{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1635 <br>KARAR NO\t\t: 2025/594<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/05/2021 (Dava) - 02/06/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/331 Esas - 2022/463 Karar <br>DAVA             \t\t: Alacak<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ve 2021/331 Esas - 2022/463 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça konkordato talebinde bulunulduğu, yargılamasının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas, 2021/442 Karar sayılı dosyasında yapıldığını, işbu ilam ile davalı şirketin konkordato talebinin kabulüne ve müvekkil banka alacağı olarak bildirilen 61.001,47-TL'nin, 42.792,68-TL'lik bölümünün çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verildiğini, müvekkil bankanın ... Şubesi ile davalının asıl borçlusu olduğu 2.000.000.00 TL bedelli 31.10.2013 tarihli ve 10.000.000,00-TL bedelli 09.11.2017 ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedilerek, mukabili krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödemesinde aksama olduğu gibi 09.05.2019 vadeli 2.000.000,00-TL bedelli bonoya mahsuben de ödeme yapılmadığını, İzmir 14. Noterliği 13.05.2019 tarih ve 02717 yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek hesap kat edildiğini,  hesabın kat edilmesini takiben davalı borçlu aleyhine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 21.05.2019 tarih ve 2019/518 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, İzmir 21. İcra Müdürlüğü 2019/7671 Esas sayısına kayden 21.05.2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı uygulandığını, takiben, Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında yayınlanan ilan ile davalı tarafından konkordato talebinde bulunulduğunun öğrenildiğini ve konkordato dava dosyasına yasal süreleri içerisinde müdahale talebinde bulunulduğunu, yine konkordato yargılamasının yapıldığı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/193 Esas sayılı dosyasına alacak bildiriminde bulunulduğunu, ayrıca yine konkordato komiserliğine alacak kaydı yaptırıldığını ve alacak dayanağı belgelerin gerek dava dosyasına gerek konkordato komiserliğine sunulduğunu, ancak taraflarınca sunulan müvekkil Banka alacağına dayanak belgeler ve müvekkil Banka defter ve kayıtlarının incelenmemesi veya eksik incelenmesi sebepleri ile 61.001.,47-TL olarak bildirilen müvekkil Banka alacağının konkordato projesinde 18.208,79-TL olarak kabul edildiğini, alacak miktarının eksik olarak projeye dahil edildiğini, bu itibarla 16.04.2021 tarihli dilekçe ile konkordato projesinin tasdikine itiraz edildiğini ve yargılama neticesinde müvekkil banka alacağının 42.792,68-TL'Iik bölümünün çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verildiğini, müvekkil banka alacağının, tüm deliller ile birlikte alacak kaydının sağlanması için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/193 Esas sayılı konkordato dosyasına sunulmasına rağmen 42.792,68-TL'lik müvekkil Banka alacağının çekişmeli alacak olarak kaydını yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, İİK'nın Çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı 308/b maddesinde;\"Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.\" hükmü gereği iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, müvekkili bankanın, davalı borçludan olan alacağının tespitine, tespit edilecek müvekkil Banka alacağının İİK md. 308/b gereği işlemiş/işleyecek faizi ve tüm fer'ileri ile beraber İİK md. 308/b uyarınca konkordato talep eden davalı borçlu tarafından depo edilen tutardan ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının, söz konusu alacak talebinin haksız olup konkordato projesinde tasdik olunan miktardan başkaca bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafın projenin tasdik edilmemesi ve davanın reddine karar verilmesi amacıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/193 Esas, 2021/442 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf dilekçesinin taraflarına 03.06.2021 tarihinde elektronik tebligat yöntemiyle tebliğ edildiğini, davacı tarafın istinaf sebepleri ile işbu davanın konusunun bire bir aynı olduğunu, davacı tarafın istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece tasdikine karar verilen konkordato projesinde banka alacağının eksik gösterildiğinden Projenin tasdikine yönelik itirazlarını 16.04.2021 tarihinde yazılı olarak sunduklarını, konkordato projesine itirazlarını 22.04.2021 tarihli duruşmada ayrıca beyan ettiklerini, 03.10.2019 tarihi itibariyle 61.001,47-TL alacaklı olduklarını yazılı olarak konkordato komiserliğine bildirdiklerini, konkordato projesinde banka alacağının 18.208,79-TL olarak belirlendiğini, bu itibarla alacak bakiyesinin projede hatalı ve eksik olarak belirlendiğini ve projenin tasdik edilmemesini, davanın ... yönünden reddine karar verilmesini talep ettiğini, konkordato tasdik yargılamasının sürdürüldüğü İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/193 Esas sayılı dosyasına istinaf başvurusunda bulunan davacının, istinaf sebepleri ile aynı olan dava dilekçesi ile işbu uyuşmazlığı taraflarına yöneltmesinde hukuki yarar bulunmadığını, İstinaf mahkemesi tarafından projenin eksik tasdik edilip edilmediği hususunda karar verileceğini, mahkememizin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci bir yargılamayı devam ettirmesinin mümkün olmadığını,  bu sebeplerle, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, konkordato projesinde tasdik olunan miktar dışında bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde, konkordato tasdikinde belirlenen miktardan başka bir alacağı bulunmadığını, nitekim, konkordato komiseri tasdik incelemesine esas gerekçeli raporda da belirtildiği üzere davacının toplam alacak miktarının 18.208,79-TL olarak tespit edildiğini, bu itibarla, davacının müvekkil şirketten başkaca bir alacağının bulunmadığını, bununla birlikte, davacının talep etmiş olduğu miktarının faiz alacağı olması nedeniyle bu miktarın talep edilemeyeceğini, davacının talep etmiş olduğu miktarın rehinle de güvence altına alınmadığını, nitekim, konkordato dosyasında rehinli alacaklılar arasında da yer almadıklarını,  davacının adi alacak miktarının 18.208,79-TL olup, müvekkil şirket nezdinde başkaca bir alacağı bulunmadığını, banka alacaklarının teminat altında bulunmadığı hususunun, davacı banka tarafından konkordato komiserine yapılan bildirimde de belirtildiğini, işbu davada ileri sürülen vakıaların tümü, konkordato yargılaması sonucunda verilen karara karşı istinaf talebinde de ileri sürüldüğünü, bu nedenle davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davacının konkordato kapsamındaki alacağına kanuna açıkça aykırı olarak işlettiği faiz tutarını işbu dava yoluyla da talep ettiğini savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...davaya konu uyuşmazlığın davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davacı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan 31/10/2013 tarihli 2.000.000,00-TL bedelli ve 09/11/2017 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine kullandırılan kredilerin davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas 2021/442 Karar sayılı dosyasında görülen davada çekişmeli olarak kabul edilen alacağın tespiti ile tespit edilen alacağın işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 308/b. maddesi uyarınca konkordato talep eden borçlu davalı tarafından depo edilen tutardan davacıya ödenmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/518 D.İş Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı banka vekilinin başvurusu üzerine davalı şirket ile dava dışı bir kısım borçlular aleyhinde 225.095,72-TL alacak bedeli üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiği, davacı alacaklı banka vekili tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/518 D.