{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/07/2023<br>DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:15/05/2025<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/06/2022 tarihinde müvekkiline  ait ... plakalı aracın bisikletli sürücü ile çarpışması  neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını,davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın kanun ve yönetmelik maddelerine aykırı bir şekilde DUR levhasını kapatacak şekilde park etmiş olması sebebiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracı oluşan hasar sonucu çok fazla tamirat gördüğünü, kaza sebebiyle aracın hasar kaydı oluştuğunu, ... plakalı aracın  davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, meydana gelen zararlar sebebiyle sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından herhangi bir  ödeme yapılmadığını, aracın değer kaybı piyasadaki rayiç bedele göre belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiği anda HMK 107/2 uyarınca artırım yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım  talebinin kabulü ile 50,00 TL değer kaybı tazminatı talebini 34.000,00 TL'ye yükseltilerek olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin başvuru süresi dolmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın kısmi talepli bulunmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; \"davanın kabulü ile, 34.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir.<br>Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmamasına rağmen yerel mahkeme tarafından kusur tenzili yapılmaksızın hukuka aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu,davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, değer kaybı miktarının çok fazla olduğunu, mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılamada müvekkil şirketin hak arama özgürlüğü yeterli şekilde kullandırılmadığını, bu nedenle anayasa ile korunan hak arama hürriyetinin kısıtlandığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep ve istinaf<br>etmiştir.\t<br>G E R E K Ç E<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde kusura itiraz etmiştir. Yerel Mahkeme tarafından 11.05.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında kusura ilişkin yapılan tespitte,\"5-Dava dısı bisiklet sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki bisiklet ile kavsak noktasına geldiginde kendine dur levhası olmasına ragmen davalı sigorta sirketine sigortalı aracın dur levhasını kapatacak sekilde park edilmesi nedeniyle bisikletin ön teker kısımları ile davacı aracının sol ön çamurluk kısmına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sigorta sirketine sigortalı aracın dava dısı sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 60/1-d \"tasıt yolu üzerinde kavsaklara yerlesim birimleri içinde bes metre veya yerlesim birimleri dısında yüz metre mesafede duraklamak\" maddesini ihlal ettiği, dava dısı bisiklet sürücüsünün ise Karayolları Trafik Kanunu 84/h \"kavsaklarda geçis önceliğine uymama\" ve 57/1-a \"Kavsaga yaklasan sürücüler kavsaktaki sartlara uyacak sekilde yavaslamak, dikkatli olmak, geçis hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.\" kuralını ihlal ettigi, davacı araç sürücüsünün ise meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinin bulunmadıgı hususunun tespitine,\" karar vermiş ve  değer kaybı bilirkişisinden bu kusur durumuna göre rapor alınarak belirlenen değer kaybından kusur  indirimi yapılmadan davanın tam kabulüne karar verilmiştir.<br>Her ne kadar kusur değerlendirmesi hakimin takdirinde ise de, maddi olayın somutlaştırılması, olay yerinin fiziki açıdan değerlendirilmesi, tarafların konumları, araçların bakım ve teknik durumlarının olaya etkisi, kaza yeri ve trafik işaret yerleri ve önlemlerinin ve trafik kurallarının kim tarafından ihlal edildiğinin  oransal olarak tespiti teknik ve uzmanlık gerektirdiğinden bu konuda bilirkişi raporu alınması gerekir. Bu nedenle tarafların kusur oranları konusunda teknik bilirkişiden hakimin yardım alması olanaklıdır. <br>Bu durumda, dava konusu olaya ilişkin trafik kaza tespit tutanağındaki  kusur tespitine göre sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün asli tam kusurlu, dava dışı bisiklet sürücüsünün ise  kusursuz olduğunun belirlendiği, ancak anılan raporlarda oransal kusur belirlemesi yapılmadığı, yerel mahkeme ise trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden  sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. <br>Şu durumda yerel mahkemece, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman  bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oransal kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.<br>Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf  isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>3-Davalının  peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, \t<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, <br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e86142b70babadd6","SID":"1de3c11b7c7b9dc7"}}