne karar verildiğini, yeniden bilirkişi raporu alınarak davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava tarihi itibariyle aracın değerinin 32.000,00 TL olacağını kabul ederek rapor düzenlediğini, satış sözleşmesinden görüleceği üzere müvekkilinin aracını davadan bir kaç ay sonra otomobil fiyatlarındaki anormal artışa rağmen 28.000,00 TL'ye ancak satabildiğini, mahkemece bu husus bile dikkate alınmadan sundukları satış sözleşmesi itibari alınmadan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, verilen kararın usule aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 03/01/2019 günü, saat 16:08 sıralarında, Bayburt, ... Mahallesi'nde, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı  kamyonet ile gidişine göre, ters yönde seyirle davacı adına kayıtlı, ... Plakalı  ... marka, 2007 model, hususi otomobilin ön ve sol ön yan kısmına  kavşak içinde çarpması ile çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının davalı sigorta şirketinden hasar, değer kaybı ve rayiç kullanım bedeli talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; \"...Olay sonucu hasar gören, davacıya ait, ... plaka sayılı araç, 2007 model, ... marka, ... tip, özel otomobildir. Olay sırasında 107.947 km de olan aracın kazadan önceki piyasa rayiç değeri 35.000.-TL dir. Dosya içindeki fotoğraflardan aracın hasar durumu hakkında bilgi edinilmiş ve ön tarafından darbe aldığı tespit edilmiştir. Sigorta eksperi tarafından hasarlı araç üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen raporda, aracın motor kaputu, ön tampon, komple sağ ve sol farlar, klima ve motor radyatörü, ön panel, ön tampon demiri, çamurluk davlumbazları, tampon ızgarası v.s. gibi parçalarında hasar meydana gelmiş olduğu tespit edilmiş, parçalar tutarının 19.367,80 TL, işçilik giderleri toplam masrafının 1.950.-TL olduğu bulunmuştur. Aynı raporda, parça tutarlarından yapılan 6.866,37 TL iskontodan sonra parça tutarının 12.401,43 TL olduğu, yapılan iskonto sonrası işçilik tutarının 1.598,57 TL olduğu, böylece toplam hasar onarım bedelinin 14.000.-TL olduğu bulunmuş, ... firması da, aracın onarımını, eşdeğer parçalar ve çıkma parçalar kullanılarak ayrıca KDV alınmaksızın bu bedel üzerinde yapacağını taahhüt etmiştir. Dosya içindeki taraf beyanlarından, davalı sigorta şirketi tarafından 14.000.-TL onarım bedeli ödenmiş olduğu görülmüştür... aracın davacının talep ettiği gibi daha yüksek bir bedel ile onarıldığını gösteren fatura ve delil bulunmamaktadır. Bu tespitler doğrultusunda, aracın onarım masrafı olarak teklif edilen 14.000.-TL'nin uygun olduğu,... Kazadan önceki piyasa değeri 35.000.-TL olan aracın hasar gören parçalarının onarımının muadil parçalar ve çıkma parçalar ile yapılmış olması ile aracın marka ve modeli, hasarlı parçaları dikkate alınarak kazadan ve yapılan onarımdan sonraki piyasa değerinin 32.000.-TL olacağı, böylece araçtaki değer kaybının 35.000 - 32.000 = 3.000.-TL olacağı, aracın onarımının 15 gün süreceği, davacının araç kullanamama sebebiyle uğrayacağı günlük zararın 150.-TL olacağı takdir edilerek, onarım süresi içindeki araç kullanamamaktan doğan zararının 45 x 150 = 2 250.-TL olduğu...\" belirtilmiştir.Bilirkişi heyetinden ek rapor da alınmış bilirkişiler aynı görüşü tekrarlamışlardır.  Bilirkişi raporu dosyadaki bilgi ve belgelere, aracın yaşı ve kazaya uğrayan parçalar dikkate alındığında kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.Kazanç kaybı feri zarar olup zmms poliçe teminatı dahilinde bulunmadığından  davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a76053265bfce9a","SID":"6f65d7c35510c988"}}