{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/629 - 2025/694<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/629 <br>KARAR NO\t: 2025/694<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/458 Esas 2023/169 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 22.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29.05.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 27.11.2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki halk otobüsü ile  sürücü ... idaresindeki aracın çarpıştığını, çarpışmanın etkisiyle ... idaresindeki aracın yaya kaldırımında yürüyen davacıya çarpması sonucunda  davacının ağır şekilde yaralandığını,  felç kalarak % 100 oranında çalışma gücünden kaybettiğini ve bakıma muhtaç hale geldiğini, her iki aracın da davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/668 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 20.04.2020 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının % 97 oranında malul kaldığı ve sürekli bakıma muhtaç olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası, tazminat dosyasında alınan raporlarda kazanın meydana gelmesinde davalı ...’in tali kusurlu, sürücü ...’ın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, 15.03.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı sürücü ...’ın % 80 oranında, sürücü ...’in % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, yaya konumundaki davacının kusuru bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakıcı gideri zararı için 1.000,00 TL maddi tazminatın diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları (iki poliçeden kaynaklanan toplam iki limit) içerisinde teselsül hükümleri uyarınca 06.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 660.000,00 TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davaya bakmaya İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/668 Esas, 2021/883 Karar sayılı dosyasında hüküm altına alınan tazminatın takibe konulduğunu ve davacıya ödeme yapıldığını, başka sorumlulukları kalmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğu açısından Adli Tıp Kurumundan kusura ve bakıci ihtiyacına ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, bakıcı gideri talebinden sorumlulukları bulunmadığını, tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden önceki bir tarihten faiz talep edilemeyeceğini ve yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 27.11.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı araçların karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığı, davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararı yönünden İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/668 Esas, 2021/883 Karar sayılı belirsiz alacak davasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün % 80 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği, yargılama sonunda sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri zararının davacıya ödenmesine karar verildiği ve kararın 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği, davanın ek dava niteliğinde olduğu ve 03.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği bakıcı gideri zararının 5.912.722,52 TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan kaza tarihi itibariyle poliçe limiti ile sorumlu olduğu ve iki araç bulunması nedeniyle 660.000,00 TL olduğu, davanın ek dava niteliğinde bulunması ve önceki davanın kesinleşmiş olması nedeniyle derdestlik dava şartının söz konusu olmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 659.900,00 TL'nin 06.07.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, trafik kazasında yaralanma nedeniyle bakıcı gideri talebiyle açılan davada verilen kararın haksız olduğunu, davacı arafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/668 Esas sayılı dosyası ile belirsiz alacak davası olarak sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talep edildiğini, anılan davada bakıcı giderine ilişkin artırım talebinde bulunulmadığını, davacının açmış olduğu önceki davada talep ettiği bakıcı gideri tazminatının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve talebi artırabilecekken artırmaması, akabinde ek dava açarak yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine sebebiyet vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası türünde dava açıldığı takdirde alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili olarak ek dava açılması halinde derdestliğin söz konusu olacağını, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olup tazminat önceki karara dayalı tazminat bedelinin ödendiğini, başkaca sorumluluğu bulunmadığını, hüküm kesinleşmiş olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 27.11.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların neden olduğu trafik kazasında yaya konumunda olan davacının yaralandığını ve sürekli bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu belirterek sürekli bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan kaza tarihi itibariyle poliçe limiti ile sorumlu olduğu ve iki araç bulunması nedeniyle 660.000,00 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tDosya içeriğinden 27.11.2017 tarihinde ... plakalı halk otobüsü ile ... plakalı aracın çarpışması ve çarpışmanın etkisiyle ... plakalı aracın savrularak kaldırımda yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığı, kazaya ilişkin İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/2018/668 Esas, 2021/883 Karar sayılı dosyasında davalı sigorta şirketi aleyhine  sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle açılan davada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 15.03.2021 tarihli raporda ... plakalı otobüs sürücüsünün % 80 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.04.2020 tarihli raporda davacının engellilik oranının % 97 olduğu ve sürekli bakıma muhtaç durumda olduğunun belirlendiği,  sürekli bakıma muhtaç olduğunun belirtildiği, yargılama sonunda 660.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ve talep artırımda bulunulmaması nedeniyle 100,00 TL bakıcı giderinin 06.07.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiği ve kararın tarafların istinaf başvurusunda bulunmaması üzerine 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>\tDavalı vekili sürekli bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu poliçe limitinin ödeme ile tükendiğini ve sorumluğun SGK ait olduğunu ileri sürmüştür. <br>Bakıcı gideri yaralanan kişinin iyileşme döneminde veya sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK’nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri zararı bulunmadığından davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinin teminat dışı olmasına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesinin iptal kararı birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri kapsamında olan bakıcı giderinden 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi ve 91. Maddesi, TBK'nın 54. Maddesi gereğince sorumluluğunun devam ettiği her ne kadar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında sigortacının poliçe kapsamında sürekli sakatlık ve sürekli bakıcı gideri için tek limitten sorumlu olduğu belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve KTK'nın 95. Maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden ve kanundan doğan tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ve miktarının azaltılması hallerinin zarar görene karşı ileri süremeyecek olmasına, Yargıtay tarafından bakıcı giderinin tedavi ve sağlık giderleri teminatında kabul edilmesine, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına atıf yapan KTK'nın 90. Maddesindeki ibarenin iptal edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sağlık gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmasına, tedavi gideri ve sağlık giderinin ne olduğunun kanun ve Yargıtay tarafından belirlenmiş olmasına, Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve poliçede bulunması zorunlu teminatlardan olan ve primi de tahsil edilen teminat limitine göre sigorta şirketi tarafından poliçeye yazılarak tahsil ettiği prim karşılığı verdiği teminatları ödemekten kaçınamayacağından bakıcı gideri zararından davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2019/6189 E- 2020/8324 K. 2020/2566 E-2021/902 K. Sayılı ilamları) <br>\tİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/2018/668 Esas, 2021/883 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 15.03.2021 tarihli raporda ... plakalı otobüs sürücüsünün % 80 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, anılan davada Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 20.04.2020 tarihli ve 27.01.2021 tarihli raporlarda kaza nedeniyle davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunun belirlendiği, anılan davadaki bakıcı gideri talebi yönünden değer artırımı yapılmadığı ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verildiği ve kararın 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği, davacı için belirlenen bakıcı giderinin tazminatının, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin üzerinde olup her iki aracın da davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olması nedeniyle iki poliçe teminat limiti olan toplam 660.000,00 TL'den davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu nazara alınarak 659.900,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 45.077,77 TL istinaf harcından peşin alınan 11.270,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.807,77 TL harcın davalıdan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ  YOLU AÇIK olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29b6dc0e669ca4e6","SID":"0022b1660bba9c0f"}}