{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2025/955 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1135<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARAS\tI\t: 2024/1008 Esas - 2024/824 Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 09/12/2024<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ             : 04/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t : 04/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ    :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/03/2022 tarihinde, ruhsatı davalılardan .... San. Tic. Ltd. Şti adına tescilli ve kaza tarihinde diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili şirketin maliki olduğu ...plakalı araca çarptığını, anılan trafik kazasında müvekkiline ait araç sürücüsünün bir kusuru bulunmazken karşı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağındaki ifadesinde de açık olduğu üzere asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının ağır şekilde hasarlandığını,  aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten sonra ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesini, müvekkilinin aracından meydana gelen değer kaybı için  tüm bu nedenlerle HMK madde 107 hükmü gereğince fazalya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla  1.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine  karar verilmesini etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ    :<br>Davalı cevabının özeti; davalı ...  davaya cevap vermemiştir.<br>Davalı... San.Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, asliye ticaret mahkemesi görevli olduğundan görev itirazında bulunduklarını, davanın ....'ya ihbarını talep ettiklerini, müvekkile ait araç sürücüsünün kusurunun ispatlanamadığını, kusurunun bulunmadığını, aracın daha önce hasar görüp görmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>Salihli 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/39 esas 2024/154 karar sayılı 30/05/2024 tarihli kararı ile davanın görev yönünden usulden reddi ile görevli mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş karar kesinleşmesi ve talep üzerine gönderilen dosya Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin2024/1008 esasına kaydedilmiştir.<br>İDM KARARININ ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; \"..davanın TTK.'nun 4/1 maddesine göre  ticari dava  niteliği taşıdığı tartışmasız olduğu halde, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, davacı tarafça dava dosyasının Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesinden önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı, arabuluculuğa ilişkin olarak başvuruda bulunulduğunu gösterir herhangi bir açıklama veya beyanın dosyada mevcut olmadığı, arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı, ancak TTK 5/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18-A/2 maddelerine göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiği, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2023/1047 Esas - 2024/4340 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan  usulden reddine ..\"karar verilmiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazasında meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle açılan tazminat davasında dosyada; ilk olarak Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, Ticaret Mahkemesinin, arabuluculuk süreci dava açılmadan tamamlanmadığı için dava şartı yokluğu gerekçesiyle davayı usulden reddettiğini, arabuluculuk başvurusunun görevsizlik kararı kesinleşmeden önce yapıldığını ve anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle dava şartı yerine getirilmiş olup Mahkemenin esas hakkında karar vermesi gerektiğini, görevsiz mahkemeye açılan dava sırasında eksikliğin giderilmesi durumunda esasa girilmesi gerektiği yönünde Yargıtay emsal kararları bulunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın esasına girilmesi ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.<br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı  isteğine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince verilen kararda özetle; arabulucuk dava şartı yerine getirilmediğinden bahisle, davanın TTK un 5/A maddesi ile 6100 Sayılı HMK un 114 ve 115/2 inci maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357. Maddesine göre de; \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.\" maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere; 19/12/2018 tarih 30630 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; \"3. Dava şartı olarak arabuluculuk\"  başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı  TTK un  4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.<br>7155 Sayılı aynı Kanunun 23. maddesi hükmü ile 6325 Sayılı hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 4.bölümden sonra gelmek üzere;<br>  \"Dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmü yer almıştır.<br>Aynı Kanunun   26 ıncı maddesinin  (1) inci fıkrası (a) bendi uyarınca bu kanunun 10, 20 ve 21 inci maddelerinin 01/01/2019 tarihinde,(b) bendinde 1 ila 9 uncu maddeleri ile geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19 uncu maddelerinin 01/06/2019 tarihinde, (c) bendinde diğer maddelerinin yayımı tarihinde, yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.<br>Somut olayda; davacının ve davalı araç malikinin 6102 Sayılı TTK'nunda düzenlenen ticari şirketler olduğu, davacı şirket adına kayıtlı araç ile davalı şirket adına kayıtlı, diğer gerçek kişi davalının da sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonrası davacının aracındaki değer kaybının dava konusu yapıldığı, davanın 18/03/2024 tarihinde  Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, 30/05/2024 tarihinde verilen görevsizlik kararının 28/11/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine  dosyanın görevli Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve 04/12/2024 tarihinde Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki esasına kaydedildiği, davacı vekilinin 06/12/2024 tarihli dilekçesi ekinde 31/10/2024 tarihli Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağını sunduğu anlaşılmıştır.<br>Öncelikle,  davanın sürücü dışındaki taraflarının  tacir olması, tacirler arasındaki haksız eylemden kaynaklanan bu davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilgili bulunması nedeniyle   TTK.'nun 4/1 maddesine göre , nisbi ticari dava  niteliği taşıdığı tartışmasız olup; davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gibi  anılan yasal düzenlemeler gereği  taraf şirketler arasındaki dava açısından arabuluculuk dava şartının resen gözetilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>Ancak,   somut olayda, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından,  Salihli  2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/39 E., 2024/154 K. sayılı görevsizlik kararı kesinleşmeden 21/10/2024 tarihinde  arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de görevli ve yetkili Manisa  Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulduğu anlaşılmakla, arabulucuk dava şartı yerine getirildiği halde,  Mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığından (Yargıtay 4 HD  2022/2757 .E.2022/17299 K. 20/12/2022 T. , Yargıtay  11HD 2024/3454 E. 2025/1836 K. 17/03/2025 T.)  davacı vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmüştür.<br>Öte yandan, eldeki davada işleten şirket ile birlikte sürücü de davalı gösterilmiştir. Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şirket  dışındaki diğer gerçek kişi sürücü hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalı yönünden uygulanamayacağından, bu davalı hakkındaki davaya devam olunması gereklidir. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre dahi, davalı ... yönünden yargılamaya devam olunması gerekmesine rağmen, bu davalı yönünden de dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden  reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından, davacı vekilinin  istinaf isteminin bu yönden de kabulü gerekmiştir.  <br>  6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Aşağıdaki durumlar arasında;<br>(a-6) bendinde;\"mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır. <br>Eldeki davada, davalı şirket bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirildiği, diğer davalı bakımından dava şartı  arabuluculuk bulunmadığı halde, tarafların esastan delillerinin toplanması, değerlendirilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin  (a-6) ıncı maddesine aykırı olmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince  uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve  değerlendirilmeden  davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine  karar verilmiş olması  usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesince  uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve  değerlendirilmeden  davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle KABULÜNE, <br>2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1008 Esas - 2024/824 Karar sayılı, 09/12/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 04/06/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac7c52e5d7ccd432","SID":"eb9eaf6b3ad47012"}}