{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/570 <br>KARAR NO:2025/952<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/09/2021<br>NUMARASI:2018/628 Esas -  2021/644 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/06/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu aracın, 25.04.2018 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, aracın hasar onarım bedelinin 36.763,32-TL olduğunu, müvekkilinin aracının ... marka 2016 model ve kaza anında 27.417 km'de olduğunu, aracın, oluşan hasar nedeniyle 60.000,00-TL'nin üzerinde değer kaybına uğradığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 658,62-TL ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.07.2020 tarihli dilekçe ile, değer kaybı tazminat miktarını 11.941,38-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili tarafından yaptırılan inceleme neticesinde davacı tarafın aracında 6.741,57-TL değer kaybı oluşacağının tespit edildiğini, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı kasko sigortacısı tarafından 35.341,38-TL rücu talebinde bulunulduğunu, rücu talebine binaen ödeme yapılacağı için bakiye 658,62-TL'nin davacı tarafa ödendiğini, poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar ekindeki cetvellere göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 14.02.2020 tarihli dilekçe ile, dava dışı kasko sigortacısı ... Sigorta şirketine 35.208,53-TL hasar ödemesi yapıldığı ve teminat limitinin tüketildiğini bildirmiştir. Davalılar ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerindeki benzer nitelikteki savunmalarında; kaza tespit tutanağının, tutanakta da belirtildiği üzere davacının beyanına göre düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesinde maliki olduğu araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmadığını, karşı araç sürücüsünün yolun sağından kavşağa girmesi gerekirken solundan girdiğini, araç sürücüsünün, kaza mahallinde köşe başında bulunan üç adet lokantanın kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacının aracında ileri  sürüldüğü kadar hasar bulunmadığını, değişen parça değerlerinin yüksek belirlendiğini, davanın 1.000,00-TL değer üzerinden açılmış olması sebebiyle bu değer üzerinden yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, dava değerinin sonradan değiştirilmesine ve artırılmasına muvafakati olmadığını beyan etmişlerdir.İlk derece mahkemesince; \"...Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre davacı tarafından 25/04/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tahsili istemiyle davalılar aleyhine Mahkememizde açılan iş bu davada Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında alınan 04.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu trafik kazasında davalı sürücü ...'ün %100 kusurlu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğunun tespit edildiği, 26.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda davacıya ait ... plakalı araçta 12.600,00 TL değer kaybının meydana geldiğinin tespit edildiği, ... plaka sayılı aracın kullanım şeklinin hususi olmasından dolayı yasal faiz işletilmesi gerektiği, kazaya karışan  ...  plaka sayılı aracın; davalılardan ...'ün sürücüsü, davalılardan ...'in işleteni, davalı  ... A.Ş.'ninde  Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle davalıların davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları...\" gerekçesi ile;\"Davanın KABULÜ ile;1-)11.941,38 TL değer kaybı bedelinin davalı ... A.Ş. yönünden 19.06.2018 tarihinden diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ...'in istinaf nedenleri; talep ettiği bilgi ve belgelerin celbedilmediği, gerekçeli kararda davacı tarafın talebinin yazılmadığı, karar tarihi itibariyle aleyhine hükmolunan 11.941,38-TL'nin %15'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedildiği, tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken kaza tarihinden işletilmesinin hatalı olduğu, davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmuş ise de ıslah ile maddi hukuk işlemlerinin değiştirilemeyeceği, bu nedenle davanın, dava dilekçesinde bildirilen 1.000,00-TL üzerinden sonuçlandırılması gerekirken ıslah ile artırılan miktar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, araç değer kaybı belirlenirken dikkate alınmaması gereken bazı parçaların da hesaplamaya dahil edildiği, kusur oranı belirlenirken asli ve tali kusur olarak ayrılması gerektiği, tüm kusurun tek tarafa yüklenemeyeceği, sadece trafik lambalarına bakarak hareket edilemeyeceği, harekete geçmeden evvel araç sürücülerinin etrafını kontrol etmesi gerektiği, araca yeşil ışık yanmasına rağmen aniden yola çıkan yaya olabileceği gibi geçiş önceliği olan bir aracın da çıkabileceği, kazanın meydana geldiği yolun devamında herhangi bir yol olmadığı, davacının sağ ya da sola dönmesi gerektiği, hangi tarafa dönecek olursa olsun trafik lambalarına geldiğinden yolun sağında beklemesi gerektiği, ancak bu kurallara uyulmaması nedeniyle davacının tali kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda değişen parçaların yanlış belirtildiği, değişen parçaların değerlerinin yüksek hesaplandığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ancak 2020 yılından sonra oluşan kazalara uygulanabileceği, bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki en yüksek ve en düşük bedellerinin bildirilmediği hususlarına ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davacı ve davacının kasko sigortacısı dava dışı ... sigorta şirketine yapılan ödemeler neticesinde poliçe limitinin tükendiği ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığı, davacının kasko şirketine 35.341,38-TL hasar onarım bedeli ödendikten sonra bakiye kalan 658,62-TL teminatın değer kaybı olarak davacıya ödendiği hususuna ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.(1) Davalı ...'in istinaf talebinin incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bilirkişi asıl ve ek raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, değer kaybı zararının Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince belirlenmiş olmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ve belirsiz alacak davası niteliğinde açılan davada, dava değerinin ıslah dilekçesi ile artırılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin 13/1.madde hükmü gereğince taraflar yararına takdir edilecek nisbi vekalet ücretinin kural olarak maktu vekalet ücretinin altında belirlenemeyecek olmasına göre davalı ...'in istinaf talebi yerinde değildir. (2) Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde;Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tarihi itibariyle, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçe teminat limitinin araç hasar başına 36.000,00-TL olduğu, davacının aracında meydana gelen 35.341,38-TL hasar onarım bedelinin rücuen tahsili için davacıya ait aracın kasko sigortacısı tarafından talepte bulunulması nedeniyle davalı tarafça bakiye teminat limiti 658,62-TL'nin davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere dava tarihinden evvel davacıya ödendiği, yargılama aşamasında 31.08.2018 tarihinde, rücu talebine binaen 35.341,38-TL hasar onarım bedelinin dava dışı kasko sigortacısına ödendiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçe kapsamında araç başına hasar teminat miktarı 36.000,00-TL'nin tüketildiği, sigorta kuruluşunun poliçe limitinin üzerinde herhangi bir meblağla sorumlu tutulabilmesinin hukuken mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir. (Yargıtay 4. HD'nin 04.11.2024 tarihli 2022/13066 E. - 2024/10255 K. sayılı ilamı) Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ...'in yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, poliçe teminat limitinin yargılama aşamasında dava dışı kasko sigortacısına ödenmesi suretiyle tükenmesi nedeniyle dava açmakta haklı olan davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2018/628 Esas 2021/644  Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı... tarafından yatırılması gereken 815,72-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 735,02-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2018/628 Esas- 2021/644 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜ ile; 11.941,38-TL değer kaybı bedelinin 25.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,b/Davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın REDDİNE,c/Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 815,72-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan  35,90-TL ile ıslah harcı 190,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 589,82-TL harcın davalılar ... ve ...'ten tahsili ile hazineye gelir kaydına,ç/Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı,  35,90-TL peşin harç, 5,20-TL vekalet harcı, 190,00-TL ıslah harcı ile 1.816,60-TL bilirkişi ücreti ve davetiye gideri olmak üzere toplam 2.083,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya verilmesine, d/Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya verilmesine, e/Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"429ab6eb84e07809","SID":"f3720c17d7d45b1e"}}