{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/41 <br>KARAR NO\t\t: 2025/934<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/222 Esas 2024/230 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali  <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/05/2025<br><br>\t   Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalılardan olan alacağına ilişkin Adana Genel İcra Dairesi 2022/14308 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, Adana Genel İcra Dairesi dosyasının borçlularının dosya kapsamında ödeme emrine karşı süresi içerisinde itiraz ettiklerini ve yapılan bu itiraz üzerine icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, dosya borçluları ... ve ... ile müvekkilleri arasında maske lastik takma makinesinin satışı hususunda sözlü bir anlaşma yapıldığını, anlaşma işlemlerinin ... ile ... arasında gerçekleştiğini, anlaşmaya göre müvekkillerinin bir miktar kapora ve lastik takma makinesi bedelini ödeyecek, ardından ise ödemeyi alan ve makineyi satacak taraf olan kişiler bu makineleri müvekkiline göndereceklerini, müvekkil ... tarafından 20.05.2020 tarihinde ... adına \"lastik takma makinesi için 20.000,00-USD kapora\" açıklaması ile ... 'a ödeme yapıldığını, 27.05.2020 tarihinde ... adına \"lastik takma makinesi için 10.000,00-USD kapora\" açıklaması ile ...'a ödeme yapıldığını, müvekkili ... tarafından 17.06.2020 tarihinde \"lastik takma makinesi için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-USD + 10.000,00-TL davalı ... hesabına gönderildiğini, müvekkilleri tarafından gerekli edimin yerine getirildiğini, satış bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalılar tarafından maske lastik takma makinelerinin teslim işleminin yapılmadığını, makinelerin teslim edilmemesi sebebiyle ödenen bedellerin iadesi talep edilmişse de bugüne kadar yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve ödenen bedellerin müvekkillerine iade edilmediğini, açıkladığı nedenlerle; davalıların yapmış olduğu itirazın iptali ile Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/14308 e. Sayılı takibin devamını, davalıların icra takibine yapmış olduğu itiraz açıkça kötüniyetli olduğundan İİK gereği davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar karşı taraf üzerine müştereken ve müteselsilen bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde de beyan ettikleri gibi müvekkillerinin ... Mah. ... cad. No:.../... ... / ... adresinde ikamet ettiğini, bu nedenle Mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafların dava dilekçesinde ileri sürdüğü beyanların aksine davacılar ile müvekkilleri arasında her hangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın beyan ve iddialarının doğru olmadığını, davacılar ile müvekkilleri arasında hiç bir ticari  anlaşma yapılmadığını, müvekkillerinin ne şahsi ne de şirket şeklinde maske üretimi veya satışı faaliyetlerinin bulunmadığını, davacıların İzmir'de bulunan dava dışı 3.kişiler ile ticari bir ilişkiye girdiklerini ve dava konusu ticari ürünü dava dışı 3.kişilerden teslim aldıklarını, davacıların alıcısı oldukları dava konusu ürünü dava dışı satıcı kişilere doğrudan ödemek yerine, akrabalıkları olan ve İzmir'de ikamet eden müvekkilleri vasıtasıyla ödemeyi tercih ettiklerini, müvekkillerinin tamamen iyi niyetli olarak davacılar ile olan akrabalık bağlarından dolayı yardımcı olmak amacıyla davacılar tarafından havale edilen bedelleri dava dışı satıcı kişilere teslim ettiklerini, davacı tarafların 3.kişilerden satın aldıkları ürünün ödenen bedelini müvekkillerinden talep ettiklerini, açıkladığı nedenlerle; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli  İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, davacıların %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>Dava önce Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış, mahkemece 2022/609 esas, 2022/994 karar sayılı karar ile davalıların yetki itirazının kabulü ile dava şartından davanın reddine ve dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 31/01/2023 tarihinde karar kesinleşmekle dosya İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...'Dava; ticari Satımdan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Davalılar vekili icra takibine yapmış olduğu itirazında, müvekkillerinin adreslerinin İzmir Bayraklı' da  olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün İzmir  İcra müdürlüğü olduğunu, takibin Adana'da yapıldığını bildirerek takibin yapıldığı İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz  etmiştir. <br>İ.İ.K.'nın 67.maddesinde  düzenlenen itirazın iptali davasının, ilamsız  icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Buradan da anlaşılacağı üzere, itirazın iptali davasının koşulları, yetkili icra dairesinde girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi, bu takip sebebiyle çıkarılmış ödeme emrine 7 günlük yasal süre içinde yapılmış itiraz, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açılmış olması şeklindedir.<br>İtirazın iptali davalarında, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Müdürlüğünün bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır.<br>İİK'nun 50/1 maddesinde  \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>HMK'nin 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi ve icra dairesi yetkilidir. HMK'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Davacının istemi sözleşmeden kaynaklanan para alacağı ise Türk Borçlar Kanunu 89. (eski B.K'nin 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, para borcunun ifa yeri olan davacının yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairesi de yetkili olacaktır.<br>Yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler dikkate alınıp, somut olay değerlendirildiğinde; davacılar ile davalılar arasında sözlü  ticari satım sözleşmesi bulunduğu, davacının, maske lastik takma makinesi için yapılan ön ödemelerin makinelin tesliminin yapılmaması nedeniyle iadesinin istendiği ve  icra takibinde bulunduğu, takip konusunun belgeden kaynaklanan bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalıların  ikametgahı olan Bayraklı/İzmir icra dairesi yetkili olduğu gibi para borcunun ifa yeri olan alacaklıların  ikametgahı olan Mersin icra dairelerinin de yetkili olduğu,  dolayısıyla icra takibinin, yetkisiz  Adana  icra dairesinde yapıldığı anlaşılmakla yetkili icra dairesinde yapılan geçerli bir takip bulunmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.  