{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 30/05/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:28/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından Antalya Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyayla ... düzenleme tarihli, 12.000 TL bedelli, ... ödeme günü tarihli ve yine ... düzenleme tarihli, 10.000 TL bedelli, ... vade tarihli keşide yeri Antalya olan bonolar yönünden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu bonolara karşılık olarak şirket ortaklarından ... hesabına ... tarihinde 7.000 TL ve yine şirket ortaklarından ... hesabına ... tarihinde 9.000 TL, ... tarihinde de 8.500 TL olmak üzere borçtan daha fazla ödeme yaptığını,  müvekkili söz konusu ödemeleri yaparken ödemeleri eşi ...'in ...'da ... Antalya Şubesi'nde bulunan ... hesabından yaptığını, yapılan bu EFT'lerin açıklama kısmına “... Senet\" ibaresi düşülerek ödemeleri icra takibi bonolara yönelik yapmış olduğunu, ancak davalı alacaklı, hiçbir alacağı olmamasına rağmen bonoları takibe koyarak icra takibini haksız ve kötüniyetli olarak başlattığını, Yargıtay içtihatları da göstermektedir ki bir borcun ödendiğinin kabulü için alacaklıya gönderilen EFT'de açıklama kısmının “ödeme, senet ödemesi\" şeklinde doldurulmuş olması yeterli olacağını, bu nedenlerle davanın kabulüne,  davalı şirkete müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz korusu 22.000TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının, birtakım banka ödemelerini delil göstererek takipte olan senetlerden doğan borcunu ödediğini iddia ettiğini, oysa davacı borçlu ile davalı müvekkili alacaklı arasındaki ilişki uzun süredir devam ettiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki olmasına rağmen herhangi birkaç ödemeyi delil gösterip bu ödemeleri takiplere konu olan senetlerle bağdaştırmak mümkün olmayacağını, nitekim ödeme miktarlarının toplamı ile takibe konu senetlerin bedellerinin uyuşmamasının bunu gösterdiğini, üstelik senetlerden birinin ödeme günü 15.10.2017 diğerinin ödeme günü 31.01.2018 olduğu halde, ödeme gününden 1 ay öncesine tekabül eden 18.09.2017 tarihli ödeme, senet ödemesi iddiasıyla mahkemeye sunulduğunu, oysa vadesi gelmemiş bir senedin üstelik kısmi şekilde ödemesinin yapılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere, borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme nedeniyle sona erdiğini iddia ediyorsa bunu ispatla mükellef olduğunu, oysa davacının dava dilekçesinde ödeme olarak sunduğu deliller uzun yıllardır devam eden ticari ilişkide yapılan birçok ödemeden birkaçıdır ve senetlere dair ödemeyi kanıtlar nitelikte olmadığını cevap vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde evveliyatında davalı şirket tarafından Rize İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu  ile davacı hakkında takibe başlanıldığı, davacının itirazı üzerinde Rize İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/2019 tarih ... esas ve ... sayılı kararı ile yetki itirazının kabulüne karar verilmesi üzerine dosyanın Antalya Genel İcra Dairesi'ne gönderilerek  ... esas üzerinden takibe devam edildiği anlaşılmaktadır.<br>Takibe konu olan senetler ... keşide tarihli, ... vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve ... keşide tarihli, ... vade tarihli 12.000,00 TL bedelli bonolardır.<br>Davacı vekili tarafından ... Bankası aracılığı ile senede istinaden 18/09/2017 tarihinde 8.500,00 TL ve 20/10/2017 tarihinde 9.000,00 TL ... hesabına, 05/02/2018 tarihinde de 7.000,00 TL ... hesabına olmak üzere toplam 24.500,00 TL ödeme yapıldığı iddiası ile menfi tespit talebinde bulunulmuştur.<br>Rize Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabında davalı şirket ortaklarının ... ve ... , şirketi temsile de ...'in yetkili olduğu belirtilmiş, tarafların arabuluculuk görüşmelerine ise ...'ın katıldığı ve anlaşmazlık tutanağını imzaladığı görülmektedir.<br>Söz konusu ödemelerin senede istinaden yapıldığı dekontlarda yazmakla birlikte bu ödemelerin şirket kayıtlarına geçip geçmediği konusunda davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede;... tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemelerde, davalı şirketin dava konusu 2017 yılına ait ticari defterleri (Yevmiye defteri, Defteri kebir ve Envanter defteri) ile 2018 yılı Yevmiye dotteri üzerinde ve yerinde yapılan incelemelerde, söz konusu ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmış olduklarını, mahkemeniz gerekleri ile ilgili olarak (davacı tarafça ... ve ... alına yapılan ödemelerin şirket hesaplarına intikal ettirilip ettirilmediği..) davalı şirketin dava konusu yıllara art ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde; şirket ortaklarından ... hesahına 18.09.2017 tarihinde 8.500,00 TL tutarında ödeme yapılmasıyla ilgili olarak; davalı şirkete ait yevmiye defterinin 352. Sayfasında 20.09.2017 tarih ve ... no'lu yevmiye hesabında Tekdüzen Hesap Planına göre 102 kodlu bankalar hesabının borcuna 8.500,00 