{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t: ...         ...<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t\t...<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t\t\t   ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 16/06/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 26/07/2022<br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t   <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/09/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında aleyhine takip başlatıldığını, süresinde itiraz edemediğini, cebri icra tehdidi altında takip konusu alacağı ödediğini, borcu bulunmadığını beyanla ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 22.500,00.-TL’nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirket yetkilisi ...’ın 10/10/2016 tarihli haciz esnasında borcu kabul ettiğini, haciz esnasında ödeme yapılmadığını, sonradan yapılan protokolle ödeme yapıldığını, protokolle çek verildiğini, vadesinde çekin ödendiğini ve dosya borcunun kapandığını, takipten önce sehven gönderilen 18.000,00.-TL’nin iadesi için ihtarname gönderildiğini, sonuçsuz kalması üzerine takip başlatıldığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, havalenin ödeme vasıtası olarak kabul edilemeyeceğini, iddiaların soyut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, davanın reddine karar verilmesinden sonra davacının istinaf istemi üzerine Dairece yapılan inceleme sonucunda 15/12/2021 tarih ... sayılı kararla “ somut olayda davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olduğundan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak  sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde bu hususun yerine getirilmemesi usul ve yasaya uygun olmayıp davacının istinaf sebebi yerindedir. “  gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dosyanın mahkemesine iadesinden sonra, davacı vekili 26/04/2022 tarihli dilekçeyle yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir. <br>Mahkemece, davacının yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği,  07/10/2016 tarihli haciz ve muhafaza tutanağında, davacı şirket yetkilisi ...' ın borcu kabul ettiğini ve borcu ödeyeceğini beyan ettiği, bu beyanın usulüne uygun ikrar olduğu zira şirket yetkilisi...' ın ödeme emrini bizzat tebliğ aldığı ve borcu öğrendiği, haciz baskısı ve tehdidi altında yapılmış bir ikrar beyanın olmadığı kaldı ki bu beyandan sonra davacı ile davalı arasında \"Protokol ve Belge\" başlıklı belgenin düzenlendiği ve dosya borcuna mahsuben çek verileceğinin belirtildiği ve 22/10/2016 keşide tarihli çekin düzenlendiği anlaşılmakla, davacının tacir olup bütün iş ve işlemlerde basiretli olarak hareket etmesi gerektiğinden borcu ikrarının usulüne uygun ikrar olup ve aksinin davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, çekin haciz baskısı altında alındığını, icra memurunun İİK 96 prosedürünü işletmemesi malların muhafaza altına alınmasıyla siparişlerini yetiştiremeyeceğinden ve saygın konumunu zedeleneceğinden korkularak haciz tutanağına itirazın yazılmadığını, borcu olmayan davacıdan 22.500,00.-TL tahsil edildiğini beyanla kararın kaldırılarak  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacının yemin deliline dayanmadığını, davacı iddialarının davalının defterleriyle çürütüldüğünü, haciz esnasında ödeme yapılmadığını, protokolle borcun kabul edildiğini, istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, icra haciz baskısı ile ödeme yapıldığı iddiasına dayanan istirdat istemine ilişkindir. <br>Somut olayda, istinaf incelemesine getirilen ilk kararda, davalı şirket yetkilisi Muhammed Sertaç Ulaş'ın haciz esnasında borcu kabul ettiği, bundan sonra borcun ödeneceğine dair protokol düzenlendiği,  çekin verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 15/12/2021 tarih ... sayılı kararında, davacının yemin deliline başvurup başvurmayacağının sorulması için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Dosyanın mahkemesine iadesinden sonra davacının yemin deliline dayanmadığına dair beyanı alınarak, önceki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı istinafa getiren davacının istinaf nedenlerine göre,  davacının borcu olmayan bir parayı icra tehdidi   altında ödediği iddiası karşısında  icra dosyasındaki haciz tutanağında Muhammed Sertaç Ulaş'ın borcu kabul ettiği, borçlu şirket ile davalı vekili arasında düzenlenen protokolle dava konusu edilen icra dosyasındaki borcun ödenmesi için çek teslim edildiğini, çek gününde ödenmez ise icra takibine devam edileceğinin kararlaştırıldığı, bunun karşısında davacının iddiasını usule uygun delillerle ispatlamayamadığı anlaşıldığından aynı gerekçeyle mahkemenin ulaştığı sonuç usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf nedeni yerinde değildir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/06/2022 tarih ... sayılı  kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan  tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>4-Karar  tebliğ işlemlerinin  7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01b9638211fdd163","SID":"0924c9e90d883c96"}}