{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/10/2022<br>DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:15/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu ... plaka numaralı aracın firar eden sürücüsünün sevk ve idaresinde iken 29/12/2020 günü Denizli ili Pamukkale ilçesi ... Mahallesinde çift çizgi ile bölünmüş yolda seyir halinde olan müvekkiline tali yoldan gelerek çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinini aracında meydana gelen ağır hasar nedeniyle yüklü miktarda yaptırım ve onarım masraflarının oluştuğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araç, tamir, bakım ve onarım işlemleri için yaklaşık 45 gün boyunca sanayide kaldığını ve işlemlerinin sürdüğünü, müvekkilinin bu süre zarfında aracından mahrum kaldığını, davalı tarafın aracı davalılardan ... sigorta tarafından sigortalandığını, meydana gelen zarar sebebiyle ... tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını, fakat tutanak düzenlenmesinden sonra 01/06/2021 tarihide müvekkilinin hesabına 1.505,60 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme yetersiz olup söz konusu zararın karşılayacak miktardan hayli uzak olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür. <br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Davanın kabulü ile,1-5.494,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren sigorta şirketinden ise poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 01/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3.528,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın geliş şeklinde bakıldığında müvekkilinin kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de davada kusur  durumuna ilişkin rapor alınmadığı, kaza tespit tutanağına göre hüküm kurulduğunu, bununla ilgili olarak Yargıtay kararlarına atıfta bulunarak,  kabul anlamına gelmemek  kaydı ile araç incelendiğinde aracın yılı, km' si, daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı, parça değişiminde orijinal parça kullanılıp kullanılmadığı vb. hususlar önem arz etmekle birlikte davacının aracında değer kaybına neden olacak herhangi bir durum da söz konusu olmadıgğını,araç ... model olup 194.000 km dedir. Bu bağlamda aracın yaşı ve km si dikkate alındığında araçta değer kaybının oluşması mümkün olmadığını, Araçta değer kaybı olabilmesi için aracın önceki süreçlerinin de irdelenmesi gerekmekte, aracın servis kayıtları, servis kaydı dışında yapılmış işlemleri, km sinin gerçek durumu vs. durumlarının açıkça ortaya konulması gerektiğini,  davacı aracın tamir süreci- parça bekleme, ayrıntılı işçilik vs. nedenlerle uzun sürdüğünü, bu süreçte araçtan yoksun kaldığını iddia etmekte ise de söz konusu tamirin ne kadar süreyi içerdiği ve tamirleri yapacak servislerin sıradaki iş yoğunlukları ve buna dayalı süre aşımları ve parça tedariklerinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, Ayrıca davacı işbu araçtan herhangi bir gelir elde etmemekte olup araçtan yoksun kaldığı süre boyunca oluştuğunu iddia ettiği zararların sebeplerini de açıklamadığını, ayrıca işbu zararların tazminin talep edilmesi de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, 13.06.2014 tarih 29029 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, Yedek Parça stok miktarı ve temin süresi düzendiğini, Buna göre, Yönetmeliğin M.10/ 4 uyarınca; \"Kullanım ömrü süresince malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Yine aynı Yönetmeliğin 14 / 4 Maddesi uyarınca; Garanti kapsamında olan arızalar bakımından arızanın tesliminden itibaren on işgünü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; onarım tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur.\"  güldüğü üzere servis istasyonlarının dahi 10 işgünü içerisinde arızanın, onarımının giderilmemesi halinde araç temin yükümlülüğü bulunmakta iken dava konusu kazadan kaynaklı olarak 8 gün içerisinde aracını teslim alan davacının tarafımdan mahrumiyet bedeli talep etmesi de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı tazminatı istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.<br>Davalı araç işleteni-maliki olanlar ve sürücü ile zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı TBK'nun 61.maddesi uyarınca tazminattan müteselsilen sorumlu olduklarından aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. Buna göre, davacı, müteselsil sorumlulardan biri hakkında dava açabileceği gibi hepsi hakkında da dava açabilir. <br>Her ne kadar kusur değerlendirmesi hakime ait ise de, 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.<br>Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Yerel Mahkemece kusur raporu alınmadığı, olay sonrası düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiği, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. <br>Bu durumda Yerel Mahkemece dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza yargılaması kapsamında yer alan  bilgi ve belgeler de eksiksiz temin edilmek suretiyle dosya arasında bulunan  tüm deliller değerlendirilerek davalı sürücünün kullandığı aracın ve davacının olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oransal kusur raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.<br>Kaldırma kararının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. <br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalının  istinaf  isteminin yukarıda gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepler doğrultusunda karar verilmesi gerekir.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Yerel Mahkemenin kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden araştırma yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran bu davalıya iadesine,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"219537bb154c0717","SID":"9ceab7fc30ad8a65"}}