{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/653 - 2025/724<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/653 <br>KARAR NO\t: 2025/724<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/512 Esas 2023/150 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 23.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 09.02.2018 tarihinde davalı  ...'ün işleteni, davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu,  davalı ...'ün idaresindeki  ... plakalı araç ile davacının idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün tam kusurlu olduğunu, SBÜ Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporu ile davacının %5 sürekli maluliyeti oluştuğunun tespit edildiğini, davalıların olay yerini terk ettiklerini polis takibi neticesinde tespit edilerek Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/791 E., 2020/283 K. sayılı kararı ile cezalandırıldığını, davalı sigorta şirketine 12.11.2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının tedavisinin devam ettiğini, iş göremezlik tazminatı yanında tedavi gideri talebinin de bulunduğunu belirterek şimdilik 1.000,00-TL maddi, 40.000,00-TL manevi tazminatın sigortaya başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.11.2022 tarihli dilekçesinde maddi tazminat talebinin geçici maluliyet için 500,00-TL, sürekli maluliyet ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat için 250 TL ve estetik, bakıcı vs tedavi  giderleri için 250,00 TL olduğunu bildirmiş, yargılama sırasında 500,00-TL geçici iş göremezlik talebini 4.809,36-TL, 250,00TL estetik, bakıcı vs tedavi giderleri talebini 2.029,50-TL bakıcı gideri alacağı, 15.527,44-TL genel tedavi gideri olmak üzere toplam 17.556,94-TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı sigorta vekili, görev, yetki, zamanaşımı, derdestlik, husumet, itirazında bulunduklarını, ... plakalı aracın davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının eksik belge ile başvuruda bulunduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, davalının sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının kusur ve maluliyete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davalının tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemenin tazminattan mahsup edilmesini, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, dava konusu tazminat için ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davalı ... hakkında verilen ceza mahkemesi kararının hatalı olduğunu, trafik kazası ile davalıların ilgisinin bulunmadığını,  ceza mahkemesi kararının doğru olmadığını, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi için bağlayıcı olmadığını, kamera kayıtlarının getirtilmesi talepleri bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tMahkemece toplanan delillere göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, somut olayda çift taraflı kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/791E. Sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.06.2022 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 3 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,1 (bir) ay süresince bir başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporuyla, davacının tedavi giderlerinin 15.527.44-TL olarak hesaplandığı, davacıya, SGK tarafından yapılan 2.435,40 TL tutarındaki iş göremezlik ödemesinin mahsup edilmesi halinde, davacı için hesaplanan bakiye geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 2.373,96 TL olacağı, bakıcı gideri zararının 2.029,50 TL olacağının hesaplandığı, davalı sigorta şirketine  dava tarihinden önce başvuru olsa bile tebliğ evrakına rastlanılmadığından tebliğ tarihi tespit edilemediğinden dava tarihinden itibaren araç hususi olmakla davalıların yasal faizden sorumlu tutulduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; 2.373,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri, 15.527,44 TL estetik ve tedavi gideri tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten 14.08.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketine yöneltilen manevi tazminat talebinin, ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının yüzünde ileri boyutta kalıcı iz oluşmasına rağmen %0 kalıcı maluliyet belirlendiğini, yeniden bilirkişi ve heyet tespiti yapılmadığını, davacının yüzünde kalıcı iz oluşmasına rağmen  çok düşük miktarda tedavi gideri hesaplandığını, geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanırken tüm kazançları(prim vs.) eklenerek hesaplama yapılmadığını, uzun süre yoğun bakımda kalmış olmasına rağmen takdir edilen bakıcı giderinin hatalı olduğunu, manevi tazminat talebinin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tedavi amacıyla farazi şekilde hesaplama yapılmış olmasının hatalı ve çelişkili olduğunu, belirlenen tutarın fahiş olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunda davacı olan motosiklet sürücüsünün, kask, dizlik vb. koruyucu ekipman kullanmadığı hususuna ilişkin inceleme yapılmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından bakıcı gideri kalemini talep edilmemesine rağmen bilirkişinin farazi şekilde hesapladığı bakıcı giderinin hüküm altına alındığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik ,bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu ileri sürmüştür. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 09.02.2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı vekili dava dilekçesinde kaza nedeniyle davacının tedavisinin devam etmekte olduğunu bildirerek iş göremezlik tazminatı yanında tedavi giderlerinin de hesaplanarak ödenmesi gerektiğini ifade ederek neticede 1.000,00TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini geçici ve sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat ile estetik, bakıcı gibi tedavi gideri olarak açıklamış, 13.02.2023 tarihli dilekçe ile, geçici iş göremezlik talebini 4.809,36-TL, estetik, bakıcı vs tedavi giderleri için talebini 2.029,50-TL bakıcı gideri alacağı ve 15.527,44-TL genel tedavi gideri olmak üzere toplam 17.556,94-TL olarak ıslah etmiş olduğu anlaşılmakla, davacının bakıcı giderine ilişkin mahkemece hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-Davalı sigorta şirketi vekilinin kusur ve müterafik kusura yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, kazadan sonra düzenlenen 09.02.2018 tarihli kaza tespit tutanağında ...'nın ... plakalı motosikleti ile Karakeçili cad. üzerinde ... benzin istasyonuna 300 m kala motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybedip orta kaplamaya düşüp sürüklenerek düşük bankette sağ kısmına devrilmesiyle yaralamalı maddi hasarlı kaza meydana geldiği, sürücünün KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal ettiği, ayrıca başka bir aracın çarptığı ile ilgili beyana istinaden tespit halinde işlem yapılacağı belirtilmiş, tanıklar ... olay yerinde jant bulduklarını, kamerada beyaz kamyonet görerek çevrede araştırma yaptıklarında davalı sürücü/işleten aracının 500 m ilerde park halinde olduğunu tespit ettiklerini, olaydan sonra çarpan araç ile kaza yerinin uzaktan izlendiğini beyan etmişlerdir.<br>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/189581 soruşturma sayılı dosyasında, ... palakalı araçta yapılan kolluk incelemesinde arka lastik jantlarının yerinde olmadığı, ön tamponla lastik arasında 35 cm uzunluğunda 1 cm kalınlığında çizik şeklinde ezik olduğu tespit edilmiş, trafik kusur uzmanı kırık jant kapağının ... plakalı aracın ön tekerlerindeki jantla benzer olduğu tespit etmiş,  Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/23384 numaralı iddianamesi ile  motosikletli davacının benzin istasyonuna takriben 300-400 metre mesafe kaldığı sırada şüpheli ...'ün sevk ve idaresindeki, ... plakalı kamyonetin hızla arka istikametinden gelerek çarpması sonucunda, davacının dengesini yitirip devrildiği, meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı kabulü ile iddianame düzenlenmiştir. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/791E., sayılı dosyasında alınan kusur raporunda ... kamyonet sürücüsünün KTK'nın 52/1-b ve 84. maddelerini (arkadan çarpma) ihlalle asli ve tam kusurlu olduğu bildirildiği, ceza mahkemesince 2020/283 K. Sayıllı kararla sanık ...' ün taksirle yaralama suçundan  adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararı istinaf kanun yoluna başvurulmadan 09.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Mahkemece ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 20/05/2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğunun bildirildiği, uzman bilirkişi raporunun kazanın oluş şekli, ceza dosyasında toplanan delillerle uyumlu olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olduğunun tespit edildiği, kazadan sonra alınan ifadesinde kazada sürüklenmesi sırasında kaskın kafasından çıktığını beyan ettiği, kaza esnasında davacının koruyucu tertibat kullanmadığı yönündeki davalı iddiasının davalı tarafça ispat edilemediğinden davalı sigorta vekilinin vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>3-Davacı vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde,  Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 08.06.2022 tarihli raporda davacının muayenesinde burnunun sağ tarafında hafif kabarık 4xlcm skar, sağ kaş üstünde 2 cm hafif siyah renkli ciltten hafif kabarık skar, sol kaş üzerinde hafif siyah renkli, alın orta bölgede, en büyüğü 1 cm olmak üzere multiple küçük skar, burun kökü üzerinde 2 adet küçük skar, saçlı deride sol parietooksipital bölgede 2 cm skar olduğunun tespit edildiği, tedavi kayıtlarının incelendiği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesifir) olduğu,  3 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 (bir) ay süresince bir başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporda davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve davacının dayandığı Engelli Sağlık Kurul raporunun incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmakla mahkemece raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>4-Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>\tBunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>\tYukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>5-Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; <br>Davacının manevi tazminat istemi 6098 TBK'nın 56. maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>Somut olayda, davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetle seyri sırasında ön ilerisinde seyir halinde bulunan davacının idaresindeki motosiklete arkadan çarparak davacının yaralanmasına neden olduğu, mahkemece alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu, davacının kusursuz olduğunun bildirildiği, davacının yaralanması nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, geçici maluliyetinin ise 3 ay olarak belirlendiği, olay tarihi (2018), olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, davacı için ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 6098 TBK'nın 56. ve 51. maddesindeki esaslara göre belirlenmiş olması nedeniyle davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, kazanın davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin tespitin olayın oluşu, tanık beyanları ve ceza mahkemesi dosyası ile uyumlu olması nedeniyle benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması nedeniyle benimsenmiş olmasına, tedavi giderlerinin doktor bilirkişi tarafından, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin ise aktüer bilirkişi tarafından asgari ücrete göre  hesaplanmış olmasına, SGK tarafından davacıya yapılan ödemenin geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilmiş olmasına, manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90  TL harcın mahsubu ile kalan 439,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 2.044,57 TL istinaf karar harcından peşin alınan 512,00 TL harcın mahsubu ile kalan 1.532,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t4- Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara tebliğine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK  olmak üzere 23.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6da9dbd3d9e99ad8","SID":"deac30224455c805"}}