{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/784 Esas  - 2025/710 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/784 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/710<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/253 Esas Ara Karar <br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>DAVA\t\t\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan \t<br>\t\t\t\tKaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t : 21/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/06/2025<br><br>\tİhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve 2021/527 esas, 2024/766 karar sayılı ilamı ile sabit hale gelen Tas. Halinde ... Gıda İnş.San. ve Tic. Limited Şirketine müdür/yönetici sıfatı ile suçla teşkil eden eylem ve işlemleri ile davalının anılan Şirkete vermiş olduğu zararlardan şimdilik 100.000,00TL'nin anılan Mahkeme kararının kesinleşme tarihi olan 10/09/2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile davalıdan tahsili ile Tas. Halinde ... Gıda İnş.San. ve Tic. Timited Şirketine verilmesine, tensiple birlikte davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacağımızı karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  İİK'nın 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haczin koşullarının gerçekleşmediği, bu haliyle alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat anlamında dosyaya delil sunulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları delillerin değerlendirilmeden gerekçeden yoksun bir kararla reddedildiğini, mahkemenin kabulünün aksine ihtiyati haciz istemimizin tüm yasal koşulları oluştuğunu, mahkemece, ihtiyati haciz istemlerinin \"İİK.''nın 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haczin koşullarının gerçekleşmediği, bu haliyle alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği, yaklasık ispat anlamında dosyaya delil sunulmadığı.. \"gerekçesiyle reddedildiğini, oysa, sorumluluk davasının temel dayanağını oluşturan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2024 tarih ve 2021/527 Esas, 2024/766 Karar sayılı 10/09/2024 tarihinde kesinleşmiş kararı \"... dosyada bulunan raporlar  tarafların sunmuş olduğu dilekçeler, sunulmuş olan ticari defterler uzman görüşü, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/788 esaslı dosyası ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde dava dışı ve şirket ortağı olan ... ... ile davacı arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğine Mahkememizce vicdanen kanaat getirilmiştir. Şöyle ki; somut olayda sektör karlılık ortalamalarının çok altında karlılık tespit edilmesi, sermaye artırım kararındaki usulsuz işlemler ve ayrıca yapılan tespitlerde çıkma payı hesabını ve kar payı talebini etkileyecek unsurların bulunması,  şahsına borç para hareketlerinin olması, şirket ile ilişkilendirilmeyecek özel okul ücretlerinin ve özel harcamaların kayıt altına alındığı tespit edilmesi,bütün bunlara eylemleri ile diğer ortağın (davalının) neden olduğu, bundan başka bu ortak hakkında ceza davası açılması  sebepleriyle ....\"  şeklindeki gerekçesiyle anılan davanın kabulüne yönelik hüküm kurulduğunu, bu nedenle, kararı istinaf edilen Mahkemece, istinafa konu edilen ara kararda  anılan kendi gerekçesi adete yok sayıldığını, bu bağlamda, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2024 tarih ve 2021/527 Esas, 2024/766 Karar sayılı 10/09/2024 tarihinde  kesinleşmiş kararı ile davalının müdürlük sıfatına bağlı olarak davacı yönünden şirket ortaklığını çekilmez hale getirdiği, şirketi eylem ve işlemleri ile basiretsiz tutum ve davranışları ile her yönü ile zarara uğrattığı, bu kapsamda ihtiyati haciz isteminin tüm yasal koşullarının oluştuğu, alacağın muaccel hale geldiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz  istemine ilişkindir.<br>\tİİK'nun 257/1. maddesi hükmü uyarınca kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmeyen borç için de alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.<br>\tAnılan Yasa'nın 258. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. İİK'nun 258/1. hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. <br>\tSomut olaya gelindiğinde, muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz talep davacıdan alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.19/06/2025<br><br>Başkan-      Üye -                        Üye -                   Zabıt Katibi <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29f44d119b41fbbf","SID":"ba662d8361cfbf96"}}