İş Esas sayılı kararına istinaden davalı şirket ile dava dışı bir kısım borçlular aleyhinde İzmir 21. İcra Dairesinin 2019/7671 Esas sayılı dosyası ile 228.706,29-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin takibin iptali talebi ile ikame ettiği İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/545 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı şirket hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas sayılı dosyası ile 24.05.2019 tarihinde geçici mühlet kapsamında tedbir kararı verilmiş olması, tedbir kararından sonra icra takibinin başlatılmış olması sebebiyle, takibin iptal edilmesine karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/3011 Esas 2020/1912 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusu esastan reddine ve yine davacı bankanın temyiz kanun yoluna başvurması sonucunda Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/8991 Esas 2021/3851 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin söz konusu kararının onanmasına karar verilmesi neticesinde kesinleştiği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas 2021/442 Karar sayılı dosyasında ise davalı şirket ile dava dışı bir kısım borçlular tarafından açılan konkordato davasının yapılan yargılaması sonucunda ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun İİK 306. maddesi gereğince tasdikine karar verildiği, alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından talep edilen 42.792,68-TL'lik bölümün çekişmeli alacak olarak kabul edildiği, davacı vekilinin yasada düzenlenen süre içerisinde çekişmeli alacağın varlığının tespiti amacıyla iş bu davayı ikame ettiği, mahkememizce yargılamanın çeşitli safahatlarında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı bankanın davalı şirketten 16.693,77-TL tutarında alacaklı olduğunun mütalaa edildiği, bahsi geçen alacağın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas 2021/442 Karar sayılı kararında kabul edilen alacak bedelinden de az olduğu, davacı bankanın konkordato davasında kabul edilen alacak haricinde davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı...\" gerekçesiyle açılan davanın REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan asıl alacak, faiz ve bsmv hesaplamalarının mevzuat ve kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı ve eksik olduğunu, müvekkilinin bankanın konkordato projesi kapsamı dışında kalan bakiye alacağının rapor ile hesaplanan miktardan daha fazla olduğunu, bilirkişi raporu ile ödemelerin tamamının ana para borcundan düşülmek suretiyle hesaplama yapılmasının da hukuka uygun olmadığını, çünkü bankacılık uygulamalarında ödemelerin doğrudan ana paradan düşülmesi şeklinde bir uygulamasının söz konusu olmadığını, böyle bir uygulamanın gecikmeye düşmüş borçlar yönünden her halükarda bankacılık sisteminde uygulanabilir bir yöntem olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, gider ve faiz borcunu ödemede gecikmeye düşen borçlunun kendisinin ana para borcunun tamamının ödeyip teklif etmesi halinde dahi, yapılan ödemenin ana para borcundan düşülüp düşülmeyeceği yahut yapılan ödemenin gecikmiş faiz veya gider borcuna sayılacağı alacaklının takdirinde olan bir durum olduğunu, rapor tanzim eden bilirkişinin hukukçu bilirkişi olduğunu, uzmanlık gerektiren bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacı bankanın davalıdan kredi alacağının tespiti ile tespit edilecek bedelin konkordato talep etmiş olan davalının depo ettiği tutardan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının davalıdan 61.001,47 TL alacağı olduğunu bildirdiği İzmir 1. ATM 2019/193 E. - 20217442 K. sayılı dosyasında konkordato ilan eden davalı ile davacı arasında bu bedelin 18.208,79 TL'sinin davacı banka alacağı olarak projeye dahil edildiği, 42.792,68 TL'lik bölümünün ise çekişmeli alacak olarak kabulü üzerine eldeki davanın açıldığı, eldeki davada yapılan yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişinin işinde ehil bankacı bilirkişi olduğu, davalı hakkında 24.05.2019 tarihinde verilen geçici mühlet kararı uyarınca bu tarihten itibaren davalı borçlarına faiz işletilmesinin durması sebebiyle bu tarihten sonra davalının yaptığı ödemelerin faiz veya anaparadan mahsubunun pratikte bir öneminin olmadığı ve davalının borcunun hesabında herhangi bir değişiklik yaratmayacağı, davalı borcunun sonuç olarak 16.693,77 TL olarak tespit edildiği, bu bedelin ise davacı alacağı olarak projeye dahil edilen 18.208,79 TL'den dahi az olduğu, bu durumda mahkemece açılan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/331 Esas - 2022/463 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının  davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f96b835897b25b46","SID":"7dadbf82cf64192d"}}