{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/09/2024<br>NUMARASI\t: <br><br>DAVACI\t: ...  -...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... \t  <br>DAVALILAR\t: 1 -...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t<br> \t: 2 -...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/09/2024 <br><br>Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:     <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı taraflar arasında 15.08.2023 tarihinde... devri için sözlü olarak anlaşma yaptıklarını, işyerinin devri amacıyla keşidecisi ...Bursa Demirtaş Şubesine ait 07.10.2023 tarihli keşide tarihli keşide yeri Bursa olan, 150.000,00 TL değerindeki çekin davalılara davacı tarafından elden teslim edildiğini, ayrıca davalı ...'ın bildirdiği hesaplara 100.000,00 TL nakit para gönderildiğini, davalılardan ...'ın söz konusu fırının ortağı olmadığını, fırının ruhsatının devredilemeyeceğini, dolayısıyla satışının mümkün olmadığını öğrendiğini, bundan dolayı fırını devir almaktan vazgeçtiğini, ...'a gönderilen nakit paranın cayma bedeli olarak kabul ettiğini , dava konusu çekin ise kendisine iade edilmesini talep ettiğini, ancak davalılar tarafından bedelsiz kalan çekin bugüne kadar kendisine iade edilmediğini, bu hususta güveni kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunduğunu, davalıların suç duyurusu üzerinde verdikleri ifadelerinde adeta ikrarda bulunduklarından bahisle teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, söz konusu çekin bedelsiz kaldığının tespiti ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece  29.09.2023 tarihli karar ile, ihtiyati tedbir talebinin  İİK’nın 72/2 ve HMK'nın 389. maddesi uyarınca kabulü ile ... Bankası Anonim Şirkeri ... Şubesine ait... seri numaralı 07.10.2023 düzenleme tarihli 150.000,00 TL bedelli çekin %15'i oranında teminatın yatırılması karşılığında mezkur çekin davalılar ... ve ... tarafından bankaya ibrazı halinde çek bedelinin ödenmemesi ve yapılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulması yönünde  ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. <br>Karşı taraf ... vekili 24.11.2023 tarihli davaya cevap ve ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle, müvekkilinin diğer davalı ... yanında uzun yıllardır çalıştığını, 2016 yılında aralarında yaptıkları harici sözleşme ile diğer davalının işlettiği fırına kar ortağı olarak çalışmaya devam ettiğini, davacı ve diğer davalının fırının 1.650.000,00 TL karşılığında devir edilmesi hususunda anlaştıklarını, davacının bunun karşılığında dava konusu 150.000,00 TL bedelli çeki diğer davalı ...'e verdiğini, ... tarafından da ciro edilerek ekmek ustası olarak çalışan müvekkili işten çıkarıldıktan sonra kıdem tazminatı alacağına mahsuben müvekkiline verildiğini, davacının işyeri ruhsatının kendisine geçemeyeceğini sonradan öğrendiğini iddia etmesinin basiretli bir tacirden beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı konumda çalışmakta olan davacının sözleşmenin kurulmasını devir şartına bağlamadığı, davacı ve diğer davalı arasındaki fırının devredilememesinden kaynaklı hukuki ihtilaf nedeniyle dava konusu çekin hamiline verilmediğinin tanık ve davacı beyanları ile sabit olmasına karşın müvekkiline çek bedelinin ödenmemesinin TTK'daki çek tanımına ve sebepten mücerretlik ilkesine aykırı olduğunu, kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, bu ilke gereğince senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığı, senedin temel borç ilişkisinden soyutlanmış bağımsız bir varlık kazandığı soyutluk ilkesinin, yalnızca kıymetli evrakta mevcut olduğunu, basiretli tacir konumundaki tarafların arasındaki sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak işçilik alacağı bulunan müvekkili yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının fırını işlettiği tarihte davalı ... tarafından iş akdi feshedilen müvekkiline alacağına mahsuben çek verilmesi ile müvekkilinin iyi niyetli hamil konumunda bulunduğunu HMK 389'uncu maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece duruşma açılarak ihtiyati tedbire itiraz değerlendirilmiş olup 13.06.2024 tarihli ara karar ile somut olayda kollukta alınan ifadeler ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde tedbir konulmaması halinde telafisi güç zararların doğma ihtimali olduğu kanaatine varılmakla, bu nedenle verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına itirazının reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan karşı taraf davalı ... vekili, müvekkilinin diğer davalı ... yanında uzun yıllardır çalıştığını, 2016 yılında aralarında yaptıkları harici sözleşme ile diğer davalının işlettiği fırına kar ortağı olarak çalışmaya devam ettiğini, davacı ve diğer davalının fırının 1.650.000,00 TL karşılığında devir edilmesi hususunda anlaştıklarını, davacının bunun karşılığında dava konusu 150.000,00 TL bedelli çeki diğer davalı ...'e verdiğini, ... tarafından da ciro edilerek ekmek ustası olarak çalışan müvekkili işten çıkarıldıktan sonra kıdem tazminatı alacağına mahsuben müvekkiline verildiğini, davacının işyeri ruhsatının kendisine geçemeyeceğini sonradan öğrendiğini iddia etmesinin basiretli bir tacirden beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı konumda çalışmakta olan davacının sözleşmenin kurulmasını devir şartına bağlamadığı, davacı ve diğer davalı arasındaki fırının devredilememesinden kaynaklı hukuki ihtilaf nedeniyle dava konusu çekin hamiline verilmediğinin tanık ve davacı beyanları ile sabit olmasına karşın müvekkiline çek bedelinin ödenmemesinin TTK'daki çek tanımına ve sebepten mücerretlik ilkesine aykırı olduğunu, kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, bu ilke gereğince senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığı, senedin temel borç ilişkisinden soyutlanmış bağımsız bir varlık kazandığı soyutluk ilkesinin, yalnızca kıymetli evrakta mevcut olduğunu, basiretli tacir konumundaki tarafların arasındaki sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak işçilik alacağı bulunan müvekkili yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının fırını işlettiği tarihte davalı ... tarafından iş akdi feshedilen müvekkiline alacağına mahsuben çek verilmesi ile müvekkilinin iyi niyetli hamil konumunda bulunduğunu, müvekkilinin taraf olduğunu herhangi bir yazılı ticareti sözleşme bulunmadan salt takipsizlik kararı verilen soruşturma dosyası ile müvekkilin kötü niyetli kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, HMK 389'uncu maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;<br>Talep, İİK'nın 72 maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında tedbir istemine yöneliktir. <br>İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olup karşı taraf vekilinin itirazı üzerine, itirazın reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Dava konusu çeke yönelik açılan menfi tespit istemli dava icra takibinden önce açılması sebebiyle tedbir istemi yönünden İİK'nın 72/2 maddesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. <br>İİK'nın 72/2 maddesinde; \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" hükmü yer almakta olup, bu durumda tedbir koşullarının bulunup bulunmadığının HMK’nın 389 vd. maddelerine göre belirlenmesi; HMK’nın 390. maddesine göre ise tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek şekilde delil sunması gerekmektedir. Buna göre, menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabilecek olup mahkemenin tedbir verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır.<br>Somut olayda, davacının dava açarken dava dilekçesinde tedbir talebine konu ettiği çek fotokopilerini ibraz ettiği, ibraz edilen çek fotokopileri uyarınca dava konusu çekte dava dışı ...keşideci, davacının lehtar olduğu, davalıların çekte ciranta olarak yer aldıkları, dava konusu çekin işyeri devri amacıyla verildiğinin belirtildiği nazara alındığında mevcut delil durumu itibariyle talep edilen tedbir için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-)Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)İstinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-)Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,   <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/09/2024     <br>   \t\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br>¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30c05f93375fc59e","SID":"73e2d797af2c4e2a"}}