gerekçesi ile; <br>H Ü K Ü M  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br><br>1-Davacının itirazın iptali davasının, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeni ile HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, \"şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>yetkiye ilişkin olarak; <br>genel yetki kuralları gereği İzmir İcra Müdürlüklerinin yetkili olmasından bahisle  itirazda bulunulsa ve yerel mahkemece bu şekilde karar verilmiş olsa da HMK m.10 gereğince; sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğunun belirtildiğini, bunun da özel yetkiye ilişkin bir düzenleme olduğunu, davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceğini, bu hususun icra takibi için de geçerli olduğunu, anılan madde hükmüne göre genel yetki kurallarının yanında sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili kılınabildiğini, dosya kapsamında da sabit olduğu üzere taraflar arasında sözlü bir satım sözleşmesi olduğunun açıkça ortada olduğunu, bununla birlikte dosyada yer alan müvekkil ...'a ait vergi levhasında da görüleceği üzere 2012 yılından bu yana müvekkilin faaliyet yeri  ... Vergi Dairesi ... vergi no ile '' ... mah. ... sk. No.... .../... '' olduğunu ve ... Vergi Dairesine bağlı olarak faaliyet gösterdiğini, borcun para borcu olduğu göz önüne alındığında alacaklının bulunduğu yerde ifa edilmesi gerekmekte olup alacaklının bulunduğu yer olan Adana ilinin ifa yeri olduğu açıkça ortada  olduğunu, bu sebeplerle, Adana İcra Dairesi ve Adana Mahkemelerinin yetkili olup yerel mahkemece verilen yetkisizlik kararının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, ticari ve müvekkilin vergi levhasını ilgilendiren bir iş söz konusu olduğundan müvekkilin ikamet adresinin herhangi bir öneminin kalmadığını, yapılan ticari satış işlemlerinin, müvekkilin vergi levhasına bağlı işler olarak yapıldığını, bu sözleşme gereğince tarafların sözleşmenin ifa yerini Adana olarak kararlaştırdıklarını, müvekkilin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü yerin Adana olduğunu, bu kapsamda İcra Müdürlüğü yetkisinin, HMK m.10 kapsamında sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda ifa yerinin de yetkili olması nedeni ile Adana ili olduğunu ve davalılar tarafından ifa gerçekleşmediğini, bağlanma parası (kapora) olarak gönderilen tutarların iadesinde müvekkilin faaliyet yerinin yetkili olduğunun açık olduğunu,   usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olduğunun açık olduğunu ve icra takibinde Adana ilinin yetkili olduğunu,<br>yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak; <br>davanın reddi sebebiyle yargılama giderlerinin davacı müvekkiller üzerine bırakıldığını ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olup bu hükümler yönünden de kararı istinaf ettiklerini,  dava dilekçelerinin ekinde yer alan son tutanakta da davalıların zorunlu dava şartı arabuluculuk ilk toplantısına katılmadıklarını ve herhangi bir mazeret de bildirmediklerini, bu nedenle sürecin ''Görüşme Yapılamadan Anlaşamama'' şeklinde sonlandırıldığını, davanın karar tarihindeki düzenlemeye göre ''Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. '' şeklinde olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılması ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak usulüne uygun yetkili İcra dairesinde yapılmış bir icra takibi olduğundan Adana İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğuna karar verilmesini, dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu ilk derece mahkemesinin kabulündedir.  <br> İcra takibinde, borçlunun icra dairesinin yetkisi ile birlikte borcun esasına da itiraz etmesi halinde, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmeli ve bu bağlamda davacı yanın bu konuda açıklama ve ispat hakkı bulunduğu gözetilmelidir. Bu durum HMK.nun 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. <br> İİK'nın 67. Maddesi uyarınca itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması zorunludur.<br>Somut olayda; ilk derece mahkemesince taraflar arasında sözlü bir sözleşmesel ilişki olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda;  icra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. md. yapılan atıfla HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1. maddesi hükümleri dikkate alınarak belirlenecektir. Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu kabul edildiğinden borç para borcu olup, BK 89. Maddesi gereğince para borçları alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, davacı ... bilanço usulüne göre defter tutmakla tacir olup, gelen kayıtlardan Seyhan Vergi Dairesine kayıtlı mükellef olduğu,  iş yerinin de  '' ... mah. ... sk. No.... .../... '' olduğu, icra takibi de Adana İcra Müdürlüğünde yapılmakla, davacı tarafça doğru yerde takip yapıldığı anlaşılmaktadır.  Mahkemece davanın esasına girerek yargılama yapılması gerekirken yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmaması nedeniyle dava şartından red kararı vermesi doğru olmamıştır. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/(1).a-4 maddeleri uyarınca kaldırılması gerekmiştir. <br>HÜKÜM:<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2024 tarih ve 2023/222 Esas 2024/230 Karar sayılı kararının  6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/(1).a-4 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine,<br>\t4-istinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacılar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t 5-İstinaf yoluna başvuran davacılardan alınan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t6-İstinaf yoluna başvuran davacılardan alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t7-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fad7a7d0ec01e10d","SID":"6e0ed5a4b48b215d"}}