TL tutarında borç kaydı (102.14 kodlu ... alt hesabı üzerinde 18.09.2017 tarihli giriş yapılarak) 100 kodlu kasa hesabına aynı tutarda alacak kaydı verilerek davalı şirketin ilgili banka hesabına belirtilen tutarda giriş kaydırın yapılmış olduğunu, ancak ilgili banka hesabına yatırılan bu tutarın davacı ... tarafından yatırılıp yatırılmadığı veya dava konusu kambiyo senetleri için yapılan ödeme olup olmadığına dair herhangi bir alt hesaba veya açıklamaya yer verilmemiş olduğunu, şirket ortaklarından ... hesabına 20.10.2017 tarihinde 9.000,00 TL tutarında ödeme yapılmasıyla ilgili olarak; davalı şirkete ait yevmiye defterinin 393 ve 402 sayfalarında 20.09 2017 tarih ve ... no'lu yevmiye hesabında Tekdüzen Hesap Planına göre 102 kodlu bankalar hesabının borcuna 9.000,00 TL tutarında borç kaydı (102.14 kodlu ... Bank alt hesabı üzerinde 20.10.2017 tarihli giriş yapılarak) 100 kodlu kasa hesabına aynı tutarda alacak kaydı verilerek davalı şirketin ilgili banka hesabının belirtilen tutarda giriş kaydının yapılmış olduğu tespit edildiğini, ancak ilgili banka hesabına yatırılan bu tutarın davacı ... tarafından yatırılıp yatırılmadığı veya dava konusu kambiyo senetleri için yapılan ödeme olup olmadığına dair herhangi bir alt hesaba veya açıklamaya yer verilmemiş olduğu tespit edildiğini, şirket ortaklarından ... hesabına 05.02.2018 tarihinde 7.000,00 TL tutarında ödeme yapılmasıyla ilgili olarak; davalı şirketin dava dilekçesinde ödemenin yapıldığı belirtilen 2018 yılına ait ticari defterleri (yevmiye defteri) üzerinde yapılan incçlemelerde şirket adına bu tularda birkaç tahsilat yapılmış olduğu tespit edilmiş olsa da davacı tarafından, davah şirket ortaklarından ... hesabına 05.02.2018 tarihinde 7.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığına dair herhangi bir tespit yapılamadığını rapor etmiştir. ... Bankası aracılığı ile senede istinaden 18/09/2017 tarihinde 8.500,00 TL ve 20/10/2017 tarihinde 9.000,00 TL ... hesabına yapılan ödemelerin şirket defterlerinde kayıt altına alındığı ancak her ne kadar 05/02/2018 tarihinde 7.000,00 TL ... hesabına yapılan ödemeye ilişkin ticari defterlerde açıklama olmasa da aynı tarihlerde ödeme tahsil edilmiş olduğu, davalı şirketin arabuluculuk görüşmelerine  ...'in katılmış olması ve ödemenin açıkça senede istinaden yapıldığı anlaşılmakla davacının davasını kabulüne karar verilmiş, Davalı şirket tarafından senet bedelleri tahsil edilmiş olmasına rağmen mükerrer tahsilat için icra takibi yapılmasının kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığından davacı lehine kötüniyet tazminatına da hükmedilerek davanın kabulüne\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunduğunu, dava dosyasına banka kayıtları sunduklarını, bono miktarı ile ödeme miktarının uyuşmadığını, ödemelerin ne için yapıldığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini , ... ve ...'in davalı şirket ortağı olmadığını, bilirkişi raporunda da ...'a yapılan ödemelerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından takibe konu bonoların davalı şirket ortağı ... ve ... hesabına 05/02/2018, 20/10/2017, 18/09/2017 tarihlerinde \"... senet\" açıklaması yapılarak ödendiğini savunulmuştur. <br>Rize Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 19/11/2020 tarihli cevabi yazıda şirket ortaklarının ... ve ... olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin kayıtları incelenmiş, buna göre 18/09/2017 tarihinde  ve 20/09/2017 tarihinde şirketin kasa hesabına davacının iddia ettiği tutar ile aynı tutarda para girdiği, 05/02/2018 tarihinde ise, davacının ödediğini iddia ettiği tutar ile alakalı birden çok kayıt bulunduğu, bu ödemelerin davacı tarafından yapılan ödeme olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. <br>Mahkemece ticari defterlerde açıklama olmasa da, aynı tarihlerde davalının ödeme tahsil etmiş olduğu, ...'in arabuluculuk görüşmelerine şirket yetkilisi sıfatı ile katılmış olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkemece davalı şirketin belirtilen tarihlerde hesaba yatan paraların kim tarafından yatırıldığına ilişkin davalı şirketin dayanak belgelerinin incelenmemesi hatalı olmuştur. <br>Mahkemece yapılması gereken iş, arabuluculuk tutanağında şirket yetkilisi olarak ...'in bulunduğu gözetilerek ...'in davalı şirketin yetkilisi olup olmadığının davalı şirket kayıtları incelenerek ve ticaret sicil müdürlüğünden sorularak  araştırılması, gerektiği takdirde isticvap yoluna başvurulması, yine ...'in şirket ile ilgisinin araştırılması, davalı şirketin kayıtlarından iddia olunan tarihlerde ödeme olarak belirtilen kayıtların dayanak belgelerinin HMK'nun 220. Maddede belirtilen usul uygulanarak ibrazının istenilmesi ve sonuca göre davacı tarafa yemin delili de hatırlatılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/01/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5- Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fd28287dfda19d2","SID":"2c510ac127784a75"}}