{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/837 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1137<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARAS\tI\t: 2024/807 Esas - 2025/102 Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2025<br><br>DAVA\t\t: Yönetim Kurulu Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, davalı .... sınırlarında bulunan ....Ada  .... no.lu ..... m2 parseli 60 ay taksitle 613,00 TL/M2 üzerinden ödeme yapacak şekilde davacıya tahsis edilmesi için başvuruda bulunduğunu, müvekkiline gönderilen 07/09/2020 tarih 1012 sayılı yazıda özetle; yönetim kurulunun 02/09/2020/27 tarih 4 no.lu kararında parseli peşin almak kaydıyla 510,09 TL/M2 fiyat üzerinden tahsisinin yapılmasına, taksitli fiyat üzerinden almak istememiz durumunda 01/09/2020 tarihinden itibaren uygulanacak güncel taksitli fiyat üzerinden tahsis yapılabileceğinin e-imzalı olarak bildirildiğini,<br>16/09/2020 tarihli 2. dilekçelerinde başvurunun tekrarlandığını, parsel tahsisine ilişkin .... müteşebbis heyetinin 20/11/2019 tarih 6/10 sayılı m2 satış fiyatının (510,09 TL/m2 peşin, 613,00 TL/M2 taksitli) uygulanmasının talep edildiği, müvekkiline gönderilen 16/10/2020 tarih 1186 sayılı yazıda özetle; müteşebbis heyetinin aldığı karar gereğince m2 fiyat artışının 02/09/2020 tarihinden itibaren geçerli olacağından peşin 613,00 TL/m2, taksitli 1.040,00 TL/m2 üzerinden değerlendirileceğinin bildirildiği, yazılar arasında tarih farklılığı olduğunu, ilk yazıda tarihin 1 Eylül, ikinci yazıda 2 Eylül olarak bildirildiğini, <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tahsis talebinin yönetim kurulu kararından önce mi, sonra mı olduğu ve geçmişe yürütülüp yürütülemeyeceği noktasında toplandığını ileri sürerek ....myönetim kurulunun davacı aleyhine almış olduğu 02/09/2020 tarih, 4 sayılı kararının iptalini ....müteşebbis heyetinin 20/11/2019 tarih 6/10 sayılı kararının uygulanmasının tespitine karar verilmesini istemiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli olan mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, Danıştay 10. Dairesinin 2009/5590 E. - 2009/10533 K. sayılı 16/12/2009 tarihli kararına göre, tahsis yönünde tesis edilen işlemin idare hukuku ilkelerine göre bir işlem olduğundan, davacı ile imzalanan sözleşmeden kaynaklanmadığı, bu sebeple idari yargının görevli olduğuna karar verildiği, ayrıca yönetim kurulu kararının davaya konu edilmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkilinin müteşebbis heyet aşamasında olan organize sanayi bölgesi konumunda olduğunu, arsa bedellerini belirleme yetkisinin müteşebbis heyette olduğunu, dolayısıyla kararın uygulanmasına ilişkin iptalin uygulanması için yönetim kurulu kararının iptali istense de yönetim kurulunun müteşebbis heyeti kararının göre karar aldığını ve esas bakımından da davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>İDM KARARININ ÖZETİ      :  <br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; \"..başvuru tarihindeki parsel fiyatının esas alınacağı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlığın başvurunun hangi tarihte gerçekleştiği noktasında olduğunu, davacı şirketin arsa tahsisine ilişkin yazılı başvurusunun davalıya 01/09/2020 tarihinde değil, 02/09/2020 tarihinde gerçekleştiğinin tüm dosya içeriği, özellikle davacı tarafından davalıya gönderilen başvuru maili ve bu başvurunun kaydına ilişkin evrak ile belirgin olduğu, davacı tarafından bu başvuru dilekçesine 01/09/2020 tanzim tarihi yazılmasının hukuki bir değeri olmadığı, keza davalı ....Bölge Müdürü ..... tarafından davacıya gönderilen 07/09/2020 tarihli bilgi yazısının da hukuki sonucu doğurmayacağı, davanın esasına etkili olmadığı, bu durumda, davacı hakkında 02/09/2020 tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının ve başvuru tarihindeki parsel tahsis fiyatının esas alınması gerektiği, dolayısıyla davalı .....yönetim kurulunun 02/09/2020 tarih 4 nolu kararının iptali ve ... müteşebbis heyetinin 20/11/2019 tarih 6/10 sayılı kararının davacı parsel tahsisi talebine uygulanmasının tespiti taleplerinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ..\" karar verilmiştir.<br> DELİLLER                                :<br>Davalıyla yapılan yazışmalar..... YK ve Müteşebbis Heyet kararları, tüm dosya kapsamı.