{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/1240 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1175<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ\t \t : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t\t : 2025/328 Esas - 2025/314 Karar<br>KARAR TARİHİ\t\t : 11/04/2025<br>DAVA\t\t\t: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ             \t: 16/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t\t: 16/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10.04.2024 tarihinde davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın diğer davalı ... idaresinde seyir halinde iken park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin aracının park halinde bulunan... plakalı araç ve ... plakalı araçlara çarpması sonucu dört araçlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini ve değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin aracından uzun süre mahkum kaldığından  bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 10.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmemiştir. <br>DELİLLER                                :<br> Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"  taraflar arasında haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine dair uyuşmazlık bulunduğu, aksi kanunlarda belirtilmediği sürece malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, ayrıca tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlığın olmadığı, bu bağlamda uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, 6102 sayılı yasanın göreve ilişkin sınırı çizerken ticari iş kavramından hareket etmediği, ticari işletme kavramından hareket edildiği,dava konusu değer kaybı ve  haksız fiil sonrası kazanç kaybı olsa ve bu kayıp ticari dahi olsa tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlık olmadığından görevli mahkemenin somut olayda İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebi ile mahkememizin görevsizliğine \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların her ikisinin de şirket olduğunu, ticari işletmelerine ait araçlar arasında yaşanılan trafik kazasından kaynaklı olarak eldeki davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi, gerektiğini, ayrıca eğer dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecekse  Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine dosyasının gönderilmesi gerektiğini, beyanla istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile,  dosyanın görevli  Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan  değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedeli istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince re'sen gözetilecekler dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede;<br>Somut olayda; davacı 10/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle  bakiye değer kaybı ve ararç mahrumiyeti bedelinin araç sürücüsü ve malikinden tahsilini talep etmekte olup, davacı ve davalı araç maliki  6102 Sayılı TTK'nunda düzenlenen ticari şirketlerdir.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Ticari davalar ise TTK.'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Davacı ile davalı şirketler TTK hükümlerine göre kurulmuş ticari şirketler olup; tacir sıfatına sahip oldukları konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her iki taraf tacir ise TTK.'nun 4/1 maddesine göre uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğunda davanın nisbi ticari dava olarak kabulü gerekecektir. <br>Tacirler arasındaki haksız eylemden kaynaklanan davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilgili bulunması nedeniyle, TTK.'nun 4/1 maddesine göre  nisbi ticari dava  niteliği taşıdığı tartışmasız olup, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan, ilk derece mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.<br>Öte yandan aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında \"Yargılama usûlüne\" ilişkin  esaslı  farklılıklar  bulunmaması  kaydıyla,  bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir.( Yargıtay  20. HD. 2016/12209 E 2016/12104 K 12/12/2016 T)<br> Bu halde, gerçek kişi sürücünün de davalı olarak gösterilmiş olması eldeki davanın ticari dava niteliğini değiştirmeyeceğinden bu kişi yönünden de davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi usul ve yasaya uygun olacağından davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenleri kabul edilmiş davacının dosyanın Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine yönelik talebinin ise Dairemiz kararının mahiyeti gereği değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.<br>6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Aşağıdaki durumlar arasında;<br>(a-3) bendinde \"Mahkemenin görevli.. olmasına rağmen görevsizlik ... kararı verilmiş olması veya mahkemenin görevli ... olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması\" <br>(a-6) bendinde; \"mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince davaya bakmaya görevli olduğu halde, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde tarafların tüm delilleri toplanmadan ve değerlendirilmeden esastan incelenmesi gerekirken davanın görev bakımından dava şartı yönünden usulden reddine  karar verilmiş olması  usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-3) ve (a-6) bentleri ile 355 madde hükmü gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/328 Esas - 2025/314 Karar sayılı, 11/04/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-3) ve (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 16/06/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8dfc909c2cb3fc4","SID":"0b089c1bb1fcc530"}}