{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:17/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkilinin davalı şirketten aldığı inşaat malzemesine karşılık haklarındaki takibe dayanak ... keşide, ... vade tarihli davalı şirket emrine düzenlenmiş 305.313,60.-TL bedelli bono düzenleyerek verdiklerini, bu bono bedelinin dava konusu edilen 168.224,22.-TL’sinin ödendiğini, davalı alacaklı tarafın- dan bu ödemeye rağmen tüm senet bedeli için Antalya Genel icra müd.‘nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini belirterek 168.224,22.-TL asıl alacak yönün- den borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini ayrıca müvekkili hakkındaki takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının ödeme iddiasını ispatlayan herhangi bir ödeme sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Herne kadar davalının sunduğu 16/05/2020 tarihli ve davalılar tarafından imzalanmış cari hesap estresinde davacıların o tarih itibariyle 304.293,00 TL borçlu olduklarının gözükmekte ise de bu tarihten sonra aynı cari hesap eskteresinde belirtilen 105.887,00 TL lik ve 4.000 TL lik ödeme ile 1.980,00 TL lik borç kaydının bilirkişi tarafından yapılan incelemede defterde gözlenmediği görülmektedir. Dolayısıyla taraflar arasında her ne kadar bir cari hesap ekstresi yapılmış olduğu kabul edildiğinde bile bu hesap ekstresine göre davacıların ... tarihi itibariyle 304.293,00 TL borçlu oldukları yönündeki kayıt, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemeye uygun değildir. ... bono tanzim tarihi itibarıyla davacıların 305.315,60 borçlarının olduğu, bu tarihten sonra davacıların davalı defterine de geçen 102.157,00.TL lik iade faturası düzenlediği bu durumda bakiye borcun 203.158.TL olacağı açıktır. Fakat davacıların hakkındaki takibe dayanak bononun aralarındaki cari hesap ilişkisine ilişkin borç sebebi ile verildiği de taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davacı defterinde bakiye borç 244.426,38 TL, davalı defterinde ise davacı lehine 233.403,26.TL dir. Mahkememiz davaya konu bononun taraflar arasındaki ticari ilişki sebebe ile düzenlenmiş olması ve karşılıklı kayıtlarının birbirine çok büyük oranda uyması karşısında bilirkişinin yaptığı hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıların takip tarihi itibariyle takibe dayanak bono bedelinin 73.844,95 TL si itibariyle borçlu olmadıkları anlaşıldığından bilirkişinin bu belirlemesi üzerinden davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulü\"şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ödemeye ilişkin belgelerin incelenmediğini, sözlü yargılama usulünün eksik uygulandığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 16/05/2020 tarihi itibari ile 304.293,00 TL tutarında borçlu olduklarına yönelik cari hesap ekstresi başlıklı belgenin davacılar tarafından imzalı olduğunu, iş bu belge muhteviyatında 16/05/2020 tarihinde 102.157,00 TL 'nin davacılar hanesine borç yazıldığını, sonradan davacıların bu ürünleri başkasını faturalandırmak için faturayı iade ettiğinin müvekkilinin de davacıya yardım etmek için söz konusu iade faturasını defterine kaydettiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takibe konu senedin tanzim tarihinin 16.05.2020 olmasına, davalının cari hesap ekstresi başlıklı davacının 304.293,00 TL borcu bulunduğuna ilişkin belgenin tanzim tarihinin de 16.05.2020 tarihi olmasına, bu tarihten sonraki tek belgenin 102.157,00TL tutarlı davacı tarafından davalıya kesilmiş 29.05.2020 tarihli iade faturası olmasına, mahkemece bu tutarın davalı alacağından ve senet bedelinden düşülmesinin isabetli olmasına, davacının ödeme olarak belirttiği çekin ve 37.000,00 TL tutarlı faturanın tarihinin bononun tanzim tarihinden dahi önce olmasına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygundur.<br>Ancak kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için davalının davacı aleyhine haksızlığın yanısıra kötü niyetli takip başlattığının ispatlaması gerektiği, davalının kötü niyetli takip başlattığının ispatlanamaması karşısında kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur, bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Sonuç olarak davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/01/2022 tarihili ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜYLE; davalı tarafından davacılar hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe dayanak 305.312,60 TL bedelli bononun 73.844,95 TL'sinden davacıların borçlu olmadıklarının tespitine , fazlaya ilişkin talebin reddine.<br>Davacılar lehine şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>Takibin teminat yatırılarak durdurulmuş olması, alacağın likit olduğu gözetilerek reddedilen miktarın %20 si oranındaki 18.875,85 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>a-Alınması gerekli 5.044,34.-TL harçtan, peşin olarak alınan  2.872,85.-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.171,49.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, ( bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına)<br>b- Davacı tarafından yapılan başlangıç masrafı 67,80.-TL, tebligat masrafı 35,50.-TL bilirkişi ücreti 485,00.-TL, olmak üzere toplam 588,30.-TL yargılama masrafının davada red ve kabul edilen miktarlar gözetilerek 258,20.-TL yargılama masrafı ile peşin harç 2.872,85.-TL olmak üzere toplam 3.131,05.-TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>c-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 5.213,98  TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 4.598,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa ilk derece mahkemesince İADESİNE,<br>b- Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.261,08 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE<br>c-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan  220,70  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 6,50 TL posta masrafı gideri olmak üzere toplam 227,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>d- Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf841b927b3b5b2a","SID":"1be158c1f71d6d69"}}