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; parsel tahsis talebinin müteşebbis heyeti toplantısından önce yapıldığını, yerel mahkemenin 02.09.2020 tarihinde yapılan \"müteşebbis heyet toplantısından önce\" ...'ye gönderilen maili geçerli bir başvuru olarak kabul ettiğini, dolayısıyla davacının başvuru evraklarının, 02.09.2020 tarihinde yapılan \"müteşebbis heyet toplantısından önce\" davalı ...'ye gönderildiğini, ... müteşebbis heyeti, 20/11/2019 tarihli kararında tespit edilen parsel tahsis fiyatlarından olan \"peşin ödeme seçeneğini\"  davacı ... San. ve Tic. AŞ'ne uyguladığını, davacıya uygulanmak istenmeyen kısmın taksitle satış fiyatı olduğunu, 20/11/2019 tarihli parsel tahsis fiyatlarının kısmen de olsa davacının talebine uygulandığını, genel kurul tarafından alınan kararın, hukuki işlem olarak vücut bulduktan sonra etki ve sonuçlarını doğurabileceğini, bu kararın geçmişe etkili olarak hüküm ihtiva etmesinin hukuken mümkün olmadığını, aksini kabul etmenin, bu genel kurul kararından önce gerçekleşmiş olayların ve kazanılmış haklarının ihlali (müktesep hakların) olacağını, hukuki güvenlik ilkesi gereğince, kanun ve kararlar geçmişe etkili yürütülmekle kazanılmış hakların (müktesep hakların) ihlal edilemeyeceğini, 02.09.2020 tarihinde yapılan müteşebbis heyet toplantısında alınan kararın şirketler hukukuna göre butlan (geçersizlik) yaptırımına tabi olduğunu, kanunun emredici hükümlerine alenen aykırı olduğunu, ...'nin .... San. Tic. A.Ş.'ne iki tarifeyi birden uyguladığını, 02.09.2020 tarihinde yapılan müteşebbis heyet toplantısında karara bağlanan tarifenin bu kurul kararından önceki işlemlere de uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin duruşmalı olarak dinlenilmesini, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının tahsise yönelik talebinin bölgeye sunulma tarihinin 02/09/2020 olduğunu, davacının iddiasının aksine 02/9/2020 tarihinde müvekkile dilekçesi sunulmuş olduğundan 2/9/2020 tarihli müteşebbis heyet kararı gereği yenilenen arsa tahsis bedellerinin bu tarih itibarıyla da uygulanmasının zaruri olduğunu,  2/9/2020 tarihli 6 numaralı toplantı 5 numaralı karar gereğince 2020 yılı m2 birim fiyatlarının belirlendiğini, Yönetim kurulunun belirlenen bu bedellere ilişkin prensipleri ve bedelleri uygulamakla yükümlü olduğunu, müvekkil tarafından 30/9/2020 tarih ve 31 toplantı numaralı  yönetim kurulu toplantısında alınan 3 numaralı karar gereğince  konu ile ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından görüş istenmiş ve müvekkilin işlemlerinin hukuka uygun olduğuna yönelik görüş beyan edildiğini,  belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>G E R E K Ç E <br>Uyuşmazlık, davacının arsa tahsis talebine ilişkin bedelin belirlenmesine yönelik davalı ... Yönetim  Kurulunun 02/09/2020 tarihli (4) nolu  kararının iptali ile Müteşebbis Heyetinin 20/11/2019 tarihli 6/10 sayılı kararı ile kabul edilen tarifenin uygulanması  isteminden kaynaklanmaktadır. <br>İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. <br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de;  İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>4562 Sayılı OSB Kanunu ile bu kanun gereğince çıkarılan OSB Uygulama Yönetmeliğinde Yönetim Kurulu kararının iptaline ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 4562 sayılı Kanunun 25/ son fıkraya göre; OSB'lerde tutulacak defterler ve Genel Kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında OSB Mevzuatında hüküm bulunmayan hallerde 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Anonim Şirketlerine İlişkin Hükümleri uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme gereğince uygulanacak olan;<br>6102 Sayılı TTK'nun 391/1. fıkrasında  Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;<br>a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,<br>b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,<br>c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,<br>d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin,  kararlar batıldır. <br>Yargıtay HGK'nun 2013/11-1048 E- 2014/430 K sayılı 02/04/2014 tarihli ilamında açıklandığı üzere;<br>Yokluk\" bir hukuki işlemin doğabilmesi için ön görülen kurucu veya şekli nitelikte olan emredici hükümlerine aykırılık halidir. Bu aykırılık işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi \"yokluk\" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir.  Hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir, hakim tarafından da resen dikkate alınır. Mahkemenin verebileceği tespit hükmü bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Bir başka ifade ile yokluk ve butlan gibi hallerinin  belli bir süreye tabi olmaksızın her zaman hükümsüzlüğü ileri sürülebilir. <br>6098 Sayılı TBK'nun 27/1. fıkrasına göre; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.<br> 6102 Sayılı TTK'nun 460/5. fıkrasına göre; Yönetim Kurulu kararları aleyhine pay sahipleri ve Yönetim Kurulu üyeleri 445. maddede ön görülen sebeplerin varlığı halinde kararın ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde iptal davası açabilir.  <br>Maddenin atıfta bulunduğu 445. maddesi genel kurul kararlarının iptali bakımından iptal sebeplerini saymış, Kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan kararlara karşı iptal davası açılabileceği belirtilmiştir. 460/5. fıkrada iptal davası açabilecekler arasında pay sahipleri ve Yönetim Kurulu üyeleri sayılmıştır. <br>Madde düzenlemesinde iptal davasının tabi olduğu hak düşürücü süre ve dava açılabilecek kişiler sayılmıştır. Oysa ki,  eldeki dava 6102 Sayılı TTK 'nun 391. maddesi gereğince Yönetim Kurulunun kararı aleyhine batıl olduğunun tespiti istendiğinden herhangi bir hak düşürücü süre bulunmadığı gibi ilgisini ispat etmek koşulu ile herkes tarafından açılabilecek bir dava niteliğindedir. <br>Dairemizin 2023/359 E- 2023/934 K sayılı 25/04/2023 tarihli kararında vurgulandığı gibi genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti isteminin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın  istenebileceğini ilişkin  kabulün  kıyas yoluyla  Yönetim Kurulu kararlarında da uygulanıp herhangi bir süreye tabi tutulamayacağına karar verilmiştir. <br>Somut olayda , davalı ... Müteşebbis Heyetinin 02/09/2020 tarihli (5) nolu kararı ile 2020 yılı m² fiyatının  613,00 TL/m² olduğu, 02/09/2020 tarihinden itibaren bu rakamın peşin m² fiyatı olarak belirlenmesi, bölge arsalarını vadeli olarak almak isteyenlere 60 aya kadar vade yapılması ve 60 ay vadeli birim fiyatının 1.041,00 TL/m²; 60 aydan daha kısa vadede arsa almak isteyenlere vadesine göre bölünmek suretiyle m² birim fiyat belirlenmesi kararı alındığı, davalı ...'ye 02/09/2020 tarihinde yapıldığı kayıtlarla sabit olan davacının tahsis başvurusuna ilişkin olarak ise, ... Yönetim Kurulunun 02/09/2020 tarihli (4) nolu kararı ile anılan Müteşebbis Heyet kararına istinaden peşin talep halinde 613,00 TL/m², 60 ay taksitli fiyatı 1040,01 TL/m² üzerinden tahsis yapılmasına karar verildiği, davacının anılan YK kararının iptali ile tahsis taleplerine ... Müteşebbis Heyetinin  20/11/2019 tarihli 6/10 sayılı kararı ile kabul edilen Tarifenin uygulanması talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>02.02.2019 tarihli 30674 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve davaya konu YK karar tarihinde yürürlükte bulunan OSB Uygulama Yönetmeliğinin \"Arsa tahsisi\" başlıklı 55. maddesinin 3. fıkrasına göre,  Arsa tahsis talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişiler OSB’ye yazılı olarak başvururlar. Tahsis talepleri 30 gün içerisinde sonuçlandırılır. Ret edilen talepler gerekçeli ve yazılı olarak Bakanlığa ve talep sahibine en geç 15 gün içerisinde bildirilir. Taleplerin uygun bulunması halinde, başvuru tarihindeki parsel tahsis fiyatı esas alınır ve yatırımın ihtiyaç duyduğu alan büyüklüğüne göre parsel tahsis edilerek ilgililere yazılı olarak bildirilir. Arsa tahsisi, yönetim kurulunun tahsis kararını müteakip OSB tarafından 10 iş günü içerisinde ilgililere yazılı olarak bildirilir ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (Mülga ibare:RG-6/8/2019-30854) (…) arsa tahsis sözleşmesinin imzalanması ile kesinleşir. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde talep sahibince sözleşme imzalanmaması durumunda tahsis kararı geçersiz sayılır.<br>Yasal düzenleme gereği davacının talep tarihi olan 02/09/2020 tarihi itibariyle geçerli olan Tarifenin 02/09/2020 tarihli Müteşebbis Heyeti kararı ile kabul edilen Tarife olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Buna göre, davaya konu ... Yönetim Kurulu kararında 02/09/2020 tarihli Tarife üzerinden davacının tahsis talebinin değerlendirilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, <br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 04/06/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a Maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde  temyiz yolu açık  olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5613512810f7cdbd","SID":"ad01b37c75eddf1f"}}